Türkiye’de, 1979’da enflasyon hızlanmıştı. Toptan eşya fiyatları Ticaret Bakanlığı’na göre %65 ve İstanbul Ticaret Odası’na göre %75 artmıştı. Geçinme indekslerinde kaydedilen yükselişler de yaklaşık aynı oranlardaydı.
Dış ticaret açığı fob 2,173 milyar dolar tutuyordu. 1,195 milyar dolarlık dış ödeme yapılamayarak askıya alınmıştı. Emisyon bir yılda 93 milyar liradan 143 milyar liraya çıkmıştı. Bir yıl önce 25 lira olan dolar, Haziran 1979’dan beri biri 35 lira ve öbürü 47 lira olmak üzere iki kur üzerinden işlem görmekteydi. Kamu iktisadi kuruluşlarının Merkez Bankası’na olan borçları da son bir yılda 67 milyar liradan 123 milyar liraya çıkmıştı. Döviz sıkıntısı had safhadaydı. 24 Ocak 1980’de alınan kararların başlıca dört hedefi vardı:
a) Dışarıdan kredi temin ederek dış alımların yürütülebilmesi. Hükümet, ödemeler dengesi sorununu ön plana almıştı. Görevli kişiler yabancı ülkeleri dolaşarak taze kredi aradılar ve borçların ertelenmesini sağlamaya çalıştılar. Dış borç taksitleri ve faizleri yeni bir düzene bağlandı. Böylece döviz sıkıntısı giderildi.
b) Özendirici önlemlerle dışsatımların gelişmesini sağlamak. İhracatçıya dışsatımlardan daha yüksek bir gelir temin etmek için para değeri ayarlamaları yapıldı ve kazandığı dövizin bir kısmı kendisine bırakıldı. Dolar kuru 1980’de 90 lirayı, 1981’de 133 lirayı ve 1982’de 191 lirayı buldu. İhracatta kaydedilen gelişmeler, devalüasyon oranlarının çok altında kaldı.
Para değerinin sürekli ve hızlı düşüşü, özellikle sanayi kesiminde girdi maliyetlerinin aşırı derecede yükselmesine neden oldu. Banka kredileri, muamele saikiyle ihtiyaç duyulan likidite açısından yetersiz kaldı. Firmalar, finansman sıkıntısıyla karşılaştı. Finansman sıkıntısı, faiz oranlarının yükselmesiyle sonuçlandı. Piyasa, maliyet enflasyonu etkisine girdi, işsizlik yaygınlaştı.
c) Fiyat ve vergi ayarlamalarıyla boyutları büyümüş olan kamu kesimi finansman açıklarını kapatmak. Kamu iktisadi teşebbüslerinin (KİT) zararlarını kapatmak, 24 Ocak kararlarının üçüncü hedefiydi. Bu kurumların açıklarını karşılamak için hemen bütün mal ve hizmet fiyatlarına zincirleme zamlar yapıldı. Ancak her zam piyasaya maliyet artışına dönüşerek yansımaktaydı. Gelir artışına paralel olarak devalüasyonların maliyete baskısı da işledi. Kamu iktisadi kurumlarının finansman açıkları kabarmaya devam etti.
d) Sıkı para politikasıyla enflasyon hızını kesmek. 24 Ocak kararlarından sonra, sıkı para politikasından çok söz edildi. Ancak emisyon da hızla artmaya devam etti.
1980’de, Ticaret Bakanlığı indekslerine göre toptan fiyatlardaki artış yüzde 100’ü aştı. 1981 ve 1982’de, enflasyon hızı yavaşladı. Ancak istatistiklerin gerçeği tam olarak yansıttıkları söylenemezdi. Gerçek enflasyon hızının resmi rakamlarda gösterilen yüksek olmak ihtimali vardı.
Etkileri sonraki yıllarda da süren 24 Ocak kararları ekonomiyle ilgili yeni düzenlemelerin yolunu açtı. Bu kararların getirdiği sonuçlar ise tartışma konusu olmaya devam etti.


LinkBack URL
About LinkBacks



Alıntı Yaparak Cevapla