• Reklam
2 sonuçtan 1 --- 2 arası gösteriliyor
  1. #1
    ramseyy adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    18-11-2005
    Mesajlar
    3,518
    Karizma Gücü
    7

    4 Ağustos Kararları

    Ekonomiyi istikrara kavuşturmak amacıyla 1958'de uygulamaya konulmuş bir önlemler paketidir. Talep enflasyonunu durdurarak maliyet enflasyonunu başlatan bu mali operasyon, Demokrat Parti'nin izlemiş olduğu iktisat politikasında önemli bir dönüm noktasıdır. Türk lirasının ilk devalüasyonu 7 Eylül 1946'dadır.

    "Yedi Eylül Kararları" denilen bu ilk devalüasyon ile doların kuru 127 kuruştan 280 kuruşa yükselmişti. Yüksek oranlı devalüasyon, nispi fiyatlar strüktürünü bozmuştu.

    Gelir dağılımındaki ahenksizlikler şiddetlenmiş ve hoşnutsuzluk yaygınlaşmıştı. Piyasa, değişen koşullara birkaç yıl sonra uyum sağlayabilmişti. 1950’lerin ortalarına doğru fiyat yükselişi durmuştu.

    Dolaşımdaki banknot miktarı altı yıldan beri 1 milyar liranın altında tutulmaktaydı. Ancak, Yedi Eylül Kararları’ndan sonra dış ticaret açık vermeye başlamıştı ve iş hayatı durgun gidiyordu.

    Adnan Menderes kabinesinin kurulduğu 22 Mayıs 1950'de banknot dolaşım hacmi 882 milyon lira idi; İstanbul'da Reşat altınının kuru ise 36 lira 27 kuruş idi.

    Yeni iktidarın ilk aylarında iktisadi hayat canlanmaya başlamıştır. Hükümete beslenen güven, girişimlere uygun bir ortam yaratmıştır. Marshall Yardımının ilk ferahlatıcı sonuçları belirmiştir. Avrupa Ödemeler Anlaşması’nın imzalanması ve liberasyon sisteminin yürürlüğe girmesi, ithalat olanaklarını genişletmiştir. Kore Savaşı, dış pazarlara mal sürümünü kolaylaştırmıştır.

    Demokrat Parti iktidarı, iktisadi kalkınmayı hızlandırıcı önlemler almıştır. Yatırımlar genişletilmiş, tarım ve ticaret sektörüne açılan krediler artırılmıştır. Üretim, inşaat ve dış ticaret alanlarında faaliyet hacminin hızla büyüdüğü bir yüksek konjonktür dönemine girilmiştir.

    Yatırım harcamalarının bir kısmı "açık finansman" yöntemleriyle karşılanmıştır.

    1952 sonlarından başlayarak moneter karakterli talep enflasyonu gittikçe ağırlık kazanmıştır. Banknot, çekli-çeksiz mevduat ve ufaklık hacmi 3 milyar liradan 1958 Temmuzu’na kadar 9,9 milyara çıkmıştır.

    Kore konjonktrünün 1952'de durulmasıyla ticaret hadleri, hammadde ve tarım ürünleri ihracatçısı ülkeler aleyhine dönmüştür. Dış pazarlara mal sürümü zorlaşmıştır. İç piyasada fiyatların yükselmesi ve talebin şişmesi de dışsatımı tıkamıştır. 1953’te 396 milyon dolara çıkmış olan ihracat, 1958'de 245 milyon dolara düşmüştür.

    1952 dışalımları 556 milyon dolar tutmuştur. İki yıl öncesinin %94 üstündedir. Liberasyondan yararlanılarak yabancı ülkelere verilen siparişler, Merkez Bankası'ndaki döviz rezervlerini aşmıştır. Eylül ortalarında, ithalat bedellerinin transferi durmuştur. Gümrüklere gelen malların ödenmeyen dövizi, arriérés denilen bir borç birikintisi oluşturmuştur. Türkiye'ye mal satışı riskli bir ticaret haline gelmiştir.

    Yıllar ilerledikçe dışalımlar da azalmaya yüz tutmuştur. İthalat, 1958'de 315 milyona kadar düşmüştür. Dış ticaret takasla yürütülmeye başlamıştır. Türlü formüllerle yapılan dışalımlarda, dolar maliyetinin 32 liraya kadar çıktığı söylenmiştir.

    Piyasada mal darlığı başgöstermiştir. Birçok ihtiyaç maddesi ortalıktan çekilmiş, karaborsacılık yaygınlaşmıştır. Yabancı basında Türkiye'den "Yokistan" diye söz edilmiştir.

    Endeksler, 1950 başlangıcı 100 itibariyle 1958'de yaklaşık 240'a çıkmıştır. Ancak karaborsa ile bulunmayan mallar dikkate alınmadığından, endekslerin gerçek enflasyon hızını yansıttığı düşünülemez.

    Mal darlığı, sermayeleri spekülasyona kaydırmıştır. Fiyat artışlarını kollayarak mal stok edenler çoğalmıştır. Gayrimenkullere talep görülmemiş derecede genişlemiştir. Cumhuriyet altını 185 lirayı, Reşat altını 205 lirayı, İngiliz altını 215 lirayı aşmıştır.

    İktisadi durumun sarsılması, hükümeti "Dört Ağustos Kararları"nı almaya yöneltmiştir.

    Dört Ağustos Kararları şöyle özetlenebilir: Bir devalüasyonla döviz kurları yükseltilmiştir. Resmi dolar kuru 280 kuruştan 9 liraya çıkarılmıştır. Türk lirasının resmi değer kaybı %69,9 ve döviz kurlarındaki yükseliş %321'di. Ancak bir süreden beri ihracata prim ödendiği ve ithalattan prim tahsil edildiğinden, fiili de valüasyon bu oranların altındaydı.

    359 milyon dolarlık bir dış kredi açılmıştır. Açılan kredinin bir kısmı arriérés denilen ödenmemiş ithalat bedellerine ve bazı dalgalı borçlara ayrılmıştır. 1959 Nisanı’nda OECE genel sekreterinin verdiği rapora göre, konsolidasyon'dan sonra kalan taze para 223 milyon dolar tutmuştur.

    Yeni kurlar, bütün ithal mallarına uygulanmıştır. İhracatçılar, kur farkından derhal ve "aynı derecede" yararlandırılmamıştır. İhraç mallarının çeşitlerine göre değişen "selektif kur uygulaması" yapılmıştır.

    Kamu sektörü finansman açıklarının önleneceği ve banknot emisyon hacmine yansımasına müsaade edilmeyeceği açıklanmıştır.

    Yedi Eylül Kararları'yla bozulan nispi fiyatların yeni bir düzeyde dengeye gelmesi üç yıldan fazla zaman almıştı. Dört Ağustos Kararları'nın sebep olduğu maliyet enflasyonu ve piyasa durgunluğu 1964 sonuna dek sürecekti.

    O tarihlerde, dışsatım mallarının yabancı piyasalarda talep elastikliği zayıftı. Dışsatım mallarının düşük talep elastikliği ve bütün maddelere aynı döviz kurunun uygulanmaması, ihracatta beklenen gelişmeyi sağlayamamıştır. Döviz kurlarına % 321 zam yapılmasına karşılık, kısa dönemde yalnız % 45 oranında bir dışsatım artışı gerçekleşmiştir.

    Eski kurlarla 315 milyon dolarlık ithalata göre ayarlanmış piyasa likiditesi, yeni kurlar uygulanmaya başlayıp da ithalat tutarı 470 milyona yükselince, yetersiz kalmıştır. Piyasa finansman darboğazına girmiştir. Banka kredilerine konulan tavan dolayısıyla, ithalatçılar, banka dışı kredilere yüksek faiz ödemişlerdir.

    Likidite sıkıntısı, spekülasyonu durdurmuştur. Altın fiyatları başdöndürücü hızla düşmüş ve yıllarca yükselmeksizin durmuştur. Gayrimenkul fiyatları kayda değer bir ucuzlama göstermemiş, buna karşılık talep daralmıştır. Karaborsa ortadan kalkmıştır.

    Savaşlar ve din kavgaları hariç, tarih boyunca hiçbir olay fiyat istikrarsızlıkları derecesinde sosyal düzeni sarsmamıştır. Dört Ağustos Kararları ile döviz kurlarında yapılan yüksek oranlı ayarlama sonunda karşılaşılan maliyet enflasyonu, pahalılık cereyanını hızlandırmıştır.

    Kalkınma hızı yavaşlamış, işsizlik artmıştır. Hoşnutsuzluğun yayılması siyasi gerginliğin artmasına yol açmıştır.

  2. #2

    Kayıt Tarihi
    28-04-2007
    Mesajlar
    1
    Karizma Gücü
    0

    karaborsa türkforum

    Alıntı ramseyy tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Ekonomiyi istikrara kavuşturmak amacıyla 1958'de uygulamaya konulmuş bir önlemler paketidir. Talep enflasyonunu durdurarak maliyet enflasyonunu başlatan bu mali operasyon, Demokrat Parti'nin izlemiş olduğu iktisat politikasında önemli bir dönüm noktasıdır. Türk lirasının ilk devalüasyonu 7 Eylül 1946'dadır.

    "Yedi Eylül Kararları" denilen bu ilk devalüasyon ile doların kuru 127 kuruştan 280 kuruşa yükselmişti. Yüksek oranlı devalüasyon, nispi fiyatlar strüktürünü bozmuştu.

    Gelir dağılımındaki ahenksizlikler şiddetlenmiş ve hoşnutsuzluk yaygınlaşmıştı. Piyasa, değişen koşullara birkaç yıl sonra uyum sağlayabilmişti. 1950’lerin ortalarına doğru fiyat yükselişi durmuştu.

    Dolaşımdaki banknot miktarı altı yıldan beri 1 milyar liranın altında tutulmaktaydı. Ancak, Yedi Eylül Kararları’ndan sonra dış ticaret açık vermeye başlamıştı ve iş hayatı durgun gidiyordu.

    Adnan Menderes kabinesinin kurulduğu 22 Mayıs 1950'de banknot dolaşım hacmi 882 milyon lira idi; İstanbul'da Reşat altınının kuru ise 36 lira 27 kuruş idi.

    Yeni iktidarın ilk aylarında iktisadi hayat canlanmaya başlamıştır. Hükümete beslenen güven, girişimlere uygun bir ortam yaratmıştır. Marshall Yardımının ilk ferahlatıcı sonuçları belirmiştir. Avrupa Ödemeler Anlaşması’nın imzalanması ve liberasyon sisteminin yürürlüğe girmesi, ithalat olanaklarını genişletmiştir. Kore Savaşı, dış pazarlara mal sürümünü kolaylaştırmıştır.

    Demokrat Parti iktidarı, iktisadi kalkınmayı hızlandırıcı önlemler almıştır. Yatırımlar genişletilmiş, tarım ve ticaret sektörüne açılan krediler artırılmıştır. Üretim, inşaat ve dış ticaret alanlarında faaliyet hacminin hızla büyüdüğü bir yüksek konjonktür dönemine girilmiştir.

    Yatırım harcamalarının bir kısmı "açık finansman" yöntemleriyle karşılanmıştır.

    1952 sonlarından başlayarak moneter karakterli talep enflasyonu gittikçe ağırlık kazanmıştır. Banknot, çekli-çeksiz mevduat ve ufaklık hacmi 3 milyar liradan 1958 Temmuzu’na kadar 9,9 milyara çıkmıştır.

    Kore konjonktrünün 1952'de durulmasıyla ticaret hadleri, hammadde ve tarım ürünleri ihracatçısı ülkeler aleyhine dönmüştür. Dış pazarlara mal sürümü zorlaşmıştır. İç piyasada fiyatların yükselmesi ve talebin şişmesi de dışsatımı tıkamıştır. 1953’te 396 milyon dolara çıkmış olan ihracat, 1958'de 245 milyon dolara düşmüştür.

    1952 dışalımları 556 milyon dolar tutmuştur. İki yıl öncesinin %94 üstündedir. Liberasyondan yararlanılarak yabancı ülkelere verilen siparişler, Merkez Bankası'ndaki döviz rezervlerini aşmıştır. Eylül ortalarında, ithalat bedellerinin transferi durmuştur. Gümrüklere gelen malların ödenmeyen dövizi, arriérés denilen bir borç birikintisi oluşturmuştur. Türkiye'ye mal satışı riskli bir ticaret haline gelmiştir.

    Yıllar ilerledikçe dışalımlar da azalmaya yüz tutmuştur. İthalat, 1958'de 315 milyona kadar düşmüştür. Dış ticaret takasla yürütülmeye başlamıştır. Türlü formüllerle yapılan dışalımlarda, dolar maliyetinin 32 liraya kadar çıktığı söylenmiştir.

    Piyasada mal darlığı başgöstermiştir. Birçok ihtiyaç maddesi ortalıktan çekilmiş, karaborsacılık yaygınlaşmıştır. Yabancı basında Türkiye'den "Yokistan" diye söz edilmiştir.

    Endeksler, 1950 başlangıcı 100 itibariyle 1958'de yaklaşık 240'a çıkmıştır. Ancak karaborsa ile bulunmayan mallar dikkate alınmadığından, endekslerin gerçek enflasyon hızını yansıttığı düşünülemez.

    Mal darlığı, sermayeleri spekülasyona kaydırmıştır. Fiyat artışlarını kollayarak mal stok edenler çoğalmıştır. Gayrimenkullere talep görülmemiş derecede genişlemiştir. Cumhuriyet altını 185 lirayı, Reşat altını 205 lirayı, İngiliz altını 215 lirayı aşmıştır.

    İktisadi durumun sarsılması, hükümeti "Dört Ağustos Kararları"nı almaya yöneltmiştir.

    Dört Ağustos Kararları şöyle özetlenebilir: Bir devalüasyonla döviz kurları yükseltilmiştir. Resmi dolar kuru 280 kuruştan 9 liraya çıkarılmıştır. Türk lirasının resmi değer kaybı %69,9 ve döviz kurlarındaki yükseliş %321'di. Ancak bir süreden beri ihracata prim ödendiği ve ithalattan prim tahsil edildiğinden, fiili de valüasyon bu oranların altındaydı.

    359 milyon dolarlık bir dış kredi açılmıştır. Açılan kredinin bir kısmı arriérés denilen ödenmemiş ithalat bedellerine ve bazı dalgalı borçlara ayrılmıştır. 1959 Nisanı’nda OECE genel sekreterinin verdiği rapora göre, konsolidasyon'dan sonra kalan taze para 223 milyon dolar tutmuştur.

    Yeni kurlar, bütün ithal mallarına uygulanmıştır. İhracatçılar, kur farkından derhal ve "aynı derecede" yararlandırılmamıştır. İhraç mallarının çeşitlerine göre değişen "selektif kur uygulaması" yapılmıştır.

    Kamu sektörü finansman açıklarının önleneceği ve banknot emisyon hacmine yansımasına müsaade edilmeyeceği açıklanmıştır.

    Yedi Eylül Kararları'yla bozulan nispi fiyatların yeni bir düzeyde dengeye gelmesi üç yıldan fazla zaman almıştı. Dört Ağustos Kararları'nın sebep olduğu maliyet enflasyonu ve piyasa durgunluğu 1964 sonuna dek sürecekti.

    O tarihlerde, dışsatım mallarının yabancı piyasalarda talep elastikliği zayıftı. Dışsatım mallarının düşük talep elastikliği ve bütün maddelere aynı döviz kurunun uygulanmaması, ihracatta beklenen gelişmeyi sağlayamamıştır. Döviz kurlarına % 321 zam yapılmasına karşılık, kısa dönemde yalnız % 45 oranında bir dışsatım artışı gerçekleşmiştir.

    Eski kurlarla 315 milyon dolarlık ithalata göre ayarlanmış piyasa likiditesi, yeni kurlar uygulanmaya başlayıp da ithalat tutarı 470 milyona yükselince, yetersiz kalmıştır. Piyasa finansman darboğazına girmiştir. Banka kredilerine konulan tavan dolayısıyla, ithalatçılar, banka dışı kredilere yüksek faiz ödemişlerdir.

    Likidite sıkıntısı, spekülasyonu durdurmuştur. Altın fiyatları başdöndürücü hızla düşmüş ve yıllarca yükselmeksizin durmuştur. Gayrimenkul fiyatları kayda değer bir ucuzlama göstermemiş, buna karşılık talep daralmıştır. Karaborsa ortadan kalkmıştır.

    Savaşlar ve din kavgaları hariç, tarih boyunca hiçbir olay fiyat istikrarsızlıkları derecesinde sosyal düzeni sarsmamıştır. Dört Ağustos Kararları ile döviz kurlarında yapılan yüksek oranlı ayarlama sonunda karşılaşılan maliyet enflasyonu, pahalılık cereyanını hızlandırmıştır.

    Kalkınma hızı yavaşlamış, işsizlik artmıştır. Hoşnutsuzluğun yayılması siyasi gerginliğin artmasına yol açmıştır.
    bayram usta

 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. Avrupa Parlemantosu Kararları
    2005 Konuları bölümünde berr tarafından açılmış
    Yanıt: 2
    Son Mesaj: 08.08.05, 14:31
  2. içtihat kararları ve danıştay
    2005 Konuları bölümünde ramses38 tarafından açılmış
    Yanıt: 3
    Son Mesaj: 07.05.05, 13:57

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •