sf.21
Bizi kalabalık sayılar halinde bir arada yaşatan anonimlik duygusunu kaybetmişler sanki. Bu yüzden Ekotopyalı bir görevliyle bizdeki gibi ilişki kurma şansınız yok. Tren bileti bölmesindeki Ekotopyalı kendisiyle benim alıştığım tarzda konuşulmasına hoşgörüyle bakmıyor; bana kendisinin bilet dağıtan bir makine olduğunu mu sandığımı sordu.
sf.45
Ama en önemlisi, doğayla dengeli yaşama, "toprağa hafifçe basarak yürüme", toprağa bir anne gibi davranma özlemleri.
sf.58
Bizim haber yayınlarında istendiği gibi, objektif olmayı öngören hiçbir kural yok. Ekotopyalılar genelde fikri, bir "burjuva fetişi" olarak küçümsüyor ve doğruya hizmet etmenin en iyi yolunun, genel konumunuzu yansıtan bir etiket yapıştırıp, daha sonra ona saldırmak olduğuna inandıklarını söylüyorlar.
sf.94
"Yavaş yap, uzun sürsün" dedi Lorna da. "Bizim bakış açımız böyle: Bir iş yapılmaya değerse, zevk duyulabilecek şekilde yapılmalı. Aksi takdirde gerçekten yapılmaya değer olmaz."
"O zaman işler nasıl yürüyor" diye sordum öfkeyle. "Bulaşık yıkamanın çok eğlenceli olduğunu söylemeyeceksiniz herhalde?" "Biz neşeyle yıkarız" dedi Bert: "Gözünü amaca değil, sürece dikersen hemen her iş böyle yapılabilir."
sf.197
Ekotopyacı fikirlere göre, nihai bir dünya devleti vaadi peşinde koşturan büyük ulus-devletler çağı sona erecek. Dünya çapında bir iletişim ağı ve uçak yolculuğu sistemi yarattığımız halde, insanlık küçük, kültürel bakımdan hmojen gruplaşmalara bölünecek. Yeats'in sözleriyle, "merkez dayanamaz."
Çev: Osman Akınhay
Ayrıntı Yay.
1. basım, Ocak 1994. Roman, 215 sf.


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla
