Karlsruhe Baskonsoloslugu`nun verdigi resepsiyonda bir konusma yapan Almanya Türk Toplumu (TGD, http://www.tgd.de) Genel Baskan Yardimcisi Seref Erkayhan, Askerlik tecil ve sevk tehir islemlerinin Türkiye'de yüksekögrenimini tamamlayip Federal Almanya'da yüksek lisans veya doktora ögrenimlerine devam eden ögrencilerin karsilastigi en önemli sorunlardan biri oldugunu dile getirdi. Erkayhan konusmasinda su konulara degindi:
Federal Almanya Istatistik Enstitüsü`nden elde edilen bilgilere göre, 2004 yili itibariyle bu ülkenin üniversitelerinde 32 000 türk ögrenci bulunmaktadir. Bu sayi icinde Türkiye´den lisans veya yüksek lisans ögrenimi yapmak üzere gelmis bulunanlarin orani 20-30 % olarak bildirilmektedir.
Almanya´da yüksekögrenim, bölümlere göre 5 ½ ile 7 yil sürmektedir. Bunun üzerine 1 yil süren Almanca kursu ilave edildiginde, yüksek lisansi ancak (hiç bir problem olmamasi sartiyla) 8 yilda bitirmek mümkün olmaktadir.
Burada tanitilabilecek dersler en iyi durumda 1 ½ yila denk tutulacak olursa, 22-24 yasinda Türkiye´den buraya gelen bir ögrencinin burada yüksek lisansi bitirmesi, en iyi durumda 27-30 yaslari arasinda gerçeklesmektedir.
Bu durum; gerek pasaport uzatmada gerekse askerligin ertelenmesinde ögrencileri zor duruma düsürmektedir. Bunlardan kaynaklanan sikintilardan ötürü ögrenim verimliligi de azalmaktadir. Pasaportlarin süresi uzatilmamakta ve ögrencilikler iptal edilerek dosyalar kapatilmaktadir. 5-6 yillik emek bosa çikabilmektedir. Bu ayni zamanda ögrencilerin gelecege yönelik bütün yasamlarini olumsuz yönde etkiledigi gibi, Türkiye`nin ihtiyaci olan egitilmis insan gücünün heba olmasi anlamina gelmektedir.
Özellikle Türkiye'de yüksekögrenimlerini tamamlayanlar zaten Türkiye Cumhuriyeti devletine yeterince pahaliya mal olmaktadir. Bu nedenden dolayi Türkiye'deki ögrenimlerinin üzerine yurtdisinda yüksek lisans veya doktora yapan kisilerin vakit kaybetmeden bilgilerini aktarabilecekleri gerek kamu gerekse özel sektörde calismalarina izin verilmeli, bu kisilerin bilgi ve tecrübelerinden yararlanilmalidir. Unutulmamalidir ki, bu kisiler askerlik görevi sirasinda, büyük bir hizla gelisen teknolojiyi takip edememekte ve sonuc olarak bilgi bosluguna düsmektedirler.
Bu statüdeki bircok ögrenci askerlik görevi nedeniyle ögrenimlerini uzatmayi yeglemektedirler. Ayrica ögrenim sirasi veya sonrasi Almanya'da evliligi tercih edip, isci pasaportu alarak, bedelli askerlik hakkindan yaralanma düsüncesinde olanlar vardir. Bu konuda yapilan bir ek yönetmelik sayesinde ögrencilikleri esnasinda calisma iznine sahip olan ve calsitiklarini belgeleyen ögrencilerin isci pasaportu alabilmeleri saglanmistir (Örnegin üniversitelerde calisan ögrenciler icin, cünkü universitelerde calismak yasaya göre calisma izninden muaf tutulmaktadir).
Federal Almanya yasalarina göre yüksek ögrenimini bitirmis bir akademisyenin ögrenim sonrasi belli bir süre meslegi üzerine bu ülkede staj yapma, yada 1 sene boyunca is arama hakki vardir. Fakat 29 yasina gelmis bir akademisyen vatani görevini yerine getirmek zorunda olmasi nedeniyle Türkiye'ye geri dönmesi gerekmektedir. Böylelikle Federal Almanya yasalarindan dogan bir hak kullanilamamaktadir.
Federal Almanya`da yukarida siralanan agir kosullar altinda ögrenimini sürdürüp, bitirmek üzere iken askere cagrilan akademisyenler, ögrenimlerini bitirmeyi tercih ettiklerinde, sicillerine asker kacagi damgasi yemektedirler. Burada ögrenimini bitirmesine az bir süre kala pasaportunu uzatilmasini engelleyen yönetmelik degistirlmelidir. Türkiyede vatani görevini yapmamak icin her türlü yola basvuran kisiler ile, ögrenimini bircok güclüklere ragmen sürdüren akademisyenler birbirlerinden ayirt edilmelidir. Bu baglamda kesinlikle asker kacagi hükmünün sicile islenmesi söz konusu olamaz.
ÇÖZÜM
Milli Savunma Bakanligi Askeralma Dairesi Baskanligi`na göre yüksek lisans ve doktora ögrenimi yapmak üzere yabanci ülkeye gidenlerden, (resmî ögrenciler hariç) ögrenciliginden bagimsiz olarak oturma veya çalisma izni alarak isçi, isveren veya bir meslek ya da sanat mensubu sifatini kazananlar ile oturma veya çalisma izinleri ögrenciliklerine bagli olarak verilmis olsa dahi, üniversite veya diger yüksek ögrenim kurumlarinda gelir vergisine tâbi ücret veya maas karsiligi ögretim ve arastirma görevlisi olarak bulunanlar da dövizle askerlik hizmetinden yararlanabilirler.
Kaynak: http://www.asal.msb.gov.tr/er_isleml...slemleri_1.htm
Burada cözüm bu duruma düsen ögrencilerin pasaportlarini isci pasaportuna degistirmeleri ve askerliklerini isci statüsünde erteleyebilmeleridir. Isci statüsüne gecmek icin ilgili kisilerin Almanya`da calisma yada oturma iznine sahip olmalari gerekmektedir. Ögrencilerin oturum süreleri bilindigi üzere ögrenimlerini bagimli olarak verilmektedir. Fakat ögrenciler yilda 90 tam yada 180 yarim gün, calisma izninden muhaf tutularak calisabilmektedirler.
Ayrica ögrenimleri süresince üniversitelerinde yardimci asistan olarakta (Wissenschaftliher Hilfskraft-HIWI) ayda 40 saat izne tabi olmadan (Arbeitserlaubnisfreie Beschäftigung) calisabilmektedirler. Neticede ögrencilerin yukarida belirlenen cercevede calisma izinlerine ihtiyaclari yoktur. Kendilerinin bu cercevede calistiklarini gösteren, örnegin calistiklari üniversitelerinden aldiklari bir belgeyle bagli bulunduklari baskonsolosluklara basvurmalari gerekmektedir.
Üniversitelerinde yardimci asistan olarak ögrencilerin ayda 35 saatin üzerinde calismalari tavsiye edilir, bu durumda emeklilik aidatlarinin yarisininda üniversite kasasindan ödenebilir. Bununda ileride ARB 1/80`e dayanarak Avrupa Birligi Adalet Divani`nin vermis oldugu kararlardan yararlanilarak ögrencinin oturum almasinda faydali olabilecegini aciktir.
Yillardir bahsedilen güçlü bir Türk lobisinin olusmasi için gerekli olan sartlardan birisi maddi güç, ikincisi ise beyin gücüdür. Almanya´daki Türklerin maddi güçleri her geçen gün artmaktadir. Ancak yeterli sayida beyin gücü olmaksizin sadece maddi güçle, güçlü bir Türk lobisinin olusmasi imkansizdir. Bu lobiyi Türkiye´yi ve Almanya´yi çok yakindan taniyan insanlar gerçeklestirebilir.
Türkiye´den gelmis ögrenciler, Almanya`da 2.7 milyonu bulan Türk toplumu ile Türkiye arasinda köprü olusturmayi hedefleyen beyin gücüdür. Bir kismi burada kalip Almanya´da yasayan Türk toplumuna hizmet etmeyi, diger kismi ise Türkiye´ye dönüp bu ülkeye egitilmis insan gücü olarak hizmeti amaçlamaktadir.
Türkiye´de üniversite mezunu olan ve Almanya´da ögrenimini sürdüren akademisyenler söz konusu lobinin temel taslari olma durumundadir. Ancak Almanya´da yasayan Türk nüfusu göz önüne alindiginda türk ve türk kökenli akademisyen sayisi çok azdir. Buda, burada yasayan Türk toplumunun haklarinin korunmasinda güçlü bir kamuoyunun olusmasini engellemektedir.
Ayrica Almanya´da egitim gören Türk çocuklarinin en basta gelen sorunlarindan biri olan Türkçe eksikliginin giderilmesinde, türk ögretmenlerinin yanisira konsolosluklarla isbirligi yaparak Türkçe kurslarinda egitmen olarak görev alan kisilerinde ögrenciler oldugu gözden kacirilmamalidir.
Bütün bunlar göz önüne alindiginda bu ülkede yetismis insanlarimizin emeklerinin heba olmamasi icin elden gelen tüm gayret sarfedilmelidir.
ÇÖZÜM
Milli Savunma Bakanligi Askeralma Dairesi Baskanligi`na göre yüksek lisans ve doktora ögrenimi yapmak üzere yabanci ülkeye gidenlerden, (resmî ögrenciler hariç) ögrenciliginden bagimsiz olarak oturma veya çalisma izni alarak isçi, isveren veya bir meslek ya da sanat mensubu sifatini kazananlar ile oturma veya çalisma izinleri ögrenciliklerine bagli olarak verilmis olsa dahi, üniversite veya diger yüksek ögrenim kurumlarinda gelir vergisine tâbi ücret veya maas karsiligi ögretim ve arastirma görevlisi olarak bulunanlar da dövizle askerlik hizmetinden yararlanabilirler.
Kaynak: http://www.asal.msb.gov.tr/er_isleml...slemleri_1.htm
Burada cözüm bu duruma düsen ögrencilerin pasaportlarini isci pasaportuna degistirmeleri ve askerliklerini isci statüsünde erteleyebilmeleridir. Isci statüsüne gecmek icin ilgili kisilerin Almanya`da calisma yada oturma iznine sahip olmalari gerekmektedir. Ögrencilerin oturum süreleri bilindigi üzere ögrenimlerini bagimli olarak verilmektedir. Fakat ögrenciler yilda 90 tam yada 180 yarim gün, calisma izninden muhaf tutularak calisabilmektedirler.
Ayrica ögrenimleri süresince üniversitelerinde yardimci asistan olarakta (Wissenschaftliher Hilfskraft-HIWI) ayda 40 saat izne tabi olmadan (Arbeitserlaubnisfreie Beschäftigung) calisabilmektedirler. Neticede ögrencilerin yukarida belirlenen cercevede calisma izinlerine ihtiyaclari yoktur. Kendilerinin bu cercevede calistiklarini gösteren, örnegin calistiklari üniversitelerinden aldiklari bir belgeyle bagli bulunduklari baskonsolosluklara basvurmalari gerekmektedir.
Üniversitelerinde yardimci asistan olarak ögrencilerin ayda 35 saatin üzerinde calismalari tavsiye edilir, bu durumda emeklilik aidatlarinin yarisininda üniversite kasasindan ödenebilir. Bununda ileride ARB 1/80`e dayanarak Avrupa Birligi Adalet Divani`nin vermis oldugu kararlardan yararlanilarak ögrencinin oturum almasinda faydali olabilecegini aciktir.
Yillardir bahsedilen güçlü bir Türk lobisinin olusmasi için gerekli olan sartlardan birisi maddi güç, ikincisi ise beyin gücüdür. Almanya´daki Türklerin maddi güçleri her geçen gün artmaktadir. Ancak yeterli sayida beyin gücü olmaksizin sadece maddi güçle, güçlü bir Türk lobisinin olusmasi imkansizdir. Bu lobiyi Türkiye´yi ve Almanya´yi çok yakindan taniyan insanlar gerçeklestirebilir.
Türkiye´den gelmis ögrenciler, Almanya`da 2.7 milyonu bulan Türk toplumu ile Türkiye arasinda köprü olusturmayi hedefleyen beyin gücüdür. Bir kismi burada kalip Almanya´da yasayan Türk toplumuna hizmet etmeyi, diger kismi ise Türkiye´ye dönüp bu ülkeye egitilmis insan gücü olarak hizmeti amaçlamaktadir.
Türkiye´de üniversite mezunu olan ve Almanya´da ögrenimini sürdüren akademisyenler söz konusu lobinin temel taslari olma durumundadir. Ancak Almanya´da yasayan Türk nüfusu göz önüne alindiginda türk ve türk kökenli akademisyen sayisi çok azdir. Buda, burada yasayan Türk toplumunun haklarinin korunmasinda güçlü bir kamuoyunun olusmasini engellemektedir.
Ayrica Almanya´da egitim gören Türk çocuklarinin en basta gelen sorunlarindan biri olan Türkçe eksikliginin giderilmesinde, türk ögretmenlerinin yanisira konsolosluklarla isbirligi yaparak Türkçe kurslarinda egitmen olarak görev alan kisilerinde ögrenciler oldugu gözden kacirilmamalidir.
Bütün bunlar göz önüne alindiginda bu ülkede yetismis insanlarimizin emeklerinin heba olmamasi icin elden gelen tüm gayret sarfedilmelidir.
ÇÖZÜM
Milli Savunma Bakanligi Askeralma Dairesi Baskanligi`na göre yüksek lisans ve doktora ögrenimi yapmak üzere yabanci ülkeye gidenlerden, (resmî ögrenciler hariç) ögrenciliginden bagimsiz olarak oturma veya çalisma izni alarak isçi, isveren veya bir meslek ya da sanat mensubu sifatini kazananlar ile oturma veya çalisma izinleri ögrenciliklerine bagli olarak verilmis olsa dahi, üniversite veya diger yüksek ögrenim kurumlarinda gelir vergisine tâbi ücret veya maas karsiligi ögretim ve arastirma görevlisi olarak bulunanlar da dövizle askerlik hizmetinden yararlanabilirler.
Kaynak: http://www.asal.msb.gov.tr/er_isleml...slemleri_1.htm
Burada cözüm bu duruma düsen ögrencilerin pasaportlarini isci pasaportuna degistirmeleri ve askerliklerini isci statüsünde erteleyebilmeleridir. Isci statüsüne gecmek icin ilgili kisilerin Almanya`da calisma yada oturma iznine sahip olmalari gerekmektedir. Ögrencilerin oturum süreleri bilindigi üzere ögrenimlerini bagimli olarak verilmektedir. Fakat ögrenciler yilda 90 tam yada 180 yarim gün, calisma izninden muhaf tutularak calisabilmektedirler.
Ayrica ögrenimleri süresince üniversitelerinde yardimci asistan olarakta (Wissenschaftliher Hilfskraft-HIWI) ayda 40 saat izne tabi olmadan (Arbeitserlaubnisfreie Beschäftigung) calisabilmektedirler. Neticede ögrencilerin yukarida belirlenen cercevede calisma izinlerine ihtiyaclari yoktur. Kendilerinin bu cercevede calistiklarini gösteren, örnegin calistiklari üniversitelerinden aldiklari bir belgeyle bagli bulunduklari baskonsolosluklara basvurmalari gerekmektedir.
Üniversitelerinde yardimci asistan olarak ögrencilerin ayda 35 saatin üzerinde calismalari tavsiye edilir, bu durumda emeklilik aidatlarinin yarisininda üniversite kasasindan ödenebilir. Bununda ileride ARB 1/80`e dayanarak Avrupa Birligi Adalet Divani`nin vermis oldugu kararlardan yararlanilarak ögrencinin oturum almasinda faydali olabilecegini aciktir.
Yillardir bahsedilen güçlü bir Türk lobisinin olusmasi için gerekli olan sartlardan birisi maddi güç, ikincisi ise beyin gücüdür. Almanya´daki Türklerin maddi güçleri her geçen gün artmaktadir. Ancak yeterli sayida beyin gücü olmaksizin sadece maddi güçle, güçlü bir Türk lobisinin olusmasi imkansizdir. Bu lobiyi Türkiye´yi ve Almanya´yi çok yakindan taniyan insanlar gerçeklestirebilir.
Türkiye´den gelmis ögrenciler, Almanya`da 2.7 milyonu bulan Türk toplumu ile Türkiye arasinda köprü olusturmayi hedefleyen beyin gücüdür. Bir kismi burada kalip Almanya´da yasayan Türk toplumuna hizmet etmeyi, diger kismi ise Türkiye´ye dönüp bu ülkeye egitilmis insan gücü olarak hizmeti amaçlamaktadir.
Türkiye´de üniversite mezunu olan ve Almanya´da ögrenimini sürdüren akademisyenler söz konusu lobinin temel taslari olma durumundadir. Ancak Almanya´da yasayan Türk nüfusu göz önüne alindiginda türk ve türk kökenli akademisyen sayisi çok azdir. Buda, burada yasayan Türk toplumunun haklarinin korunmasinda güçlü bir kamuoyunun olusmasini engellemektedir.
Ayrica Almanya´da egitim gören Türk çocuklarinin en basta gelen sorunlarindan biri olan Türkçe eksikliginin giderilmesinde, türk ögretmenlerinin yanisira konsolosluklarla isbirligi yaparak Türkçe kurslarinda egitmen olarak görev alan kisilerinde ögrenciler oldugu gözden kacirilmamalidir.
Bütün bunlar göz önüne alindiginda bu ülkede yetismis insanlarimizin emeklerinin heba olmamasi icin elden gelen tüm gayret sarfedilmelidir.
ÇÖZÜM
Milli Savunma Bakanligi Askeralma Dairesi Baskanligi`na göre yüksek lisans ve doktora ögrenimi yapmak üzere yabanci ülkeye gidenlerden, (resmî ögrenciler hariç) ögrenciliginden bagimsiz olarak oturma veya çalisma izni alarak isçi, isveren veya bir meslek ya da sanat mensubu sifatini kazananlar ile oturma veya çalisma izinleri ögrenciliklerine bagli olarak verilmis olsa dahi, üniversite veya diger yüksek ögrenim kurumlarinda gelir vergisine tâbi ücret veya maas karsiligi ögretim ve arastirma görevlisi olarak bulunanlar da dövizle askerlik hizmetinden yararlanabilirler.
Kaynak: http://www.asal.msb.gov.tr/er_isleml...slemleri_1.htm
Burada cözüm bu duruma düsen ögrencilerin pasaportlarini isci pasaportuna degistirmeleri ve askerliklerini isci statüsünde erteleyebilmeleridir. Isci statüsüne gecmek icin ilgili kisilerin Almanya`da calisma yada oturma iznine sahip olmalari gerekmektedir. Ögrencilerin oturum süreleri bilindigi üzere ögrenimlerini bagimli olarak verilmektedir. Fakat ögrenciler yilda 90 tam yada 180 yarim gün, calisma izninden muhaf tutularak calisabilmektedirler.
Ayrica ögrenimleri süresince üniversitelerinde yardimci asistan olarakta (Wissenschaftliher Hilfskraft-HIWI) ayda 40 saat izne tabi olmadan (Arbeitserlaubnisfreie Beschäftigung) calisabilmektedirler. Neticede ögrencilerin yukarida belirlenen cercevede calisma izinlerine ihtiyaclari yoktur. Kendilerinin bu cercevede calistiklarini gösteren, örnegin calistiklari üniversitelerinden aldiklari bir belgeyle bagli bulunduklari baskonsolosluklara basvurmalari gerekmektedir.
Üniversitelerinde yardimci asistan olarak ögrencilerin ayda 35 saatin üzerinde calismalari tavsiye edilir, bu durumda emeklilik aidatlarinin yarisininda üniversite kasasindan ödenebilir. Bununda ileride ARB 1/80`e dayanarak Avrupa Birligi Adalet Divani`nin vermis oldugu kararlardan yararlanilarak ögrencinin oturum almasinda faydali olabilecegini aciktir.
Yillardir bahsedilen güçlü bir Türk lobisinin olusmasi için gerekli olan sartlardan birisi maddi güç, ikincisi ise beyin gücüdür. Almanya´daki Türklerin maddi güçleri her geçen gün artmaktadir. Ancak yeterli sayida beyin gücü olmaksizin sadece maddi güçle, güçlü bir Türk lobisinin olusmasi imkansizdir. Bu lobiyi Türkiye´yi ve Almanya´yi çok yakindan taniyan insanlar gerçeklestirebilir.
Türkiye´den gelmis ögrenciler, Almanya`da 2.7 milyonu bulan Türk toplumu ile Türkiye arasinda köprü olusturmayi hedefleyen beyin gücüdür. Bir kismi burada kalip Almanya´da yasayan Türk toplumuna hizmet etmeyi, diger kismi ise Türkiye´ye dönüp bu ülkeye egitilmis insan gücü olarak hizmeti amaçlamaktadir.
Türkiye´de üniversite mezunu olan ve Almanya´da ögrenimini sürdüren akademisyenler söz konusu lobinin temel taslari olma durumundadir. Ancak Almanya´da yasayan Türk nüfusu göz önüne alindiginda türk ve türk kökenli akademisyen sayisi çok azdir. Buda, burada yasayan Türk toplumunun haklarinin korunmasinda güçlü bir kamuoyunun olusmasini engellemektedir.
Ayrica Almanya´da egitim gören Türk çocuklarinin en basta gelen sorunlarindan biri olan Türkçe eksikliginin giderilmesinde, türk ögretmenlerinin yanisira konsolosluklarla isbirligi yaparak Türkçe kurslarinda egitmen olarak görev alan kisilerinde ögrenciler oldugu gözden kacirilmamalidir.
Bütün bunlar göz önüne alindiginda bu ülkede yetismis insanlarimizin emeklerinin heba olmamasi icin elden gelen tüm gayret sarfedilmelidir.


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla