Döviz swap’ı sözleşmelerinde anında teslim kaydıyla satılan dövizin gelecekte belli bir süre sonra tekar satın alınması söz konsudur. Ya da tersine, anında teslim koşuluyla satın alınan bir dövizin gelecekte teslim edilmek üzere yeniden satılması öngörülür.

Dolayısıyla swap sözleşmelerinde bir anında teslim işlemi ile, buna ters yönde belirli bir süreli vadeli teslim işlemi birbirine bağlanmakta ve ikisi aynı anda yapılan tek bir işlem durumuna gelmektedir. Genellikle ilk işlem bir anında döviz işlemi olurken, ikinci işlem vadeli teslim işlemi şeklinde gözükmektedir. İşte en yaygın swap uygulaması olan bu yönteme anında – vadeli swaplar denir.

Anında-vadeli döviz swapları bankalar tarafından döviz pozisyonlarını denkleştirmek amacıyla yaygın biçimde kullanılır. Açık pozisyon veren banka, karşı bankanın dövizleri ile pozisyonunu denkleştirirken daha sonra bu dövizleri geri vermek üzere anlaşma yapar. Pozisyonu fazla veren banka da fazlasını karşı tarafın kullanımına sunarken bunları daha sonra geri almak ister. İşte bu işlem anında – vadeli teslim swap ile gerçekleştirilir. Her iki işlem tek bir işlem biçiminde yapılır.

Bir diğer swap uygulaması ise vadeli – vadeli döviz swaplarıdır. Bir bankanın farklı vadelerde hem fazla pozisyonu hem de açık pozisyonu bulunması durumunda, pozisyonu kendisiyle ters başka bir banka bulur ve vadeli – vadeli olarak dövizlerini swap işlemine tabi tutarlar.

Döviz swapları ayrıca uluslararası faiz farkından yararlanmak için yabancı para piyasası araçlarına yatırım yapan veya bu piyasalardan borçlanan kimseleri de kur riskine karşı koruma amacıyla yapılmış olabilirler. Bu işleme güvenceli faiz arbitrajı denir.

Swap sözleşmelerinde taraflardan birinin ödeme sorumluluğunu yerine getirmeme olasılığının bulunması, ticari bir risk doğurmaktadır. Bu riski en aza indirmek için de swap piyasasında ancak kredi itibarı çok yüksek olan veya teminat gösterebilen firmalar faaliyette bulunabilmektedir.

Firmaların mali itibarlarının farklı olduğu veya arbitraj mekanizmasının tam olarak işleyişinin engellenmiş olduğu durumlarda, swaplar ilgili taraflara reel bir yarar sağlamaktadır. Bu avantajlar fon maliyetinin düşürülmesi, risk maliyetinin azaltılması ve uzun vadeli finansman sağlama biçiminde kendini göstermektedir. Birçok ülkede uzun vadeli sermaye ve döviz piyasaları ya hiç kurulmamış ya da yeterince gelişmemiştir. Bu bakımdan swaplar kur riski olmadan uzun vadeli kredi elde edilmesine olanak yaratarak önemli bir fonksiyon yerine getirmektedirler.

Swap işlemlerinin sağladığı faiz oranı ve döviz kuru riskinden korunma imkanları ile uzun vadeli döviz piyasalarının varlığı, uluslararası para birimlerini ve birikimlerini istikrara getirmektedir. Bu nedenle, swap işlemlerinin Türkiye’de uygulanması halinde, TL/döviz kurunda geçici dalgalanmalar olduğunda, Türkiye’de bulunan uluslararası şirketler mevcutlarını başka bir para birimine çevirmek yerine, döviz kuru riskinden korunmayı tercih edebileceklerdir. Böylece, döviz kuru dalgalanmalarının yarattığı sermaye çıkışları da önlenebilecektir.

Türkiye’de yabancı para birimi cinsinden borç ve alacakları olan şirketlerin devamlı olarak döviz kuru riski ile karşı karşıya olmaları sebebiyle, döviz kuru dalgalanmaları bu şirketlerin dış gelirlerini azaltabilmekte ve dış borçlanma maliyetlerini arttırabilmektedir. Bu nedenle dövizle işlem yapan işletmeler risklerini minimize etmek için swap işlemlerini kullanabilirler.

Türk şirketleri, uluslararası sermaye piyasalarında yabancı para birimi üzerinden borçlanarak, borç tutarlarını başka bir para birimi ve faiz türü üzerinden borç haline dönüştürebilirler. Böylece, hem borç yönetiminde esneklik, hem istenen para biriminin sağlanması hem de istenen faiz türüyle fon elde edilebilmesi mümkün olabilir.

Swapların bir diğer avantajı da vergilerdir. Türkiye’de olduğu gibi pek çok ülkede kazanılan faiz üzerinden BSMV Savunma Sanayi Destekleme Fonu, Stopaj gibi kesintiler yapılmaktadır. Banklalar fazla veya eksik likiditeyi karşılıklı plasmanlar şeklinde yönettiklerinde bu vergilere tabi olurlar. Bundan swap yaparak kurtulunabilmektedir.

Tekniğin Türkiye’de yaygın olarak kullanılabilmesi için kredi ölçme mekanizmasının ve swap organizasyonunun gelişmesi ve hiç kuşkusuz yasal düzenlemelerin de eksiksiz bir biçimde yapılması gerekmektedir.