Döviz Opsiyonları
Geleceğe yönelik piyasalardan bir diğeri de döviz opsiyonlarıdır. Ne vadeli teslim işlemleri, ne de gelecek döviz işlemleri, ilgili kimselere sözleşmeyi süresi içinde yerine, getirmeme olanağı sağlar. Döviz opsiyonları bu ihtiyaçtan doğmuştur. Şöyle ki, vadeli bir döviz alım veya satım opsiyon sözleşmesi satım alan kimse dilerse sözleşmeyi uygulamaya koymayabilir. Yani dövizi almaktan veya satmaktan vazgeçebilir. Sözleşme sahibi o andaki döviz kuruna ve ödediği opsiyon primime göre uygun olan yolu seçecektir.
Uygulama süreleri açısından döviz opsiyonları ikiye ayrılırlar: Birinci sistemde sözleşmeler ancak öngörülen sürenin dolduğu tarihte uygulamaya konulabilirler. Bu sistem '' Avrupa Uygulaması'' olarak da bilinir. İkinci sistem, sözleşmeler ait oldukları süre içinde istenilen bir tarihte uygulanabilirler. Yani sürenin bitişini beklemeye gere yoktur. Buna da '' Amerikan Uygulaması '' denir. Bu yöntem birinciye göre daha esnek bir yöntemdir.
· Borsa Opsiyonları
Borsa opsiyonları kullanılanyabancı paranın cinsi, döviz miktarı, vade tarihleri ve uygulanacak fiyatlar yönünden standartlaştırılmıştır. Bu yönüyle gelecek döviz işlemlerine benzetilebilirler. Borsa dışı opsiyon sözleşmeleri ise bankalarla yapılır, bunlar istenen miktarm ve tarihe göre düzenlenebilirler.
Döviz opsiyonlarının ortaya çıkışı oldukça yenidir. 1982 yılında Philadelphia ( ABD ) borsasında başlamıştır. Opsiyon sözleşmelerinin en büyük kolaylığı esnek olmalarıdır. Opsiyon sözlelşmesi değişik uygulama fiyatlarınndan yapılabilir. Bunların bazıları daha çok işlemci lehinedir. Prim seçilecek uygulama fiyatına göre değişir. Opsiyon sözleşmelerinin standart olmaları kısa sürede el değiştirmelerine olanak sağlar. Standart olan süre ve miktarlar ithalatçı ve ihracatcıların ihtiyaçlarını tam olarak karşılayamayabilir. O bakımdan spekülatörlerin aradığı bir özellik olsada bu sözleşmelerin devredilme kolaylığının olması riskleri dengeleme olanağı verir.
· Borsa Dışı Opsiyonlar
1980'li yıllarında ortaya çıkan örgütlü opsiyonlardan önce örgütsüz opsiyon piyasası denen bir kurum zaten vardı. Hatta buralardaki işlem hacmi örgütlü piyasalardan daha fazladır.
Örgütsüz banka döviz opsiyonlarının, örgütlü döviz opsiyon borsalarıyla bir arada yürütülmesinin nedeni, örgütlü borsa opsiyonlarının belirsizlik durumlarına tam olakar uymamasıyla ilgilildir. Şöyle ki; yapılan döviz sözleşmesinin uygulamaya konması, her zaman döviz kurunun ne olduğuna bağlı digildir. Bazı durumlarda önemli olan, uluslararası bir ticari işlemin tamamlanmasıdır. Uluslararası bir ihalenin alınması, ihrcat sözleşmesinin yapılması gibi.
Günümüzde geleceğe yönelik döviz araçlarında hızlı bir gelişme ortaya çıkmaktadır. Örneğin yeni bir uygulamaya göre, vadeli teslim sözleşmelerinde opsiyonun özelliklerine yer verilmektedir. Diğer bir deyişle, bu tür sözleşmeler, cayma veya geri dönme olanağı sağlayan vadeli teslim işlemleri niteliğindedir. Bunlara '' dönülebilir vadeli teslim'' sözleşmeleri denmektedir. Böylece yatırımcılar vadeli teslim sözleşmelerinin güvence ve kolaylıklarından yararlanmakta, fakat kurlarda ortaya çıkacak olumsuz gelişmelerin sonuçlarından kaçınabilmektedirler.
Bankalararası Döviz Piyasası
Bankaların müşterileriyle olan ilişkilerinin parekende döviz piyasasını oluşturduğunu belirtmiştim. Döviz piyasasının ikinci yönü ise bankaların kendi aralarında yaptıkları işlemlerden oluşur. Buna döviz interbankı' da denir.
Döviz işlemlerinde bankaların karşılaşacağı risk, beklenmedik kur değişmelerinden dolayı ortaya çıkar. Örneğin, kurlardaki bir düşme bankanın elindeki döviz rezervlerinin ulusal para değerini azaltarak bankayı kayba uğratır. Bunun gibi kurlardaki bir yükselme de döviz borçlarının ulusal para karşılıklarını artırarak yine zarara neden olur.
Eğer çalışma gününün sonunda belirli ber yabancı para, diyelim ki dolar üzerinden, bankanın müşterilerinden satın aldığı toplam miktar, onlara yaptığı toplam satışa eşitse, böyle bir durumda bankanın söz konusu parayla ilgili pozisyonunda bir değişme olmaz. Dolayısıyla herhangi bir riskle de karşı karşıya kalınmaz. Oysa, eğer satın alınan döviz miktarı satılan döviz tutarından fazla ise, o takdirde döviz rezervlerinde bir artışla karşılaşılabilir. Bu duruma, ilgili yabancı para üzerinden fazla pozisyona sahip olması denir. Bunun tam tersi ise açık pozisyonu denir. Yani satılan döviz miktarının alınandan daha fazla olması durumudur.
Gerek fazla, gerek eksik pozisyon durumlarında banka bir döviz kuru riski ile karşı karşıyadır. Örneğin bir fazla pozisyon durumunda, eğer bu fazlalığı elinden çıkartmazsa, o paranın kurundaki düşüşten bir zarara uğrar. Eksik pozisyon durumunda yine bir risk söz konusudur. Çünkü ellerinde yeterinden az döviz bulunmaktadır. Dolayısıyla ulusal para döviz karşısında değer kaybedecek olursa bankanın zarara uğrama riski vardır.
Dolar üzerinden eksik pozisyon verdiğini varsaydığımız bir bankayı ele alalım. Eksik pozisyonunu denkleştirmek için dolar satınalmak isteyen bu bankanın iki seçeneği vardır. Birincisi doğrudan doğruya öteki bankalara telefon ederek dolar satın almak isteyen bir banka bulmaktır. İkinci yol ise bir brokerden yararlanmaktır.
Vadeli Döviz Piyasası
Dövizin, şimdiden kararlaştırışlan bir fiyattan ileride bir tarihte teslim edilmek koşuluyla bugünden yapılan sözleşmelerle alınıp satılmasına vadeli teslim işlemi denir. Vadeli işlemlerin hacmi anında teslim işlemlerine göre çok daha düşük düzeylerdedir. Bazı ülkelerde ise vadeli döviz piyasası bulunmamaktadır.
Vadeli teslim sözleşmeleri standart nitelikte değillerdir; banka ve müşterisi arasında istenen yabancı para üzerinden, istenen miktarda, istenen tarihte teslim edilmek üzere yapılabilirler.
Vadeli teslim sözleşmeleri gibi sözleşmelere gerek duyulmasının nedeni, döviz kurlarının gelecekteki belirsizliğidir. Bu tür işlemlerden yararlananlar daha çok ithalatçı, ihracatçı veya dış mali yatırımcı gibi gelecekte döviz cinsinden bir ödeme yapacak veya bir gelir elde edecek olanlardır.
Vadeli döviz işlemleri tekniği oldukça karmaşıktır. Çünkü vadeli döviz işlemleri önce peşin bir satın alımı daha sonrada bir ödüncü içermektedir. Örenğin peşin olarak dolar satın alınmakta ve bu dolarlar belli bir süre için ödünç verilmektedir. Duruma göre bazen dolar ödünç veren bazen de dolar ödünç alan faiz ödemektedir. Satılan paraya göre satılan yabancı parada bir yükselme umut ediliyorsa “röpor” söz konusudur. Vadeli kur, peşin kurdan yüksektir. Satılan paraya oranla satın alınan yabancı parada bir düşme bekleniyorsa “döpor” vardır denilecektir: Vadeli kur peşin kurdan düşüktür.
Uluslararası mukavelelerde kullanılan paralar en fazla vadeli olarak fiyatlandırılmaktadır. Bu fiyatlandırma dolaylıdır çünkü peşin ve vadeli kurar arasındaki farkı vermektedir. İki durum mümkün olabilir (belirsiz fiyatlandırma). Bir ulusal paranın vadeli kuru peşin kurundan daha yüksekse döviz bir röpor (premium) kaybeder. Bu durumda vadeli kur prim yapmıştır. Bir ulusal paranın vadeli kuru peşin kurundan daha zayıfsa vadeli kur kayıplıdır. Döviz bir döpor (discount) kaydetmiştir.
Peşin ve vadeli kurlar arasındaki bu farklar döviz üzerinde spekülasyon eğilimlerine yol açar. Peşin döviz kuruyla, döpor veya röporun yüzde olarak oranı yıllık kur farkını (exchange agio) veya zımni vadeli oranını vermektedir
Vadeli döviz kuru şiddetli dalgalanmalara elverişlidir. Para otoritelerinin bu dalgalanmaları hafifletmede her zaman yararı yoktur. Üç ay için %3 röporla dolar satın alımı (yıllık %12) 9 ayın ötesinde rantabl değildir. İç faiz oranıyla (id) dış faiz oranı (if) arasındaki farka “faiz farkı” denilmektedir. di = id – if “Döviz farkı” ve “faiz farkı” arbitrajları yönetmektedir.


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla