Bir ülkede kayıtdışı ekonominin varlığının ve boyutlarının büyüklüğünün önemi, yo1 açtığı sonuçlar bakımındandır. Kayıtdışılığın, temel ekonomik ve sosyal göstergelerin ülke gerçeklerini tam yansıtamamasından kaynaklanan istatistiki anlamdaki kayıtdışılık ile, faaliyetlerin gerekti belge ve kayıt düzenine uyulmadan ve yükümlülükler yerine getirilmeden yürütülmesinden kaynaklanan mali açıdan ve sosyal güvenlik açısından kayıtdışılık şeklinde iki boyutunun olduğu daha önce belirtilmişti.
Her iki anlamdaki kayıtdışılığın da ekonomik, mali, sosyal, çalışma hayatı ve teknolojik gelişmeler ile ilgili sonuçları bulunmaktadır. Kayıtdışılığın sonuçları denildiğinde genellikle olumsuz sonuçlar akla gelse de, olumlu yönlerinin bulunduğunu ileri süren görüşlere rastlamak ta mümkün olmaktadır.
İstatistiki anlamdaki kayıtdışılığın olumsuz etkileri, bu eksik ve yanlış göstergeleri veri alarak oluşturulacak politikaların ve alınacak tedbirlerin uygulamada başarısız olması ve istenmeyen sonuçlara yol açması şeklinde dolaylı olarak olmaktadır. Yapılan düzenlemelere uyulmamasından kaynaklanan kayıtdışılığın etkileri ise daha çok doğrudan olumsuz sonuçlar doğurmaktadır.
Kayıtdışılık, planlama örgütleri ve araştırma kurumları ile iktisatçıların ve diğer akademisyenlerin, ekonominin mevcut ve geçmiş durumunu izah ve ileriyi tahmin, etme konusundaki analiz ve araştırmalarını da olumsuz etkileyecektir.
Bu açıklamadan sonra, her iki anlamdaki kayıtdışılığın sonuçları, sebeplerinin açıklanma yöntemine uygun olarak, ekonomik, mali, sosyal, çalışma hayatıyla ilgili ve teknolojik sonuçlar olarak açıklanmaya çalışılacaktır. Daha sonra da, kayıtdışı ekonominin olumlu olduğu ileri sürülen sonuçları kısaca verilecek ve eleştirilecektir. Kayıtdışı ekonominin sebepleri gibi sonuçları da bir arada ye birbirlerini etkileyen unsurlar olarak göz önünde tutulmalıdır. Örneğin, yeterli vergi toplanamaması, maliye yönetimi açısından kamu bütçe açıklarının oluşması gibi bir sonuca yol açarken, kamu bütçe açıkları da enflasyon gibi ekonomik sonuçlara yol açabilmektedir.
1. Ekonomik Sonuçlar
Bir ekonomide ulaşılmaya çalışılan temel amaçlar;
Kaynak dağıtımında etkinlik ve kaynakların verimli .
Yeterli ve sürdürülebilir büyüme ve kalkınma,
Fiyat istikrarı,
Gelir dağılımında adalet,
Dış dengenin sağlanması olarak özetlenebilir.
Ülkenin refah düzeyi, istihdam ve fiyatlar genel seviyesi ve gelir dağılımı konularındaki iktisadi gerçeklerin doğru saptanamaması şeklinde ortaya çıkan istatistiki kayıtdışılığın, bu sayılan amaçlara ulaşma konusunda etkisi bulunmaktadır. Kayıtdışılık dolayısıyla hangi göstergelerin ne yönde sapmalı olacağını şu şekilde özetleyebiliriz;
GSMH : Bir ülkenin genel refah düzeyini gösteren başlıca gösterge, o ülkenin kişi başına düşen mi1li geliridir. İşte, kayıtdışılık demek ülkede gerçekleştirilen üretimlerin ve elde edilen gelirlerin, yapılan tüketim ve yatırım miktarlarının tamamen kapsanamaması ve kaynakların çeşitli kesimler ile sektörler arasında nasıl dağıldığının doğru belirlenememesi demektir. Böyle bir durumda, milli gelir rakamları eksik ifade edilmiş olacak ve ülkenin refah düzeyi ile verimlilik göstergeleri olduğundan düşük görünecektir.
İSTİHDAM : Ekonomilerin diğer önemli göstergeleri, istihdam durumunu, yansıtan göstergelerdir. Ülkede, gerçekte gelir getirici bir faaliyette bulunduğu halde, istihdamla ilgili göstergelerde işsiz kapsamında veya işgücü dışındakiler kapsamında veya işgücü dışındakiler kapsamında gösterilen bir kesimin olması, istihdam ve işgücüne katılım rakamlarının mutlak ve oransal olarak düşük, işsizlik rakamlarının da olduğundan yüksek görünmesine yol açacaktır.
FİYATLAR: Ülke ekonomisinin genel fiyatlar düzeyindeki gelişmelerini gösteren enflasyon rakamlarının, kayıtdışılığın söz konusu olduğu durumlarda olduğundan yüksek görünme eğilimi vardır. Sadece kayıtlı üretimlerin maliyetleri ve satış fiyatları dikkate alınarak hazırlanan fiyat göstergeleri, kayıtdışı üretimlerin kayıtdışılık dolayısıyla kayıtlı kesime nazaran oldukça yüksek ek maliyetlere katlanmadan gerçekleştirilmeleri dolayısıyla sağlanan düşük maliyet ve satış fiyatları kapsanamadan hazırlandığında, piyasa genel fiyatlar düzeyini olduğundan yüksek gösterir. Merkezi planlı ekonomilerde ise, düşük tutulmaya çalışılan mal ve hizmet fiyatları dolayısıyla, ikinci ekonomide oluşan daha yüksek fiyatlar. dikkate alınmadığından, tersi bir durum söz konusu olur.
BÜYÜME : Eğer kayıtdışı ekonominin büyüme hızı kayıtlı ekonomiden daha yüksek ise, resmi büyüme rakamları da, kayıtlı ve kayıtdışı ekonomi toplamından oluşan ekonominin bütününün büyüme hızından düşük olarak tespit edilir.
GELİR DAĞILIMI :Gelirlerin bir kısmının veya tamamının otoritelerden , gizlenmesi dolayısıyla, kayıtdışı ekonomiden en fazla kimlerin pay aldığına bağlı olarak gelir dağılımı rakamları, düşük veya yüksek gelirli kesim lehine sapmalı olarak belirlenir.
DIŞ TİCARET: Dış ticaret göstergeleri konusunda da, kayıtdışı ithalat ve ihracat sebebiyle gerçek dış ticaret dengelerinin hatalı tespit edilmesi, ülkede kayıtdışı altın ve döviz bulunması sebebiyle de döviz ve altın mevcutlarının eksik belirlenmesi söz konusudur.
İşte, temel göstergelerin kayıtdışılık sebebiyle doğru olarak tespit edilememesi sorunların yanlış teşhisine ve teşhis yanlış olunca da etkin ve doğru politikalar ile tedbirlerin alınıp uygulanamamasına, uygulamaların başarısızlığına, kaynakların yanlış yönlendirilmesine ve istenmeyen sonuçların ortaya çıkmasına yol açar.
Örneğin, işsizlik oranının ve fiyatlar genel düzeyinin kayıtdışılık yüzünden olduğundan yüksek ve üretimlerin düşük tespit edildiği bir durumda işsizliği önlemeye ve ekonomiyi canlandırmaya yönelik bir politika, belki işsizlik oranının bir miktar düşmesine yarayabilir fakat fiyatlar genel düzeyinin daha fazla artmasına ve istikrarın daha da bozulmasına da yol açabilir. Enflasyon ve durgunluğun bir arada görüldüğü stagflasyon olgusu, kısmen istatistiki bir yanılma olarak karşımıza çıkabilir. “Kayıtdışı (unobserved) sektörün, kayıtlı sektöre oranı yaklaşık olarak sabit kaldığı sürece ise, hükümet politikalarının istikrar hedeflerine ulaşma şansı en yüksek” olacaktır.
Özellikle. ülkemiz gibi planlı kalkınma çabasındaki ülkelerde, ülke kaynaklarının ve mevcut ekonomik durumun, ulaşılması düşünülen hedeflerin ve bu hedeflere ulaştıracak politika araçlarının doğru tespit edilememesinin yol açacağı sonuçlar, kayıtdışılığın önemini daha da arttırmaktadır.
Belge ve kayıt düzenine uymamaktan, vergi ve sosyal güvenlik primi gibi mâli yükümlülükleri yerine getirmemekten kaynaklanan kayıtdışılığın ekonomik etkilerini ise şu şekilde özetleyebiliriz;
Hükümetler tarafından yapılan düzenlemeler, alınan vergiler ve yapılan diğer kesintiler ve bunların nasıl kullanılacağı, uygulamada yanlışlıklar olabilmesine rağmen, toplumun genel çıkarı ve bireysel olduğu kadar sosyal faydaları da düşünülerek, ekonominin bütünü için etkin kaynak dağılımını geçekleştirmek üzere belirlemektedir.
Bu açıdan, kayıtdışılıkta büyüme demek, kaynakların kayıtlı sektörden kayıtdışı sektöre aktarılması demektir. Kayıtdışı faaliyetlerin genel olarak arzulanmayan faaliyetler olduğu, emek yoğun ve gelişmiş olmayan teknolojiler kullanan alanlarda yoğunlaştığı dikkate alınırsa, kayıtdışı ekonominin kaynak dağılımında etkinliği bozduğu ve kaynakları verimsiz alanlara yönelttiği sonucu çıkmaktadır. Kayıtdışı ekonomide ödemelerin daha çok nakdi ödeme ve takas gibi yöntemlerle gerçekleştirilmesi ise işlem etkinliğini azaltan hususlardır.
Faaliyetlerini kayıtdışı olarak yürütenlerin, faaliyetlerini kayıtlı olarak yürütenlerin kayıtlı olmaktan dolayı katlandıkları oldukça yüksek ek maliyetlere katlanmadıklarından, haksız şekilde rekabet avantajı elde ederler. Böylece kayıtlı faaliyette bulunmak zorlaşır ve ekonomideki rekabet yapısı bozularak etkinliğini kaybeder. Sonuçta, rekabetçi piyasanın etkin kaynak tahsisini geçekleştirme fonksiyonu kaybolur.
Büyük firmalardan kaynaklanan kayıtdışılık dışında, kayıtdışı faaliyetlerin daha çok küçük organizasyonlar ve şirketleşmemiş birimler tarafından gerçekleştiriliyor olması, büyük firmaların da işlerini taşeronlar vasıtasıyla veya küçülerek yürütme gayretleri, ekonominin merkezilikten uzaklaşmasına (decentralization) yol açar. Bu da optimum ölçek büyüklüğünün sağlayacağı verimlilik artışı gibi avantajların elde edilememesi sonucunu doğurur.
Aşırı harcamalar yanında, vergi ve sosyal güvenlik primi gibi mali yükümlülüklerin yerine getirilmemesinden kaynaklanan kamu açıklarının ve kan kesimi borçlanma gereği yüksekliğinin yol açtığı ekonomik sorunlar, kayıtdışılığın dolaylı olarak yol açtığı önemli sonuçlardır. Harcamalarına oranla yeterli ölçüde gelir toplayamayan hükümetler, ya harcamalarını kısma, ki bu durumda devletten beklenen hizmetler aksar, ya da para basma veya iç ve dış borçlanma yöntemleriyle açıkları kapatma yoluna başvurmak zorunda kalırlar.
Kayıtdışılığın en önemli sebeplerinden birisinin yüksek vergi oranları olduğu düşünülür ise, kayıtlı kesimin vergi yükünün daha da arttırılması, bu kesim aleyhine olan adaletsizliği daha da arttırır. Sonuçta, kayıtdışı ekonomiye kaçış hızlanır veya kaynaklar daha az vergilenen ama daha çok rant getiren verimsiz alanlara kayar.
Açıkların kendisi enflasyonist beklentileri arttırmaktadır. Para basma ve/veya iç ve dış borçlanma yöntemleriyle açıkların kapatılmaya çalışılması da enflasyonist baskıların ortaya çıkmasına yol açar. Bu şekilde, kayıtdışılık enflasyona ve yüksek enflasyondan kaynaklanan gelir dağılımında bozulmalara, istikrarsızlığın yol açacağı üretim ve yatırımlarda düşüşe ve işsizliğe, durgunluk gibi krizlere ve diğer sosyal maliyetlere yol açabilir.
Kamu kesimi açıklan, hükümetlerin ekonomiyi yönlendirmede kullanacakları para ve maliye politikalarının etkinliğini de azaltmaktadır. Faaliyetlerin kayıtdışı yürütülmesinin gelir dağılımına etkisi, kayıtdışı ekonomiden kimlerin daha çok istifade ettiğine bağlı olarak değişmektedir. Eğer daha çok düşük gelirli kesim kayıtdışı ekonomiden pay alıyor ise, gelir dağılımı bunlar lehine değişir. Yüksek gelir grubunun kayıtdışı ekonomiden daha çok pay alması durumunda ise gelir dağılımı, gruplar arasında gelir dağılımı farkını azaltmaya yönelik amacın âksi yönünde bozulur.
Kayıtlı ekonomideki düzenleme ve vergilerden kaynaklanan yüksek maliyet, insanları kendi ihtiyaçlarını kendi üretimleri ile karşılamaya (do-it-yourself) yöneltir ve ev üretimi ile piyasaya yönelik evde üretim gibi faaliyetler gelişir.
Kayıtdışı ekonomide ödemelerin daha çok nakit para kullanılarak gerçekleştiriliyor olması, fiyat istikrarının olmadığı durumlarda, kayıtlı ekonomi yanında kayıtdışı ekonomide de istikrarlı bir para birimi arayışına ve dolar ve mark gibi nispeten istikrarlı para birimlerinin ekonomide yaygın olarak kullanılmasına, yani “dolarizasyona” yol açar.
2. Kamu Maliyesi İle İlgili Sonuçlar
Ekonomik sonuçlar kısmında da değinilen vergi kayıpları ve bunların sebep olduğu bütçe açıkları, kayıtdışılığın en önemli mali sonucudur. Kamu yönetiminin yerine getirmek zorunda olduğu savunma ve iç güvenlik ile adalet, eğitim, sağlık ve altyapı gibi pek çok hizmet, kamu harcamalarının aşağı çekilmesini güçleştirmektedir. Kamunun asli gelir kaynağı olan vergiler yeterince toplanamayınca da büyüyen açıkları sorunu ortaya çıkmaktadır. Bunun sonucu da kamusal hizmetlerin zamanında ve etkin olarak gerçekleştirilmesi zorlaşmaktadır. Bu da yaşam kalitesinde ve refah düzeyinde düşme anlamına gelmektedir.
Kayıtdışı ekonomi, vergi sistemini ve vergi idaresini olumsuz etkilemekte idarenin vergi toplama kabiliyetini ve etkinliğini azaltmaktadır. Ayrıca, vergi tabanının aşınmasına ve kaynakların gözlem ve kontrol dışına çıkmasına yol açmaktadır. Vergide adalet ve eşitlik ilkesi, vergisini düzenli ödeyen kayıtlı kesim aleyhine bozulmakta, idare ile mükellefler arasında kopukluk başlamakta ve vergi zihniyetinin oluşması güçleşmektedir.
3. Sosyal Sonuçlar
Kayıtdışı ekonominin ekonomik ve mali sistemde yol açtığı olumsuzlular yanında, sosyal hayatta da olumsuz etkileri söz konusudur.
Kayıtdışılığın boyutlarının, özellikte yasadışı-kayıtdışı faaliyetlerin genişlemesi toplumun moral ve ahlaki değerlerinin bozulmasına ve anti-sosyal davranışların yayılmasına sebep olmaktadır. Yasadışı faaliyetler, toplumun zararlı ve ahlakdışı olarak gördüğü, kötü olarak nitelendirdiği fuhuş ve ***** ile çeşitli kaçakçılık ve uyuşturucu satışı ve kullanımı gibi faaliyetlerdir.
Bu tür faaliyetler anlamındaki kayıtdışılığın toplumda yaygınlaşması ve vergi kaçırmanın adeta kanıksanması toplumun yapısının bozulmasına ve sağlıksız nesillerin ortaya çıkmasına yol açar. Sonuçta toplum, telafisi mümkün olmayan sosyal maliyetlere katlanmak zorunda kalır. “Bu durum hükümetin gelir kaybına uğramasından öte anlamlar taşımaktadır. Yurttaşlık ahlakında bir çöküş ve kayıtdışı ekonominin öteki yönleridir. Burada asıl dikkatleri çeken.”
Kayıtdışı faaliyette bulunanların geniş bir kesim oluşturması, idare edenler ile edilenler arasında bir kopukluk yaratır ve güvensizlik ortamı oluşturur. Kayıtlı faaliyette bulunanlar, yaygın kayıtdışılığı gördükçe devlet otoritesine olan güvenlerini kaybederler. Kayıtdışı faaliyetlerde bulunanlar da, kayıtdışılığın tabiatı gereği ilişkilerini yasal düzenlemeler ve genel ve açık kurallar dışında yürütürler. Sorunlarını da bazen yasadışı yollarla çözme yoluna giderler. Rüşvet ve suiistimal yaygınlaşır ve “mafya” olarak tabir edilen yasadışı örgütler oluşabilir.
İtalya’daki mafya olayını, hatta ülkemizde son yıllarda basında çek-senet mafyası olarak çokça bahsedilen olayı bu gelişmelere örnek olarak gösterebiliriz. Kayıtdışı ekonomi ile yasadışı örgütlerin ilişkisini, 11 Eylül 1995 tarihli Hürriyet gazetesinin İl Mondo adlı ekonomi-finans dergisinin araştırmasına dayanarak verdiği haberden de anlayabiliriz. Bu habere göre, İtalyan Mafyası’nın ekonomik faaliyetlerinin yıllık cirosu 27,5 Trilyon Lirete {17 Milyar $) ulaşmaktadır. Bütün bunlar, hukuk ve adalet sisteminin etkinliğinin kaybolması, yeraltı ilişkilerinin buradan doğacak boşluğu doldurması ve toplumda suç ve suçlu sayısının artması anlamına gelmektedir ki, sosyal açıdan ne kadar sakıncalı olduğu açıktır. Böyle bir ortamda, sağlıklı bir politik yapının gelişmesi de zordur.
Kayıtdışı ekonomik faaliyetler çoğu zaman çevre ile ilgili düzenlemelere uyulmadan gerçekleştirildiğinden. kayıtdışı ekonomik faaliyetlerden dolayı doğal kaynakların tahribi ve sürdürülebilir kalkınma amacının gerçekleştirilememesi söz konusu olmaktadır. Gecekondu ve kaçak yapılaşma da çarpık şehirleşme sorununun ortaya çıkmasına yol açmaktadır.
Kayıtdışı üretimler, belgesiz ve kayıtsız üretilmeleri sebebiyle standart dışı ve garantisiz olduğundan, söz konusu ürünleri tüketen tüketici kesimin de kayıtdışılıktan dolayı mağdur olması ve kayıtlı sektör tüketicilerini korumaya yönelik yasalardan ve satış sonrası hizmetlerden yararlanamaması söz konusudur. Güvenlikten de yoksun olan kayıtdışı sektörün ürünleri, bazen hayati tehlike bile yaratabilir. Özellikle gıda ve sağlık sektörlerindeki kayıtdışılık tüketiciler açısından risklidir. Ruhsatsız ve standartlara uyulmadan üretilen gıda maddeleri ile ilaçlar, temizlik ve kozmetik ürünleri ve ruhsatsız muayenehaneler ile buralarda diplomasız kişilerce verilen sağlık hizmetleri tüketiciler açısından riskli kayıtdışı faaliyetlere örnektir.
Ankara Diş Hekimleri Odası Genel Sekreteri Nezih Yavuz Tan’ın, 9 Ağustos 1995 tarihli Hürriyet gazetesinde yer alan “Ankara'da, 800 diplomalı diş hekimine karşılık, 800 de sahte diş hekimi bulunduğu, sahte diş hekimlerinin, iltihaplı bir dişi çekerek hastanın ölümüne veya hatalı protez yaparak çene eklemi bozukluklarına yol açabilecekleri iddiası, konunun önemini vurgulamaktadır.
Kayıtdışı ekonomiye, ekonomik ve sosyal sistemlerin işleyişi üzerindeki etkileri ve bu sistemlerin geleceğinde oynayacağı rol açısından da önem verilmektedir. Bu konuda Handy, geliştirdiği modelinde gelecekle ilgili olarak, küçük işlerin ve kendi işinde çalışmanın, part time işlerin ve kendi ihtiyacını kendi karşılamanın (do-it yourself), sonuçta kayıtdışılığın yaygın olduğu bir ekonomik yapı öngörmektedir. Gersuny de, hane halkı üretimi ve imece şeklindeki üretim yapısından, büyük değişimle (great transformation) geçilen düzenli endüstriyel üretim safhasından sonra, tekrar hane halkı üretiminin (household production) yaygın olduğu sisteme dönüleceğini ileri sürmektedir.
4. Çalışma Hayatı İle İlgili Sonuçlar
Çalışma hayatı ile ilgili olumsuz sonuçlar büyük ölçüde kayıtdışı istihdamdan kaynaklanmaktadır. Kayıtdışı istihdam, her şeyden önce sosyal güvenlik sisteminin etkinliğini bozmaktadır. Kayıtdışı istihdam demek, çalışanların gerekli vasıflara sahip olmaması ve asgari yaş haddi, asgari ücret fazla mesai ve işyeri standartları gibi konulardaki düzenlemelere uyulmaması, gerekli sosyal güvenlik, vergi ve diğer fonların eksik ödenmesi veya hiç ödenmemesi demektir. Böyle olunca, çalışan nüfus sosyal güvenlik şemsiyesi altında kapsanamamakta, yeterli prim toplanamamakta, sosyal güvenlik kuruluşları da, başta finansman zorlukları olmak üzere çeşitli zorluklarla karşılaşmakta ve kendilerinden beklenen hizmetleri etkin olarak yerine getirememektedirler.
Kayıtdışı istihdamın bir diğer yönü de, kayıtdışı çalışanların sendikal haklardan yoksun olmasıdır. Kayıtdışı çalışan kesimlerin ağırlığının artması, sendikaların zayıflamasına ve çalışan geniş kesimin haklarının korunmasında zafiyete yol açar. Çeşitli gerekçelerle kayıtdışı çalışma durumunda olanlar, sendikasız olma ve sosyal güvenlik kapsamı dışında olma, çalıştıkları işyerinin ruhsatsız olması gibi nedenlerle, sağlıksız ortamlarda, işyeri ve iş güvenliği olmadan, pazarlık gücünden yoksun ve korumasız, istismara açık ve sigortasız olarak çalışmak zorunda kalırlar. Bu da iş hayatında sağlıksız bir ortamın oluşmasına ve çalışma ilişkilerinin ve işgücü piyasasının işleyişinin bozulmasına yol açar. Kayıtdışı ekonomik faaliyetlerde kadın ve çocuk işçilere de talep olduğundan, bu kesimin de zor şartlarda çalışması söz konusudur.
5. Teknolojik Sonuçlar
Kayıtdışı ekonomik faaliyetlerin daha çok tarım ve hizmetler sektörlerinde yoğunlaşması ve genel olarak küçük işletmeler ve şirketleşmemiş organizasyonlar tarafından gerçekleştirilmesi sebebiyle, küçük işletmeler gelişen teknolojilere daha kolay uyum sağlar denebilirse de, teknoloji geliştirmesi ve etkin araştırma-geliştirme faaliyetinde bulunmaları beklenemez. “Teknoloji üretme ve uygulama kapasitesi sanayiin rekabet gücünü belirleyen temel unsur haline gelmişken,” kayıtdışı ekonominin teknolojik gelişmeler üzerindeki etkilerinin de olumsuz olduğu görülmektedir.
6. Kayıtdışı Ekonominin Olumlu Olarak Değerlendirilen Sonuçları
Kayıtdışı ekonomiyle ilgili bazı çalışmalarda, kayıtdışılığın olumlu yönlerinin olduğu da belirtilmektedir. Kayıtdışı ekonomiyi olumlu bulan görüşlerin başında, kayıtdışı ekonominin ülkenin karşılaştığı ekonomik krizleri aşmasında, işsiz kitlelere istihdam ve gelir imkanı sağlayarak ve mal ve hizmet arzını arttırarak yardım olduğu ve bir çeşit “sosyal güvenlik sübabı” görevi gördüğü görüşü gelmektedir.
Ayrıca; Vergi ve sosyal güvenlik primleri gibi kamusal yükümlülüklerin yerine getirilmemesi sonucu elde edilen maliyet düşüşlerinin iç ve dış pazarlarda rekabet gücü kazandırdığı,
Vergi gelirlerinin devlet tarafından etkin kullanılmaması dolayısıyla, özel kesim tarafından devletten kaçırılan kaynakların daha etkin kullanıldığı,
Kayıtdışı ekonominin gelir dağılımını dengeleyerek yoksulluğu “hafifletici rol oynadığı” ·
Kayıtdışı ekonominin kayıtlı ekonomiye talep yarattığı,
Kayıtdışı ekonomide yaratılan gelirlerin, borsa ve bankalar kanalıyla kayıtlı sektöre aktarılarak kayıtlı ekonomiye kaynak sağladığı,
Kayıtdışı ekonominin enflasyon vergisinin en büyük mükellefi olduğu gibi yaklaşımlarla da, kayıtdışı ekonominin olumlu yönlerinin olduğu ileri sürülmektedir.
Bireylerin, evde, bahçede ve tarlada kendi ihtiyaçlarına yönelik olarak veya komşular arasında karşılıklı yardımlaşma şeklinde, ekonomik boyutu olan ancak kayıtdışı olma kastı olmaksızın yürüttükleri faaliyetlerden doğan ve olumsuz olarak nitelendirilemeyecek kayıtdışılık haricinde, ilk bakışta doğru gibi görünen bütün görüşlere katılmak mümkün değildir. Sosyal yapıda yol açtığı bozulmaya rağmen kayıtdışı ekonominin sosyal güvenlik sübabı olarak görülmesi devlet de dahil olmak üzere üçüncü kişilerin haklarının gasp edilmesiyle sağlanan maliyet düşüşleri ve ülke içinde haksızın haklı karşısında rekabet avantajı elde etmesi kabul edilebilir bir görüş değildir.
Uluslararası ticaret, ancak rekabet, ileri teknoloji kullanımı ve kaliteli mal ihraç ile etkin pazarlama ve tanıtım faaliyetleriyle daha sağlıklı temellere oturabilir. Kayıtdışı ekonomik faaliyetlerde bulunan ve genellikle küçük boyutlu olan firmalar bu özellikleri pek fazla taşımadıklarından, bu açıdan da kayıtdışı ekonominin olumlu etkisinden pek söz edilemez.
Kayıtdışı ekonomi bir kesime istihdam yaratmaktadır ancak, bu istihdam sağlıksız bir istihdamdır. İstihdamı geliştirmenin alternatifi kayıtdışı sektörü geliştirmek değil, uygun düzenlemelerle kayıtdışı sektörü kayıt altına alarak kayıtlı istihdamı geliştirmektir.
Kayıtdışılığın kamu gelirlerinde sebep olduğu aşınma, bütçe açıkları ve bunlardan kaynaklanan ekonomik sorunlar düşünüldüğünde, yol açtığı olumsuzluklardan kurtuluşun bunlara sebep olan kayıtdışı ekonomide görülmesi de yanlıştır.
Devletin kamu gelirlerini etkin kullanmadığını veri kabul ederek, kayıtdışılığın ve vergi kaçırmanın doğru olduğunu savunmak mümkün değildir. Bir yanlış başka bir yanlışı gerekçe göstererek savunulamaz. Yapılması gereken, kayıtdışılığı teşvik etmek değil, vergi gelirlerini etkin kullanmanın yollarını aramaktır.
Kayıtlı ekonomiye yarattığı talep ve ona sağladığı kaynaklar açısından kayıtdışı ekonominin olumlu bulunması da, sanki bu kesimin kayıtlı faaliyette bulunması hiç mümkün değilmiş gibi olaya bakıldığı için tatmin edici değildir. Sadece yasadışı nitelikli olan kayıtdışı faaliyetler engellendiğinde kayıtlı ekonomiye katılmayacaklardır. Yasal kaynaklı kayıtdışı faaliyetlerin, isabetli tedbirler alınmak suretiyle, tamamıyla olmasa bile büyük ölçüde kayıtlı ekonomiye kazandırılması mümkündür.
Bu gerçekleştirilebilir ise, bu faaliyetleri yürüten kesim ekonomik sistemin işleyişine çok daha sağlıklı koşullarda katkıda bulunabilir. Çok katı kuralların hakim olduğu ekonomilerde, hür teşebbüs için bir sığınak gibi görülen kayıtdışı ekonomi konusunda yapılması gereken, bu sektörü geliştirmek değil, katı kuralları ve engelleri ortadan kaldırarak, optimum sonuç verecek düzenlemeleri yapmak ve kayıtlı sektörü geliştirmektir. yoksa “Gayri resmi (kayıtdışı) ekonomik faaliyetlerin büyümesi politik yaklaşımı ne olursa olsun tüm hükümet türlerine karşı bir başkaldırı niteliğindedir.”


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla