Bütün İnsanlar Adem İle Havvadan Oldu, Zenciler Nasil Oldu?
Acaba Toprak Cınslerı Ile Insan Irkları Arasında Bır Bağ Olabılır Mi?![]()
Bütün İnsanlar Adem İle Havvadan Oldu, Zenciler Nasil Oldu?
Acaba Toprak Cınslerı Ile Insan Irkları Arasında Bır Bağ Olabılır Mi?![]()
Tutucu değilim,piyasada değilim, prensiplerim yoktur ama seviyesiz değilim...Kuralları sevmem ama yersiz yere çiğnediğim görülmemistir. İçe kapanık değilim ama gerekmezse konusmam, kinci degilim ama unutmam... Şefkat gösteririm ama şımartmam... Şüpheciyim ama kuruntu yapmam... Kendimle çelisebilirim ama kafama takmam... Dalga geçerim ama kırmam... Ciddiye alırım ama kapılmam...Huzur veririm ama söz vermem... Sahip olurum ama ait olmam...Cesaretsizligi ’gurur’la
örtmem
İnsanlar yaşadıkları bölgelerin İklim koşulları ve bölge özelliklerine göre fiziksel özellikleri değişkenlik gösterdi.. Toprak rengi ile bir alakası olacağını düşünmüyorum
abcçdefgğhıijklmnoöprsştuüvyz.
bu zaten biyolojik olarak mümkün.
tıp iki beyaz insanın "zenci çocukları" olma ihtimalinin bulunduğunu söylüuor.
iki zencinin "sarışın" çocukları olma ihtimali de bulunur. gerçi "yuva yıkabilir bu durum ama" tıbben mümkün bir durum.
İnsanlığın düşüncesine hakim olan hakikat ölçüsü, insanın kendi hayati menfaatleri, şahsi hesapları ve istekleridir; zevkleri veya alışkanlıklarıdır. İnsan kendinin olan bu ölçüleri fikirlere tatbik ediyor ve bu ölçülerle fikirlerinin doğruluğunu araştırıyor.; hükmünü onlarla veriyor. Ondan sonra kendi kendi verdiği bu hükme uygun, onu destekleyici sebepleri etrafında topluyor. Peşin vermiş olduğu hükmünü onlarla haklı ve meşru gösteriyor. Görülüyor ki düşünmek, kendimizi eşyaya değil, eşyayı kendimize uydurmaktır. Gerçek düşünce ise bundan farklıdır.
[ varolmak, Nurettin Topçu ]
Zenci veya başka bir renk için A Y R I B İ R G E N yoktur.
Tarihte kimi olaylar ve vukuular sonucu insanlar bir birlerinden ayrılmış ve dil ve görünüş olarakta belirgin farklar oluşmuştur.
Benim bildigim toprak farklarindan olmustur, Allah insani topraktan yarattigi zaman yeryuzunden topragi Allahin emiriyle alan Azraildir.Toprak cesitlerinden dolayi insanlarin gorunumude farkli olmustur.
Ekonomi & Finans Hakkinda Aradiginiz Bir Konu Mu Var?
Ödevler & Sunumlar & Tezler & Makaleler
Ezelden evveli bir Hakk'ı bildik
Hak'dan nida geldi Hakk'a Hak dedik
Kırklar meydaninda yunduk pak olduk
İstemem taharet yundum de geldim
(Şah Hatayi)
Her nereye gitsem yolum dumandır
Bizi böyle kılan and u amandır
Zencir boynum sıktı halim yamandır
Açılın kapılar Şah'a gidelim
(Pir Sultan Abdal)
๘۩ TürkYaşamAslanları ๘۩
Senin Sevginle Yaşıyoruz Galatasaray...
ceteris paribusturkyaşamdaki ekonomi, işletme ve finans çevreleri burada herkesi bekliyoruz
Hadisi Şerif
(Allahü teâlâ, Âdem aleyhisselamı yeryüzünün her tarafından alınan topraklardan yarattı. Bu sebeple neslinden, siyah, beyaz, esmer, kırmızı renkte olanlar olduğu gibi, bu renkler arasında bulunanlar da oldu. Kimi yumuşak, kimi sert, kimi de temiz oldu.) [Ebu Davud]
KUR’AN-I KERİM’DE; Bakara Suresi 30-38. âyetlerde, İlk İnsan Hazret-i ÂDEM’in Cennet olarak vasıflandırılan bildiğimiz boyutların ötesi bir mekânda, Kâinatın Yaratıcısı tarafından topraktan yaratıldıktan sonra Dünya’ya indirildiği detaylı bir biçimde ifade edilmektedir..
Ahmet Cevdet Paşa’nın Kısas-ı Enbiya’sında Hazret-i Âdem’in, binlerce yıl önce Seylan Adasına, Havva Validemizin de Arap Yarımadasında, Kızıl Deniz kenarında Cidde havalisindeki bir yere indirildikleri belirtiliyor.
Hazret-i Adem ve Havva ile ilgili bilgiler bütün dinlerde mevcuttur.
Bu hususta bulunan ilk belge 22.000 sene evveline gitmektedir ve Afrika’da Büyük Sahra’da bulunmuştur.
1)Gılgamış Destanı: "Ellerimi yıkadım. Bir parça çamur koparıp yazıya attım.
Ve bu yazıda ,kahraman Engidu'yu yarattım."
2)Sümer'lilerin Enuma-eliş Destanı: "Bunun üzerine ben de Ea'nın yardımını
istedim. Toprağı, Kingu'nun kanıyla yoğurdum. İlk insanı meydana getirdim."
3)Çin Efsanelerinden: "Bunun üzerine Tanrıça Ngüho yengeç elleriyle gökyüzünü yukarıya kaldırdı, denizleri yeniden sınırlarına itti. Ve çamurdan yeni bir insan türü yarattı."
4)Mısır'da Luxor Tapınağı'nda bulunan kabartma bir resim: "Kral Amonhotap III
olarak betimlenen Tanrı Khnemu çömlekçi çarkında erkek ve dişi iki insanı
yaratıyor."
5)Hesiodos Destanı. "Namlı, şanlı Hephaisdos'u çağırdım hemen. 'Bir parça
topral al, suyla karıştır' dedim. 'İçine insan sesi koy, insan gücü koy."
6)Yunan Efsaneleri'nden: "Gözyaşlarımla toprağı çamur haline getirdim ve
yoğurdum (Prometheus anlatıyor.) Bir insan heykeli yaptım. Sonra bu heykele ruh verdim. İlk ölümlü yaratıklar oluştu böylece.)
7)Tevrat'tan: "Ve Rab Allah yerin toprağından Adam'ı yaptı ve onun burnuna
hayat nefesini üfledi ve adam yaşayan can oldu."
Cool Kur'an, Mü'minün 12-16: "And olsun ki Biz insanı süzme çamurdan yarattık."
9) Kur'an, Es-Safaat 11: "Hakikat Biz onları cıvık bir çamurdan yarattık."
10)Kur'an, Sad 71-76: "Ben muhakkak çamurdan bir insan yaratacağım. Artık onu
tamamlayıp içerisine de ruhumdan üfürdüğüm zaman kendisi için derhal ona secdeye kapanın."
Binen tarihten bu yana insanlar başka ırklardan olmuş olsada ilk insanda nedense çamuru öne çıkarıyor.
Yaşam yer yüzünde ne zaman, nasıl başladı? Kültür tarihinde çok eskilere uzanan bu soruya günümüzde de doyurucu bir cevap verilmiş değildir.
Aristoteles'ten kaynaklanan ve 19. yüzyılın ikinci yarısına kadar geçerli sayılan görüş, canlıların cansız maddelerden kendiliğinden (spontane) oluştuğu yönündeydi. (Farelerin kirli çamaşır, paçavra ve tahıl taneciklerini içeren çevrelerde oluştuğu inancı buna bir örnektir.) Bilim tarihinde bu görüş «kendiliğinden üreme hipotezi» diye bilinir.
Kendiliğinden üreme hipotezi Louis Pasteur'ün bakteriler üzerindeki deneysel çalışmasıyla çürütülmüştür. Pasteur (1822 - 1895) sterilize edilmiş .ortamlarda mikroorganizmaların çoğalmasının olanaksızlığını ispatlayarak bir canlının ancak bir canlıdan oluşabileceğini kanıtlar. Ne var ki, canlıların ancak canlılardan türeyebileceği gerçeği yaşamın kökenini yeterince aydınlatmamaktadır.
İlk canlının nasıl oluştuğu bugün bile değişik hipotezlere konudur. İlk canlının ortaya çıkışı sırasındaki koşullan belirlemek olanaksızdır. Ancak bu olanaksızlığa karşın kimi deneysel çalışmaların yapılamayacağı söylenemez.
Pasteur'den sonra bazı bilim adamları dünyamıza ilk canlı nesnelerin bir başka gezegenden ya da göksel cisimden geldiği savınjı ortaya atmıştır. Bunlara göre, uzaya dağılmış spor, tohum, vb. türden canlı nesnelerin dünyamıza ulaşması dünyamızda yaşamı başlatmıştır.
Ancak bu sav ilk canlının nasıl oluştuğu sorusunu yanıtlamamakta, yalnızca bir adım geri atmaktadır. Yaşamın dünyada başlaması uzay aracılığıyla olsa bile canlının geldiği yerde nasıl oluştuğu sorusu yanıtsız kalmaktadır. Kaldı ki, uzaydan geldiği söylenencanlı nesnelerin uzun yolculukları sırasında sıcaklık, radyasyon,vb. elverişsiz koşullara nasıl dayandığı sorulabilir. Ayrıca o nesnelere bu yolculuğu yaptıran gücün de ne olduğu bilinmemektedir.Kimisi radyasyon basıncından, kimisi de dünya ötesi uygarlıklardan dünyamıza uğrayan uzay adamlarının geride bıraktıkları artıklardan söz etmiştir.
işte böyle nasıl olduğu şu an belli değildir. Ama ilanihaye bilinmiyecek değildir.
Canlı süreçleri inceleyen bilim dalı biyokimya yeni bir çalışma alanı olmakla birlikte kısa sürede göz alıcı sonuçlar ortaya koymuştur. Bu sonuçlardan biri yaşamın kökenine ışık tutucu niteliktedir. Bakterilerin, özellikle virüslerin keşfi bu sonucun alınmasında önemli bir gelişmedir. Sıradan mikroskop altında bakteriyal çubuk ya da yuvar yapısı belirgin değildi. Elektron mikroskopu (ki incelenen nesneyi 10.000 - 200.000 kat büyültür) molekülleri gözlemlemeye olanak kazandırmakta, inorganik moleküllerden daha karmaşık olan canlı moleküllerin aslında tek hücreli canlıdan (örneğin, amipten) daha basit olduğunu göstermiştir.
Virüsler (ki grip türünden pek çok hastalığın nedenidir) sıradan mikroskopla saptanamayan nesnelerdir. Bunlar en ince filtrelerden geçecek kadar küçüktür. Virüsler de bakteri, amip ve diğer tek hücreli canlılar gibi bölünerek çoğalır. Ancak bakterilerden farklı olarak virüsler bilinen yiyeceklerle beslenmemekte, büyümemektedir. Bunlar besinlerini canlı dokulardan sağlayan bir tür asalaklardır; canlı hücrelerde çoğalırlar.
Virüslerden iyi bilinen biri tütün yapraklarında beslenen ve «mozaik hastalığı» diye bilinen hastalığa yol açan virüstür. Bu ve benzeri bazı virüslerin kristalin biçiminde elde edilmesi önemlidir; çünkü, daha önce kristal oluşturma eğilimi yalnızca kimi cansız maddelerde saptanmıştı. Böylece, virüslerin doğrudan ne canlı ne de cansız olduğu söylenebilir. Virüsler canlı ve cansız dünya arasında yer almaktadır. Kristalleşme özellikleriyle cansız nesneleri, beslenme ve çoğalma özellikleriyle canlıları andırmaktadır. Buna bakarak virüslerin canlılarla cansızlar arasında köprü oluşturduğunu söyleyebiliriz.
Kimya laboratuvarlarında artık canlı bir organizmada oluşan bir bileşiğin kimyasal kompozisyonunu belirlemenin yanı sıra moleküllerin yapısal düzenlemesi de incelenebilmektedir. Elde edilen deneysel bilgiler o tür bileşiklerin laboratuvar koşullarında da oluşturulabileceğini göstermektedir. Nitekim sentetik maddelerin üretimi bu bilgilere dayanmaktadır. Bilim adamları bir yana, sıradan insanların bile artık «yaşam gücü» gibi gizemli ya da mistik kayramlara sığınmalarına gerek kalmamıştır. Biyokimyacı laboratuvarında, canlı süreçlerin kimyasal ilk koşullarını belirleme yolunda ilerlemektedir. Canlılığı, bugünkü bilgilerle bile, kimyasal maddelerin belli bir düzenlemesi, bir davranış biçimi olarak niteliyebiliriz. «Yaşam gücü», «elan vital» gibi metafizik kavramlar, maddenin bölünmez atomlardan oluştuğu görüşünün egemen olduğu döneme ait kavramlardır. Bugün atomun elektron, proton, nötron, vb. parçacıkları içeren, çözümlenebilen karmaşık bir sistem olduğu bilinmektedir. Atomun kompleks ve devinimli yapısıyla oluşabilecek daha karmaşık bileşiklere belli bir sınır koymaya artık olanak yoktur.
Şu anda bildiğimiz bir konu değildir . Ama çeşitli iddilar vardır. Yakındır konunun aydınlanması. Bu kadar teknolojiden sonra. Gen teknolojisinde kadınlar erkek olmadan yeni bir çocuk ( kopyaları ) yapabilmektedir. Veya isteğe göre erkek veya kız çocuk yapılabilmektedir. Kol bacak ve çeşitli organlar üretilebilmeltedir.
directsoz dostum, emeğine sağlık..
Daha önce bu konuyla ilgili oldukça farklı kaynaklardan basılan değişik kitaplar okudum, ama dini açıdan insanların farklı yaratılışı ile ilgili hepsi sümerlerin kil tabletlerinde anlattıklarından öte bir şey değildi.
bu güzel yorumun için tşk.