• Reklam
+ Konuyu Yanıtla
Sayfa: 1 | Toplam: 4 1234 SonSon
37 sonuçtan 1 --- 10 arası gösteriliyor

Konu: Neyimiz var?

  1. #1
    mukallid adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    07-11-2005
    Mesajlar
    419
    Karizma Gücü
    7

    Neyimiz var?

    cevabı tabiki hiçbirşeyimiz yok.
    evet hiçbirşeyimiz, hiçbir idealimiz yok.

    ideali olanında diealleri için yaptığı birşey yok.
    Durumu ekseriyete bakarak söylüyorum.Yoksa ideali olanlar varsa başım gözüm üstüne.

    Kardeşim nolmuş bize ya? şuandaki idealimiz ne?
    liseliye sorsan üniversiteye girmek, üniversiteliye sorsan iş bulmak, çalışana sorsan zengin olmak.
    Bunları ideal sanıp kaç yıldır bu milletin genci orta yaşlısı yetişkini bunlar peşinde konuşuyor.
    Hepimiz küçücük işlerle uğraşıyoruz.
    En iyiyi hedefliyen kimse yok mu?
    Ama kim olduğunu çıkaramadıklarım bize ideal diye "ekonomi" yi göstermiş.
    ekonomi iyi ise kendimizi iyi,ekonomi kötüyse kendimizi kötü hissediyoruz.
    Araçtan başka bir hiç olan ekonomi amaç olmuş.
    Gelen her hükümet bunu vaad etmiyor mu?"ekonomiyi düzeltecez"
    Oysa ekonomi sadece ve sadece bir araçtır.idealimiz neyse o ideale ulaşmak için bir araç.
    Benim fikrim şudur ki iki kelimeyle Büyük TÜrkiye.
    Evet büyük Türkiye için ekonomi bir araç ise sadece araç olarak idealimizdeki yerini almalı.
    Sizin idealiniz nedir?
    Bumillete FUTBOL, BİLGİSAYAR OYUNLARI, FUHUŞU yayanlar en iyi çalışacak beyinleri; genç beyinleri çok başarılı bir şekilde meşgul etmektedir.

    Gönlünü,beynini,dolayısıyla da dilini bu 3 belaya kaptıran bir gençlikten o topluma hiç hayır gelmez.

    Büyük düşünmemiz büyük oynamamız lazım.
    Herhalde bunun yolu önce bir ideal sahibi olmak ardından dur durak bilmeden çalıkmaktan geçiyor.

    Nüfusu hayli yaşlanan bir avrupalı yetkili şöyle demişti:Siz çok erken emekli oluyorsunuz.bizde o yaşlarda hala çalışırlar.

    Bazen avrupa da doğru söylüyor ama eksik söylüyor.Biz sadece yaşalnınca değil gençkende çalışmıyoruz.
    Bu zılletten kurtulmalı Kendi ayakları üstünde duran bir Türkiye için ki bu mutlak Büyük Türkiyedir kafa yorup çalışmalıyız.

    Ekleyecekleriniz başım gözüm üstüne.
    saygılar..
    İdealist olup büyük düşünmek gerek.
    Küçük insanlar küçük düşlerle,
    büyük insanlar büyük işlerle uğraşırlar...

  2. #2
    Misafir KOZZI adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    05-01-2006
    Mesajlar
    235
    Karizma Gücü
    0
    bizde genclik atesi cabuk sönüyor.. gencken vatan millet , yada bagimsizlik özgürlük , sosyalizm diyenler yavas yavas bu kulvarda tecrübe kazandikca, vatan yerine para , sosyalizm yerine villa-yazlik demeye basliyorlar...

  3. #3
    tekila_idil adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    06-01-2006
    Mesajlar
    802
    Karizma Gücü
    0
    ne bekliyorsun ki neyimiz olmalı demeden önce neyimiz yok ki demek daha sabit bir cümle olur... bugün babasını bile 3 kuruşa satan evlat,yarın çoluğunun .çoçuğunun riskını ona buna yediren baba,daha dünyaya gözünü açar açmaz ne yaşayacağından habersiz sadece bir anlık heves sonuçu dünyaya getirilip sokaklara atılan çaresiz bebekler.. daha ne beklenir ki daha ne dilenir ki gelde böyle yaşam şartları içinde bi şey istede olsun bakalım.... bugün türkiyede insanlar bir parça ekmeği zor buluyor değil üniversite okumayı okulların kapısının önünden bile geçmekte zorluk çekiyor....biz sadece yerimizde sayıyoruz olan yeni nesile oluyor bari biraz kendimizi toplamasını öğrensekte bizim yapmaya cesaret edemediğimiz bizim kapısından bile giremediğimiz yerlerden onlar geçsin...


    şimdi ideal zamanı değil şimdi insanlar hayat şartlarında ekmek parası derdinde ideal yapacak zaman çoktan geldi de geçti bile...
    Tutucu değilim,piyasada değilim, prensiplerim yoktur ama seviyesiz değilim...Kuralları sevmem ama yersiz yere çiğnediğim görülmemistir. İçe kapanık değilim ama gerekmezse konusmam, kinci degilim ama unutmam... Şefkat gösteririm ama şımartmam... Şüpheciyim ama kuruntu yapmam... Kendimle çelisebilirim ama kafama takmam... Dalga geçerim ama kırmam... Ciddiye alırım ama kapılmam...Huzur veririm ama söz vermem... Sahip olurum ama ait olmam...Cesaretsizligi ’gurur’la
    örtmem

  4. #4
    NO_ESCAPE+
    Ziyaretçi
    Felsefik bir konu.. yani kişi ve zamana göre cevabı değişen sorular topluluğu..
    Sevgili dostum bu soruların net cevaplarını siyaset serbest kürsüde bulmak bence zor.. bu konuyu felsefe bölümünde görmüş olsam uzunca bir yorum yazardım.
    herkese iyi geceler diliyorum.

  5. #5
    eNigMaTr adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    19-10-2005
    Mesajlar
    2,621
    Karizma Gücü
    0
    Bu Konuyu Görünce AkLıma Şu Yazı GeLdi SizinLe PayLaşmak İstedim :
    Başarı Amerikaya Has Bir Şey DeğiL..!
    Hindistan'daki 25 yaşındaki Bir Adam Babasından 300$ aLıp odasına kapandı. Bir YıL Sonra Bir Virus TemizLeme ProgramıyLa piyasaya çıktı. Kurduğu Systems Ltd. ile bu programdan 20,000 e yakın kopya sattı. Ve Şu Anda ÜrünLeri Tüm Avrupada Satmakta....

    '' Her işin sonucunu umut ettiğin Gibi Deği, oLduğu Gibi KabuL et ''

  6. #6
    mukallid adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    07-11-2005
    Mesajlar
    419
    Karizma Gücü
    7
    bazı arkadaşlarım sağolsunlar katkıda bulunmuşlar,
    mlletin fakir olduğunu devirin EKMEK dvri olup ideal vaktinin geçtiğini söylemişer.
    Bu ülke 1940 ta ne kıtlıklar gördü.karneyle yarım ekmek alınabilinen zamanları gördü.Buna rağmen hala açlığı birinci mesele diye takdim etmek tarihe bakılmadığının göstergesi olsa gerek.

    Ekmek amaç olamaz.daha önce yakındığım EKONOMi amaçtır diye bizlere empoze edilen bu zırva halkımıza öyle bir yerleşmişki,bu fikri söküp atmak bu vatana yapılacak en büyük iyiliklerdendir.
    ekmeğini düşünen günübirlik yaşar, günü kurtarma en fazla yarıın kurtarma peşinde koşar ve küçük hayallere sahip olur.
    Bize böyle adamlar lazım değil.Büyük düşünüp büyük işleri nasıl yaparım diyerek bir gayret içerisinde olan kimselerle ancak bu ülke kalkına bilir KENDİ AYAKLARI ÜSTÜNDE DURUP LAYIK OLDUĞU YERİ ALABİLİR.

    herşeyimizi kaybetmiş olsak, imanımızı(şimdi iş irticaya bağlanmasın yani inancımız demek istiyorum), ve umudumuzu kaybetmedikçe hala şanş var demektir.

    Bunun en güzel örnekleri hem Türk tarihinde hem de diğer ulusların tarihinde mevcuttur.

    Türkiyedeki sefaleti örnekleriyle anlatsak buna forumlar yetmez.Ne yapılması gerektiğinden bahsetseniz belki ileride siyasete girmeyi isteyecek arkadaşlara, bu ülkenin idaresine talip olmak niyetindekilere fikir vemiş olursunuz.

    teşekkür ederim..
    İdealist olup büyük düşünmek gerek.
    Küçük insanlar küçük düşlerle,
    büyük insanlar büyük işlerle uğraşırlar...

  7. #7
    uzhan adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    07-08-2005
    Mesajlar
    425
    Karizma Gücü
    0
    Öncelikle şu soruyu sormak isterim: Yağmurda yürüyorsun, karnın aç, ayakların sırılsıklam olmuş ve evde ailen senden ekmek bekliyor; sen bu sırada neyi düşünürsün? Vatanı, milleti mi yoksa kendi durumunu mu?
    1940'lar demişsin. Bu nesil ve gelecek nesiller kesinlikle onlar ile karşılaştırılamaz. Çünkü o nesil Atatürk çocuğuydu, Atatürk'le dünyaya gelmiş, onunla büyümüştü. (Atatürk: Sadece atamızın adı değildir. Bir tarihin, yaşananların, yaşanalara katkıda bulunan atalarımızın da adıdır...)
    2006'lara geldiğimizde çocuklarımız, gençlerimiz, arkadaşlarımız hangi ortamda büyüyor? Bunu görebilen görür, bilen bilir. Bu ortamda yetişen nesil ve nesillerden hiçbir şey bekleyemezsin. Karınlarını doyursunlar yeterlidir. Burada ben devletin gitgide ne kadar zayıf düştüğünü görüyorum. Devlet zayıfladıkça ortam ve şartlar da o kadar kötüleşiyor. Devlet yeterince güçlü olacak ve böylece yeni nesiller düzgün yetişecek...
    Devlet güçlü olmalı dedik, nasıl? Asıl soru bu olmalı. Devlet yeterince güçlü olunca yeni nesiller de düzgün yetişir.

  8. #8
    mukallid adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    07-11-2005
    Mesajlar
    419
    Karizma Gücü
    7
    1940 larda yaşan kimselerin atatürk çocuğunu iddia etmen biraz gülünç olmuş.
    zira 1922 de yıkılan,hadi birinci dünyasavaşını baz alalım 1918 de yıkılan bir osmanlı var ve neredeyse genç nüfus diye birşey kalmamış.
    yani o yılların nüfusu hala cumhuriyete tam alışabilmiş bir nufusa sahip değildi.

    neyse ben o yılları kapatmaya sadece o kadar kötü şartlarda bile olabilecek bazı şeyleri tarihten ibret almak kaydıyla yansıtmaya çalışıyorum.Ama görüyorum ki iş yine atatürke bağlanıyor.

    iyi siz o zaman atatürkün mezardan kalkmasını bekleyin!

    yokmu atatürkün artık öldüğünü kabul edip,onun tarihteki yerini aldığını kabul edip bu zamandan bahsedecek, kendimizin ne yapabilceğinden bahsedecek kimse?

    devlet güçlü olursa demişsin.Hay hay da nasıl?
    sorsak sokaktaki adamda ordu devlet millet güçlü olsun der.Ama bunun nasıl olacağı konusunda fikir yürütebilen kimseler gerçekten vatanı hakkında kafa yoran kimselerdir.

    açlık fakirlik sadece ve sadece bir BAHANe olabilir.
    yapamamaya mazaret...
    hiç mi fakirken başarılı olmuş kimseler yok?
    hadi bizimkilere atatürk çocuğu dedin geçiştirdin,peki hitlerin askerleri kimin çocuğuydu?

    saygılar..
    İdealist olup büyük düşünmek gerek.
    Küçük insanlar küçük düşlerle,
    büyük insanlar büyük işlerle uğraşırlar...

  9. #9
    uzhan adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    07-08-2005
    Mesajlar
    425
    Karizma Gücü
    0
    Baktığın pencere senin...
    Atatürk'ü mezarından kaldıralım yazısını göremiyorum yukarıda, sen görmek istedğini görmüşsün...
    Okulların hâlini görmek istiyorsan gösterelim.

    Alıntı Bir öğretmen tarafından gönderildi.

    BUNLARIN HEPSI GER&#199K...

    *Biliyor musunuz, bu yıl lise1. sınıfta okuma yazma bilmeyen bir öğrenci
    var

    *Biliyor musunuz, bir öğrenci okula "satır" getirmekten uzaklaştırma
    cezası aldı.

    *Biliyor musunuz, iki hafta önce okulun önünde çıkan bir kavgada bir
    ögrencimin boynu döner biçagi ile kesildi; 28 dikis atildi. (Çok sükür sah
    damarina gelmedi)

    *Biliyor musunuz, bu çevrede kimse kisin aksam besten sonra sokakta
    yalniz yürümüyor.

    *Biliyor musunuz, geçtigimiz hafta, bebek bekleyen müdür yardimcimiz bir
    ögrenci tarafindan karni tekmelenmekle tehdit edildi.

    *Biliyor musunuz, disaridan elini kolunu sallaya sallaya giren bir adam,
    kendisini disari çikarmaya çalisan kat nöbetçisi bayan ögretmeni biçakla
    tehdit etti.

    *Biliyor musunuz, derste sikinti yarattigi için ögretmeni tarafindan
    cezalandirilan ögrencinin asiret olan ailesi okulu basti.

    *Biliyor musunuz, bir ögretmenimiz sinifta biraktigi ögrenciden tehdit
    telefonlari aldi.

    *Biliyor musunuz, ögrencilerimizin %86'si sigara içiyor.

    *Biliyor musunuz, ögrencilerimizin %42'si hap kullaniyor.

    *Biliyor musunuz, okulun etrafinda hap satanlari, okulun içinde hap
    kullananlari polis biliyor.

    *Biliyor musunuz, ögrencilerimizin %23'ü ensest iliski magduru.

    *Biliyor musunuz, geçtigimiz yil bir kiz ögrencimizin babasi
    çocugundan(ögrencimizden) dayak yedigi için okula sigindi.

    *Biliyor musunuz, yalnizca koridorda birbirlerine çarptiklari için
    kavgaya tutusan iki kiz ögrencinin aileleri okulun önünde birbirlerine
    yumruk yumruga saldirdilar.

    *Biliyor musunuz, bazi kiz ögrenciler 100 kontör karsiliginda minibüs
    soförlerine, hali saha sahiplerine kendilerini kullandirtiyorlar (cinsel
    anlamda)

    *Biliyor musunuz, bu yil bir erkek ögrenci, bir kiz ögrencinin kendisine
    cinsel tacizde bulundugunu söyleyerek sikayette bulundu.

    *Biliyor musunuz, geçtigimiz yil bir anne, kizinin saçinin boyali olmasi
    üzerine okula çagirildiginda, kizini okula koca bulmak için gönderdigini
    bu nedenle de süslenmesi gerektigini söyledi.

    *Biliyor musunuz, velilerin %42'si kayittan sonra bir daha okula
    ugramiyor.

    *Biliyor musunuz, maddi yetersizlikten dolayi üç, dört aile bir oda-bir
    salon bir evi paylasiyorlar.(Sayilari azimsanamayacak ölçüde.)

    *Biliyor musunuz, her ay ögretmenler aramizda para toplayip bir ögrenciye
    bot, palto veya okul araç gereçleri aliyoruz.

    *Biliyor musunuz, geçtigimiz yil cuma okul kapanisi töreninde bayginlik
    geçiren bir ögrencinin iki gündür hiçbir sey yemedigini ögreniyoruz.

    *Biliyor musunuz, ögrencilerin çogunun hayatinda kan davasi, intihar,
    bosanma, dayak, kaçma, kaçirilma, hapis gibi hikayeler var. (Ailelerinde
    yasanmis)

    *Biliyor musunuz, geçtigimiz yil iki gün boyunca evine gitmeyen bir
    ögrenciyi velisi gelip okulda ariyor. (Kizin biriyle kaçtigi anlasiliyor
    daha sonra.)

    *Biliyor musunuz, annesi babasi ayri veya bosanmis olan ögrencilerin çogu
    uzak akrabalarin yaninda kaliyor. Anne ya da baba almak istemiyorlar veya
    üvey anne babalar istemiyor.

    *Biliyor musunuz, geçtigimiz yil sorun çikardigi için müdür tarafindan
    tartaklanan bir ögrenci mahalleden topladigi tanidiklariyla müdürün
    odasini basip tehditler savurdu.

    *Biliyor musunuz, veliler toplantilara "ocakta yemeklerini birakarak",
    ayakkabilarinin topuguna basarak, mantolarini omuzlarina atarak
    geliyorlar.

    *Biliyor musunuz, velilerin büyük bir çogunlugu ögretmene nasil hitap
    edilecegini bilmiyor. (Güzelim, hanim kizim, sen, hocaaaaa, ablasi!?)

    *Biliyor musunuz, sakalli, salvarli, cüppeli bir veli toplantilara gelip
    yalnizca erkek ögretmenlerle görüsüyor!

    *Biliyor musunuz, geçtigimiz yil 1000 ögrenci kapasitesi olan okulda
    kütüphaneye üye olanlarin sayisi 7(yedi)'ydi.

    *Biliyor musunuz, ögrenci tanima formlarindaki "Çaldiginiz müzik
    alet(ler)i" bölümüne radyo, teyp, walkmen yazan azimsanamayacak sayida
    ögrenci var.

    *Biliyor musunuz, ögrencilerin azimsanamayacak bir bölümü dogum
    tarihlerinin gün ve ay kisimlarini dogru yaziyorlar ancak yil bölümüne
    2004 yaziyorlar!

    *Biliyor musunuz, lise birinci sinif ögrencilerim "Soru isareti nerede
    kullanilir?" soruma yanit veremediler.

    *Biliyor musunuz, *10 lisesine kayit yaptiran bu ögrenciler çarpim
    tablosunu bilmiyorlar; 10 ve katlari ile çarpma ya da bölme islemi
    yaparken bile hesap makinesi kullaniyorlar. (Geçtigimiz ay sinirden
    gözlerine kan oturmus bir halde siniftan çikan matematik ögretmenimiz
    koltuga çökerken ögrencilere bir ders boyunca 300'ü 2'ye böldüremedigini
    anlatti.)

    *Biliyor musunuz, maddi durumu iyi olan sayili ögrencilerden birinin
    velisi, geçtigimiz yil akan damimizi onardi. (Notlarinin hemen hepsi zayif
    olan ögrencinin sinif geçmesi sartiyla!)

    *Biliyor musunuz, ögrencilerimizin %60'i sagliksiz beslenmeden dolayi
    hasta (aralarinda dispanserlik olanlar var) ancak ögrencilerimizin
    %90'inda cep telefonu var. (Cep telefonlari son model, bazilari kamerali)

    Ben bu okulda 3 yildir ögretmenlik yapmaya çalisiyorum. Bu olaylara
    alismamak için, artik alisip bunlari neredeyse dogal karsilayan yillarin
    ögretmenleri gibi olmamak için ugrasiyorum. Biliyorum ki
    eger alisirsam gelecege dair hiçbir umudum kalmayacak. Her gün büyük bir
    çaresizlik ve endiseyle "Acaba bugün ne olacak?" diye basliyorum isime.
    Olaysiz geçen günler Allah'in nimeti! Biliyor musunuz, sinifta gezinerek
    ders anlatirken Atatürk'ün gözleriyle karsilasmamaya çalisiyorum,
    kafami kaldirip resmine bakamiyorum. Basimin üzerinden "Ey Türk
    Gençligi!" diye bagirdikça utancimdan omuzlarima gömülüyorum. Biliyor
    musunuz, 10 Kasim'larda, 29 Ekim'lerde siirler
    okunurken, marsimizi dinlerken agladigimda herkes günün anlamina
    agladigimi saniyor; oysa çaresizlige agliyorum. Muhtaç oldugu kudretin
    dolastigi asil kani uyusturucuyla zehirleyen
    ögrencilerimi kurtaramiyorum. Ögrenmeye direnen, kendini kapatan
    ögrencilerime Istiklal Marsi'nin anlamini bile ögretemiyorum.

    Daha da yazacaktim ancak yazdikça yüregim agirlasiyor.

    Sevgi ve saygilarimla.

  10. #10
    mukallid adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    07-11-2005
    Mesajlar
    419
    Karizma Gücü
    7
    yazdığın neyi ispatladı anlayamadım?
    çok afedersin ama bu yaptığının senin savınla uzaktan yakından alakası yok.aksine bana böyle deliller sunduğun için teşekkürler.zira:

    *lise1 de okuma yazma bilmeyen bir kişi varsa bilen milyonlarca öğrenci var.
    *okula satır getiren bir öğrenci uzaklaştırma aldıysa kanaatten iyi not alan milyonlar var
    *birisi birinin boğazını kestiyse,gül gibi geçinen milyonlar var
    *öğrencinin %86 sı sigara içiyormuş mustafa kemalde içiyordu
    *öğrencilerin %42 sinin hap kullandığını ispat etmekle mükellef oldun habeirn olsun
    *geriye kalan oranlamalarının hiçbirinde %50 yi bile geçmiş değilsin
    *bu yaptığım şekilde yazdığın her maddeye karşılık bulabilirsin.

    Sen şimdi böyle oransal olarak düşük rakamlara bakarak "bittik,bu gençlikte iş yok,bunlar kemalin gençliği değil" diyerek feveran ediyorsun ben ise ekseriyete bakıp daha bozulmamış yarıdan fazla mevcutken yapacağımızı yapmalıyız diyorum.

    senin yaptığın gibi yapılsaydı yunanlılara mağlup olmuştuk.
    Zira ordudan kaçan asker sayısı neredeyse 3 te biriydi.
    zaten bu durum karşısında kaçana idam yasası çıktı.

    işe bakki örnek aldığını iddia ettiğiniz mustafa kemal kaçanlara bakıp"bu millet savaşmak istemiyorsa zorla kurtaracak değiliz ya" dememiş,eldeki imkanlarla en iyi için çaba sarfedilmiştir.

    ne demiş dadaloğlu"ölen ölür kalan sağlar bizimdir"
    kardeşim sen olmayanlara bakıp karamsarlığa düşme.
    önemli olan eldekilerden ne kadar istifade edebileceğimizdir.

    saygılar...
    İdealist olup büyük düşünmek gerek.
    Küçük insanlar küçük düşlerle,
    büyük insanlar büyük işlerle uğraşırlar...

 

 

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Bu bölümde konulara mesaj yazabilirsiniz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •