• Reklam
Sayfa: 1 | Toplam: 4 1234 SonSon
37 sonuçtan 1 --- 10 arası gösteriliyor
  1. #1
    eko-wan_kenobi adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    30-07-2005
    Mesajlar
    2,518
    Karizma Gücü
    0

    Kaybolan (?) İngiliz Taburu

    Çanakkale'de Kaybolan İngiliz Taburu..!

    Çanakkale Savaşı insanlık tarihinin kaydettiği en büyük savaşlardan biridir. 8,5 ay boyunca Boğazın iki yakası adeta bir yeryüzü cehennemine dönüşmüştü. Bu savaşta yarım milyondan fazla asker hayatını kaybetti. Sadece İngiliz ordusunun kaybı 34.000 askerdi. Bu gün bunların 27.000'inin mezarı vardır.

    Yani kaybolan İngiliz askerlerinin sayısı 7000 civarındadır. Fakat savaş bittikten sonra hepsi değil, özellikle 267'si arandı durdu...

    Tarih: 10 Ağustos 1915
    Yer: Çanakkale
    Olaya Şahit Olanlar: Yeni Zelandalı Askerler
    Olayı Rapor Edenler: istihkam Eri Künye No: 4/165 F. Reichard, istihkam Eri Künye No: l 3/416 R. Nevnes ve Künye Numarası verilmeyen istihkam Eri J.L. Newman
    Olayın Alındığı Yer: "Râtselhafte Phanomene" Dergisi Sayı: 64

    İngilizler askeri tarihlerinin en büyük yenilgilerinden birine adım adım yaklaşıyorlardı... İngiliz komutanı Sir Hamilton, korkunç bir yenilgiye uğrayacağını sezmiş, savaşı kazanmanın tek şansını, taze kuvvetlerle birlikte yapılacak büyük bir saldırıda görmüştür.

    Kraliyet Norfolk Alayı, taze kuvvetlerin bir parçası olarak 29 Temmuz 1915'de İngiltere'de gemilere bindirildiler. Ve Çanakkale'ye doğru yola çıktılar. Savaşta her şey olabilirdi ama Norfolklular, Çanakkale'de başlarına gelecek olayı asla düşünemezlerdi...

    Sir Hamilton, Tekke ve Kavaktepeleri'ne bir gece karanlığında ani ve hızlı bir saldırı yapmayı planlamıştı. Bu is için 12 Ağustos gecesi 54. Tümen ilerlemeye başladı. İçlerinde Norfolklular'ın Tugayı da bulunuyordu. Tepelerin yamacına kadar gelecekler ve şafak sökerken saldırmak üzere hazırlanacaklardı. Fakat, gece yürüyüşünün yapılacağı Küçük Anafartalar Ovası denilen yerde, Türk askerlerinin pusuya yattığı zannediliyordu. Bu yüzden Norfolklular'ın bir Tümeni önden giderek yolu açmak amacıyla, l 2 Ağustos öğleden sonra harekete geçti.

    Bu öncü Tümen'in ilerleyişi, tam bir bozgunla sonuçlandı. Gelibolu Savaşı'nda İngilizlerin gösterdiği şaşkınlık ve beceriksizliğin tipik bir örneğini verdiler. Öğleden sonra, saat 4'de topçu desteği başlayacaktı ama 45 dakikalık bir gecikme oldu. Haberleşme hatası yüzünden gecikmeyi öğrenemeyen topçu desteği gereksiz yere, saatinden önce ateşe başladı ve boşuna ateş gücünü harcadı.

    Savaş alanı hiç incelenmemişti, İngiliz komutanlarının, arazi hakkında bilgileri yoktu. Hedefleri hakkında tam bir karara varamamışlardı. Haritaların çoğu son anda çalakalem çizilmişti ve yarımadanın diğer tarafını gösteriyordu. Ayrıca Türk kuvvetlerinin gücünden de habersizdiler.

    163. Tümen, gün ışığında çıplak ovayı geçmeye çalışmanın bariz bir hata olduğunu anladığında, ancak 900 metre kadar ilerleyebilmişti. 4. Norfolk Taburu onların gerisindeydi. Türkler'in direnci, İngilizlerin tahmin ettiğinden çok daha büyüktü. İngiliz Tümeni'nin büyük bir kısmı yoğun makinalı tüfek atışı altında kaldığı için, olduğu yerde çakılmıştı. Ancak sağ tarafta yer alan 5. Norfolk Taburu daha az bir mukavemetle karşılaştığından ilerlemeye devam etti.

    Esrarengiz Bulutun İçine Doğru...

    İşte, tam bu sırada, 22 kişilik Yeni Zelanda sahra birliğinin gözleri önünde, Norfolk Alayı'nın 4. Taburu'na bağlı askerler, karşılarındaki tepeye doğru yürümeye başladılar. Tepenin üzeri, ekmek somunu şeklinde beyaz bir bulutla kaplıydı, İngiliz askerleri, yavaş yavaş tepeye yaklaştılar ve bulutun içinde gözden kayboldular. Bulut yüzünden askerler görülmüyordu. Son asker de bulutun içine girdikten sonra, beyaz bulut yavaşça havalanmaya başladı ve rüzgarın aksi yönüne doğru hareket etti. Bulutun hareket etmesiyle birlikte tepenin üstü de, görüş alanına açılmıştı. Ama 4. Norfolk Taburu'ndan hiç bir asker tepede görünmüyordu!...

    Komutan Hamilton, İngiliz Savaş Bakanı Lord Kitchener'e gönderdiği telgrafta, olaya şöyle anlattı: "Savaş sırasında, 163. Tümen her bakımdan üstün olduğu bir anda, çok garip bir şey meydana geldi... Türkler'in zayıflamakta olan kuvvetlerine karşı, Albay Sir H. Beauchamp, cesur ve kendinden emin bir subay olarak büyük bir gayretle, hızla ilerledi ve savaşın en önemli kısmı böyle başladı. Mücadele iyice kızışmış ve iyice karışmıştı. Albay, 16 subayı ve 250 askeriyle önüne düşmanı katmış, hızla ilerlemesine devam ediyordu... Daha sonra bunlardan hiç bir haber alınamadı. Ormanlık bölgeye hücum ettikten sonra gözden kayboldular ve sesleri de duyulmadı, içlerinden hiç biri geri dönmedi."

    267 kişi hiçbir iz bırakmadan kaybolup gitmişti...

    Savaş sonunda bu Tabur kayıp ilan edildi. 1918 yılında Anadolu işgal edildiğinde, İngiltere'nin ilk talebi, bu Tabur'un iadesi olmuştu. Buna karşılık Türkler böyle bir Tabur'un varlığından haberdar olmadıklarını bildirmişlerdi.

    Bu Olayın Sonunda Yenilgi Kaçınılmaz Oldu

    O gün, öğleden sonra başlayan ilerleyişin başarısızlıkla sonuçlanması, Sir Hamilton'ın savaşı kendi lehine döndürme ümidini de yok etmişti. Böylece, 1915 yılı sonunda Müttefik Kuvvetler, geri çekilerek, büyük bir yenilgiye uğradılar. Gelibolu Savaşı, 8,5 ay sürdü ve 46.000 askerin ölümüyle sonuçlandı. O zamanın savaşları için, bu korkunç bir rakamdı...

    50 yıl sonra...

    Çanakkale Savaşı'nın bitmesinden 50 yıl sonra, olayın görgü tanıklarından üç Yeni Zelandalı asker ortaya çıktılar ve çok önemli bir açıklama yapmak istediklerini bildirdiler: "Aşağıda anlatılanlar, 12 Ağustos 1915 tarihinde meydana gelmiş garip bir olayın dökümüdür..." sözleriyle başlayan bir rapor sundular. Raporda bu garip olayın ayrıntıları, tüm açıklığıyla anlatılmıştı. Raporlarını: "...Olayın 50. yılında, geç de olsa, aşağıda imzası olan bizler, anlattığımız bu olayın kelimesi kelimesine doğru olduğunu beyan ederiz" sözleriyle bitiriyorlardı...

    Olaya Dünya Basını'nda Geniş Bir Şekilde Yer Verildi

    Bu savaşta hayatta kalanlar, yaşadıklarını hiç bir zaman unutmadılar. Hatıralarını gelecek kuşaklara anlattılar. Savaşın tarihi yazıldı. Ölenlerin, yaralıların, kaybolanların sayısı tespit edildi.

    Şimdi o yılları yaşayan çok az sayıda insan kaldı... O yıllarla ilgili unutulmayan pek çok şey oldu... Fakat tek bir şey, özellikle unutulmadı. O da, Norfolk alayının garip bir şekilde kaybolan askerleriydi...

    alıntı
    With Silence, Comes Peace
    With Peace, Comes Freedom
    With Freedom, Comes Silence
    ....................................................................

    Love Is A Burnin' Thing



    Do or Do Not, There is No TRY


    ..:: STAR WARS H.B. ::..
    ;D (LIGHT SIDE) ;D
    Jedi Sentinel 1 Eko-Wan Kenobi


    AKILLILAR BİRLİĞİ
    !!AKILLILAR İÇİN!!


    °l||l°TurKYaŞaM POLİS TeŞKiLaTı°l||l°
    :U"Hırgızlar'ın Korkulu Rüyası!!!":U



  2. #2
    AlpeR adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    10-07-2004
    Mesajlar
    8,269
    Karizma Gücü
    9
    Alıntı eko-wan_kenobi tarafından gönderildi.
    ...
    Kraliyet Norfolk Alayı, taze kuvvetlerin bir parçası olarak 29 Temmuz 1915'de İngiltere'de gemilere bindirildiler.
    ...
    Bu is için 12 Ağustos gecesi 54. Tümen ilerlemeye başladı. İçlerinde Norfolklular'ın Tugayı da bulunuyordu.
    ...
    Bu yüzden Norfolklular'ın bir Tümeni önden giderek yolu açmak amacıyla, l 2 Ağustos öğleden sonra harekete geçti.
    ...
    Ancak sağ tarafta yer alan 5. Norfolk Taburu daha az bir mukavemetle karşılaştığından ilerlemeye devam etti.
    ...
    İşte, tam bu sırada, 22 kişilik Yeni Zelanda sahra birliğinin gözleri önünde, Norfolk Alayı'nın 4. Taburu'na bağlı askerler, karşılarındaki tepeye doğru yürümeye başladılar.
    ...
    Ama 4. Norfolk Taburu'ndan hiç bir asker tepede görünmüyordu!...
    ...
    Öncelikle yazının tamamındaki birlik hiyerarşisini düzeltelim. Tugay, tabur, alay, tümen bilmem ne derken iş iyice çığrından çıkmış.

    "Kaybolan bölük" efsanesinin baş aktörü olan birlik;
    İngiliz 54.Tümen, 163.Tugay ve 1/5 Norfolk Alayı'na mensup Sandringham Bölüğü'dür.

    Kraliyete bağlı Sandringham Malikanesi'nde çalışan (aşçı, uşak, hizmetçi vb.) personelden oluştuğu için bu ismi almıştır. Orduda King's Company (Kral'ın Birliği) olarak anılırlar. Bölgeye hazırlıksız gelmişler, yetersiz ve gayri ciddi bir askeri eğitimden geçmişlerdir. Cephe tecrübeleri yoktur, çoğu ilk kez silahla tanışmıştır.

    Savaş alanı hiç incelenmemişti, İngiliz komutanlarının, arazi hakkında bilgileri yoktu. Hedefleri hakkında tam bir karara varamamışlardı. Haritaların çoğu son anda çalakalem çizilmişti ve yarımadanın diğer tarafını gösteriyordu. Ayrıca Türk kuvvetlerinin gücünden de habersizdiler.
    Yazıda bunları belirtip, üzerine de "bulut aldı götürdü, satamadan getirdi" deyince komik oluyor. Olay kesin olarak kayıtlarda geçmemesine rağmen muhtemelen şöyledir;

    Sandringham Bölüğü ilerlerken istikametlerini şaşırmışlar, Türk savunma hattının gerisine girmişlerdir. Bu vesileyle istemeden bir çapraz ateş menziline sıkışmışlar, yoğun ateşe yeteri kadar karşılık veremeden tamamen yokedilmişlerdir.

    Bulutun kalkmasından sonra görülememeleri "uçtuklarından" değil öldüklerinden olabilir. Zaten olay anındaki görgü tanıkları olan Anzac birliği Sandringham Bölüğü'ne oldukça uzak bir mesafededir. Onlar sadece gördüklerini o şekilde yorumlamışlardır. Kaldı ki ortalığın toz-duman bir savaş halinde olduğu ortamda bir noktayı dikkatlice uzun süre izlemek ve olanları doğru şekilde algılamak çok da kolay olmasa gerek. Cesetlerinin bile bulunamamasının nedeni ise müttefik donanmaları topçularının Türk siperlerine yaptığı atışlar sonucu pekçok kez çıkan yangınlardan biri sonucu yaralı yada ölü olarak tamamen yanmaları olabilir. Veya yine yoğun topçu ateşiyle parçalanmış ve üzerleri toprakla örtülmüş de olabilir.

    Konuyla kısmen alakalı bir başka olay '99 yapımı "All The King's Men" (Kralın Adamları) isimli filmde anlatılan bir hikayedir. Bu, meseleye karşı yönden bakışı gösterir. Filme göre Norfolk Alayı'na bağlı bu bölük yaptıkları saldırıda başarısız olurlar. Esir edilenler de başlarından vurularak bir çiftlik evinde yakılır. Savaş sonrası pekçok resmi ve kişisel kayıtta belirtildiği üzere bütün çarpışmalar boyunca gayr-i nizami hiçbir davranışı bulunmayan Türk ordusunun bu şekilde bir uygulamaya gitmesi mantık dışıdır. Bölgedeki savunma birliği olan 36. Alay'ın komutanı Yarbay Münip (Özsoy) savaş kayıtlarında o günkü saldırıların başarıyla bertaraf edildiğini, 35 esir esir alındığını belirtir.

    Bu birliğin tamamen esir alındığı tezi üzerinde duran İngilizler de Mondros sonrası işgallerinde iade talebinde bulunmuşlar ama Türk makamlarının "böyle bir birlik hakkında bilgileri bulunmadığı" yanıtını almışlardır.


    Bu Olayın Sonunda Yenilgi Kaçınılmaz Oldu

    O gün, öğleden sonra başlayan ilerleyişin başarısızlıkla sonuçlanması, Sir Hamilton'ın savaşı kendi lehine döndürme ümidini de yok etmişti. Böylece, 1915 yılı sonunda Müttefik Kuvvetler, geri çekilerek, büyük bir yenilgiye uğradılar
    Sizce Mustafa Kemal gibi bir taktik dehasına, bir avuç halleriyle çıkartmaya saatlerce karşı koyan ve sahili kızıla boyayan Yahya Çavuş ve arkadaşlarına, Fransız denizaltısı "Turquasie"ı vuran topçu Müstecip Onbaşı'ya, ünü malum Seyit Onbaşı'ya, tamamı düşman ateşiyle şehit olan 57. Alayın komutanı Hüseyin Avni Bey ve askerlerine ve adını şu an sayamadığım onlarca kahramana rağmen savaşı kazanmak için böyle bir hurafeye ihtiyacımız var mıydı?

    Beni övme sözlerini bırakınız. Gelecek için neler yapacağız, onları söyleyiniz !
    MUSTAFA KEMAL



  3. #3
    eko-wan_kenobi adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    30-07-2005
    Mesajlar
    2,518
    Karizma Gücü
    0
    İlginç geldiği için paylaştım. Çok da dikkatli okumamıştım açıkçası... Ama O "Onlarca Kahraman", iman güçleri olmasa yeterince kahraman olabilirler miydi?
    With Silence, Comes Peace
    With Peace, Comes Freedom
    With Freedom, Comes Silence
    ....................................................................

    Love Is A Burnin' Thing



    Do or Do Not, There is No TRY


    ..:: STAR WARS H.B. ::..
    ;D (LIGHT SIDE) ;D
    Jedi Sentinel 1 Eko-Wan Kenobi


    AKILLILAR BİRLİĞİ
    !!AKILLILAR İÇİN!!


    °l||l°TurKYaŞaM POLİS TeŞKiLaTı°l||l°
    :U"Hırgızlar'ın Korkulu Rüyası!!!":U



  4. #4
    AlpeR adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    10-07-2004
    Mesajlar
    8,269
    Karizma Gücü
    9
    Alıntı eko-wan_kenobi tarafından gönderildi.
    İlginç geldiği için paylaştım. Çok da dikkatli okumamıştım açıkçası... Ama O "Onlarca Kahraman", iman güçleri olmasa yeterince kahraman olabilirler miydi?
    "İman gücüne sahip olmak" ile asılsız hikayeler anlatmak farklı şeylerdir.

    Savaşın başlamasından önce lojistik düzenlemelerin sonuna doğru karargah merkezinden tüm birliklere gönderilen emirde yaklaşık olarak şu ifade var;

    Her ne amaçla olursa olsun mevkilerini terk edenler üstleri tarafından yada düşman kuvvetlerince öldürülecekler ve alçakca sonla karşılaşacaklar. Kalanlar ya en ulvi mertebe olan şehitliğe erişecekler yada dayanırlarsa gazilik şerefine nail olacaklardır.

    Cümleler birebir bu değil ama anlam aynen geçerli. Zaten bu savaş, Balkan Harbi gibi ciddi bir yenilginin hatıraları henüz çok sıcakken, orduda ve ülkede kazanma arzusu ve alnındaki kara lekeyi silme amacının doruğa çıktığı bir döneme denk gelmiştir.

    Mutlaka komuta kademesinde vazifelerini üstün başarıyla yerine getirenlerin yanında, eratın içinde bulunduğu yüksek manevi güç de bunda etkilidir.

    Başta da belirttiğim gibi; hiçbir görüş ve düşünce bu savaşın içinde görünmez güçlerin varlığını ve direkt olarak etkisini öne sürmemelidir. Bizim insanımızın savaşıdır ve bizim insanımızın zaferidir. Bu kadar açık...

    Beni övme sözlerini bırakınız. Gelecek için neler yapacağız, onları söyleyiniz !
    MUSTAFA KEMAL



  5. #5
    PaSTaFaRYaN adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    07-01-2005
    Mesajlar
    4,323
    Karizma Gücü
    0
    Fazla fantastik bir hikaye.
    Başlarda iyi niyetli olarak çıkarılan bu efsaneyi giderek Çanakkale Zaferinin mimarı olan Mustafa Kemal'i silmeye çalışanların bu savaşı şeyhler kazandırdı yalanlarına gösterdikleri kanıt(!!) olmuştur.
    Bu tip efsanelerle uğraşmak yerine savaşı gerçekleriyle anlamamız gerekir. Bu tip şeyleri Sadettin Teksoy araştırsın
    Paylaşım için teşekkürler okumak güzel oluyor

  6. #6
    eko-wan_kenobi adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    30-07-2005
    Mesajlar
    2,518
    Karizma Gücü
    0
    Bizim insanımızın zaferidir, ancak bizim insanımıza bu cesaret nerden gelmiştir? Düşmanlar şehit olmakla ölmek arasındaki farkı anlayamıyorken, bizim insanımız Allah'a olan inancı sayesinde bu farkı anlamıştır. O sebeple ölümden korkmadan vatanları için kahramanca savaşmışlardır. Olağanüstü bir durum var demiyorum, inancın insana sağladığı psikolojik rahatlık var...

    Yine de bu tip olayları da inanmasak da bilmek gerekli sonuçta....

    Tekrar ediyorum: Sadece ilginç geldiği için yazdım. Can-ı gönülden inandığım için değil....
    With Silence, Comes Peace
    With Peace, Comes Freedom
    With Freedom, Comes Silence
    ....................................................................

    Love Is A Burnin' Thing



    Do or Do Not, There is No TRY


    ..:: STAR WARS H.B. ::..
    ;D (LIGHT SIDE) ;D
    Jedi Sentinel 1 Eko-Wan Kenobi


    AKILLILAR BİRLİĞİ
    !!AKILLILAR İÇİN!!


    °l||l°TurKYaŞaM POLİS TeŞKiLaTı°l||l°
    :U"Hırgızlar'ın Korkulu Rüyası!!!":U



  7. #7
    AlpeR adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    10-07-2004
    Mesajlar
    8,269
    Karizma Gücü
    9
    Alıntı eko-wan_kenobi tarafından gönderildi.
    Bizim insanımızın zaferidir, ancak bizim insanımıza bu cesaret nerden gelmiştir? Düşmanlar şehit olmakla ölmek arasındaki farkı anlayamıyorken, bizim insanımız Allah'a olan inancı sayesinde bu farkı anlamıştır. O sebeple ölümden korkmadan vatanları için kahramanca savaşmışlardır. Olağanüstü bir durum var demiyorum, inancın insana sağladığı psikolojik rahatlık var...

    Yine de bu tip olayları da inanmasak da bilmek gerekli sonuçta....

    Tekrar ediyorum: Sadece ilginç geldiği için yazdım. Can-ı gönülden inandığım için değil....
    E tamam, ben de "böyle safsatalara nasıl inanıyorsunuz" demedim. "Olay hakkında bildiklerim şunlardır, gerisi hikayedir" dedim.

    Vatana bağlılığın, inanç kudretinin, aklın, mantığın, taktiksel ve askeri başarının yanındayım. Söylemek istediğim sadece bu.

    Evet, ilginç. Ama işin doğrusunu aramayanlara, araştırmak yerine duyduğu ile yetinenlere de bu tür hikayeler "gerçeğin ta kendisi" gibi geldiğinden yayıldıkça yayılıyor, sonra bu yarımadada yapılması gereken daha ciddi işler varken bu hataları düzeltmekle vakit harcıyoruz.

    Bakın mesela bunu okuyan, dinleyen biri "hadi ya!" ile şaşkınlığa düşüp "vay canına"lar mırıldanırken, öte yanda bu savaşta şehit yada gazi olmuş insanların isimleri rölyeflere koyulmuyor, oluk gibi para akıtılarak göstermelik müzeler yapılıyor, elin adamı neredeyse 100 yıllık anıtlarını çiçek bahçesi gibi korurken bizimkiler gerçek siperlerin üzerinden asfalt yol geçiriyor. Bunları konuşmak lazım.

    Beni övme sözlerini bırakınız. Gelecek için neler yapacağız, onları söyleyiniz !
    MUSTAFA KEMAL



  8. #8
    eko-wan_kenobi adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    30-07-2005
    Mesajlar
    2,518
    Karizma Gücü
    0
    Şimdi yeniden baktım da mesajlarını biraz yalnış yorumlamışım..

    Gerçekten haklısın. Bu ülkede Şehitlerin cenazesine bir avuç insan giderken Semra oğlu Ata gibi uyuşturucudan ölmüş birinin mezarına tüm Türkiye doluşuyorsa, bu işte bir terslik vardır... Sen böyle düşünüyorsun, ben böyle düşünüyorum ama Türk toplumunun gerçekten bilinçlendirileye ihtiyacı var ancak TV'nin insanları bu kadar yönlendirdiği bir ülkede TV kanallarının "Nasıl reytingleri tavan yaparım?"dan başka birşey düşünmemesi bu bilinçlendirmeye büyük engel. Ve bu konuda, burada konuşmaktan daha fazlasını yapmak gerekiyor bence... Yalnız üzücü olan şey, insanların daha fazlasını yapmaktan kaçınması...
    With Silence, Comes Peace
    With Peace, Comes Freedom
    With Freedom, Comes Silence
    ....................................................................

    Love Is A Burnin' Thing



    Do or Do Not, There is No TRY


    ..:: STAR WARS H.B. ::..
    ;D (LIGHT SIDE) ;D
    Jedi Sentinel 1 Eko-Wan Kenobi


    AKILLILAR BİRLİĞİ
    !!AKILLILAR İÇİN!!


    °l||l°TurKYaŞaM POLİS TeŞKiLaTı°l||l°
    :U"Hırgızlar'ın Korkulu Rüyası!!!":U



  9. #9

    Kayıt Tarihi
    22-11-2005
    Mesajlar
    94
    Karizma Gücü
    0
    merhaba arkadaşlar,bu birlik ile ilgili genel kurmay arşivlerine baktım, çok ciddi bir araştıma yapılmış. 1954 de ingilizlerin isteğiyle tekrar araştırma yapılmış sevgili electrica,nın dediği gibi iki makinalı tüfek müfrezesinin ortasına düştükleri tespit edilmiştir.çok yoğun çatışma yaşandığını ve müfrezenin sağ kalan erlerinden (gazilerimizden) ikinci yapılan araştırmada ingiliz subaylar bire bir dinlemişler. ingilizler bir deklarasyon halinde bunu yayınlamışlar onu bulmaya çalışıyorum. bulunca hemen forma koyacağım herkese saygılar.

  10. #10
    POLYESTERCİ adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    05-02-2006
    Mesajlar
    73
    Karizma Gücü
    0
    hikaye nedir, fantastik nedir biri bana anlatabilirmi . beynimizi kullanma oranı ortalaması %2-3 arası iken geriye kalan kısım neden kullanılamıyoruz bu konuda da bilgi verirseniz memnun olacam . şimdiden teşekkürler.
    :ty7: polyesterci

 

 

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •