• Reklam
4 sonuçtan 1 --- 4 arası gösteriliyor
  1. #1
    nofear_noescape adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    07-10-2005
    Mesajlar
    48
    Karizma Gücü
    0

    Bildiğim kadarıyla Osman Gazi dışında eşi.... .......

    Bildiğim kadarıyla Osman Gazi dışında eşi Türk soylu bir padişah yok ve bir elin parmaklarını geçmeyecek kadarda Türk soylu sadrazam var Osmanlı'da... İlginç bir konu !
    biliyorum sahtekarlıklarını, beni küçük düşürmek için yaptıklarını.korkutsunlar beni başarabilirlerse eğer ama vazgeçmem inandıklarımdan.
    gördüğün ne ki,kendi sefilliğinden başka ne olabilir ki
    yürüyorum buralarda dilediğim gibi ve söylüyorum düşlerimi
    *hangi melek bu , çiçeklerle bezenmiş yatağımdan kaldıran beni
    -ve görecekler korkmadığımı
    *yalvarıyorum asi ölümlü, dökülsün sözler dudaklarından.senin sesin büyülüyor beni ve görünüşün olmalı kamaştıran gözlerimi
    seviyorum seni

  2. #2
    burakyesilcay adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    18-09-2005
    Mesajlar
    1,153
    Karizma Gücü
    0
    Yanlış bir bilgilenme var. Eşi türk olan hakkında bir bilgim yok ama Türk sadrazamla yabancı sadrazamlar arasında 50 sayı fark var
    150 lerden yüksekti sayısı. Osmanlının belli bir dönemine kadar yükselme veya sonrasına kadar genelde türk sadrazam sayısı çook fazşayken belli bir tarihten sonra yabancı sadrazam sayısı çoğalmıştır. Ama yabancı diye hepsini dışlayamayız. Müslümansa sorun yok bizim için. Ama kimsenin içini kimse bilmez. Osmanlının belli başlı poadişahlarından söz ediliyor bir çoğu hakkında pek blgi sahibi değiliz.

  3. #3

    Kayıt Tarihi
    17-11-2005
    Mesajlar
    787
    Karizma Gücü
    0
    OSMANLI’DA HANEDAN OLMAK



    Osmanlı İmparatorluğu’nda hanedan olmak yani tahtın varisi olmak oldukça zor bir meslektir. Çünkü kelimenin tam anlamı ile “Hanedan” olunca; “Ya devlet başa ya kuzgun leşe”. Eğer Osmanlı’da hanedan iseniz canınızı kurtarmanın tek yolu tahta oturmanızdır. Önünüzde iki seçenek var; ya devlete baş olacaksınız yani tahta oturacaksınız. Ülkenin tek hakimi olacaksınız. Ya da bunu başaramazsanız diğer seçenek kalıyor. Oda kuzguna leş olmak. Yani öldürülmek.

    Prof. Dr. Ahmet Mumcu; “Öldürülmeme yolunun tek çaresi tahta geçmekti. Tahtı ele geçiren kellesini kurtarıyordu. Bu nedenle anneler padişah üzerinde önemli etkilerde bulunmaya çalışıyorlar ve büyük mücadeleler veriyorlardı. Halk ile bir ilişkisi olmayan Osmanlı Devleti’nin halka yaptığı katliam ve kıyımları kendi ailesi içinde de devam ediyordu. Hanedan öldürmeler Osmanlı Devleti’nin ve Türk büyüğü diye hitap edilen padişahların gerçek kişiliklerini ve karekterini en iyi biçimde ortaya koyan tarihi kanıtlardır.”(1)

    Padişahın saltanatı sürerken oğullar bir anlamda diledikleri gibi yaşıyorlardı. Şehzadeler, yedi yaşını doldurunca sünnet düğünleri peri masalları gibi olurdu. Ama baba yani padişah ölünce derhal sarayda hapsedilirler. Kaldıkları yer hareme bitişik bir yerdi. Şehzadeler normal şartlarda minik köşk denecek yerlerde hapis yatarlardı. Dünya ile bir ilişkileri olamazdı. Onlara, on iki cariye ile bir kaç soylu hizmet ederdi. Padişah’ın izni olmadan aralarında bile görüşmelerine izin verilmezdi.

    Dışarıya yazılı yada sözlü bir mesaj gönderemezler. Bu yaşamlarının temel eğlencesi zenci hadımlar ile kısır cariyelerdi. Padişah öldüğü zaman imparatorluk, “Haneden” için hapsettiği bu şehzadeler arasında yani padişahını seçerdi.(2)

    Hanedanların sürdüğü bu yaşamı Reşat Ekrem Koçu şöyle yazıyor; “6-7 yaşında iken hapse konulmuştu mahpesinden de Edirne’de halas olmuştu. Osmanlı Padişahları arasında Türk vatanının ziyneti olan İstanbul’un hiç bir yerini görmemiş, bilmemiş tek sima bu ikinci Sultan Ahmet’tir. Onun için İstanbul Topkapı Sarayı’nın bir taş odasının dört duvarından ibarettir.”(3)

    Fatih Kanunnamesi adıda verilen Osmanlı İmparatorluğu Kanunnamesi gereğince, idam edilen kardeş ve yeğenlerin katli için soruşturma ve yargılama yapılması yada öldürmek için fetva alınması gerekmiyor. “Zira onlar kanun gereğince yaşaması mümkün olmayan kimselerdir. Bu yüzden cülus vaki olunca yani yeni padişah için tören yapılınca derhal katledilirler. Bu durum kardeş katlini doğuran sebeplerin ortaya çıkardığı bir usuldur.”(4)

    Ne ilginçtirki; “Taht” nedeni ile “Kardeş Katli” normal bir devlet işlemi sayılırken, babaya yani padişaha karşı padişahlığı sırasında isyan eden şehzadelerin öldürübilmesi için Şeyhulislamdan fetva alındığı görülmektedir. Kanuni S. Süleyman kendine karşı isyan eden Şehzade Mustafa için, 3. Sultan Mehmet yine kendi yönetimine karşı isyan eden Mahmut’u öldürmek için fetva almıştır.(5)

    Osmanlı’da Hanedan öldürülmesi her yurttaşın öldürülmesine benzemez. Osmanlı’da her toplumsal kesimin ayrı öldürülme biçimleri vardır. Osmanlı’da hanedanlar öldürülürken kanları akıtılmaz. Kanlarının akıtılması Osmanlı hanedanına saygısızlık sayılır. Bu nedenle, “İdam edilecek bütün hanedan üyeleri mutlaka kement ile boğulur.”

    Öldürülen hanedanın yaşı ile öldürülme biçimi arasında da bir ilişki kurulur. Birinin öldürülmesi için belli bir yaş durumu aranmıyor. Çocuk yaşta hatta gerekiyorsa doğum sırasında da infaz yapılıyor. “Doğum anında katledilecek yavrular da göbekleri düğümlenerek öldürülürlerdi.”(7)

    Daha doğmamış çocuklar için ise, Hanedan adaylarını başka bir öldürülme türü bekliyor. O durumda annelerinin doğumu bile beklenmiyor. Bu sefer bu işe hamile annelerde dahil ediliyor.

    “Yedi cariyenin de gebe bulunduğu Murat’ın ölümü üzerine denize atılarak öldürüldüğü de bunlara ilave edilir.”(8)

    Yani bu sefer anne Hanedan’a hamile olduğu için onunla birlikte denize atılarak boğuluyor. Böylece “İlâhi Adalet” yerine geliyor. Üstelik bütün bunları yapan İmparatorluk, kendisini yeryüzünde Allah’ın temsilcisi ve Hz. Muhammet’in halifesi gören İslam’ı referans alan bir yönetimdir.

    Öldürülen Şehzadelerin gömülme yerleri de ölüm sırasındaki tavır ile ilişkilendirelerek tayin ediliyor. Ölmek için sorun çıkarmayan hanedan babasının gömüldüğü mezarlığa gömülüyor.

    Sarayda öldürülen özellikle küçük yaştaki hanedanlar için tören düzenleniyor. Ama padişaha karşı gelenler bu haktan mahrum oluyor. Bunlar sessiz sedasız mezarlarına gömülüyor. Padişah’a karşı taht mücadelesi verip zorluk çıkaranın cenazesi hakarete uğrayabilir. 2. Murat amcası Mustafa’yı kale suruna asarak öldürtmüş ve cenazesini günlerce orada bırakmıştır.



    1) Prof. Dr. Ahmet Mumcu. Osmanlı Devleti’nde Siyaseten Katl. S. 202

    2) Alphonse de Lemartine Osmanlı İmparatorluğu C. 1. S. 480

    3) Reşat Ekrem Koçu. OsmanlıPadişahları S. 277.

    4) Prof. Dr. Ahmet Mumcu. a.g.e. S. 202

    5) Prof. Dr. Ahmet Mumcu. a.g.e. S. 202

    6) Prof. Dr. Ahmet Mumcu. a.g.e. S. 203

    7) Prof. Dr. Ahmet Mumcu. a.g.e. S. 203

    8) M. Çağatay Uluçay. Padişahların Kadınları veKızları S. 43
    Mesaj tarihı: 13.08.2003 13:28


    Osmanlı hanedanında padişahlık savaşlarını hep o yabancı kadınlar veriyordu. Padişahın kim olacağını da onlar tayin ediyordu.

    Vay benim Türk kardeşlerimin ataları vay.

    Şimdi bunların gözleri kördür. Bu kardeş katilliğininde ne kadar normal olduğu hakında ahkam keserler..

    hatta bu kadar yabancı kadının padişah karısı olmasını ve şehzade doğurmasını ve padişahın kim olacağın tayini de normal karşılarlar.

  4. #4
    NO_ESCAPE+
    Ziyaretçi
    the_dervish nickli bir arkadaşımız

    http://www.turkyasam.com/showthread.php?t=206532&page=5

    71. post da bunu iyi açıklamış. Ne derece doğru tam anlamıyla bilemiyorum ama bir kısmını aşağıya kopya yapıyorum.


    "Türk kızlarla asla evlenmediler ve padişahların anneleri, ismi değiştirilmiş ecnebilerdi:

    Orhan Bey Rum Horofira, Rum Asporçe ve Rum Teodora ile evlendi.
    1. Murad Horofira’dan doğma,
    Yıldırım Beyazıd Marya’dan doğma,
    Çelebi Mehmet Olga’dan doğma,
    2. Murad Veronica’dan doğma,
    Fatih Sultan Mehmed Mara Despina’dan doğma,
    2. Bayezid Kornelya’dan doğma,
    Kanuni Sultan Süleyman Polonyalı Helga’dan doğma,
    2. Selim Roksalan’dan doğma,
    3. Murad Rasel’den doğma,
    3. Mehmed Sofia Baffo’dan doğma,
    1. Ahmed Helen’den doğma,
    1. Mustafa Sindirella Violetta’dan doğma,
    4. Murad Anastasya’dan doğma,
    4. Mehmed Nadya’dan doğma,
    2. Süleyman Katrin’den doğma,
    2. Ahmed Yahudi Eva’dan doğma..."

 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. Osmanlı Padişahları Serisi-1(Osman Gazi)
    2005 Konuları bölümünde basari tarafından açılmış
    Yanıt: 31
    Son Mesaj: 04.04.05, 01:46

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •