• Reklam
+ Konuyu Yanıtla
Sayfa: 1 | Toplam: 3 123 SonSon
22 sonuçtan 1 --- 10 arası gösteriliyor

Konu: Empatİ

  1. #1
    Mustafa adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    15-08-2005
    Mesajlar
    9,477
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    8

    Başarılı Empati

    EMPATİ

    Empatinin Tanımı ve Tarihçesi

    Empati, bir insanın, kendisini karşısındaki insanın yerine koyarak onun duygularını ve düşüncelerini doğru olarak anlamasıdır. Basit gibi gözüken bu tanımın gerisinde pek çok kuramsal öğe bulunmaktadır ve belki de bu yüzden sözkonusu tanıma ulaşılması oldukça zaman almıştır. Günümüzde `empati` denildiğinde akla Carl Rogers ve onun konuya ilişkin çalışmaları gelir. Psikoterapi alanında empatik iletişim kurma becerisiyle ünlenmiş Rogers` ın adı ile empati kavramı adeta özdeş hale gelmiştir. Bir kişinin kendisini karşısındaki kişinin yerine koyarak olaylara onun bakış açısıyla bakması, o kişinin duygularını ve düşüncelerini doğru olarak anlaması, hissetmesi ve bu durumu ona iletmesi sürecine `empati` adı verilir.
    Yukarıdaki empati tanımı üç temel öğeden oluşmaktadır. Bir insanın karşısındaki bir kişi ile empati kurabilmesi için gerekli olan bu öğeleri şöyle sıralayabiliriz:

    1) Empati kuracak kişi kendisini karşısındakinin yerine koymalı, olaylara onun bakış açısıyla bakmalıdır. Başka bir söyleyişle, empati kurmak isteyen kişinin karşısındaki kişinin fenomenolojik alanına
    girmesi gereklidir. Fenomenolojik alan nedir? Psikolojideki fenomenolojik yaklaşıma göre her insanın bir fenomenolojik alanı verdır. Her insan gerek kendisini gerek çevresini, kendisine özgü bir biçimde algılar; bu algısal yaşantı özneldir (subjektiftir); kişiye özgüdür. Yani her insan dünyaya, kendine özgü bir bakış tarzıyla bakar. Eğer bir insanı anlamak istiyorsak, dünyaya onun bakış
    tarzıyla bakmalı, gerçekleştirmek için de empati kurmak istediğimiz kişinin rolüne girmeli, onun yerine geçerek adeta olaylara onun gözlüklerinin gerisinden bakmalıyız. Karşımızdaki kişinin rolüne girerek empati kurduğumuzda, o kişinin rolünde kısa bir süre kalmalı,
    daha sonra da bu rolden çıkarak kendi rolümüze geçebilmeliyiz. Aksi halde empati kurmuş sayılmayız. Karşımızdaki ile özdeşim kurmak (ona benzemek) veya ona sempati duymak, empatiden farklı şeylerdir.

    2) Empati kurmuş sayılmamız için, karşımızdaki kişinin duygularını ve düşüncelerini doğru olarak anlamamız gereklidir. Karşımızdakinin yanlızca duygularını veya yanlızca düşüncelerini anlamış olmak yeterli değildir. Empatiyi tanımlarken bu noktayı vurguladığımızda,
    empatinin iki temel bileşeninden söz etmiş oluyoruz. Bunlar empatinin bilişsel ve duygusal bileşenleridir. Karşımızdakinin rolüne girerek onun ne düşündüğünü anlamamız, bilişsel nitelikli bir etkinlik (bilişsel rol alma/bilişsel perspektif alma), karşımızdakinin
    hissettiklerinin aynısını hissetmemiz ise duygusal nitelikli bir etkinliktir (duygusal rol alma/duygusal perspektif alma.) Bilişsel rol alma duygusal rol almanın ön şartı sayılabilir. Empatinin bileşenlerinin ne olduğu konusunda araştırmacılar arasında, bazı görüş farklılıkları vardır. Örneğin Hoffman’ a (1978) göre empatinin, bilişsel, duygusal ve güdüsel (motivasyonel) olmak üzere üç bileşeni vardır. Bazı araştırmacılar empatinin bilişsel yönünü, bazıları ise duygusal yönünü vurgulamaktadır. Fakat çoğunluğun üzerinde uzlaştığı
    görüş, empatinin bilişsel ve duygusal bileşenlerden oluştuğu yolundadır.

    3) Empati tanımındaki son öğe ise,empati kuran kişinin zihninde oluşan empatik anlayışın, karşıdaki kişiye iletilmesi davranışıdır.
    Karşımızdaki kişinin duygularını ve düşüncelerini tam olarak anlasak bile eğer anladığımızı ifade etmezsek empati kurma sürecini tamamlamış sayılmayız. Araştırmacılar,insanların zihinlerinde kurdukları empatiyle, karşılarındaki kişiye ilettikleri empati
    arasında farklılık olduğunu belirtmektedirler. Karşımızdaki insanlara empatik tepki vermenen iki yolu vardır: Yüzümüzü/bedenimizi kullanarak onu anladığımızı ifade etmek. Empatik tepki vermenin en etkili yolu herhalde bu ikisini birlikte kullanmaktır. Bir sıkıntımız olduğunda, bizimle konuşan kişi, dostça bir gülümsemeyle kolumuza dokunup sıkıntımızı sözelleştirirse, örneğin `son günlerde çok bunalmışsın` derse, rahatladığımızı hissedebiliriz.

    Bir Halk Masalında Empati
    Göğsü kınalı bir serçe varmış. Gök gürlediği zamanlar tir tir titreyerek yere yatar, gök yıkılmasın diye de ayaklarını havaya kaldırırmış. Bir yandan da `korkumdan kırk kantar yağım eridi` dermiş. Birgün birisi demiş ki `sen kendin beş dirhem gelmezsin; nerden oluyor da kırk kantar yağın eriyor?`Bunun üzerine serçe şu cevabı vermiş; herkesin kendine göre dirhemi, kantarı var; siz ne anlarsınız`. Yukarıdaki masalda verilmek istenen mesaj kanımca şudur:
    Her insanın -hatta her canlının- olaylara kendine özgü bir bakış açısı (fenomenolojik alanı) vardır. Dışardan baktığımızda bunu göremeyiz ve bu yüzden de onun bazı davranışlarına anlam veremeyiz.Kendimizi karşıdakinin yerine koyup olaylara onun gözüyle bakabilirsek, ancak bu durumda onun duygularını ve düşüncelerini anlamamız, dolayısıyla da davranışlarına anlam vermemiz mümkün olur.

    Empatinin Sempatiden Farklılığı

    Bir insana sempati duymak demek, o insanın sahip olduğu duygu ve düşüncelerin aynısına sahip olmak demektir. Karşımızdaki kişiye sempati duyuyorsak, onunla birlikte acı çekeriz yada seviniriz.
    Empati kurduğumuzda ise karşımızdakinin duygu ve düşüncelerini anlamak esastır. Kendimizi sempati kurduğumuz kişinin yerine koymamız ve onu anlamamız şart değildir; sempatide `yandaş` olmak esastır.
    Empati kurduğumuzda ise karşımızdaki kişiyle aynı duyguları ve görüşleri paylaşmamız gerekmez; sadece onun duygularını ve düşüncelerini anlamaya çalışırız. Bir insanı anlamak başka şeydir, ona hakvermek başka şey. Empatide anlamak, sempati de ise anlamış olalım ya da olmayalım, karşımızdakine hak vermek sözkonusudur.

    Empati Kurma ve Yardım Etme Davranışı

    Empati kurmanın yardım etme davranışına nasıl dönüştüğü hakkında başlıca iki kuramsal açıklama vardır: Bunlardan birincisine göre, sıkıntı içinde bulunan kişi ile empati kuran kişi, karşısındakinin durumunu anladığı için sıkıntıyı gidermek yani kendisini rahatlatmak için o kişiye yardımda bulunur. İkinci açıklama ise şöyledir:
    Sıkıntıda bulunan kişi ile empati kurarak onun durumundan haberdar olan kişi, diğergam bir davranışta bulunarak, sıkıntıdaki kişiyi rahatlatmak amacıyla ona yardım eder. Yukarıdaki açıklamaların birincisine göre, yardım davranışının temelinde egoist bir güdü, ikincisine göre ise diğergam (altruıstic) bir güdü bulunmaktadır.
    Empati sadece kendisiyle empati kurulana yararı olan bir etkinlik değildir. Empati, empatiyi kuran kişi için de önemlidir. Empatik becerileri ve eğilimleri yüksek olan, bu yüzden de diğer insanlara yardım eden kişilerin, çevreleri tarafından sevilme ihtimalleri artar. Bell ve Hall(1954) yaptıkları araştırmada, liderlik özelliğine sahip kişilerin empati kurma becerilerinin yüksek olduğu belirlenmiştir. Bir araştırmada, piyano ve keman çalan gençlerin empatik becerileri ve kendilerine yönelik saygı düzeyleri, müzikle uğraşmayan gençlerinkine oranla daha yüksek bulunmuştur. Yine benzeri bir araştırmada, kedi köpek gibi evcil hayvanların beslendiği evlerdeki çocukların empatik becerileri (bilişsel ve duygusal rol alma becerileri), evcil hayvan beslenmeyen evlerdeki çocukların empatik becerilerinden daha yüksek bulunmuştur.Bu bulgular, kişilerin ilgi alanları ile empatik becerileri arasında ilişki bulunduğu anlamına gelmektedir. Müzik, evcil hayvan gibi uğraş edinmek muhtemelen kişilerin empatik anlayışlarını/becerilerini arttırmaktadır. Bir araştırmaya göre, meraklarına anne ve babalarından karşılık bulan çocuklar, yetişkin olduklarında, aynı ortamda yetişmeyenlere oranla daha yüksek empatik ilgiye sahip olmaktadırlar.

    Aşamalı Empati Sınıflaması

    Onlar Basamağı

    Bu basamakta tepki veren kişi karşısındaki kişinin kendisine anlattığı sorun üzerine düşünmez, sorun sahibinin duygu ve düşüncelerine dikkat etmez, bu soruna ilişkin kendi duygu ve düşüncelerinden söz etmez. Sorunu dinleyen kişi, sorun sahibine öyle bir geri bildirim verir ki, bu geri bildirim, o ortamda bulunmayan üçüncü şahısların (toplumun) görüşlerini dile getirmektedir. Bu basamakta tepki veren kişi, birtakım genellemeler yapar, atasözleri kullanır. Örneğin parasını israf ettiği için yakınan bir kişiye `ayağını yorganına göre uzat` dersem, Onlar basamağında bir empatik tepki vermiş olurum. Bu sözlerimle karşımdaki kişinin ya da benim duygu ya da düşüncelerimiz yer almamakta, yalnızca toplumun bu konu ile ilişkin görüşü yansıtılmaktadır.

    Ben Basamağı

    Bu basamakta empatik tepki veren kişi, benmerkezcidir; kendisine sorununu anlatan kişinin duygu ve düşüncelerine eğilmek yerine, sorunun sahibini eleştirir, ona akıl verir; bazende kişiyi kendi sorunlarıyla başbaşa bırakıp kendinden söz etmeye başlar.
    Örneğin `ben` basamağına uygun empatik tepki veren bir kişi, dinlediği sorun karşısında `üzüldüm, aynı dert bende de var` der ve böylece sorun sahibini sorunuyla yüzüstü bırakıp kendi sorunlarını anlatmaya başlar. Ben basamağında empatik tepki veren kişi, karşısındaki insanı bir ölçüde rahatlatabilir.

    Sen Basamağı

    Bu basamakta empatik tepki veren bir kişi, kendisine sorununu ileten kişini rolüne girer, olaylara o kişinin bakış açısıyla bakar. Yani kendisine iletilen sorun karşısında, toplumun ya da kendisinin düşüncelerini dile getirmez, doğrudan doğruya karşısındaki kişinin
    duyguları ve düşünceleri üzerinde odaklaşarak, o kişinin ne düşündüğünü ve hissettiğini anlamaya çalışır. Yukarıda sıralanan üç temel empati basamağını kapsayacak şekilde on alt Basamak oluşturdum:

    1.Senin problemin karşısında başkaları ne düşünür, ne hisseder: Bu basamakta empati kurmaya çalışan kişi, birtakım genellemeler yapar, felsefi görüşlere, atasözlerine başvurabilir, dinlediği soruna ilişkin olarak genelde toplumun neler hissedebileceğini dile getirir; sorununu anlatan kişiyi toplumun değer yargıları açısından eleştirir.

    2.Eleştiri: Dinleyen kişi, sorununu anlatan kişiyi kendi görüşleri açısından eleştirir,yargılar.

    3.Akıl Verme: Karşısındakine akıl verir, ona ne yapması gerektiğini söyler.

    4.Teşhis: Kendisine anlatılan sorunu ya da sorunu anlatan kişiye teşhis koyar; örneğin `bu durumun sebebi toplumsal baskıdır` ya da `sen bunu kendine fazla dert ediyorsun` der.

    5.Ben de Var: Kendisine anlatılan soruna ya da sorunun benzerinin kendisinde de bulunduğunu söyler; `aynı benim başımda` diye söze başlar ve kendi sorununu anlatmaya başlar.

    6.Benim Duygularım: Dinlediği sorun karşısında kendi duygularını sözle ya da davranışla ifade eder; örneğin `üzüldüm` ya da `sevindim` der.

    7.Destekleme: Karşısındaki kişinin sözlerini tekrarlamadan, onu anladığını ve desteklediğini belirtir.

    8.Soruna Eğilme: Kendisine anlatılan soruna eğilir, sorunu irdeler, konuya ilişkin sorular sorar.

    9.Tekrarlama: Kendisine iletilen mesajı (sorunu), gerektiğinde mesaj sahibinin kullandığı bazı kelimelere de yer vererek özetler; yani dilediği mesajı kaynağına yansıtmış olur.

    10.Derin Duyguları Anlama: Bu basamakta empati kuran kişi, kendisini empati kurduğu kişinin yerine koyarak onun açıkça ifade ettiği ya da etmediği tüm duygularını ve onlara eşlik eden düşüncelerini farkeder ve bu durumu ona ifade eder.

    Şehir ESKİŞEHİR'dir !



    YİNE BİR KEMAL, YENİ BİR KEMAL !


  2. #2

    Kayıt Tarihi
    28-01-2006
    Mesajlar
    239
    Karizma Gücü
    0
    Empati durumunu herkes yapabilse insanlarla anlaşmak daha kolay olacak.Sorunlar daha kolay çözülecek...

  3. #3
    Uyuyan Güzel BURDUR mexfi571 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    30-07-2005
    Mesajlar
    1,557
    Karizma Gücü
    0
    yazı tek kelimeyle mükemmel.baştan sona aktı gitti yazı.empati düşündüğümüzden de önemli hayatımızda aslında.ve etrafıma baktığımda genelde benmerkezcil insanlar var.Bende artık gereken kişiler için empatiyi kullanıyorum.diğerlerine kendi anladıkları dilden konuşup benmerkezcil oluyorum.Yazı için teşekkür ederim.



    Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi,
    Olmaya devlet cihanda sağlıklı bir nefes sıhhat gibi

    Elektronikçiler Buraya!!!



    VEGA FAN CLUB



    SIPSI MUZIK ALETI MIDIR?




    Klavyem turkce degil, o yuzden turkce karakterler kullanamiyorum, kimse kirilmasin

  4. #4
    ysfaky adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    30-04-2005
    Mesajlar
    1,362
    Karizma Gücü
    8
    Empati kolay gibi görünmesine rağmen çok zor cidden...Çünkü bir insanı anlamak bana çok garip geliyor,ya beni kimse anlamadığından ya da ben kimseyi anlamak istemediğimden...


    Sevdiklerimizin ruhlarında oluşan anlık değişimleri, duygu sıçramalarını, her zaman çok da belirli nedenlere bağlı olmayan yakınlaşmalarını ve uzaklaşmalarını, bilinçlerinin alt kısımlarındaki ulaşılmaz bölgelere saklanmış arzularının değişik biçimlerde ve beklenilmeyen zamanlarda ortaya çıkışını izleyebilseydik, herhalde sakin bir denizde suların arasından aniden yükselen bir canavarı gördüğünde zavallı bir balıkçının hissedeceği korkuyu ve şaşkınlığı hissederdik.
    Ürkütürlerdi bizi.

    Ahmet Altan - Aldatmak

  5. #5

    Kayıt Tarihi
    17-08-2005
    Mesajlar
    1,495
    Karizma Gücü
    0
    dorleon emeğine sağlık, benim için faydalı bir yazıydı.. empatiyi sadece insan ilişkilerimde değil profesyonel hayatımda da sık kullanmam gerektiği için ilgiyle okudum..







    ѕєiĐų¢к
    ђ.ฬ.Đ
    ѕєiĐų¢к






    :::.. SoN ..:::

  6. #6
    tekila_idil adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    06-01-2006
    Mesajlar
    802
    Karizma Gücü
    0
    Ortaokuldayken sınıf arkadaşlarımdan birisiyle ciddi bir tartışmaya girdim. Onun haksız olduğundan , kendiminse haklı olduğundan emindim.
    Öğretmenimiz bize çok iyi bir ders vermeye karar verdi. Bizi bütün sınıfın önüne çıkardı ve onu masanın bir tarafına, beni de diğer tarafına yerleştirdi. Masanın tam ortasında yuvarlak , siyah renkli bir nesne vardı. O çocuğa nesnenin rengini sordu. Çocuk 'beyaz' diye yanıtladı. Söylediğine inanamadım , çünkü nesne siyahtı. Yeniden tartışmaya başladık ; bu kez de nesnenin rengi hakkında.
    Öğretmen bu kez beni çocuğun yerine , onu da benim yerime geçirdi. Ve bu kez bana nesnenin rengini sordu. 'Beyaz' yanıtını vermek zorundaydım , çünkü belliki nesnenin bir tarafı beyaz , diğer tarafı ise siyahtı.
    Öğretmenimiz o gün bana çok güzel bir ders verdi. Karşımdaki kişinin bakış açısını anlamam için , kendimi onun yerine koymam gerekiyordu....Judie Paxton
    Bu mesaj en son " 19.03.06 " tarihinde saat 01:11 itibariyle tekila_idil tarafından düzenlenmiştir...
    Tutucu değilim,piyasada değilim, prensiplerim yoktur ama seviyesiz değilim...Kuralları sevmem ama yersiz yere çiğnediğim görülmemistir. İçe kapanık değilim ama gerekmezse konusmam, kinci degilim ama unutmam... Şefkat gösteririm ama şımartmam... Şüpheciyim ama kuruntu yapmam... Kendimle çelisebilirim ama kafama takmam... Dalga geçerim ama kırmam... Ciddiye alırım ama kapılmam...Huzur veririm ama söz vermem... Sahip olurum ama ait olmam...Cesaretsizligi ’gurur’la
    örtmem

  7. #7
    ua_heryerde adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    22-12-2005
    Mesajlar
    450
    Karizma Gücü
    0
    Kişiler Empati Kurarken Bile Bencilliğine Yeniliyorlar...Tam Anlamıyla Gerçek Bir Empati Kurmak Zordur...Yaşamayan Bilemez...
    ...İtinayla Hayaller Yıkılır...


    Bu Şizofren Halim Ancak Bir Öykü Malzemesi Olarak Heyecanlandırıyor Seni..Öykülerinde Ağlıyorsun Uyumsuz Varlığıma... Öykülerinde Bu Aşkın Önünde Eğiliyor ,Beni Yitirmeyi Kendini Yitirmek Gibi Yaşıyorsun...Hayatındaki Varlığımdan Ürküyorsun..Gerçekliğin İçinde Yaşayan Ve Enaz Hayat Kadar Bencil Olan O Yanın Sana Olan Bu Tutkumu Delilikle Bir Tutuyor...Sevgiliyi Bir Ölümlü Gibi Sevmek Olduğunu Sana Hatırlatan Bu Şizofren Tutkum Korkutuyor Seni...
    Hür Doğdum Hür Öleceğim
    Ya Efendisi Olacağım Kendi Hayatımın... Yada Bu Yerden Gideceğim...
    Karşıyım Alayına Karşıyım Varmı......

  8. #8
    endonezya adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    22-11-2005
    Mesajlar
    4,485
    Karizma Gücü
    7
    MeŞhur piyanist Arthur Rubisnstein konserlerinden birinde küçük bir
    kIzIn hatIra defterini imzalamakta tereddüt ediyormuŞ.

    Ellerinin çok yorulmuŞ olduğunu ileri sürerek, küçük kIzI baŞından savmaya
    çalIŞmış.

    Kız, tereddüt etmeden şöyle demiş: "Ellerinizin ne kadar yorgun olduĞunu
    biliyorum ama inanIn benim ellerimde,sizinkiler kadar yorgun."
    Arthur Rubinstein anlayamamış ve nedenini sormuş küçük kıza;
    "Alkışlamaktan.." demiş küçük kız..

    Eğer,

    Karşınızdaki size değer veriyorsa , siz de ona değer vermekten hiç
    korkmayın.

    Ama onun için değeriniz yoksa, ya da onun değer listesindeki yeriniz
    listenin sonlarna doğruysa korkun ona değer verirken..

    Dünya bir ayna gibidir;
    siz onu gülümseyerek karşılarsanız, o da size gülümser...

    :ty55:

  9. #9
    ...__... adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    07-09-2005
    Mesajlar
    193
    Karizma Gücü
    0
    empati başkalarını anlama, muhatabın gözlüklerinden bakıp onlara bi manada hak verme adına geliştirilmiş ii bir yöntem. erdemli dürüst bireyler olma yolunun olmazsa olmalarından belki. ama herşeyin gibi bununda fazlası zarar efendim. sık sık empati yapmak ii bir şey olamasa gerek. başkalarını neden anlamak zorundayız yada başkalarının yaptıklarını empati fonksiyonunu kullanarak neden haklı hale getirmeliyiz. yada biz neden herkese hak vermeliyiz. tabi bu bireyin kendi meselesidir belki de empatiyle ruhsal bir arınma yaşıyordur bünye.

    çok sık baş vurmamak gerekir allah korusun şizoya bağlama ihtimali var. bir bakmışsınız kendi kendinize empati yapıyorsunuz. oy oy oy. aman dikkat diyim.
    Mona Lisanın Eteğindeki El Benim

  10. #10
    <span style='color: #DA70D6'>findnewdreams</span> adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    31-01-2006
    Mesajlar
    1,733
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    7
    arkadaşım emeğine sağlık.


    Alıntı GeMLiK tarafından gönderildi.
    Empati durumunu herkes yapabilse insanlarla anlaşmak daha kolay olacak.Sorunlar daha kolay çözülecek...
    empati yapacak insanın bence kişiliği çok güçlü olmalı neden derseniz ben senin gibi düşünmeye çalışırken senin gibi davaranırım yaşam tarzını alırım sen olurum kişiğim zayıfsa silik bi hayatım olur kendimide kaybederim seni ararken.
    empati yapmak bence herkes için ii deil derim


    Saygılar
    #findnewdreams#
    31-01-2006 - 31-09-2007

 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. Empatİ-bayanlar Kendİnİze Erkeklerİn GÖzÜyle Baktiniz Mi?
    2005 Konuları bölümünde zehre tarafından açılmış
    Yanıt: 0
    Son Mesaj: 08.09.05, 16:33

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Bu bölümde konulara mesaj yazabilirsiniz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •