• Reklam
Sayfa: 1 | Toplam: 2 12 SonSon
13 sonuçtan 1 --- 10 arası gösteriliyor

Konu: FoçA

  1. #1
    İzmirin_Kartalı
    Ziyaretçi

    Onay FoçA


    ARKADAŞLAR HER YAZ ESKİ FOÇADAYIM.SÜPER BİR YER.DENİZİNİN KOKUSU BİLE FARKLI.


    Foçanın Tarihi
    Foça (Phokaia); İon yerleşimlerinin en önemlilerinden biriydi. Bugünkü batı uygarlığının temelleri, İ.Ö. 6. yüzyıl'da İonya'da atıldı. Dönemin İonya'sı felsefe, mimarlık ve heykeltraşçılıkta öncü oldu.Phokaia'lı Telephanes (İ.Ö. 5.yy) Pers saraylarını yapıtları ile donaymış bir heykeltraştı. Theodoros (İ.Ö. 4.yy) ünlü bir mimardı. İ.Ö. 494 yılındaki "Lade Deniz Savaşı"nı yöneten komutan Dionysos Phokaia'lıydı. Bu komutan da ismini mitolojinin en büyük kahramanlarından "Şarap Tanrısı" Dionysos'tan alıyordu.


    Adını; kenti çevreleyen adalarında yaşayan foklardan alan Phokaia, İ.Ö. 11. yy'da Aiollar'ca kuruldu. İon yerleşimi İ.Ö. 9.yy'da başladı. Phokaialılar usta denizciydiler ; 50 kürekli & 500 yolcu alabilen tekneleri vardı. Mühendislik konusundaki üstün zekaları ve denizcilikteki başarıları ile Ege, Akdeniz ve Karadeniz'e açılarak çok sayıda koloni kurdular. Foçalılar'ın tarihte kurduğu kolonilerin en önemlileri : Kardeniz'de Amysos (bugünkü Samsun); Çanakkale Boğazı'ndaki Lampsakos (bugünkü Lapseki); Midilli Adası'nda Methymna (bugünkü Molyvoz); Güney İtalya'da Elea (bugünkü Velia); Korsika'da Alalia; Güney Fransa'da Massalia (bugünkü Marsilya), Nice ve Antibes ; İspanya'da Ampuria'dır. Phokaialılar'ın denizcilikteki ustalığı, ticaret alanında da başarılı olmalarına olanak sağladı. Phokaia, İonya'da, doğal altın-gümüş karışımı elektron sikkeyi ilk bastıran kentlerden biriydi.


    Phokaia bu başarıları ile bir çok uygarlığın iştahını kabartıyordu ve İ.Ö.546 yılında Persler'in tahrip ettiği ilk İon kentiydi. Pers istilası ile kentin görkemli çağı sona erdi, halkın büyük bir çoğunluğu kenti terketti. İ.Ö. 334'te Büyük İskender'in Anadolu'ya ayak basarak Pers egemenliğini ortadan kaldırması; yeni bir dönemin başlangıcı oldu. İskenderin ölümünden sonra sıra ile; Seleukoslar'ın, Bergama Krallığı'nın ve Romalılar'ın egemenliğine girdi. Erken Hristiyanlık döneminde psikoposluk merkeziydi.

    Bugün Foça'nın bucağı konumunda olan Yenifoça'yı Cenevizliler kurdu ve buradaki şap madenini işlettiler.

    Foça 13. yy'da Türk Beyliklerinden Çaka Bey'in; daha sonra Saruhan Beylliği'nin yönetimindeydi. Fatih Sultan Mehmet 1455'te Foça'yı Osmanlı İmparatorluğu topraklarına kattı.

    1867'de Foça ve bucağı Yenifoça birleştirilerek Manisa eyaletine bağlandı. 15 Mayıs 1919'dan 11 Eylül 1922'ye kadar Yunanlılar'ın egemenliğindeydi. Kurtuluş Savaşı'nda 11 Eylül 1922'de Atatürk Foça'ya girdi ve 11 Eylül Foça'nın kurtuluşu olarak kutlanmaya başladı.


    Karataş Efsanesi
    Foça'da halk arasında anlatılan bir efsane vardır; ünlü Karataş Efsanesi... Adı üzerinde efsane, yorumlara açık, Foça'nın gizemli çekiciliğine tam anlamıyla yakışan bir efsane bu. Foça'da nerede olduğu bilinmeyen bir taş vardır ve Karataş olarak anılır. Herhangi bir kaldırım taşı da olabilir bu gözümüzün önünde sadece taş diye durup duran; ya da yer altında, görmeden-bilmeden her gün üzerine basıp yürüdüğümüz arnavut kaldırım taşlarından birinin metrelerce altında da. Gizemi ve çekiciliği de burdan doğmakta sanırım. Bilinmeyen bir taş ama neden olduğu efsane daha da çekici.

    "Her kim ki; Foça'da nerede olduğu bilinmeyen KARATAŞ'a basar ise; basireti bağlanır ve içinde bir yerlerde Foça'ya yerleşme ve hep burada olma isteğini bulur. Yolu nereye giderse gitsin, Karataş'a basan kişi bir gün mutlaka Foça'ya geri dönecektir..."

    Karataş var; bunu herkes biliyor da nerede olduğunu kimse bilmiyor. Gezip dolaşırken bu taşa basan mümkünü yok bir daha Foça’dan kopamiyor. Çok zorlanip bir yerlere gitse de mutlaka dönüp dolaşıp gene geliyor Foça’ya. Bir kez yolunuz Foça'ya düşmeye görsün, Foça’ya gelip de o büyülü havasını yakalayabilen herkes bu öyküyü duyunca dolaşıp duruyor sokaklarda. Belki Karataş’a basarim da bu yaşanası kasabada kalırım umuduyla. Bize kalırsa Foça’nın her yeri Karataş. Foça’yı görüp de sevmemek, dönüp gelmemek mümkün değil de ondan.


    Siren Kayalıkları
    Fokları andıran adaların en büyüğüdür. Günümüzde foklarımızın yaşam alanıdır ve tertemiz denizi ile pırıl pırıl parlamaktadır. Kayalıkların içinde ve arasında yer alan mağaralar fokların evleridir. Bu nedenle mağara yakınlarında denize girmek ve kayalıkların üzerine çıkmak fokların rahat yaşayabilmesi ve üreyebilmeleri için yasaklanmıştır. Ancak Foça'ya gelen misafirlerimizin ve pek tabii ki bizlerin denize girebilmesi için denize girilebilen alanlar da mevcuttur. Orak adasının kuzeybatısında yer alır.


    Siren Kayalıkları adını tarihten - mitolojiden almıştır. Mitoloji de bahsi geçen Sirenler, vücutları kuş şeklinde, başları ise kadın şeklinde olan, yaptıkları büyülü müziğin güzelliğiyle tanınan yaratıklardır. Efsaneye göre; burada yaşayan Sirenler, yaptıkları doğa üstü müzikle buradan geçmekte olan teknelerdeki denizcileri büyülerlermiş. Müziğin ve Sirenlerin güzelliğinin büyüsüne kapılan denizciler, ölene kadar burda kalmak isteğine kapılırlar, bu düşünceler içinde gemileriyle bölgedeki kayalıklara çarparlarmış.

    Siren Kayalıkları'nın yüzyıllardır dalgalarla aşınarak aldığı doğa üstü şekiller de, Sirenler'in doğa üstü müziğini doğrular bir görüntü taşımaktadır.



    Büyük destan HOMEROS'ta Siren Kayalıkları'ndan nasıl bahsedildiğini biliyor musunuz ?
    "Ulu Tanrıça Kirke, "ne yapın yapın, Tanrısal Sirenler'den sakının" dedi bana. "Büyüleyen seslerinden, çiçekli çayırlarından sakının. Sen dinle o sesi. Ama bağlasınlar ayakta seni kollarından bacaklarından orta direğe." Böyle dedim ve uyardım arkadaşlarımı. Bu ara gemimiz Sirenler'in adasına varmıştı bile. Çünkü itici bir rüzgar esiyordu arkamızdan. Derken rüzgar düştü, deniz oldu çarşaf gibi. Bir tanrı bütün dalgaları dindirmişti. Yoldaşlarım kalkıp geminin yelkenlerini topladılar, sonra da kürekleriyle döve döve köpürttüler denizi. O zaman ben tunç kılıcımla mum peteğini parçaladım ufak ufak, ezdim güçlü ellerimle mumu. Sürdüm arkadaşlarımın kulaklarına. Duymaz oldular artık sirenleri. Onlar da bağladılar kollarımdan bacaklarımdan orta direğe beni.



    Coğrafi Bilgiler
    İzmir iline bağlı 28 ilçe merkezinden biridir. İlçeyi doğuda Menemen kuzeyde Çandarlı, batıda Ege Denizi, güneyde İzmir Körfezi çevreler. Yüzölçümü 275 km2'dir.

    Bucak: Yenifoça
    Beldeleri: Bağarası, Gerenköy;
    Köyleri: Yeni Bağarası, Ilıpınar, Yeniköy, Kozbeyli


    İzmir ili içinde en az yağış alan ilçelerden biridir.Hemen her mevsim poyraz ve batı rüzgarları eser. Temmuz ve Ağustos en sıcak aylardır. Sıcaklığın 35 dereceyi aştığı olur. İzmir - Çanakkale yolunun 39 km'sinden sola sapıp 26 km. sonra Foça'ya ulaşılır. İzmir - Foça arasında yaz kış otobüs seferleri vardır.

    Köylerinde tarım ve hayvancılık, Foça içinde ise turizm ve balıkçılık genel geçim kaynağıdır.

    Okuma - yazma oranı % 90'ın üzerindedir. İlköğretim okulları, Lise, Anadolu Otelcilik ve Turizm Meslek Lisesi vardır.


    Tarihi Eserler
    Athena Tapınağı
    Batı Anadolu'nun 12 İyon kentinden biri olan Phokaia kentinin ana tanrıçası olan Athena adına M.Ö. 590-580 yıllarında yapımına başlanan İyon düzeyindeki tapınak türünün erken örneklerinden biridir. Tüf taşından yapılmış sütunları, beşik çatı sistemini taşımaktadır. Athena tapınağının kazısı 1998-1999 kazı sezonunda başlamış ve halen devam etmektedir. Tapınak Phokaia'nın merkezinde ve şehre hakim bir konumdadır. Ana girişi doğuya bakmaktadır. Doğu yüzünün önünde de Athena'ya getirilen sunuların bırakıldığı bir sunak vardı. Tapınağın çevresi güzel bir podyum duvarı ile çevrilmekteydi.

    Şu anki kazılarda bu podyum duvarının ortaya çıkarılması için çalışılmaktadır. Podyum duvarının üzerinde pek çok tapınak mimari parçaları da buunmuştur. Ayırıca Athena Kutsal Alanı 17 ve 18 yy'larda yaşam mekanı olarak kullanılmıştır. Bu döneme ait pek çok mimari ve seramik buluntular da ele geçirilmiştir.


    Kybele Açıkhava Tapınağı
    İ.Ö. 580 yılına tarihlenen yapıda, çeşitli büyüklüklerdeki beş nişte tanrıça Kybele'nin heykelleri ve kabartmaları yer alıyordu. Kayaya oyulmuş adak havuzuyla denizci fenerlerinin konulması için yapılan küçük nişler; denizden gelenlerin burada tapındıklarını gösteriyor. Kutsal alanın yaslandığı kayalık üzerindeki sur duvarları, duvar yapımının dört ayrı dönemini göstermektedir. Arkaik surlar, harçsız yapılmıştır. Roma dönemi surlarında kireç harcı kullanılırken; Ceneviz ve Osmanlı dönemi surlarında kireç harcı, kum, tuğla parçası ve kiremit tozlarından oluşan Horasan Harcı kullanılmıştır.
    Athena'nın kökeni Babilli Kraliçe Izdar'a kadar gider. Kybele Anadolu'nun tanrıçasıdır. Kybele, Arkaik dönemden itibaren çok saygı görmüştür. Yeldeğirmenli tepe ile İncir Adası'nda da kutsal alanlar vardır.


    Tiyatro
    İ.Ö.340-330 yıllarına tarihlenen tiyatro son dönem kazılarda bulunmuştur. ANADOLU'NUN EN ESKİ TİYATROSUDUR. Kazı iki ayrı bölümde yapılmıştır. Birinci bölümde Analemna Duvarı iyi korunmuş bir halde ortaya çıkarılmış (4,5 m. yüksekliğinde); ikinci bölümde 4 ayrı basamak bulunmuştur. Basamaklarda Fuyte Oyta yazısına rastlanmıştır. Buradan her mahallenin ayrı bir bölümde yer aldığı ortaya konmuştur. İ.S. 1.yy'da seramik çöplüğü, 2.yy'da Nekropolis (mezarlık) olarak kullanılmıştır. Dayanıklı bir taş türü olmayan ve yörede Foça Taşı olarak anılan Tufa'dan yapılmıştır.

    Arkaik Duvar & Heredot Duvarı
    Son dönemdeki kazılarda Foça'nın Arkaik dönemde 5 km. uzunluğunda surlara sahip olduğu ortaya çıkmıştır. Maltepe Tümülüsü tepesinde yapılan kazılarda İ.Ö.590-580 yıllarına tarihlenen sur duvarları bulunmuştur. Heredot bu duvarlardan sıkça bahsettiği için Heredot Duvarı olarak anılmaktadır. Payanda duvarın yanında yer alan 4m. genişliğindeki boşluğun kent kapısı olduğu saptanmıştır.Kazılarda çıkarılan Pers ok ve mızrak uçları, kırık amphoralar eski mancınık gülleleri İ.Ö.546'da büyük bir savaş olduğunu göstermiştir. Pers Komutanı Harpagos'un ordusuyla Phokaialılar arasındaki savaş, Harpagos'un zaferi ile sonuçlanmıştır.

    Dış Kale
    1698 yılında yapılan kaleden geriye pek birşey kalmamıştır. İç kısımda Türk hamamının kalıntısı vardır.

    Mozaikler
    Son dönemdeki kazılarda Arkaik, klasik, Helenistik ve Roma dönemine ait yerleşim katları ortaya çıkarılmıştır. 1993'teki kazılarda çıkarılan İ.S.5-4 yy'lara tarihlenen Roma dönemi villasının taban mozaiklerinden biri hasarsızdır. Diğeri biraz ileride kısmen hasarlı olarak bulunmuştur. Sağlam kısmı restore edilip İzmir Arkeoloji Müzesi'ne konmuştur.

    Taş Ev
    Foça'nın 7 km. kadar doğusunda kuru bir dere yatağı kenarında, İ.Ö. 4.yy'a tarihlenen, Lydia / Lykia geleneğinde; Pers etkisi altında kalınarak yapılmış bir mezar anıttır.

    Şeytan Hamamı
    Antik Çağ'da kayalar oyularak yapılmış bir aile mezarıdır. Mezar uzun bir yol ve iki mezar odasından oluşmuştur. Yapılan kazılar sırasında bulunan seramik, mezarın İ.Ö.4. yy'a ait olduğunu ortaya koymuştur.

    Sur ve Beşkapılar
    Beşkapılar, Osmanlı dönemi kalesinin kayıkhane bölümüdür. Buradaki yazıta göre Kanuni Sultan Süleyman zamanında 1538-1539 yıllarında onarım görmüştür. Beşkapılar, 1983 ve 1994 yıllarında restore edilmiştir. Şehrin etrafını çevreleyen surların en iyi korunmuş bölümleri, yarımada üzerindeki Bizans, Ceneviz ve Osmanlı dönemlerine ait onarımlardır. Beşkapılar'da bilimsel kazılar yapılmaktadır.

    Yel Değirmenleri
    Foça'ya gelirken indiğiniz yokuşun solunda yer alan dağdır Top Dağı ve üzerinde tarihi yel değirmenleri vardır. Artık yikilmaya yüz tutmuştur ama hem tarihi anımsatır size hem de güzel bir manzara yaşatır. Yakın zamanda yel değirmenlerinin restorasyonu planlanmaktadır.

    Fatih Camii
    Foça'nın Türk dönemine ait en önemli yapısıdır. Yapıda ik ikitabe vardır. Avlu kapısındaki kitabe 1531 tarihlidir. Kitabeye göre Avlu Kapısı Mustafa Ağa adlı bir kişi tarafından yaptırılmıştır. Ana giriş üzerindeki kitabeye göre de Kanuni Sultan Süleyman'ın emriyle yeniden inşa ettirilmiştir. Kitabelerden, caminin Foça'nın fethinden sonra Fatih Sultan Mehmet tarafından yaptırılarak 1531 yılında bir avlu ile çevrelendiği, daha sonra Kanuni Sultan Süleyman'ın emri ile ancak onun ölümünden sonra 1569-1570 yıllarında yeniden inşa edildiği anlaşılmıştır.

    Kayalar Camii
    Dikdörtgen planlı düz tavanla örtülü bir camidir. 15 ya da 16.yy'da yapıldığı sanılmaktadır. Minaresi 19.yy'da yapılmıştır.Bizans dönemine ait devşirme malzeme kullanılmış, üzerini örten ahşap tavan yenilenmiştir.

    Hafız Süleyman Mescidi
    Giriş açıklığı üzerindeki kitabeye göre 1548'de Foça Kalesi dizdarı Kurt Hacı Mustafa tarafından inşa ettirilmiştir. Günümüzdeki şeklini 18-19.yy'da almıştır. 1917'de ibadete kapanan mescit 1992'de yeniden açılmıştır.

    Osmanlı Mezarlığı
    16.yy'dan 19.yy'ın sonuna kadar gömüye açık olduğu olduğu anlaşılmaktadır. Mezar taşlarında gül, selvi ağacı, üzüm salkımları, nar, hurma ve stilize edilmiş birçok bitkisel motif yer almaktadır.

    Kazılar
    Birinci Dönem Kazılar
    Fransız Arkeolog Falix Sartiaux tarafından 1913-1920 yılları arasında yapılmıştır. Kentin 1/5000 ölçeğindeki haritasını yapan Sartiaux yarımada üzerinde ve Foça'nın değişik yerlerinde 15 adet kazı gerçekleştirmiştir.

    İkinci Dönem Kazılar
    Ord.Prof.Dr. Ekrem Akurgal başkanlığında yapıldı. Akurgal, 1952'den 1956'ya kadar sürekli, 1974 yılına kadar da aralıklı olarak Foça'da çalıştı. Kazılar Athena Tapınağı'nda yoğunlaştı. Athena Tapınağı, ortaokul binasının arkasındaki kayalık üzerinde bulunuyordu. Kazılarda, Phokaia'nın Arkaik dönem (İ.Ö.7-6.yy) yerleşmesine ve Athena Tapınağı'na ait buluntular ortaya çıkarıldı.

    Üçüncü Dönem Kazılar
    Uzun bir aradan sonra Prof.Dr.Ömer Özyiğit tarafından 189 yılında başlatıldı. 1989-1990 yıllarında seramik atelyeleri, 1991'de Antik Tiyatro, 1992'de Arkaik Sur (Heredot Duvarı), 1993'te Kybele Açıkhava Tapınağı ve Roma Dönemi mozaikleri 1996'da yine mozaikler bulundu. Ayrıca Foça'nın Arkaik dönemine ait tam plan veren en eski tek yapısı Megaron ortaya çıkarıldı. Foça Kazı Başkanlığı'nca kazılarda çıkan bazı malzemelerin (seramin, çanak, çömlek, çatı kiremiti, amphoralar) restorasyonu ve çizim çalışmaları sürüyor.

    Mavi Bayrak


    Çevre Özel Koruma Bölgesi

    Ülkemizde 12 yöre, özel çevre koruma bölgesidir. Bu yöreler Foça, Gökova, Datça - Bozburun, Köyceğiz - Dalyan, Fethiye - Göcek, Patara, Kekova, Belek, Göksu Deltası, Pamukkale, Gölbaşı, Ihlara'dır. Anayasanın 56. maddesinde şöyle der : "Herkes sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir. Yaşadığımız dünya, ülke sayıları ve nüfusları artsa da genişlemeyecek, kaynakları ile sınırlı bir dünyadır ve hepimizindir." Foça Özel Çevre Koruma Bölgesi de doğal güzellikleri açısından oldukça önemlidir. Bölgenin taşıdığı önem burada yaşayan foklardan kaynaklanmaktadır.

    Foklar
    Akdeniz Foku (Monachus Monachus) dünyanın nadir oniki memelisinden biridir. Dünyada 400, Türkiye'de yaklaşık 100 fok yaşamaktadır. Akdeniz fokunu tehdit eden faktörler; öldürülmeleri, ağlara takılarak boğulmaları, besinleri olan balıkların azalması, kıyıların aşırı yapılaşması ve dalgıçlar tarafından mağaralarında rahatsız edilmeleridir. Akdeniz foku bir günde 60 km. yol alabilecek kadar iyi bir yüzücüdür. Sakinliği ve sessiziliği seven foklar sanayileşme, yerleşim ve deniz kirliliği olmayan yerlerde yaşarlar. Foça bu yerlere örnek olarak Türkiye'de Akdeniz Fokları'ın korunması için pilot bölge seçilmiştir.
    Foklar İle İlgili Bilgi İçin TIKLAYINIZ!

    Ulaşım
    İzmir-Çanakkale karayolunun 39.ncu km.sinden sonra 26 km.lik yol izlenerek Foça’ya ulaşılır.

    İzmir-Foça arasında karşılıklı olarak otobüs seferleri düzenlenmektedir. Foça'da birlik ve kooperatif otobüsleri yaz aylarında 6.30 dan 23.00 a kadar yarım saatte bir foça izmir seferi yapmaktadır. Kış aylarında ise seferler sabah 7.00 da başlayıp 21.15 te son bulmaktadır.


    Foça Festivali İle İlgili Bilgiler İçin TIKLAYINIZ!

    FOÇA RESİMLERİ









    Saygılarımla

  2. #2
    efeeet
    Kayıt Tarihi
    11-10-2005
    Mesajlar
    1,190
    Karizma Gücü
    0
    gerçekten görülmeye değer bir yer:A
    hatta yaşanılası yer
    küçükken giitiğim için pek hatırlamıyordum 2-3 hafta önce ordaydım hayran kaldım
    aşkımla bu yaz ordayız
    yazları muhtemelen harika oluyordur ama kış aylarında da görmenizi tavsiye edebileceğim bir yer
    +
    güzel çalışma olmuş kardeşim emeğine sağlık
    İzmir:A
    ölüm Allahın emri, ayrılık olmasaydı... 16/04/06

  3. #3
    FENERBAHCE GOL11 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    06-01-2005
    Mesajlar
    6,189
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    9
    yakında aşkımla yaşıcağımız yer

  4. #4
    pesimist adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    04-04-2005
    Mesajlar
    2,637
    Karizma Gücü
    0
    Bu genis tanıtımdan dolayı tesekkur ediyorum İzmirin_Kartalı

  5. #5
    Ebruli adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    08-01-2005
    Mesajlar
    6,886
    Karizma Gücü
    0
    Eski Foça'yı çok severimm ben...Denizi tam bana göre soğuk ve derin Foça'nın havasını bir de Datça'da gördüm ben...Datça'da aynı Foça gibi...Yani en azından ben Datça'yı gördüğümde aaa bizimm Foça demiştim

    Bilgiler için teşekkürrlerrr....

  6. #6
    zabdetth adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    08-02-2006
    Mesajlar
    575
    Karizma Gücü
    0
    Gerçekten çok güzel biyer...ben yazın yeni foçadayım ama oraya da gidiyoruz...oranın eğlence kültürü daha gelişmiş sanki... herkes gitsin amaaa...bodrum alanya vs gibi yerlerden daha güzel bence yani...
    Denizi kız, kızı deniz,
    sokakları hem kız hem deniz kokan şehir…

  7. #7
    www.TurkForum.net
    Kayıt Tarihi
    31-01-2005
    Mesajlar
    10,943
    Karizma Gücü
    10
    bende eski foca da bulundum

    ama komando okulu için

    ama gercekten de foca gusell sessiz sakin bir yer

    hosuma gitmişti

    ne kadar komando okulu olsa da gezecek zamanımız olmustu :A
    Tüm Hakkım Saklıdır®
    |l|lllll|lll||ll||lll
    ²¹°¹³²¹³ °¹²¹³¹³









    Dünyadaki en büyük değişimleri gerçekleştirenler, değişime önce kendilerinden başlayanlardır... (G. B. Shaw)

    Memnun değilsen Değişime Yardımcı Ol !..
    Fikir üret ki, Şikayet Etme Hakkın Olsun.

  8. #8
    morfin adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    14-02-2008
    Mesajlar
    4,733
    Karizma Gücü
    5
    Ben de gdıorum eskı focaya yazın harıka bı yer yha cok sevıyorum orayı

  9. #9
    MISRA adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    05-04-2008
    Mesajlar
    981
    Karizma Gücü
    0
    eşimle hep orada balık tutarız.müthiş bir yer.eski foçaya aşığım.
    her hafta sonu ordayım.paylaşım için teşekkürler

  10. #10
    border adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    17-02-2006
    Mesajlar
    759
    Karizma Gücü
    7
    Sakin bir ege kıyısı..
    İnanılmaz lezzetli balık yiyebileceğiniz,denizini, doğasını asla unutamayacağınız bir yer..
    Antalya da Adrasan nasıl keyifli ise İzmir de de Eski Foça..
    RAMMSTEIN


    tezekten terazinin boktan olur dirhemi

 

 
Sayfa: 1 | Toplam: 2 12 SonSon

Bu konuya benzer diğer konular

  1. Prof Ercan:"Foça-Karaburun-Midilli Üçgeni 7 Dolayında Bir Deprem Üretecektir"
    2005 Konuları bölümünde İzmirin_Kartalı tarafından açılmış
    Yanıt: 2
    Son Mesaj: 21.10.05, 23:52
  2. Foça
    2003 - 2004 Konuları bölümünde sankekur tarafından açılmış
    Yanıt: 6
    Son Mesaj: 03.01.05, 08:03

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •