Üfürükle Tedavi:

Hz. Muhammed: Ali nerede?
Sahabe: Gözleri ağrıyor.
Hz. Muhammed: Bana gelsin!

Bu konuşmadan sonra Ali Hz. Muhammed'e gelir. Ve Hz. Muhammed, Ali'nin gözlerine tükürür; tedavi eder. Hadiste, aynen şu anlamdaki sözler yer alır:

"Peygamber Ali'nin gözlerine tükürdü ve gözler hemen orada iyileşti. Öylesine
ki , gözlerde hiç ağrı bulunmamış gibiydi." (Bkz. Buhari, e's -Sahih,
kitabu'l-Cihad/102,143)



Hadislerde pek çok örnek verilir. Ve iki türü vardır: Tükürüksüz üfürük,
tükürüklü üfürük.

Tükürüksüz üfürük:

Hadislere göre Hz. Muhammed, bu yöntemle kırıkları, yaraları, kılıç yaralarını
bile tedavi ediyordu. Yani okuyup üfleyerek:

Ekva oğlu Seleme Hayber'de bacağından vurulur. Hz. Muhammed'e gelir. Hz. Muhammed üç nefes eder, yani okuyup "üç kez üfürür" Selem'nin sorunu, ağrısı, acısı kalmamıştır. ." (Bkz. Buhari, e's -Sahih, kitabu'l- Meğazi/3Cool

Tükürüklü üfürük

Ali'nin gözlerinin tedavisinde görüldüğü gibi pek çok olayda bu yöntem
uygulanırdı. İlkel insanlarda bu tedavi yöntemi çok geçerli ve yaygındır.

"Tükürük /ilkellerde) hastalık tedavisinde kullanılır. Tüküren kimsenin
mistik ve majik gücünü, karşısındakine geçirdiğine inanılır. Ayrıca nazar
inancının yaygın olduğu yerlerde, kötülüğü uzaklaştırıcı pratiklerde
kullanılır." (Etnoloji Sözlüğ&#252

Üfürükle Tedavinin alanına giren hastalıklar:

Yukarıda da belirtildiği gibi hadislerde, bu tedavi yönteminin pek çok olayda
kullanıldığı anlatılır.

"Nazar"a ( göz değmesine) karşı üfürük:

Yüzünde sarılık belirtisi görülen kız görür Hz. Muhammed. Ve hemen buyurur:

-"Bu kızcağızı okutup üfletin. Çünkü buna göz değmiştir." (Bkz. Buhari, e's
-Sahih, kitabu't -Tıbb/35, Tecrid, hadis no:1933
)

Hz. Muhammed'in hanımlarından Aişe anlatıyor:

"Peygamber, göz değmesine karşı okuyup üfürmeyi buyurmuştur." (Bkz. Buhari, e's -Sahih, Kitabu't -Tıbb/35, Tecrid, hadis no:1932)

Yılan, akrep, böcek sokmalarında üfürük:

Malik Oğlu Enes anlatıyor :

-"Peygamber, böcek, akrep, yılan zehirlenmelerinde ve kulak ağrısında tedavi
için okuyup üflemeye izin verdi." ." (Bkz. Buhari, e's -Sahih, kitabu't
-Tıbb/26; Teçrid, hadis no:1929) Aynı şeyi Aişe'de anlatıyor.


Üfürükle tedavi ücreti ve Muhammed'in payı:

Hadiste anlatıldığına göre : Ebu Said ve Peygamberin öteki arkadaşlarından
bir kalabalık , bir kesim yeri ele geçirmek için yola çıkar. Yolları bir
kabileye düşer. Kabile başkanını akrep sokmuştur. "Peygamberin arkadaşları"na
başvurulur. Tedavi için bir şey bilen olup olmadığı sorulur. Bu Said Hudri
atılıp başkanı tedavi edebileceğini söyler. Ücret pazarlığından sonra tedaviye
girişir. Fatiha suresini okuyup üfürür. Başkan kurtulmuştur. Ücret: Bir sürü
koyun.Yani akrep zehirini okumayla, üfürükle tedavinin karşılığı. Bu arada,
sürünün Ebu Said ve arkadaşları arasında bölüştürülmesi sözkonusu olunca sorun
çıkar. Çözüm için "peygamber"e götürülür konu. Olay ve tedavi anlatılır. Alınan
ücret de... Bunun üzerine Muhammed'in verdiği karşılık şu olur:

-"Çok iyi etmişsiniz (bu tedavi ve ücret işinde.) Koyunları şimdi paylaştırın
ve benim payımı da ayırın..."

( Bkz. Buhari, e 's -Sahih, Kitabu't -Tıbb/39; Tecrid, hadis no:1031; Müslim,
e 's- Sahih, Kitabu's-Selam/65-66, hadis no.2201)



Bu hadisler doğrumu? Eğer doğru ve bu hadisler hadis kitaplarında varsa okuyup üfleyenlere neden şarlatan diye tutuklanıyorlar. Mahkemeye niye çıkıyorlar?.