Arjantin 1975’den önceki on yıl ticaret fazlası vererek ve sürekli büyüyerek, %30’larda seyreden ılımlı ve istikrarlı bir enflasyon oranı ile altın çağını yaşamıştır. Ancak sosyal ve ekonomik gerilim 70’lerin ortalarında enflasyonist patlama yapmış, politik arenada ise demokratik hükümet yönetimi yerini diktatörlüğe bırakmıştır.
Kısaca, gelişmelerin tarihçesi aşağıdaki gibi olmuştur; 1976 ve 1979 yılları arasında Ortodoks-geleneksel kemer sıkma, devalüasyon ve liberalleşme politikaları izlenmiştir. 1977 yılında ödemeler dengesi ve büyüme hızında bir miktar olumlu gelişme kaydedilmiş ancak yapısallaşan enflasyon yavaşlamamıştır. Bu dönemde fiyatların kontrol edilmesi temel düşünce olmuştur.
1977 sonunda para muslukları iyice sıkılılaştırılmış, faiz oranı üzerindeki kontrol kaldırılmıştır. Eksi olan faiz oranı yılın dördüncü çeyreğinde aylık %4.6 oranına sıçramıştır. Yatırımlar hızla düşmüş, durgunluk 1978’e kadar sürmüştür. Yüksek faiz oranı, serbestleşen döviz piyasaları yoluyla ülkeye sermaye akımı sağlamış ancak merkez bankasının para arzı üzerindeki kontrolü zayıflamıştır. Ekonomik çöküntü, hızlı enflasyon ve spekülatif sermaye hareketleri ile ortaya çıkan sonuçlar daha sonraki dönemde uygulanan politikalara enflasyonla mücadele konusunda yeni Ortodoks bakış açısı kazandırılmıştır.
Neo-monetarist istikrar programının benimsenmesi döviz kurunun ardarda bir dizi devalüasyonu şeklinde ortaya çıkmış, Şubat 1979’da aylık %5.25 olan devalüasyon oranı Mar 1981’de sıfıra inmiştir.
Enflasyonun devalüasyonu takip etmesi beklenmiş, aktif döviz kuru uygulamasına kamu ürünlerinin fiyatlarının ve para arzının eşlik etmesi de beklentiler arasında yer almıştır. Yapısal enflasyonla mücadele politikaları başarısız kalmış ve 1979 yılında %63 devalüasyon, %160 enflasyon oranı kaydedilen Arjantin’de 1980 yılında bu oranlar sırasıyla %24 ve %101 olmuştur. Mali piyasalarda ise düşük oranlı kur ayarlamaları yurtiçi varlıkların getirisinin yabancı varlıklara kıyasla düşük olmasına neden olmuştur (3). Sermaye akışı hızlanmış, ithalat katlanarak 1980-1981’de GSYIH’nin %15’ine ulaşmıştır. Özel servet sahipleri döviz bolluğunun uzun sürmeyeceğini anladıklarından servetlerini tekrar ülke dışına aktarmışlardır. Daha inatçı çıkan yöneticiler ise döviz kuruna ilişkin manevralarını sürdürebilmek için 1979-1980 yılında Arjantin’i 13 Milyar dolar borca sokmuşlardır.
Domingo Cavallo, yeni ekonomi bakanı olarak Ocak 1991’de görevi devralmıştır. Cavallo, serbest piyasa reformlarını açıklamış ve vergi gelirlerini artırmayı, enflasyonu kontrol altına almayı taahhüt etmiştir. Cavallo tarafından hazırlanan programda yer alan ve Şubat 1991’den itibaren kamuoyuna açıklanan başlıca tedbirler şunlardır:
1. Katma değer vergisinin arttırılması,
2. Posta, demiryolu ve su ücretlerinin arttırılması,
3. Tarife sisteminde reformlar,
4. Ücret artışları zincirleme endeksinin yürürlükten kaldırılması,
5. Merkez Bankasının para basma işlevinin kısıtlanması,
6. 1 Nisan 1991’den itibaren Austral’ın konvetibl olması.
Uygulamaya konulan tedbirler kısa bir süre içinde enflasyonu düşürmede başarılı olmaya başlamış, ayrıca uluslar arası finans kuruluşlarından da destek görmüştür.
1991 yılının sonlarında ise, bürokratik engellerin ortadan kaldırılması amacıyla çok sayıda kararname çıkarılmış, fiyat kontrolleri, ihracat ve ithalat kotaları yürürlükten kaldırılmıştır.
-maximum-


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla