• Reklam
Sayfa: 1 | Toplam: 4 1234 SonSon
34 sonuçtan 1 --- 10 arası gösteriliyor
  1. #1
    yurejya adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    02-12-2005
    Mesajlar
    123
    Karizma Gücü
    0

    Tanrının melekleri..

    Hİçbi kutsal kabul edilen kitapta da belirtilmemiş benim görebildiğim kadarıyla ayrıntılı olarak.

    Herhangi bir fikri veya bilgisi olanlar vardır heralde. Benim bildiğim kadarıyla, insanlar yaratılmadan falan evvel sadece Allah'ın işlerini yaptırdığı, herbi duygudan falan bihaber androit misali varlıklardır. Paso Allah'a ibadet ederler. Allah bu tam otomatik melekleriyle konuşur falan. Meleklerde programlandıkları üzere cevap verirler. Bu noktada aklıma takılanlar:


    1) Hadi insanı imtihan maksadıyla yaratmış ,peki bu meleklerin işi nedir, Allah kendi işini yapamıyor mu?
    2) Bir Tanrı'nın ne gibi bir işi olabilir ki?

  2. #2
    termit adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    01-03-2005
    Mesajlar
    475
    Karizma Gücü
    0
    edit: sorulan soruda usluben saygısızlık bulunmuyorsa lütfen itham edici konuşmayalım.

    Cenabı Allahın bizim ibadetlerimize ihtiyacı olmadığı gibi Meleklerin yaptığınada ihtiyacı yoktur.Olmasını istediği bir şeyi anında isterse yaratır. Allahın işleri ne demek .Haşa Allahü tealayı bağlıyan bir iş veya bir sorumluluk mu var.Bu soruları soranların bunları öğrenmek için değil maksatlı sorduğu belli.Kişinin sorduğu soru aynasıdır.Ama okuyanlar için melekler hakkında bir iki bilgi yazalım ki cevap veremediler denmesin. Meleklere iman Kur'anı kerimdeki sıraya göre Allaha imandan sonra gelir ve melekler hakkında doğru iman edinmek her müsliman için çok zaruridir.

    Melekler, Hayat sahibi, diri, nurani yaratıklar olup, akıl sahibidirler. Allahü teâlânın sevgili ve kıymetli kullarıdır, ortakları ve kızları değildir. Allahü teâlânın emirlerine itaat ederler, isyan etmezler. Günah işlemezler. Erkek ve dişi değildir. Evlenmezler, doğurmazlar, çoğalmazlar, çocukları olmaz, yiyip içmezler. Allahü teâlâ, bunlardan bazılarını peygamber olarak seçmiştir. Diğer meleklere vahiy [haber] götürmek görevi ile şereflendirmiştir. Peygamberlerin kitaplarını ve sayfalarını getiren de bunlardır. Mesela Enam suresini Cebrail aleyhisselam ile birlikte 70 bin melek getirmiştir. Bunlar hata etmez, unutmaz. Hile yapmaz, aldatmazlar. Bunların Allahü teâlâdan getirdikleri hep doğrudur, şüpheli, ihtimalli değildir. Kendilerine verilen emirleri yapmaktan başka işleri yoktur.

    En üstünleri 4 tanedir:
    Cebrail aleyhisselam: Meleklerin en üstünüdür. Vazifesi, Peygamberlere vahiy getirmek, emir ve yasakları bildirmektir. Cebrail aleyhisselamın günah işleyeceğini veya yanlış bir iş yapacağını sanmak çok tehlikelidir. Çünkü Allahü teâlâ buyurdu ki:
    (Ey Resulüm de ki; “Cebrail’e düşman olan, Allah’a düşmandır.” Çünkü o, Kur’an-ı kerimi, Allah’ın izniyle, kendinden önce gelen kitapları doğrulayıcı, bir hidayet rehberi ve müminler için müjdeci olarak senin kalbine indirmiştir.) [Bekara 97]

    İsrafil aleyhisselam: Sura üfürmekle vazifelidir. Birinci üfürmesinde hasıl olan sesi işiten, Allahü teâlâdan başka her diri ölecek, ikincisinde hepsi tekrar dirilecektir.

    Mikail aleyhisselam: Rızk gönderilmek, ucuzluk, bolluk, kıtlık, pahalılık ve her maddeyi hareket ettirmekle vazifelidir.

    Azrail aleyhisselam: İnsanların ruhunu almakla vazifelidir.

    Bunlardan sonra dört sınıf melek vardır. Hamele-i Arş denen melekler dört tanedir. Huzur-i ilahide bulunan meleklere, Mukarrebin denir. Azab meleklerinin büyüklerine Kerubiyan, rahmet meleklerine Ruhaniyan denir. Cennet meleklerinin büyüğünün adı Rıdvan, Cehennem meleklerinin büyüğünün adı Malik’tir. Cehennem meleklerine Zebani denir. Bunlar, Cehennemde emredilen vazifelerini yapar. Denizin balığa zararlı olmaması gibi, Cehennem ateşi de bunlara zarar vermez. İnsanların iki omuzunda bulunup, iyiliklerini ve kötülüklerini yazan Kiramen katibin ismindeki iki melek ile, cinden koruyan meleklere, Hafaza melekleri denir. Sayısı en çok olan mahluk meleklerdir.

    "Zebani gibi bir zalim", "Azrail gibi cani, işkenceci bir Zebani", “Çocuğunuzu terbiye etmezseniz, anarşist olur, Azrail ve Zebani olur” gibi sözler uygun değildir. [Bunları mecaz olarak da örnek vermek uygun değildir. Allahü teâlânın emrine uyarak iman eden, emir ve yasaklara uyan müslümanlara mesela namaz kılan, oruç tutan, kul hakkı yemeyen, zina etmeyen müslümanlara ahmak, gerici, örümcek kafalı denir mi hiç? Bunun gibi, Allahü teâlânın emrini yerine getiren meleklere cani, işkenceci, zalim denir mi hiç? Mecazı da, örneği de, şakası da çok çirkindir.] Meleklere hakaret eden Müslüman dinden çıkar. Bütün melekler günahsızdır, cani, işkenceci, zalim değildir. Allahü teâlânın emrini yerine getirirler
    Melek girmeyen eve şeytan girer. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
    (Misafir, sofrada iken, melekler ev sahibine dua eder.) [Taberani]
    (Sirke yiyen kimselere, iki melek, yemek bitinceye kadar dua eder.) [İbni Asakir]
    (Melekler, sahura kalkan kimselere dua eder.) [İmam-ı Ahmed]
    Eğer sofrada içki veya meleklerin girmesine mani olan bir şey varsa, o kişi meleklerin yapacağı bu duadan mahrum kalır.

    Yine hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
    (Bana salevat getirenin, günahlarının affolması için melekler dua eder.) [Ey oğul ilmihali]
    (Allahü teâlânın zikredildiği yerlere, melekler rahmet saçar.) [Ebuşşeyh]
    (Kur’an-ı kerimi hatmedene 60 bin melek dua eder.) [Hazinet-ül-esrar, Deylemi]
    (Bir kimse, uygunsuzluk yapmadıkça, namaz kıldığı yerden ayrılıncaya kadar, melekler, “Ya Rabbi, buna rahmet et” diye dua ederler.) [Nesai]
    Eğer salevat getirilen, zikredilen, Kur’an okunan ve namaz kılınan yerde, çalgı aleti veya meleklerin girmesine engel olan başka bir şey varsa, meleklerin yapacağı duadan mahrum kalınır.

    Yine hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
    (Melekler, insanlara iyilik öğreten kimselere dua ederler.) [Tirmizi]
    (Din kardeşinin bir işini yapana binlerce melek dua eder.) [İbni Mace]
    (Yatağa abdestli yatan kimse için, o gece bir melek sabaha kadar, “Ya Rabbi, bunu affet” diye dua eder.) [Hakim]

    Eğer o yerlerde veya yatak odasında, canlı resmi, ***** aleti veya rahmet meleklerinin girmesine engel olan başka bir şey varsa, meleklerin yapacağı duadan mahrum kalınır.

    Ölüm hastasının bulunduğu odada, hayzlı, cünüp, canlı resmi, ***** aleti, köpek, çalgı aleti ve rahmet meleklerinin girmesine engel olan başka şey bulunmamalıdır.

    Mümin, ruhunu teslim edeceği vakit, rahmet meleklerini görüp, can verme acısını duymaz. O odaya rahmet melekleri girmezse, o kimse ölürken sıkıntılara maruz kalabilir.

    Bir namaz vaktini cünüp geçirmek büyük günahtır. Sarhoş olmak, ***** oynamak ve çalgı çalmak haramdır. (Berika)

    Kendisi kullanmasa bile, herhangi bir çalgı aletini evinde bulundurmak günah olur. (Hadika)

    Kendi yapmasa bile, kötü şeyleri evinde bulundurmak kötü, kendi yapmasa bile, iyi şeyleri bulundurmak iyidir. Mesela, Kur’an-ı kerimi, okumasını bilmese de, bereketlenmek için evinde bulundurmak sevaptır. (Hindiyye)

    Kendi oynamasa bile evde iskambil kağıdı, tavla gibi ***** aletlerini bulundurmamalıdır. Haramlardan, mekruhlardan kaçılırsa, rahmet meleklerinin yapacakları dualardan istifade ederiz. Melekler masumdur, duaları red edilmez.
    Melekler Âdem aleyhisselama secde etmedi. Onun istikametine Allahü teâlâya secde etti. Biz Kâbe’ye secde etmiyoruz, Kâbe istikametine dönerek Allah için secde ediyoruz.

  3. #3
    yurejya adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    02-12-2005
    Mesajlar
    123
    Karizma Gücü
    0
    huyum kurusun reytingin hastasıyım işte.

    Acaba bana iman bilgisinin yoksunluğundan bahsedenler kaç kez açıp da kuranın birebir türkçesini okumuşlar. Okuduktan sonra tekrar savunsunlar o okumadıklarını..

    Alıntı termit tarafından gönderildi.
    Kendisi kullanmasa bile, herhangi bir çalgı aletini evinde bulundurmak günah olur. (Hadika)

    .
    çok iyi dans ve ısrar ederim

  4. #4
    vampirpenguen adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    08-10-2004
    Mesajlar
    2,362
    Karizma Gücü
    8
    yurejya bu konular idrak meselesi, ilim ile ilgili olduğunu düşünüyorum.Yani işin gizli boyutu bizim algıladığımızdan daha farklı.Bazı tesirlerin bizim şu anki boyuta gelebilmesi için titreşimler arası gidebilen meleklere ihtiyaç duyulabilir diye düşünüyorum.Tabi düşüncem yanlışta olabilir.Dediğim gibi idrak meselesi ilim meselesi.

  5. #5

    Kayıt Tarihi
    09-08-2005
    Mesajlar
    920
    Karizma Gücü
    0
    Soru meleklerle sınırlandırılmasa, Allah niçin yaratır bağlamında tartışılsa sanırım daha doyurucu olabilir. -kişisel görüş-
    İnsanlığın düşüncesine hakim olan hakikat ölçüsü, insanın kendi hayati menfaatleri, şahsi hesapları ve istekleridir; zevkleri veya alışkanlıklarıdır. İnsan kendinin olan bu ölçüleri fikirlere tatbik ediyor ve bu ölçülerle fikirlerinin doğruluğunu araştırıyor.; hükmünü onlarla veriyor. Ondan sonra kendi kendi verdiği bu hükme uygun, onu destekleyici sebepleri etrafında topluyor. Peşin vermiş olduğu hükmünü onlarla haklı ve meşru gösteriyor. Görülüyor ki düşünmek, kendimizi eşyaya değil, eşyayı kendimize uydurmaktır. Gerçek düşünce ise bundan farklıdır.
    [ varolmak, Nurettin Topçu ]

  6. #6
    yurejya adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    02-12-2005
    Mesajlar
    123
    Karizma Gücü
    0
    Alıntı aslanbash tarafından gönderildi.
    Soru meleklerle sınırlandırılmasa, Allah niçin yaratır bağlamında tartışılsa sanırım daha doyurucu olabilir. -kişisel görüş-
    Dostum 'Allah niçin yaratır' ı da tartışırız ,tartıştık da zamanın da . Ama daha nispeten görecesiz bi soru sordum ben burda yani sorum açık. Demek ki bilen ,merak eden de yokmuş. Kendi işimize nası geliyorsa biz öyle alıyomuşuz herşeyi , sorgulamak yasak çünkü. iyi .aferim
    çok iyi dans ve ısrar ederim

  7. #7
    K.Mustafa adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    24-08-2005
    Mesajlar
    2,962
    Karizma Gücü
    7
    Alıntı yurejya tarafından gönderildi.
    Dostum 'Allah niçin yaratır' ı da tartışırız ,tartıştık da zamanın da . Ama daha nispeten görecesiz bi soru sordum ben burda yani sorum açık. Demek ki bilen ,merak eden de yokmuş. Kendi işimize nası geliyorsa biz öyle alıyomuşuz herşeyi , sorgulamak yasak çünkü. iyi .aferim
    Arkadaşım bi açıklama yapmak pek de haddime değil ama bir konuya değinmek istiyorum.

    Sorgulamanın yasak olduğuna asla inanmıyorum. Sadece sorgularken şirk koşmamaya dikkat etmek lazım.

    Nacizane fikrim.
    "Ben bilemediğimi bildiğim için diğer insanlardan akıllıyım.".......Sokrates

    http://www.turkforum.net/signaturepics/sigpic95250_1.gif

    Cümleler doğrudur, sen doğru isen, Doğruluk bulunmaz, sen eğri isen.
    _____________________________________________________Yunus Emre

    Artık çok geç. Ne yazıkki evlendi..

  8. #8

    Kayıt Tarihi
    09-08-2005
    Mesajlar
    920
    Karizma Gücü
    0
    Alıntı yurejya tarafından gönderildi.
    Dostum 'Allah niçin yaratır' ı da tartışırız ,tartıştık da zamanın da . Ama daha nispeten görecesiz bi soru sordum ben burda yani sorum açık. Demek ki bilen ,merak eden de yokmuş. Kendi işimize nası geliyorsa biz öyle alıyomuşuz herşeyi , sorgulamak yasak çünkü. iyi .aferim
    "sorgulamak yasak" fikrini benden mi edindiniz bilemiyorum, ama bunu ifade etmemiştim.
    Ama şahsi görüşüm "Allah'ın melekleri niçin yarattığı" nı sorgulamanın pratik bir faydası bulunmamaktadır. Bu sorgulamadan bizim için çıkacak pratik bir fayda -ben şahsen- göremiyorum. Onun için daha temel bir düzeyi, "Allah'ın niçin yarattığı" bağlamında fikirlerin paylaşılmasını öne sürmüştüm.
    İnsanlığın düşüncesine hakim olan hakikat ölçüsü, insanın kendi hayati menfaatleri, şahsi hesapları ve istekleridir; zevkleri veya alışkanlıklarıdır. İnsan kendinin olan bu ölçüleri fikirlere tatbik ediyor ve bu ölçülerle fikirlerinin doğruluğunu araştırıyor.; hükmünü onlarla veriyor. Ondan sonra kendi kendi verdiği bu hükme uygun, onu destekleyici sebepleri etrafında topluyor. Peşin vermiş olduğu hükmünü onlarla haklı ve meşru gösteriyor. Görülüyor ki düşünmek, kendimizi eşyaya değil, eşyayı kendimize uydurmaktır. Gerçek düşünce ise bundan farklıdır.
    [ varolmak, Nurettin Topçu ]

  9. #9
    yurejya adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    02-12-2005
    Mesajlar
    123
    Karizma Gücü
    0
    Alıntı musti_16 tarafından gönderildi.
    Arkadaşım bi açıklama yapmak pek de haddime değil ama bir konuya değinmek istiyorum.

    Sorgulamanın yasak olduğuna asla inanmıyorum. Sadece sorgularken şirk koşmamaya dikkat etmek lazım.

    Nacizane fikrim.
    musti sorgunun başladığı yerde inanç bitiyomuş ama. - benim sözüm falan değil
    bu- sen inanmasan da sorgulamanın bastırılmaması gerektiğine söylenegelmiştir yüzyıllardan beri ,çok sorgulamayın boyun eğin diye ,koyun misali neyse.



    Alıntı aslanbash tarafından gönderildi.
    "sorgulamak yasak" fikrini benden mi edindiniz bilemiyorum, ama bunu ifade etmemiştim.
    Ama şahsi görüşüm "Allah'ın melekleri niçin yarattığı" nı sorgulamanın pratik bir faydası bulunmamaktadır. Bu sorgulamadan bizim için çıkacak pratik bir fayda -ben şahsen- göremiyorum. Onun için daha temel bir düzeyi, "Allah'ın niçin yarattığı" bağlamında fikirlerin paylaşılmasını öne sürmüştüm.
    hayır size değildi bu meram rica ederim.
    çok iyi dans ve ısrar ederim

  10. #10

    Kayıt Tarihi
    26-11-2005
    Mesajlar
    400
    Karizma Gücü
    7
    Soru: "Horozların melek gördükleri zaman öttüklerine ve öttükleri zaman Müslümanlar için Allah’ın 'keremi'nden dilekte bulunmak gerektiğine dair bir hükmü Allah ve ‘ Peygamber ‘ buyruğu olarak kabul ediyor musunuz?"

    Yine bunun gibi: "Eşeklerin şeytan gördükleri zaman anırdıklarını ve anırdıkları zaman ‘Euzü bi’llahi mine’ş-şeytani’r-racim’ deyip Allah’a sığınmanın Müslüman kişi bakımından zorunluluk olduğuna inanıyor musunuz?"

    Eğer bu sorulara: "Hayır, olmaz böyle şey! Bunlar Allah’ dan ya da Peygamber' den gelmiş olamaz. Bu gibi sözleri Allah’ a ve Hz. Muhammed’ e yamamak, Allah’ ı ve elçisini alaya almak olur" şeklinde bir yanıt verecek olursanız Müslümanlık iddianız tehlikeye girmiş olur. Ve hele bir de bu söylediklerinizi açıklamak üzere, kendi kendinize: "Bunlar akıldışı şeyler! Neden horoz melek gördüğünde ötsün de eşek şeytan gördüğünde anırsın? Eşek melek görmez mi? Gördüğünde ne yapar? Ya da horoz şeytan görmez mi? Gördüğünde ne yapar? Nedir Allah’ ın ya da Hz. Muhammed’ in eşeklere karşı husumeti ki, zavallı hayvanı şeytandan başka bir şey görmez diye tanımlarlar ve onun anırdığını görenleri Allah’ a sığınmaya çağırırlar?" şeklinde akılcı bir yanıta yönelecek olursanız, haliniz fena. Çünkü böyle bir şey söylediğiniz zaman İslam şeriatını inkar etmiş sayılır ve kafirlerden olarak cehennemi boylarsınız.

    Yok, eğer bu yukarıdaki sorulara "Evet bunların Allah ve Peygamber sözleri olduğunu kabul ederim!" diye yanıt verecek olursanız, Müslümanlık sınavını başarıyla atlatmış ve ' imanı tam' bir Müslüman olarak övünmeye hak kazanmış olursunuz. Şu bakımdan ki, Hz. Muhammed horozları Müslümanları namaza uyandıran yaratıklar olarak övgüye layık bulur, onlara sövülmemesini isterdi; örneğin şöyle derdi: " Horoza sövmeyin. Çünkü o namaza uyandırır." (Bak: Ebu Davud’ un Kirab’ ul-Edeb’ inde yer alan bu hadis için bkz. İmam Nevevi, age., c.3, s. 328.)

    Yine bunun gibi Hz. Muhammed, horozların melek gördükleri zaman öttüklerine ve eşeklerin şeytan gördükleri zaman anırdıklarına da inanmıştı; şöyle derdi: "Horozların öttüğünü işittiğinizde (dileklerinizi) Allah’ ın fazl-ü kereminden isteyiniz. Zira horozlar melek görmüşler (de öyle ötmüşler)dir. Merkebin anırmasını işittiğinizde de şeytan(ın şerrin)den Allah’ a sığınınız (ve Euzü bi’llahi mine’ş-şeytani’r-racim, deyiniz). Çünkü merkep şeytan görmüş de (öyle anırmış)tır." (Sahih-i Buhari Muhrasarı..., Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları, c. 9, s. 66-67.)

    Diyanet’ in belletmesine göre Hz. Muhammed bu sözleri söyledikten sonra şöyle eklemiştir: "Merkep, şeytan görmedikçe anırmaz. Merkep anırınca siz Allahu Teala’ yı zikredin, bana da salavat getiriniz." (Sahih-i Buhari Muhrasarı..., Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları, c. IX, S. 68.)

    Dikkat edileceği gibi merkep anırması, kişiye Allah’ ın adını anıp Hz. Muhammed’ e salavat getirmek (dua etmek) gibi bir zorunluluk yüklemekte. Böyle bir zorunluluğun kutsal duygularla nasıl bağdaşabileceğini düşünmek kuşkusuz ki kolay değil.

    Bu yukarıdaki veriler, Diyanet Yayınları’yla insanlarımıza belletilmekte. Ne var ki, horozların melek gördükleri zaman öttüklerini ya da merkeplerin şeytan gördükleri zaman anırdıklarını söyleyen bu aynı Diyanet, halk arasındaki 'Kara karga kimin evinde öterse o haneden cenaze çıkar' şeklindeki inançları hurafeden sayar. Daha başka bir deyimle, herhangi bir kimsenin evinde kara karganın ötmesiyle cenaze çıkacağına dair olan inancı hurafe olarak kabul ettiği halde, merkebin şeytan gördüğü için anırması üzerine Allah’ a sığınmak gerektiğine dair hükmü hurafeden saymaz! Ya da, karganın ötmesinin cenazeyle ilişkisini hurafe diye tanımlar, ama horozun ötmesini meleklerden ve merkebin anırmasını şeytandan bilip aynı nitelikteki bir hurafeyi, başka şekiller altında halkımıza sokuşturmaktan geri kalmaz. Ve işte insanlarımızın dinsel eğitimi, bu zihniyetteki bir Diyanet’e ve onun emrindeki din adamlarına terk edilmiş bulunmakta!


    Bu durumda Melekleri Horozlar görüyor ama biz göremiyoruz. Eşekler şeytanı görüyor ama biz göremiyoruz.

    Bir kuaran mealinde Melek diye aradığınızda meleklerin ne işe yaradıkları Allahın hangi işlerini gördükleri belli oluyor. Mesela bir tanesini alalım.

    (BAKARA suresi 30. ayet)

    Diyanet Vakfı : Hatırla ki Rabbin meleklere: Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım, dedi. Onlar: Bizler hamdinle seni tesbih ve seni takdis edip dururken, yeryüzünde fesat çıkaracak, orada kan dökecek birini mi yaratacaksın? dediler. Allah da onlara: Sizin bilemiyeceğinizi herhalde ben bilirim, dedi.

    Burada Allah meleklere bir insan yaratacağım diyor. Melekte bu aklı beğenmediğini açıklıyor. yani Allaha akıl veriyor. yağmur yağdırıyor. VS Vs.

 

 

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •