• Reklam
Sayfa: 1 | Toplam: 2 12 SonSon
16 sonuçtan 1 --- 10 arası gösteriliyor
  1. #1
    termit adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    01-03-2005
    Mesajlar
    475
    Karizma Gücü
    0

    KÜfre DÜŞÜren SÖzler -haller

    Şirk, Allahü teâlâya ortak yapmak, benzetmek demektir. Benzeten kimseye müşrik denir. Küfrün çeşitleri vardır. Hepsinin en kötüsü, en büyüğü şirktir. Bir şeyin her çeşidini bildirmek için, genelde, bunların en büyüğü söylenir. Bunun için, âyet-i kerime ve hadis-i şeriflerde bildirilen şirk, her cins küfür demektir.
    Kur’an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki:
    (Allahü teâlâ, şirki [her çeşit küfrü] asla affetmez ve şirkten başka olan [büyük küçük bütün] günahları dilerse affeder.) [Nisa 48]

    Bir kâfir, bir kelime-i tevhid söylemekle mümin olduğu gibi, bir mümin de, bir söz söylemekle kâfir olur. Küfre düşürücü söz kullananın imanı gider de haberi olmaz. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
    (Öyle bir zaman gelir ki, kişinin imanı gider de haberi olmaz. Halbuki ondan, gömleğin çıktığı gibi, iman çıkmış olur.) [Deylemi]

    Küfre düşenin bütün ibadetlerinin sevapları yok olur, tevbe ederse, geri gelmez, ayrıca, nikahını da yenilemesi gerekir. Tevbe etmek için, yalnız Kelime-i şehadet söylemeleri kâfi değildir. Küfre sebep olan o şeyden de tevbe etmeleri gerekir. Küfre düştüğü şeyleri bilmiyorsa, bilip bilmediğim bütün küfür söz ve işlerden tevbe ettim demesi yeterlidir.

    Berika ve Hadika’da ve Mecmaul-enhür’de diyor ki:
    (Erkek veya kadın, bir Müslüman, âlimlerin sözbirliği ile küfre sebep olacağını bildirdikleri bir sözün veya işin küfre sebep olduğunu bilerek, amden [yani tehdit edilmeden, istekle] veya başkalarını güldürmek için söyler, yaparsa, manasını düşünmese dahi, imanı gider. Mürted olur. Buna Küfr-i inadi denir. Eğer bunun küfre sebep olduğunu bilmeyip, amden söyler, yaparsa, yine mürted olur. Buna Küfr-i cehli denir. Çünkü, her Müslümanın, bilmesi gereken şeyleri öğrenmesi farzdır. Bilmemesi özür değil, büyük günahtır. Küfr-i inadi ve küfr-i cehli ile mürted olanın, nikahı bozulur. Zevcesinden vekalet alarak, iki şahit yanında veya camide cemaat ile (Tecdid-i nikah) yapması gerekir. İkiden fazla tecdid için (Hulle) lazım olmaz. Küfre sebep olan sözü, hata ederek [yani amden olmayıp, yanılarak] veya tevilli olarak veya ikrah [tehdit] edilerek söylerse, mürted olmaz ve nikahı bozulmaz. Küfre sebep olması, âlimler arasında ihtilaflı olan bir sözü amden söyleyen mürted olmaz ise de, bunun tevbe ve istiğfar etmesi ve tecdid-i nikah yapması ihtiyatlı olur.)

    (Her iki halde de küfre girenin önceki ibadetleri yok olur. Tevbe ederse, geri gelmez. Zengin ise tekrar hacca gitmesi gerekir. Önce eda ettiği namaz, oruç veya zekatları kaza etmez. Fakat küfre düşmeden önce yapmadığı ibadetleri kaza eder. Tevbe için yalnız kelime-i şehadet söylemek yeterli değildir. Küfre sebep olan şeyden de tevbe etmesi gerekir. Küfre sebep olan sözü, hata ederek, yanılarak veya tevilli olarak söyleyen veya küfrü gerektirdiği âlimler arasında ihtilaflı olan bir sözü bilerek söyleyen küfre girmez. Fakat tecdid-i iman etmesi gerekir.)

    Küfre düşüren söz ve işleri öğrenerek bunlardan sakınmalı ve küfre düşmekten korunmak için sabah-akşam (Allahüme inni euzü bike min en üşrike bike şeyen ve ene âlemü ve estağfirüke lima la âlemü inneke, ente allamülguyub) duasını okumalıdır!

    İbni Hacer-i Mekki hazretlerinin Zevacir isimli eseri ile, (Hadika, Berika, Birgivi, Miftah-ül Cenne, Mektubat-ı Rabbani, Seadet-i Ebediyye, İbni Abidin) aldığımız, küfre düşüren söz ve işlerden bazıları şunlardır:

    Küfre sebep olan bazı söz ve işler

    1- Allahü teâlâya layık olmayan şey söylemek. Mesela bir kimse bir işi yaptığı halde, (Allah biliyor ki yapmadım) demek. Yahut, yapmadığı bir şey için (Allah biliyor ki yaptım) demek. Böyle söylemek Allahü teâlâyı hâşâ cahillikle suçlamak olur.

    2- Allah akıllıdır, şuurludur, iyi düşünür demek. Böyle demekle Allahü teâlâ yaratıklara benzetilmiş oluyor.

    3- Peygamberleri küçültücü şey söylemek, onunla alay etmek. Mesela Hz. Âdemi kastedip (İlk insan vahşi idi) demek. Veya bir evliyayı peygamberden üstün bilmek. Yahut peygamberin dediği doğru ise biz kurtulduk demek. Bir kimseye (Öküz aleyhisselam) demek.
    (Yalnız Kur'an), (Kur'andan başka kaynak tanımam), (Kur'andan başka kaynağa lüzum yok), (Peygamber postacıdır, vazifesi bitmiştir), (Peygamberimizden sonra Resul gelmez ama nebi gelir) gibi sözler küfürdür. Yani bu şekilde söyleyen ve inanan kâfir olur.

    4- Peygamber efendimizden sonra başka bir peygamberin geleceğini caiz görmek.

    5- Melekleri küçültücü şey söylemek. Mesela (Senin bakışın bana Azrail gibi geliyor) demek. Yahut (Cebrail bile söylese inanmam) demek. (Bu ibadetin sevabını yazacak melek yok) demek. (Çocuklarınızı iyi yetiştirmezseniz, zebani olur) demek.

    6- İslam âlimlerinin sözlerini, fıkıh kitaplarını ve fetvalarını tazim etmesi gerekirken tahkir etmek. Mesela (İmam-ı a'zamın kıyası hak değildir) demek.

    7- Ahirette olacak şeylerle alay etmek. Mesela (Ben Cenneti istemem, Cehennemi isterim. Çünkü bütün nataşalar oradadır) demek.

    8- Allahü teâlânın emir ve yasaklarına yani Kur'an-ı kerimde ve hadis-i şeriflerde açık bildirilmiş ve İslam âlimlerinin kitapları ile her tarafa yayılmış, inanılması zaruri olan din bilgilerinden birine inanmamak, beğenmemek veya önem vermemek. Mesela (Ben görmediğim için cinlere, nazara inanmam) demek.

    9- Kesin haram olduğu bilinen bir şeyi yiyip içerken besmele çekmek. Mesela şarap içerken veya domuz eti yerken Besmele çekmek küfürdür.

    10- Kur'an-ı kerimi teganni ile [şarkı okur gibi] okuyan hafıza, ne güzel okuyor demek.

    11- Kâfirlerin ibadet olarak yaptıkları ve kâfirlik alameti olan veya İslamiyet’i inkâr etmek ve inanmamak alameti olan ve tahkir etmemiz vacip olan şeyleri yapmak veya kullanmak. Bunlardan meşhur olanlarını bilmeyerek veya şaka olarak veya herkesi güldürmek için yapmak da küfürdür. Mesela zünnar denilen papaz kuşağını bağlamak. Bunları başkalarını güldürmek için de kullanmak küfre sebep olur. İtikadının doğru olması fayda vermez.

    12- Yunan felsefecileri gibi, dünya ezeli ve ebedi demek.

    13- İslamiyet’e, (İslam düşüncesi) demek. Çünkü İslamiyet bir düşünce sistemi değildir. İlahi emir ve yasaklara düşünce demekten çok sakınmalıdır! İçinde (İslam düşüncesi), (İslam nazariyesi) gibi ifadeler bulunan kitaplar çok zararlıdır.

    14- Kâfirlerin dini âyinlerini, bayramlarını beğenmek. Mesela zaruretsiz bir hıristiyanın Noelini tebrik etmek. Nevruz günü yumurta boyamak. Kiliseye gidip, feyz almak niyetiyle âyinlere iştirak etmek.

    15- (Yahudi ve hıristiyanların Allah’a inananları Cennete gidecek) demek.

    16- Mucizeyi veya kerameti inkâr etmek.

    17- Meşhur bir harama helal, meşhur bir helale haram demek. Mesela domuz yağı helal, sirke, üzüm suyu haram demek.

    18- Âyeti, besmeleyi, bir melek, bir peygamber ismi bulunan yazıyı, kasten helaya, necasete, [pisliğe] atmak. Müslümanın ağzına [def-i hacet lafzı ile] sövmek.

    19- Hac, namaz, oruç gibi meşhur ibadetlerin şeklinde şüphe etmek. Mesela (Acaba namaz böyle mi kılınır) demek.

    20- Bir parça et yemek, din ilmi öğrenmekten iyidir demek. Din ilmi küçümsendiği için küfür oluyor.

    21- (Bir süre sonra Hıristiyan olacağım) diye düşünmek. Bir bayan, bir Hıristiyanla evlenmeye karar verdiği andan itibaren kâfir olur. Bir erkek de bir ateist bayanla evlenmeye karar verdiği andan itibaren kâfir olur.

    22- Ağır bir hastalığa düşüp de, (Allah’ım benim canımı al da, istersen kâfir olarak al) demek.

    23- (Allah’ım çocuğumu aldın, başka elinden ne gelirse onu yap) demek.

    24- Tırnağı uzun olana, (Tırnak kesmek sünnettir) dense, o da, (Sünnet olsun ne olacak) dese, kâfir olur. Tırnağını kesmediği için değil, sünnete önem vermediği, beğenmediği için küfür olur.

    25- İnşallah, maşallah demek karın doyurmaz. Maşallahla inşallahla iş olmaz veya namaz kılmak karın doyurmaz demek. Bunları söylemekle dinimizin emri beğenilmemiş ve alay edilmiş oluyor. İnşallah, Allah’ın izni ile demektir. Allah’ın izni olmadan hiçbir şey olmaz. Onun için, hayır ve şer Allah’tandır diye iman etmek gerekir. Hayır gibi şerrin de Allah’tan olduğuna inanmamak küfür olur.

    26- Dostuna veya sevgilisine, (Sen bana Allah’tan da, Peygamberden de sevgilisin) demek.

    27- İlim meclisine gidelim dendiğinde, (Benim orada ne işim var) diyerek ilmi küçümsemek veya İslam âlimlerini lanetlemek, kötülemek.

    28- Küfre rıza küfürdür. Müslüman olmak isteyene elimdeki şu işi bitirip de geleyim diyerek, onun Müslüman olmasını geciktirmek.
    29- Birine kâfir diye hitap edilse, o da kabul eder mahiyette, bir harekette bulunması veya bir söz söylemesi, küfre sebep olur. Kâfire hürmet olsun diye efendim demek, hürmet gayesiyle papazın veya papanın elini öpmek küfre sebep olur. Bir Müslümana kâfir dense, söyleyen kâfir olur.

    30- Avrupa’daki şehirlere imrenip, (Hıristiyanlar Müslümanlardan hayırlıdır, iyidir) demek.

    31- Bir kimse aksırsa [hapşırsa], biri de (Allah sana rahmet etsin) dese, bir başkası da (Öyle deme, onun rahmete ihtiyacı yok) dese, son söyleyen küfre girer.

    32- Âişe validemize iffetsiz demek. [İffetli olduğu, Cennetlik olduğu ve müminlerin annesi olduğu âyet-i kerimelerle sabittir.]

    33- Hz. Ebu Bekir sahabeden değildi demek.

    34- Eshab-ı kiramdan birine kâfir demek. [Çünkü Kur’an-ı kerimde hepsinin Cennetlik olduğu bildirilmiştir. Birine kâfir denilince Kur’ana inanılmamış olur.]

    35- (Mazlum olarak öldürülen kâfir, Cennete girer) demek.

    36- Kötülere alay gayesiyle, deyyusan-i kiram hazretleri demek.

    37- Aradığı hadisi bulamayınca, hadis kitabını yere atmak veya (Bu Kur’anla amel etmiyorsunuz, ben de onu yere atıyorum) diyerek Mushafı yere fırlatmak.

    38- Haram paradan sevap ummak. Mesela bir bayan fuhuş parası ile kurban kesse, bundan sevap umsa, küfre girer. Sevap ummadan yaparsa küfre girmez.

    39- Allahü teâlâyı mekanlı bilmek, mesela hıristiyanlar gibi Allah gökte oturuyor demek. Allahü teâlâyı kastedip, (Göklerden bir ses geldi), (Allah, gökten bize bakıyor) demek. Böyle söylemek Allahü teâlâya mekan isnat etmek olur. Dünya, gezegenler, Cennet ve Cehennem ezeli değildir, sonradan yaratılmıştır, mahluktur. Yer ve gökler yok iken de Allahü teâlâ var idi. İslam âlimleri, (Allah her zaman ve her yerde ebedi olarak hazır ve nazırdır) demenin caiz olduğunu bildirmişlerdir. Ancak, Allahü teâlâ zamanlı ve mekanlı olmadığı için bu söz, görünüş üzere kalmaz, mecaz olur. Bu bakımdan (Allah, zamansız ve mekansızdır, hiçbir yerde olmayarak hazır ve nazırdır) demek caiz olur.
    Böyle olmazsa, Allahü teâlâyı zamanlı ve mekanlı bilmek olur ki bu ise küfürdür.

    Miftah-ül Cenne kitabında (Bir kimse, "Allah’tan hali [boş] yer yok" dese veya "Allah gökte benim şahidim" dese, kâfir olur. Çünkü Allahü teâlâya mekan isnat etmiş olur. Halbuki Allahü teâlâ mekandan beridir) buyuruluyor. (Küfr Bahsi)

    40- (Namaz kılmam ama, kalbim temiz) demek. [Çünkü burada namaza önem verilmiyor, namaza önem vermemek küfürdür. Namaz kılmayan hep haram işliyor demektir, haram işleyenin kalbi temiz olmaz.]

    41- Bir Müslümanı kötülemek gayesiyle (Allahlık) demek.

    42- (Anan baban esmer, sen nasıl sarışın oldun?) diyene, (Ben imalat hatasıyım) demek. Böyle söylemekle hâşâ Yaratıcının yanlış iş yaptığı söylenmiş oluyor

    43- O, cimrilerin Allah’ı demek.

    44- İlahileri müzikle söylemek. Çünkü ilahiler ibadettir, ibadete haram karıştırmak küfür olur.

    45- (Ebu Cehil, şimdikilerden daha şerefli kâfirdi) demek.

    46- Ecelin hoyrat eli demek. [Çünkü Ecel Allah’ın emri ile gelir, Allah’ın emrini veya Azrail aleyhisselamın vazifesini zulüm gibi göstermek küfürdür.]

    Bunların hepsi küfrü gerektiren sözlerdir. Küfre sebep olan bir sözü, tehdit edilmeden söyleyenin imanı gider. Çünkü her müslümanın bilmesi gereken şeyleri öğrenmesi farzdır. Bilmemesi özür olmaz, büyük günahtır. Küfre girenin önceki ibadetleri yok olur. Tevbe edince, geri gelmez. Tevbe için yalnız kelime-i şehadet söylemek yetmez. Küfre sebep olan şeyden de tevbe etmesi gerekir.
    Bir sözle insan küfre düşebilir, kâfir olabilir.

  2. #2
    b_simsek81 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    22-07-2005
    Mesajlar
    280
    Karizma Gücü
    0
    Alıntı termit tarafından gönderildi.

    Küfr-i inadi ve küfr-i cehli ile mürted olanın, nikahı bozulur. Zevcesinden vekalet alarak, iki şahit yanında veya camide cemaat ile (Tecdid-i nikah) yapması gerekir. İkiden fazla tecdid için (Hulle) lazım olmaz.
    Esselamun aleyküm, kardeş Allah razı olsun çok lüzumlu bir konuyu paylaşmışsın ama küfür sözlerini söyleyen kişinin nikahını tazelemek için vekalet alması gerekir kısmını tekrar araştırırsanız sevinirim. Şuan tam kaynağı hatırlayamıyorum ama bahsettiğin vekalet le nikah şafi mezhebi için oluyor ama hanefi mezhebinde bir kişi aynı anda iki kişiye vekalet edemez diye biyorum... Yani bir kişi hem kendi vekili hemde hanımının vekili olamaz, diye biliyorum...

    Ben bunu Allah nasip ederse yeniden araştırıp paylaşırım sizlerle, bu arada sizde tekrar bakarsanız sevinirim...

    Slm ve dua ile...
    Her fikir, her inanış, tek mevsimlik wesselam;
    Zaman ve mekan üstü, biricik rejim "İSLAM"!..

  3. #3
    termit adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    01-03-2005
    Mesajlar
    475
    Karizma Gücü
    0
    Alıntı b_simsek81 tarafından gönderildi.
    Esselamun aleyküm, kardeş Allah razı olsun çok lüzumlu bir konuyu paylaşmışsın ama küfür sözlerini söyleyen kişinin nikahını tazelemek için vekalet alması gerekir kısmını tekrar araştırırsanız sevinirim. Şuan tam kaynağı hatırlayamıyorum ama bahsettiğin vekalet le nikah şafi mezhebi için oluyor ama hanefi mezhebinde bir kişi aynı anda iki kişiye vekalet edemez diye biyorum... Yani bir kişi hem kendi vekili hemde hanımının vekili olamaz, diye biliyorum...

    Ben bunu Allah nasip ederse yeniden araştırıp paylaşırım sizlerle, bu arada sizde tekrar bakarsanız sevinirim...

    Slm ve dua ile...
    b_simsek81 Ve aleykümselam Allahü teala razı olsun .Hocam burada ilk kıyılan nikahla karıştırmışsın herhalde .Buradaki nikahlanmış, ama bir sebeple küfre düşmüş sonra tevbe etmiş veya bir bain talakla boşama olmuşsa kolaylık için hanefilere verilmiş fetva .Şafiide iddet zamanı içinde tevbe edrse ayrıca nikah gerekmiyor. Aşaağıda kaynaklarıyla yazdım.Nikah geniş bir konu Dört mezhebe göre değişik hükümleri var.İslam alimleri nikahın mümkünse ,dört mezhebe göre uygun olmasını tavsiye etmişlerdir.Ama hepsine uyamıyorsak hiç olmazsa kendi mezhebimizin şartlarını iyi öğrenip ona görenikah yapmalıyız.(Ni’met-i islâm)da diyor ki, (Hanefî mezhebinde, hür ve bâlig erkekle kadın, iki şâhid yanında evlenebildikleri gibi, birinin veyâ ikisinin de vekîlleri, bunların nikâhlarını yapabilir. Vekîlin müslimân, âkıl ve temyîz edici olması şartdır. Bâlig ve erkek olması şart değildir. Vekîl yaparken, şâhide lüzûm yokdur. Bunun için, zevce zevcine, (Beni herne zemân boşarsan, beni kendine tezvîce seni vekîl etdim) der, zevc de kabûl ederse, bir bâin talâk ile boşayınca, iki şâhid yanında, (Boşadığım filâneyi kendime nikâh etdim) derse, nikâh sahîh olur. [Meşhûr tecdîd-i îmân ve tecdîd-i nikâh düâsını cemâ’at ile okumak bu hükme dayanmakdadır.
    (Berîka) ve (Hadîka)da, dil âfetlerinde ve (Mecmâ’ul-enhür)de diyor ki, , (Erkek veyâ kadın, bir müslimân, âlimlerin sözbirliği ile küfre sebeb olacağını bildirdikleri bir sözün veyâ işin küfre sebeb olduğunu bilerek, amden [tehdîd edilmeden, istekle] ciddî olarak veyâ hezl, güldürmek için söyler, yaparsa, ma’nâsını düşünmese dahî îmânı gider. (Mürted) olur. Buna (Küfr-i inâd&#238 denir. Küfr-i inâdî ile mürted olanın, evvelki ibâdetlerinin sevâbları yok olur. Tevbe ederse, geri gelmezler. Zengin ise, tekrâr hacca gitmesi lâzım olur. Mürted iken kılmış olduğu nemâzları, orucları, zekâtları kazâ etmez. Riddetden evvel yapmadıklarını kazâ eder. Çünki, mürted olunca, evvelki günâhları yok olmaz. Riddet zemânında yapmadıklarını kazâ etmez. Küfr-i inâdî ile mürted olanların nikâhları bozulur. Tekrâr îmâna gelince, iki şâhid yanında (Tecdîd-i nikâh) yapmaları lâzım olur. Hulle lâzım olmaz. Tevbe etmek için yalnız Kelime-i şehâdet söylemeleri kâfî değildir. Küfre sebeb olan şeyden de tevbe etmeleri lâzımdır. Eğer, küfre sebeb olduğunu bilmeyip söyler, yaparsa veyâ küfre sebeb olacağı, âlimler arasında ihtilâflı olan bir sözü amden söylerse, îmânının gideceği ve nikâhının bozulacağı, şübhelidir. İhtiyât olarak, tecdîd-i îmân ve nikâh etmesi iyi olur. Bilmiyerek söylemeğe (Küfr-i cehl&#238 denir. Çünki her müslimânın, bilmesi lâzım olan şeyleri öğrenmesi farzdır. Bilmemesi özr değil, büyük günâhdır. Küfre sebeb olan sözü, hatâ ederek, yanılarak veyâ te’vîlli olarak söyleyenin îmânı ve nikâhı bozulmaz. Yalnız tevbe ve istigfâr, ya’nî tecdîd-i îmân etmesi ihtiyâtlı olur. Tecdîd-i nikâh lâzım olmaz.) Câmi’lere giden müslimânın küfr-i inâdî ile mürted olması düşünülemez. Yalnız diğer dört şekl ile küfr söylemesi ihtimâli olduğu için, imâm efendiler cemâ’ate, (Allahümme innî ürîdü en üceddidel îmâne vennikâha tecdîden bi-kavli lâ ilâhe illallah Muhammedün resûlullah) okutarak, tevbe ve tecdîd-i îmân ve nikâh yapdırıyorlar. Böylece (Lâ ilâhe illallah diyerek, tecdîd-i îmân yapınız!) hadîs-i şerîfindeki emr yapılmış olmakdadır.]
    Kâdî zâde Ahmed efendi “rahmetullahi teâlâ aleyh”, (Birgiv&#238 şerhinde buyuruyor ki (Bir kâfir, bir kelime-i tevhîd söylemekle mü’min olduğu gibi, bir mü’min de, bir söz söylemekle kâfir olur. Erkek veyâ kadın inâdî küfr ile mürted olunca, nikâhı fesh olup gider ki, bu talâk demek değildir. Bunun için, üçden fazla îmânını ve nikâhını tâzelemeleri, hullesiz câiz olur). Yalnız birinin nikâhı tâzelemesi yetişmez. Erkek ile zevcesinin, iki şâhid yanında nikâhı tâzelemeleri lâzımdır. Şâfi’îde iddet zemânı içinde tevbe ederse, tecdîd-i nikâh lâzım olmaz. Hanefî olan, kolaylık olmak için, nikâhını yenilemeğe, zevcesinden vekâlet almalı, iki şâhid yanında, (Öteden beri nikâhım altında bulunan zevcemi, onun tarafından vekîl olarak ve tarafımdan asîl olarak kendime tezvîc etdim) demelidir. Câmi’de cemâ’atin çok olduğu bir nemâzın düâsından sonra, imâm efendi, tecdîd-i îmân ve nikâh düâsını cemâ’at ile birlikde okursa, cemâ’at birbirlerine şâhid olmuş, nikâhları da tâzelenmiş olur.
    Tecdidi İman ve Nikah Duası


    Nikah tazelemek çok kolaydır. Hanımdan vekalet aldıktan sonra, iki şahit yanında, (Öteden beri, nikahlım olan hanımımı, onun tarafından vekaleten ve tarafımdan asaleten kendime nikah ettim) denir.

    Şu duayı da okumak iyi olur:
    (Allahümme inni üridü en üceddidelimane vennikaha tecdiden bi-kavli lailahe illallah Muhammedün resulullah)

  4. #4
    K.Mustafa adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    24-08-2005
    Mesajlar
    2,962
    Karizma Gücü
    7
    Verdiğiniz faydalı bilgilerden dolayı Allah razı olsun.
    "Ben bilemediğimi bildiğim için diğer insanlardan akıllıyım.".......Sokrates

    http://www.turkforum.net/signaturepics/sigpic95250_1.gif

    Cümleler doğrudur, sen doğru isen, Doğruluk bulunmaz, sen eğri isen.
    _____________________________________________________Yunus Emre

    Artık çok geç. Ne yazıkki evlendi..

  5. #5

    Kayıt Tarihi
    09-08-2005
    Mesajlar
    920
    Karizma Gücü
    0
    @termit

    üstat senle kötü başladık gerçi Allah razı olsun güzel paylaşımlarda bulunuyorsun.
    Umarım kırgınlık kalmamıştır.
    İnsanlığın düşüncesine hakim olan hakikat ölçüsü, insanın kendi hayati menfaatleri, şahsi hesapları ve istekleridir; zevkleri veya alışkanlıklarıdır. İnsan kendinin olan bu ölçüleri fikirlere tatbik ediyor ve bu ölçülerle fikirlerinin doğruluğunu araştırıyor.; hükmünü onlarla veriyor. Ondan sonra kendi kendi verdiği bu hükme uygun, onu destekleyici sebepleri etrafında topluyor. Peşin vermiş olduğu hükmünü onlarla haklı ve meşru gösteriyor. Görülüyor ki düşünmek, kendimizi eşyaya değil, eşyayı kendimize uydurmaktır. Gerçek düşünce ise bundan farklıdır.
    [ varolmak, Nurettin Topçu ]

  6. #6
    samiramis adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    18-10-2005
    Mesajlar
    369
    Karizma Gücü
    0
    kardeş Allah razı olsun

  7. #7
    dabbetülarz adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    20-11-2005
    Mesajlar
    379
    Karizma Gücü
    7
    sevgili termit kardeşim,
    bana kızıyorsun, biliyorum. ama ben seni yinede kardeşim olarak görüyorum. iyi niyetinin de farkındayım. fakat bazı konular hakkında çok önyargılı davranmamanıda tavsiye ederim. sevgili kardeşim, çok güzel bir paylaşım hazırlamışsın, ALLAH razı olsun. elbetteki bu noktalar, şüphesiz insanı küfüre düşürecek durumlardır.

    kardeşim, yalnız, şirklerin içerisinde bir şirk varki, insanın imanını tümden yok eder. bu şirke dalan kişi, ALLAH'a ve peygambere inandığı halde, beş vakit namazını kıldığı halde, yukarıda saymış olduğun noktalardan sakındığı halde imansızdır.

    bu şirk "gizli şirk" tir sevgili kardeşim. bir insan gizli şirke düşerse, bu şirki terketmediği müddetce cennete girmesi mümkün değildir. peki öyle ise nedir gizli şirk? bunu ALLAH TEALA kur'anı kerimde bildiriyor. bunu da ALLAH'ın izni ile açıklayacağım inşaallah.
    [O söz tepelerine indiğinde, yeryüzünden onlar (insanlar) için bir dâbbe çıkarırız da o onlara, insanların bizim ayetlerimize gereğince iman getirmediklerini (yakin hasıl etmediklerini) söyler. ](Neml Suresi, 82. Ayet)

  8. #8
    b_simsek81 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    22-07-2005
    Mesajlar
    280
    Karizma Gücü
    0
    termit kardeş , Camilerdeki nikah tazeleme olayı hakkında bir düzeltme yapmak istiyorum müsadenizle... Ülkemizde bir çok camide neredeyse her hafta perşembe veya cuma günleri iman ve nikah tazeleme olayı, hoca efendinin okumuş olduğu bir dua ile yapılıyor. Ama bu şekilde yapmakla gerçekten nikah tazelenmiş olur mu? Orasını iyice araştırmak gerekiyor....

    İlk önce nikah eskiyen bir şey değildir ki üzerinden zaman geçtikçe yenilenme ihtiyacı hissedilsin. Nikah ya vardır yada yoktur. Eğer varsa sorun yok ama yoksa "nikah yenilenmez, nikah kıyılır."

    Nikahın nasıl olması gerektiğini çok kısaca açıklamak gerekse : Nikah Hanefi mezhebine göre "iki erkek yada bir erkek iki bayan şahit önünde icap ve kabul"den ibarettir. Ama görüyoruz ki camilerde yapılan nikahta şahitler çok ama ne icap var nede kabul var... Halbuki "icap ve kabul" nikahın rüknüyken "şahitler" ise nikahın şartıdır.

    Şimdide camide ki nikah tazeleme dua sına bakalım

    1 ) "tecdid = yenileme" ifadesi kullanılıyor. Baştada izah ettiğimiz gibi nikah ya vardır yada yoktur, nikah yenilenmez, kıyılır.

    2) Nikahta "icap ve kabul" olmak zorundadır yani karşılıklı rıza esastır. Ama camilerde kadına hiçbirşey sorulmamaktadır. Eğer bir kişi iki kişinin vekili olabiliyorsa ve erkek kadından vekalet almışsa bu şart yerine gelmiş gibi görünebilir ama aşağıda yerine gelmediğini izah edeceğiz inş.

    3) Camide hoca efendinin okuduğu dua da "üridü = istiyorum" ifadesi kullanılıyor. Ama hepimizin malumu olduğu üzere "istiyorum kabul ediyorum yada kabul etmek" anlamına gelmez.

    4) "Üridü en üceddile'l, îmane ve nikâha bi-kavl'i lâilâhe illellah" Manası : Nikâhımı "lailahe illallah"sözü ile yenilemeyi arzu ediyorum, demektir. Ama nikah "lailahe illallah" demekle gerçekleşmez. Ve yine "arzu etmek" "kabul ediyorum" anlamına gelmez.

    Herhangi bir sebepten dolayı nikah ın fasit olması durumunda içimizde hiç şüphe kalmaması için Nikah kıyma işlemini tekrar yapmak en güzeli olsa gerek. Nikah kıyma işlemini yapmak ise bir dakkayı bile almaz.

    Aslında sizin açtığınız konuyla alakası olmayan bir konu oldu ama burada başladık burada devam edelim diye düşündüm. Gerek görülürse başka bir başlık altında bu konuya değiniriz inş.

    Slm ve dua ile...
    Her fikir, her inanış, tek mevsimlik wesselam;
    Zaman ve mekan üstü, biricik rejim "İSLAM"!..

  9. #9
    termit adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    01-03-2005
    Mesajlar
    475
    Karizma Gücü
    0
    ÇOK MÜHİM TENBÎH

    Erkek olsun, kadın olsun, her insanın, her sözünde, her işinde, Allahü teâlânın emrlerine, ya’nî farzlara ve yasak etdiklerine [harâmlara] uyması lâzımdır. Bir farzın yapılmasına, bir harâmdan sakınmağa ehemmiyyet vermiyenin îmânı gider, kâfir olur. Kâfir olarak ölen kimse, kabrde azâb çeker. Âhıretde Cehenneme gider. Cehennemde sonsuz yanar. Afv edilmesine, Cehennemden çıkmasına imkân ve ihtimâl yokdur. Kâfir olmak çok kolaydır. Her sözde, her işde kâfir olmak ihtimâli çokdur. Küfrden kurtulmak da çok kolaydır. Küfrün sebebi bilinmese dahî, hergün bir kerre (Yâ Rabbî! Bilerek veyâ bilmiyerek küfre sebeb olan bir söz söyledim veyâ iş yapdım ise, nâdim oldum, pişmân oldum. Beni afv et) diyerek tevbe etse, Allahü teâlâya yalvarsa, muhakkak afv olur. Cehenneme gitmekden kurtulur. Cehennemde sonsuz yanmamak için, hergün muhakkak tevbe etmelidir. Bu tevbeden dahâ mühim bir vazîfe yokdur. Kul hakkı bulunan günâhlara tevbe ederken, bu hakları ödemek ve terk edilmiş nemâzlara tevbe ederken, farzları kazâ etmek lâzımdır.

  10. #10
    BlackPanther adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    19-03-2006
    Mesajlar
    193
    Karizma Gücü
    0
    Allaha razi olsun .

 

 
Sayfa: 1 | Toplam: 2 12 SonSon

Bu konuya benzer diğer konular

  1. Tansiyonu düşüren çikolata.
    2006 Konuları bölümünde Ali tarafından açılmış
    Yanıt: 0
    Son Mesaj: 14.02.06, 10:30

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •