• Reklam
7 sonuçtan 1 --- 7 arası gösteriliyor
  1. #1
    dabbetülarz adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    20-11-2005
    Mesajlar
    379
    Karizma Gücü
    7

    Resul ve Nebi Kavramları

    sevgili kardeşlerim,
    aşağıda açıklamış olduğum resul ve nebi kavramları, ALLAH TEALA'nın mehdi hazretlerine öğrettiği kur'andaki islam'ın sadece bir kısmını içermektedir. mehdi hazretleri, ALLAH'ın emri ile bu öğretiyi insanlara tebliğ etmektedir.

    dinimizde bozulmuş ve tahrif olmuş kavramlardan bir taneside resul ve peygamber kavramıdır. ALLAH TEALA iki çeşit elçi gönderir. bunlara "resuller" ve "nebiler" denir. bizim türkçemizde "peygamber" olarak kullandığımız deyim, arapçadaki "nebi" kavramına eşdeğerdir.

    NEBİ
    nebi olmak, yani peygamber olmak, N&#220&#220VET makamına erişmek sureti ile olur. bir insan kendi gayret ve çabası ile nübüvvete erişemez. ALLAH TEALA, dilediği kullarını nübüvvetle, yani peygamberlikle şereflendirir. nebi olmak, bir insanın elde edebileceği en yüksek makamdır. peygamber efendimiz (s.a.v) bir nebi idi ve o nebilerin, yani peygamberlerin sonuncusudur. ALLAH TEALA bunu bir ayeti kerimede bildiriyor:

    (ahzab 40)
    Muhammed, sizin erkeklerinizden hiçbirinin babası değildir. Fakat o, Allah’ın Resülü ve nebilerin sonuncusudur. Allah her şeyi hakkıyla bilendir.


    ALLAH TEALA burada, peygamber efendimizin nebilerin, yani peygamberlerin sonuncusu olduğunu söylüyor. fakat resullerin degil. bir insanın nebi olabilmesi, ancak o insanın RESUL olmasından sonra mümkündür. çünkü nübüvvet makamı, risalet makamının üzerindedir ve en üst makamdır. makam demekle neyi ifade ediyoruz? makamlar evliyalık makamlarıdır ve şu şekilde tayin edilir:

    9-N&#220&#220VET Makamı (Nebi olmak)
    8-RİSALET Makamı (Resul olmak)
    7-SALAH Makamı (Salih olmak)
    6-İHLAS Makamı (Muhlis olmak)
    5-ULUL ELBAB Makamı (Elbab olmak)
    4-MUHSİNLER makamı (Muhsin olmak)
    3-Z&#220T Makamı (Zaid olmak)
    2-BEKA Makamı (Baki olmak)
    1-FENA Makamı (Fani olmak)

    bu makamların en üstünü nübüvvet olmakla beraber risalet ve nübüvvet her insana nasip olmaz. sadece ALLAH'ın seçtiği kullara nasip olur. fakat salah makamına her evliya erişebilir. bu kişiye salih denir.

    risalet makamına erişmiş, yani resul olmuş bir kişiyi, ALLAH TEALA dilerse nübüvvetle şereflendirir. o vakitten itibaren bu kişi bir peygamberdir. tabi önceden resul olan bir kişi nebi olduğu zaman onun risalet rütbesi kaybolmayacaktır. bu sebeple bütün nebiler, yani peygamberler aynı zamanda resul'dürler. fakat, nebi'lik makamına yükselmemiş bir resul aynı zamanda nebi değildir. onun için bütün peygamberler aynı zamanda resuldürler, fakat bütün resuller peygamber değildir.

    nebiler, ALLAH TEALA tarafından insanlara tebliğ etmeleri için bir ŞERİAT KİTABI ile gönderilirler. bu kitaplar, ALLAH TEALA'nın emirlerini içerir. bunlardan sonuncusu kur'anı kerimdir. başka nebi gelmeyeceği yani peygamber efendimiz nebilerin sonuncusu olduğu için, başka kitapda gelmeyecektir.

    RESUL
    resuller ise ALLAH TEALA tarafından tüm kavimlere dinini unutmuş olan insanlara ALLAH'ın gerçeklerini anlatmak ve kendisinden önce gelen peygamberin getirdiği kitabı açıklayarak, insanları ALLAH'a davet ederler. ALLAH resullere de isterse kitap indirir. fakat, bu kitap hiçbir zaman bir şeriat kitabı değildir. sadece ALLAH ile o resul arasında bir muhabbet kitabıdır. bütün resuller, en son nebinin indirdiği şeriat kitabını açıklamakla görevlidirler.

    ALLAH TEALA, kur'anı kerimde insanlık tarihi boyunca gelmiş ve gelecek 124000 resulden bahsediyor ve her kavme bir resul gönderdiğini söylüyor. nebiler ise buna karşılık çok azdır. kur'an da beş nebiden bahsediliyor. bunlar kendilerine kitap verilen nebilerdir:

    (ali-imran 81)
    Ve unutma ki Allah, peygamberlerden (nebilerden) mîsaklarını almış, şöyle demişti: "Size Kitap'tan ve hikmetten nasip verdim. Sonra size elinizdekini doğrulayıcı bir resul geldiğinde, ona mutlaka inanacak ve ona muhakkak yardım edeceksiniz. Kabul ettiniz ve ağır yükümü üzerinize aldınız mı?". "Kabul ettik." dediler. "O halde tanık olun, sizinle beraber ben de tanıklardanım." dedi.


    resul ve nebi kavramlarını şöyle toparlayabiliriz:

    RESULLER
    resuller peygamberlik mertebesine erişmemiş elçilerdir. onlar, ALLAH TEALA tarafından peygamberlerin getirmiş olduğu kitabı (şimdi artık kur'anı kerimi) insanlara açıklayarak anlatırlar ve insanları ALLAH'a çağırırlar. kendileri kitap getirmezler. peygamber efendimiz son resul değildir. peygamber efendimizden sonrada resuller gelmiştir ve gelmeye devam edecektir. şu anda da, dünya üzerindeki bütün kavimlerde mutlaka bir ALLAH'ın resulu onlara kendi dilleri ile kur'anı kerimi tebliğ edip, ALLAH'a çağırmaktadır. resuller arasında boşluk devresi oluşmaz. bir kavmin resulu öldüğü zaman, ALLAH yerine yenisini tayin eder.

    NEBİLER (PEYGAMBERLER)
    nebiler resullerden daha üstündür ve ALLAH onlara kitap indirir. bu kitap ile hükmederler ve insanları ALLAH'a çağırırlar. yaklaşık 2000 resule karşın bir nebi gönderilir. kur'anı kerim nebiler olarak

    peygamber efendimiz hz. Muhammed (s.a.v),
    hz. isa
    hz. musa
    hz. ibrahim
    hz. nuh'dan bahsetmektedir. ALLAH TEALA hepsine kitap indirmiştir. işte kur'anda mevcut olan peygamber ve resul kavramları bunlardır ve bugün maalesef tamamiyle unutulmuştur. bunun ötesinde, ALLAH kur'anda peygamber efendimizden sonra gelecek olan bir resulden bahsetmektedir. işte bu resul mehdi resuldur.
    ALLAH razı olsun.
    [O söz tepelerine indiğinde, yeryüzünden onlar (insanlar) için bir dâbbe çıkarırız da o onlara, insanların bizim ayetlerimize gereğince iman getirmediklerini (yakin hasıl etmediklerini) söyler. ](Neml Suresi, 82. Ayet)

  2. #2
    K.Mustafa adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    24-08-2005
    Mesajlar
    2,962
    Karizma Gücü
    7
    Resul: Peygamber. Yeni bir kitap ve yeni bir şeriat ilebir ümmete veya bütün beşeriyete Allah tarafından Peygamber olarak gönderilmiş olan zat. Mürsel de denir.

    Yeni bir kitap ve şeriatla gelmeyip kendinden evvelki Resulün getirdiği kitap ve şeriatı devam ettirse ona Nebi denir.

    Resulüllah: Allah'ın (c.c.) gönderdiği peygamber. Hazreti Muhammed (A.S.M.)

    Kaynak: Osmanlıca - Türkçe Lugat.
    Abdullah Yeğin
    Hizmet Vakfı Yayınları
    "Ben bilemediğimi bildiğim için diğer insanlardan akıllıyım.".......Sokrates

    http://www.turkforum.net/signaturepics/sigpic95250_1.gif

    Cümleler doğrudur, sen doğru isen, Doğruluk bulunmaz, sen eğri isen.
    _____________________________________________________Yunus Emre

    Artık çok geç. Ne yazıkki evlendi..

  3. #3
    Oflugenc adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    01-01-2006
    Mesajlar
    16
    Karizma Gücü
    0
    .................
    Bu mesaj en son " 26.01.07 " tarihinde saat 14:28 itibariyle Oflugenc tarafından düzenlenmiştir...

  4. #4
    Oflugenc adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    01-01-2006
    Mesajlar
    16
    Karizma Gücü
    0
    ................
    Bu mesaj en son " 26.01.07 " tarihinde saat 14:28 itibariyle Oflugenc tarafından düzenlenmiştir...

  5. #5

    Kayıt Tarihi
    26-11-2005
    Mesajlar
    400
    Karizma Gücü
    7
    Alıntı Oflugenc tarafından gönderildi.
    sen hepden sacmaliyorsun karde$im yaaa. Sen galiba cok Nur Tviyi izliyorsun!!!

    Nur TV nin genel yayın müdürü olur kendileri.

    kendini peygamber sanan torba sakal varya O TV de işte onun.

    Hulki Cevizoğlu'nun Ceviz Kabuğu programının konukları Allah'tan "vahiy" aldığını iddia eden İskender Erol Evrenosoğlu nun

  6. #6
    dabbetülarz adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    20-11-2005
    Mesajlar
    379
    Karizma Gücü
    7
    Alıntı Oflugenc tarafından gönderildi.
    Her Resül nebi dir , ama her nebi resül deyildir!!!
    işte bunu herkes öyle zannediyor kardeşim.
    [O söz tepelerine indiğinde, yeryüzünden onlar (insanlar) için bir dâbbe çıkarırız da o onlara, insanların bizim ayetlerimize gereğince iman getirmediklerini (yakin hasıl etmediklerini) söyler. ](Neml Suresi, 82. Ayet)

  7. #7
    dabbetülarz adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    20-11-2005
    Mesajlar
    379
    Karizma Gücü
    7
    sevgili kardeşlerim, yapmayın bunu. kendinizi gülünç duruma düşürüyorsunuz. kur'anı bilmiyorsunuz. ordan burdan alma, aslı astarı olmayan bilgilerle birşeyler yazıyorsunuz.

    neymiş, lügatmış! lügata mı güveneceğiz, yoksa kur'anı kerime mi?

    Alıntı musti_16 tarafından gönderildi.
    Resul: Peygamber. Yeni bir kitap ve yeni bir şeriat ilebir ümmete veya bütün beşeriyete Allah tarafından Peygamber olarak gönderilmiş olan zat. Mürsel de denir.
    Kur'anı Kerim:
    [Yusuf 50]
    Kral, “Onu bana getirin” dedi. Elçi Yûsuf’a gelince (Yûsuf) dedi ki: “Efendine dön de ellerini kesen o kadınların derdi ne idi, diye sor. Şüphesiz Rabbim onların hilesini hakkıyla bilendir.”

    arap latincesi:

    Ve kalel melikü'tunı bih fe lemma caehür rasulü kalercı'ila rabbike fes'elhü ma balün nisvetillatı katta'ne eydiyehünn inne rabbı bi keydihinne alım


    yukarıdaki Abdullah Yeğin'in lügatına göre buradaki firavunun elçisi ALLAH'ın peygamberi olması gerekir. ama tam tersi. ALLAH'ın resulu yusuf, fakat ALLAH firavunun elçisine de RESUL diyor. yani şimdi oda mı peygamber? yoksa resul peygamber değilde "elçi" mi demek? eğer resul gerçekten "peygamber" demek olsaydı ALLAH TEALA firavunun elçisinden "resul" diye bahsedermiydi?

    Alıntı musti_16 tarafından gönderildi.
    Yeni bir kitap ve şeriatla gelmeyip kendinden evvelki Resulün getirdiği kitap ve şeriatı devam ettirse ona Nebi denir. !!!!!!!!!!

    Resulüllah: Allah'ın (c.c.) gönderdiği peygamber. Hazreti Muhammed (A.S.M.)

    Kaynak: Osmanlıca - Türkçe Lugat.
    Abdullah Yeğin
    Hizmet Vakfı Yayınları
    [ali-imran 81]
    Hani Allah, peygamberlerden (nebilerden): "Ben size Kitap ve hikmet verdikten sonra nezdinizdekileri tasdik eden bir peygamber geldiğinde ona mutlaka inanıp yardım edeceksiniz" diye söz almış, "Kabul ettiniz ve bu ahdimi yüklendiniz mi?" dediğinde, "Kabul ettik" cevabını vermişler, bunun üzerine Allah: O halde şahit olun; ben de sizinle birlikte şahitlik edenlerdenim, buyurmuştu.

    arap latıncesi:

    Ve iz ehazellahü misakan nebiyyine lema ateytüküm min kitabiv ve hikmetin sümme caeküm rasulüm müsaddikul lima meaküm le tü'minünne bihi ve le tensurunneh, kale e akrartüm ve ehaztüm ala zaliküm isri, kalu akrarna, kale feşhedu ve ene meaküm mineş şahidin


    sevgili kardeşlerim! bu lügatı yazan zat, ALLAH TEALA'nın dediğinin tam tersini yazıyor. bilmem ki sevgili kardeşlerim, kur'anın ne kadar unutlduğunun ve terk edildiğini farkedebiliyormusunuz? kur'anın tüm öğretileri günümüze yanlış aksettirimiş

    bu yüzden dolayı dabbetülarz çıkıyor ve bu aşağıda yazan ayeti kerimeyi söylüyor.
    [O söz tepelerine indiğinde, yeryüzünden onlar (insanlar) için bir dâbbe çıkarırız da o onlara, insanların bizim ayetlerimize gereğince iman getirmediklerini (yakin hasıl etmediklerini) söyler. ](Neml Suresi, 82. Ayet)

 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. Bebekler önce sayısal kavramları öğreniyor
    2006 Konuları bölümünde Ali tarafından açılmış
    Yanıt: 0
    Son Mesaj: 17.02.06, 13:42
  2. Resul Balay
    2006 Konuları bölümünde Lostprophet tarafından açılmış
    Yanıt: 4
    Son Mesaj: 07.02.06, 00:16

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •