Maliye Bakanı Kemal Unakıtan ve ailesine ilişkin iddialar, siyaset ve ekonominin gündeminden hiç düşmedi. Unakıtan’ın göreve gelmesinden kısa bir süre sonra naylon fatura ve hayali ihracat iddialarıyla başlayan tartışmalar, geçtiğimiz Eylül ayından itibaren yoğunluğu artan bir seyir izliyor.
CHP’nin Unakıtan’ı sorumlu tuttuğu ilk olay, Tüpraş’ta hisse satışı ile başladı. Parti, Başbakan Tayyip Erdoğan, Unakıtan ve Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım hakkında Kuşadası Limanı, Galataport ve Tüpraş’ın yüzde 14.76’lık hissesinin satışında görevlerini kötüye kullandıkları ve ihaleye fesat karıştırdıkları iddiasıyla gensoru verdi. 25 Ekim 2005’de görüşülen gensoru reddedildi. CHP, ikinci gensoru önergesinde bu kez Unakıtan’ı tek başına sorumlu tuttu. 15 Şubat 2006’da görüşülen ikinci gensoru, Galataport ihalesi ve mal bildirimi hakkında verildi. AKP içerisinde de tartışma yaratan bu önerge de Erdoğan’ın uyarısı üzerine firesiz atlatıldı. CHP, kısa bir aradan sonra yeni bir gensoru hazırlığına başladı. Unakıtan’ın oğlu Abdullah Unakıtan’a ait A.B. Gıda’ya 2.5 milyon YTL teşvik verilmesi ile likit yumurtada KDV’nin yüzde 8’e indirilmesi partiyi harekete geçirdi. Hazırlıkları süren bu gensoru henüz TBMM Başkanlığı’na verilmedi. Unakıtan’a parti içinden ilk açık eleştiri, 6 Aralık 2005’de Turhan Çömez’den geldi. Unakıtan’a yönelik sert eleştirilerde bulunan Çömez’i Fuat Geçen izledi. Çömez, bu kez de 27 Şubat 2006’da Unakıtan’a mektup yazarak, açıkça istifasını istedi. Unakıtan ve ailesine ilişkin iddialar ve olaylar, şöyle gelişti:
NELER VARDI?
Maliye Bakanı olmadan önce yönetim kurul üyesi olarak görev yaptığı Al Baraka’daki naylon fatura yolsuzluğu nedeniyle devletin 27.5 milyon dolar zarara uğratıldığı gerekçesiyle İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılandı.
Unakıtan’a bağlı Özelleştirme İdaresi’nin Tüpraş’ın yüzde 14.76 hissesini satışında Global Menkul Değerler ile Sami Ofer’e "kamuoyuna duyuru yapılmadan" gizlice satıldığı ve bu işlem öncesinde Unakıtan’ın Ofer’le görüştüğü iddiaları gündemi uzun süre meşgul etti.
Galataport’un, yine Global-Ofer’in yer aldığı konsorsiyumuna ihale edilmesinin de önceden anlaşmalı yapıldığı iddia edildi. İhaleyi Unakıtan’a bağlı Özelleştirme İdaresi’ne bağlı TDİ açtı. Önce "Ben Ofer-kofer tanımam" diyen Unakıtan daha sonra Ofer ile "birkaç kez" görüştüğünü kabul etti.
Unakıtan’ın oğlu Abdullah Unakıtan, 4 bin ton yemlik mısırı Nisan 2003’de ithal ederken, yüzde 20’ler düzeyinde olan gümrük vergisi, Ağustos 2003’de yüzde 45’e çıkarıldı. Unakıtan’ın bu işlemle oğluna bir gecede 259 bin dolar kazandırdığı belirtildi.
Unakıtan’ın Çamlıca’da SİT alanındaki kaçak villalarının, 3 No’lu Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu kararı ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin onayıyla kaçak olmaktan kurtarıldığı ortaya çıktı.
Unakıtan’ın bilgisayar şirketi bulunan kızı Zeynep Basutçu’nun, Telsim’in satışı konusunda Vodafone için aracılık yaptığı iddia edildi. Unakıtan henüz bu iddiaya herhangi bir yanıt vermedi.
Kaynak: Hürriyetim


LinkBack URL
About LinkBacks
Maliye Bakanı Kemal Unakıtan ve ailesine ilişkin iddialar, siyaset ve ekonominin gündeminden hiç düşmedi. Unakıtan’ın göreve gelmesinden kısa bir süre sonra naylon fatura ve hayali ihracat iddialarıyla başlayan tartışmalar, geçtiğimiz Eylül ayından itibaren yoğunluğu artan bir seyir izliyor. 
Alıntı Yaparak Cevapla