• Reklam
2 sonuçtan 1 --- 2 arası gösteriliyor
  1. #1
    ESHQUIA adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    14-06-2005
    Mesajlar
    2,184
    Karizma Gücü
    0

    Son işinizden neden ayrıldınız?

    TİSK’in (Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu) araştırmasına göre Türkiye’de işe alınma oranı yüzde 29,2 ve işten ayrılma oranı yüzde 25. Gıda sektöründe işten ayrılma oranı yüzde 26, inşaat sektöründe yüzde 65, kimyada yüzde 19,6, tekstilde yüzde 24,5, turizmde ise yüzde 27,3. Türkiye’de otomotiv, beyaz eşya, basın-yayın gibi alternatifi az olan sektörlerde satış dışında kariyerler uzun ömürlü. Perakende, teknoloji, telekom gibi sektörlerde ortalama çalışma süreleri daha kısa. Büyük holding yapılarında çalışanlar aşamalı olarak yükselerek uzun yıllar çalışabiliyor.

    Çalışan sadakati konusunda yapılan araştırmalar kendisini çalıştığı kuruma tam olarak bağlı hisseden çalışanların oranının yüzde 24 olduğunu gösteriyor. Çalışanların yüzde 33’ü şirkete bağlılık duymuyor. Çalışanlar en çok yönetimle yaşadıkları mutsuzluklar yüzünden işlerinden ayrılıyor. Takdir edilmeme, gelişim alanının olmaması, düşük ücret de hemen arkadan gelen nedenler arasında yer alıyor. Rekabete ayak uydurma zorunluluğu şirketlerde büyümeye ya da küçülmeye neden olabiliyor. Bu değişimler de iş güvenliğini azaltıyor. İş bulmanın zor olduğu bir ülkede işten ayrılma oranları neden yüksek?

    Aşağıdaki nedenlerden hangisi size daha fazla uyar bilemem ama genellikle bir işyerinden kendi rızasıyla ayrılanların gerekçeleri işte böyle oluyor:
    İşin kendi gelişimine katkısı olmaması
    Şirketin küçülmesi nedeniyle zorunlu ayrılma
    Şirketin şube kapatması
    Fazla iş yükü
    İşe geç kalmada kişiden kaynaklanmayan durumlar için ikaz
    Düşük ücret
    Uzun çalışma beklentisi
    Çalışan memnuniyetsizliğinin işverenle demokratik bir ortamda paylaşılamaması
    Adam kayırma
    Yüksek performansa rağmen terfi edememe
    Şirketin benimsenmesinin sağlanmaması
    Yetenek bazlı karar verilmemesi
    Şirketin yeri
    İşe alım kriterlerinin yükselmesi (değişen şartlar)
    İşyeri sahibinin kaprisleri ve çalışanlarla anlaşamama
    Ortama uyum sağlayamama
    İnsana az önem verilmesi
    Olumsuz şartlar (servis, yemek)


    Biraz açmak gerekirse, bakın bu sıraladığım nedenlerin altında neler yatıyor;
    “Son işimden ayrılma nedenim artık çalıştığım işyerinin ve yaptığım işin beni geliştirmeyeceğini, bana yeni bi rşey vermeyeceğini düşünmemdi.”

    “Çalıştığım şirket küçülmeye başladığı için işimden ayrılmak zorunda kaldım.”

    “İşletme mezunuyum. Okul yıllarında staj yaptım ve üniversiteyi iyi bir dereceyle bitirdim. İlk iş deneyimim bir reklamcılık ve halkla ilişkiler firmasındaydı. İlk işimdeki karşılaştıklarım ne yazık ki stajda gördüklerim kadar iç acıcı değildi. Her şeyden önce üç kişinin yapacağı işi bir kişi yapıyordu. Bir de hava muhalefeti nedeniyle işe 15 dakika geç gelindiğinde bile alttan bir ikaz alıyordunuz. Alınan ücret de belliydi. Zaten bir kişiyi de çalıştırmaktan kaçan şirket sahibinin çalışanlara "iyi" maaş vermesi saçma olur. Sonuçta sürekli sorumlu olmadığım şeylerle uğraşmaktan, işten geç çıkmadığım için imalarla suçlanmaktan bıktım ve 4 ay sonunda işi bıraktım. Ayrıca ayrılırken de kimse bu durumu anlayışla karşılamadı... Yani gayet sevimsiz bir durumdu. Ama en azından artık kafam dinç. Başım ağrımıyor.”

    “İşten ayrılmak zorunda kalmamız yerine neden sorunlar işverenlerle konuşulamıyor, çalışan memnuniyetsizlikleri giderilemiyor ve ille de geliştirip iyileştirmek yerine değiştiriliyor? Benim bir önce çalıştığım yer-zaten ayrılma sebebim de buydu- şirketimde hep kayırma yapılmasıydı. Nedense ben çok çalıştığım, işimi benimsediğim ve gerçekten de işyerinde geçirdiğim zamanı maksimum verimli geçirdiğim halde ben yükselmedim ve tepeme dışardan bir müdür getirildi. Bir şekilde çalışanların şirketi benimsemesi sağlanmalı ya da demokratik bir ortam olmalı ve çalışanlar memnuniyetsizliklerini üstlerindekilere bildirebilmeliler. Bilmiyorum diğer ülkelerde böyle mi yürür işler ama ülkemizde çok büyük olmayan firmalarda elemanlar arasında güvensizlik var. Kim ne zaman torpil sağlar nasıl kayırılır belli olmuyor. O zaman bileğinin hakkıyla bir yerlere gelmek isteyenler ne yapacak?”

    “Aslında çalıştığım iş ortamından memnundum. Yani iş arkadaşlarım ve iş saatleri rahattı. fakat yükselme şansım yoktu. Üstümdeki müdürün bir şekilde gitmesini beklemektense bana yapılan başka bir yerden teklifi kabul edip müdür olarak başka bir yere geçtim. Hem hoşunuza giden iş ortamından ayrılmadan hem de hakkettiğniz terfiyi alarak aynı işte çalışmaya devam etmem mümkün değil mi?”

    “Son işyerimden daha yüksek ücret veren bir yerden teklif aldığım için ayrıldım. Ama şimdi çok pişmanım, yeni yöneticimle bir türlü anlaşamıyoruz ve bu motivasyonumu çok etkiliyor. Para her şey değilmiş anladım!”
    “Çalıştığım yerde hakkımın verilmemesi, açıkcası maddi sorun.”


    “Son işimden ayrıldım çünkü ortama, arkadaşlarıma uyum sağlayamadım. Yöneticimin profesyonel olmadığını bu yüzden adil de olamadığını düşünüyordum. Çalışanların düşüncelerine önem verilmeyen bir yerde durmak beni yıpratıyordu. Diğer şartlar servis, yemek vs. de olumlu olmadığı ve bütün bunlar bir araya gelince orada kalmak çok yıpratıcı olduğu için ayrılma kararı aldım çok uzun bir zaman sonra. İşimden ayrılmış olmakla bazı şeyleri yarım mı bırakmış oluyorum. Yani kaçmış mı oluyorum sizce.”

    Siz son iş yerinizden neden ayrıldınız?
    İlk iş deneyiminize ne zaman ve neden nokta koydunuz?
    Dünkü sizle bugünkü siz aynı mısınız?
    Bugün olsa yine yapardım der misiniz?
    Keşke o istifayı vermeseydim dediğiniz oldu mu?

    Fırsatını bulmuşken iki dakika düşünün. İnsan her zaman kendisine muhasebe zamanı yaratmasını bilemeyebiliyor.
    Hazır fırsatını bulmuşken aynaya bir göz atabilecek misiniz?


    Yaprak Özer (İndeks İçerik İletişim Danışmanlık Yönetim Kurulu Başkanı)
    "Kötü adamı sevdim hep,kanunsuzu, hergeleyi. İyi işleri olan sinekkaydı tıraşlı, kıravatlı tiplerden hoşlanmam. Ümitsiz adamları severim, dişleri kırık, usları kırık,yolları kırık adamları. Küçük sürpriz ve patlamalarla doludurlar. Adi kadınlardanda hoşlanırım;çorapları sarkmış, makyajları akmış, sarhoş ve küfürbaz kadınlardan. Serserilerin yanında rahatımdır, çünkü bende serseriyim. Kanun sevmem, ahlak sevmem, din sevmem, kural sevmem. Toplumun beni şekillendirmesinden hoşlanmam...."
    Pis moruk

  2. #2
    Misafir vadigar adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    12-01-2005
    Mesajlar
    854
    Karizma Gücü
    0
    Siz son iş yerinizden neden ayrıldınız?
    İŞYERİM KAPANMIŞTI...
    İlk iş deneyiminize ne zaman ve neden nokta koydunuz?
    6 AY...ÜNİVERSİTE KAZANMIŞTIM...
    Dünkü sizle bugünkü siz aynı mısınız?
    MÜMKÜN MÜ?
    Bugün olsa yine yapardım der misiniz?
    HAYIR...ÇÜNKİ KENDİ İŞİMİZDİ...
    Keşke o istifayı vermeseydim dediğiniz oldu mu?
    ASLA...
    Fırsatını bulmuşken iki dakika düşünün. İnsan her zaman kendisine muhasebe zamanı yaratmasını bilemeyebiliyor.
    Hazır fırsatını bulmuşken aynaya bir göz atabilecek misiniz?
    HAYAT HEP KEŞKE VE PİŞMANLIKLARLA DOLU...KEŞKE YAPILABİLSEDE HER HAYAT ATILAN YENİ FERTLERE BİR HAYAT EL KİTABI FİLAN VERİLSE...

 

 

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •