• Reklam
5 sonuçtan 1 --- 5 arası gösteriliyor
  1. #1
    termit adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    01-03-2005
    Mesajlar
    475
    Karizma Gücü
    0

    Dinimiz bir düşünce, görüş değildir

    Dinimiz bir düşünce, görüş değildir
    Özellikle Mısırlı, Suriyeli bazı yazarlar ile onların etkisinde kalan kimseler, İslam dini yerine, "İslam nazariyesi" "İslam düşüncesi", "İlahi şuur", “İlahi görüş birliği” tabirlerini çekinmeden kullanıyorlar. Acaba bunlar müsteşrikler gibi, İslamiyet’in semavi din olduğuna inanmıyorlar mı? Küfre düşürücü ifade kullananın imanının gideceğini bilmiyorlar mı? Yoksa, Ehl-i sünnet itikadına uygun inanmaya önem vermiyorlar mı?

    Piyasada Allah’ı tanımakla ilgili ve Allah’ın varlığını ispat etmeye kalkışan kimisi tercüme birçok kitap vardır. Genelde bu kitaplar, akli ve felsefi görüşlerle doludur. Kaynakça olarak gösterilen kitapların çoğu da asrımızdaki sapık yazarların eserleridir.Bu gibi kitaplarda İmam-ı Rabbani, imam-ı Gazali, Seyyid Abdülkadir-i Geylani gibi büyük İslam âlimlerinin kitaplarından nakil yoktur. Milyonlarca hadis-i şerif, âlimlerin ictihadları ve hikmetli sözleri varken, bunlardan nakil yapılmayıp, şahsi görüşe, şahsi yoruma yer verilmiş.

    Anlaşılan bu tip yazarlar, küfre düşürücü sözleri bilmiyorlar. Zaten Allah’ın varlığını ispat ile uğraşanlar, genelde küfre düşürücü ifadeler kullanıyorlar.

    İslam âlimleri, (Allah’ın yaratmak, var olmak gibi sıfatlarını insana vermek veya insanın, akıl, şuur, hafıza ve düşünce gibi yaratılmış olan sıfatlarını Allah’a vermek küfürdür) buyuruyorlar.

    Mesela bir kimse, (Allah akılsızdır) dese, bu bir hakaret olacağı için küfre düşer. (Allah akıllıdır) dese, bu sefer de, onu yaratık kabul ettiği için küfre düşer. (Allah iyi düşünür) dese yine kâfir olur. Çünkü akıl, şuur, hafıza, düşünme işi, görüş mahluktur, yani yaratıktır. Allah’ın böyle sıfatları yoktur. Bu Yazarlar ise bunun gibi büyük hatalara düşmüştür. (Yaratılmış olanın özelliklerine bakarak, yaratanın özelliklerini bulmaya çalışacağız) diyorlar. İslam âlimleri, (Bilinenle bilinmeyen mukayese edilmez) buyuruyor. Yani yaratıcı ile Onun yarattıkları mukayese edilemez.

    Bu yazarlar işe yanlış başladığından yanlış sonuçlar çıkarıyorlar. İnsan vasfı sayar gibi, Allah’ın vasfını sayıyorlar. (Allah çok akıllıdır, hafızası çok geniştir, çok hızlı düşünür, çok çalışkandır) diyorlar. Senâüllah Pâni-püti hazretleri (Allahü teâlânın varlığı, sıfatları, razı olduğu şeyler, ancak Peygamberlerin bildirmesi ile anlaşılır. Akıl ile anlaşılamaz) buyuruyor.

    (Allah özenerek yaratır) da diyorlar. Bu da Allah’ı aciz sanmaktan ileri gelir. Bir âyet-i kerime meali:
    (Bir şeyin olmasını istediğimiz zaman, ona sadece ol deriz, o da, hemen oluverir.) [Nahl 40]

    Bu yazarlar kaderi de iyi bilmiyorlar, (İnsan, kendi kaderine tesir eder) diyor. Kader, değişmeyen son şekildir. Kaderi Allah da değiştirmez. Allah’ın vasıflarını bildirirken, âlimlerin kitaplarından alarak, sıfat-ı zatiyye ile sıfat-ı sübütiyyeyi yazsalar, büyük hizmet etmiş olurlar. Kendi görüşlerini, kendi akıllarını din gibi ortaya atıyorlar. Hadis-i şerifte, (Dini aklı ile ölçen kadar zararlı kimse yoktur) buyuruldu. (Taberani)

    Düşünce, bir iş için düşünülen çare veya kıyaslanan neticedir. Görüş de düşünce demektir.
    Nazariye de, akli, zihni esaslara dayanan görüş, teori demektir.

    Allahü teâlânın bildirdiği hükümlere ilahi düşünce, ilahi görüş, ilahi nazariye, ilahi şuur denmez.
    Kur'an-ı kerimdeki hükümlere bile "Kur'ani görüş" diyorlar. Yeni ifadeler kullanmayı marifet sanıyorlar. Bunları kullanmak küfürdür. Böyle küfür dolu yazılara itibar etmemelidir.

    İman ne kadar kıymetli ise, zıddı olan küfür de o kadar kötüdür. İmanı kurtarmak için haramlardan kaçarak ibadetleri yapmak ve özellikle küfre düşürücü söz ve hareketlerden sakınmak gerekir. Sakınmayanın imanı gider de haberi olmaz. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
    (Öyle bir zaman gelir ki, kişinin imanı gider de haberi olmaz. Ondan, gömleğin çıktığı gibi, iman çıkmış olur.) [Deylemi]
    Bu mesaj en son " 03.03.06 " tarihinde saat 18:05 itibariyle termit tarafından düzenlenmiştir...

  2. #2

    Kayıt Tarihi
    09-08-2005
    Mesajlar
    920
    Karizma Gücü
    0
    şahsen ben "islami düşünce" ifadelerinde bir sıkıntı görmüyorum.
    bizzat İslam ın getirdiği öğretinin içinde kastedildiği şekilde bulunmadığı halde İslam la birlikte anılan pek çok bilim, sistematik söz konusu.

    Örneğin İslam Tarihi. bu tabir, bu başlık içinde ele alınan konuları tam ifade etmemektedir. Müslümanların Tarihidir doğru olan.
    İslam Hukuku. Müslümanlar ın hukuk denmesi gerekir. İslamiyet bellli prensipler getirir. Müslümanlar, kaynaklara ve zamanın-şartların uygunluğuna göre, değişen düşünsel,mezhebi farklılıklara göre kendilerine bu prensipler eşiğinde bir hukuk geliştirirler. İran'daki sistem de İslam Hukukudur, Osmanlıdaki de (en azından böyle bir iddia vardır). birbirleriyle alakaları yoktur Hukuksal anlamda ama. Dolayısıyla Müslümanların Hukuku denmesi aslında kastedileni daha net açıklar.

    İslam Felsefesi. İslam felsefi bir ideoloji değildir. Ama O'nu düşünsel süreçlerinin başına bir kaynak olarak koyan düşünürlerin düşünceleri kastedilir. Pek çok İslam alimi ortaya çıkan ürüne katılmayabilir. Bu İslama katılmadıklarını falan göstermez halbuki. Kastedilen şeyi tam ifade eden ise Müslümanların Felsefesidir.

    örnekler artırılabilir.
    ben bu ifadelere karşı falan değilim yanlış anlaşılmasın.
    ama islami düşünce den kastedilen de yukarıdakiler gibidir. aslında kastedilen Müslümanların düşüncesi(leri) dir. Bu yüzden şahsen ben bu kavramların birlikte kullanılmasında bir sakınca görmüyorum.
    İnsanlığın düşüncesine hakim olan hakikat ölçüsü, insanın kendi hayati menfaatleri, şahsi hesapları ve istekleridir; zevkleri veya alışkanlıklarıdır. İnsan kendinin olan bu ölçüleri fikirlere tatbik ediyor ve bu ölçülerle fikirlerinin doğruluğunu araştırıyor.; hükmünü onlarla veriyor. Ondan sonra kendi kendi verdiği bu hükme uygun, onu destekleyici sebepleri etrafında topluyor. Peşin vermiş olduğu hükmünü onlarla haklı ve meşru gösteriyor. Görülüyor ki düşünmek, kendimizi eşyaya değil, eşyayı kendimize uydurmaktır. Gerçek düşünce ise bundan farklıdır.
    [ varolmak, Nurettin Topçu ]

  3. #3
    b_simsek81 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    22-07-2005
    Mesajlar
    280
    Karizma Gücü
    0
    Alıntı termit tarafından gönderildi.
    İmam-ı Rabbani, imam-ı Gazali, Seyyid Abdülkadir-i Geylani gibi büyük İslam âlimlerinin kitaplarından nakil yoktur. Milyonlarca hadis-i şerif, âlimlerin ictihadları ve hikmetli sözleri varken, bunlardan nakil yapılmayıp, şahsi görüşe, şahsi yoruma yer verilmiş.
    Esselamun aleyküm, kardeşim

    Çok güzel, hassas bir konuya değinmişsin ama, yukarıdaki paragrafında hata var gibi... İmam-ı Rabbani, imam-ı Gazali, Seyyid Abdülkadir-i Geylani gibi islam alimlerinin kitaplarında nakil yoktur İslam nakil dinidir, bu büyük zatların kitaplarında nakil yoktur demek, yanlış bir ifade olmuş...

    Birincisi bahsettiğin alimler Kur'an ve sünnet ten nakiller yaptıkları aşikardır... İkincisi diyelim ki bu zatların kitaplarından herhangi birisi tamamen icma ve kıyas içerikli olsa bile, icma ve kıyasında nakilden beri olduğunu düşünmek yanlış olma mı ?

    Senin iyi niyetinden şüphe etmemekle beraber, yanlış bir ifade kullanmış olduğunu düşünüyorum...

    Vaktimin az olmasından ve biraz rahatsız olmam dan dolayı detaylı yazmadım ama analaşılacak kadar yazdığım kanısındayım...

    Slm ve dua ile...
    Her fikir, her inanış, tek mevsimlik wesselam;
    Zaman ve mekan üstü, biricik rejim "İSLAM"!..

  4. #4
    termit adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    01-03-2005
    Mesajlar
    475
    Karizma Gücü
    0
    Alıntı b_simsek81 tarafından gönderildi.
    Esselamun aleyküm, kardeşim

    Çok güzel, hassas bir konuya değinmişsin ama, yukarıdaki paragrafında hata var gibi... İmam-ı Rabbani, imam-ı Gazali, Seyyid Abdülkadir-i Geylani gibi islam alimlerinin kitaplarında nakil yoktur İslam nakil dinidir, bu büyük zatların kitaplarında nakil yoktur demek, yanlış bir ifade olmuş...

    Senin iyi niyetinden şüphe etmemekle beraber, yanlış bir ifade kullanmış olduğunu düşünüyorum...

    Vaktimin az olmasından ve biraz rahatsız olmam dan dolayı detaylı yazmadım ama analaşılacak kadar yazdığım kanısındayım...

    Slm ve dua ile...
    Yanliş okumuşsun. Kitaplarında değil kitaplarından nakil yoktur .Yani bu tip islam düşüncesi vs yazan kişilerin kitaplarında imamı Rabbani .... gibi alimlerin kitaplarından nakil yoktur ,kendi düşüncelerini yazıyorlar denmek isteniyor .Yine de hassasiyetine teşekkür ederim.Pragrafı da yanlış anlaşlmayacak şekilde yukarı aldım.

  5. #5
    b_simsek81 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    22-07-2005
    Mesajlar
    280
    Karizma Gücü
    0
    Özür dilerim kardeş, dediğim gibi biraz rahatsızdım bu yazıyı okuduğum zaman, dikkatimden kaçmış. Hassasiyetin için teşekkür ederim...

    Slm ve dua ile...
    Her fikir, her inanış, tek mevsimlik wesselam;
    Zaman ve mekan üstü, biricik rejim "İSLAM"!..

 

 

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •