• Reklam
2 sonuçtan 1 --- 2 arası gösteriliyor
  1. #1
    Müslümanim adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    07-02-2006
    Mesajlar
    202
    Karizma Gücü
    7

    İslamiyeti yaşamalıyız

    Röportaj: Selami Çalışkan / selamisel@gmail.com
    Enver Baytan Hoca Efendi ile Peygamber Efendimizi, Veda Hutbesi’ni, oradaki esasları, Irak’ta çıkarılmak istenen iç harbi konuştuk.


    Peygamber Efendimiz dünyaya gelince neler değişti? Ne gibi hadiseler meydana geldi?

    O’nun bu dünya üzerine güzel ahlakı tamamlamak için gönderildiğini bizleri yoktan var eden Rabbimiz bildiriyor. O gelince her şey değişiyor. Kızını diri diri toprağa gömecek kadar vahşi olan insanlar yerde gezen karıncaları incitmekten korkuyorlar. Peygamber Efendimiz dünyaya gelirken Mecusilerin taptığı ateş sönüyor. Kisra’nın sarayının sütun başlıkları kendiliğinden yıkılıyor. Save gölü kuruyor. O dünyaya geldikten sonra da harikulade bir hayat başlıyor. Nereye gitse bazı ağaçlar ve taşlar kendisini selamlıyor. Bir bulut daima O’nu gölgeliyor. Doğmadan once babası Abdullah’ı, 6 yaşında annesi Hz. Amine validemizi kaybediyor. Dedesi Abdülmüttalip tarafından büyütülürken, O da vefat edince amcası Ebu Talip O’na sahip çıkıyor. 25 yaşında iken 40 yaşında olan Hz. Hatice validemizle evleniyor. 40 yaşında halktan uzaklaşıyor ve Hira mağarasına çekiliyor. Orada ibadet ederken, ilk vahiy geliyor. "Seni yaratan Rabbinin adıyla oku." Evine gelince Hz. Hatice validemize "Beni örtünüz" diyor. Ondan sonra "Kalk, vazifeye başla." Emri gelince kalkıyor ve önce Hz. Hatice validemize tebliğ ediyor. O da: "Sen Hak Peygambersin, zaten halinden belli" diyor ve ilk Müslüman olma şerefini kazanıyor. Erkeklerden Hz. Ebubekir (r.a.), köle erkeklerden Hz. Zeyd (RA), çocuklardan Hz.Ali (r.a.) Müslüman oluyorlar. Bunlar daha birinci duyuşta, tekrarına hacet kalmadan iman edenler. Bazıları 2 ay, bazıları 2 sene sonra, bazıları da bunları anlayamadan ölürler. Göre göre, Peygamber Efendimizin çocukluğunu bile bile halen inat eden inanmayanlar da ahirete gitti. Bunlara Ebu Cehil, Ebu Leheb diyoruz.

    Ebu Leheb ve Ebu Cehiller tükendi mi?


    Hayır, Ebu Leheb ve Ebu Cehil gibi geri zekalı insanlar günümüzde de var. İman etmeyerek, ilim ve medeniyet dairesini reddediyorlar. Eski cehaletleri, vahşetleri sürdürüyorlar. İşte Irak’ta yapılanlar ortada. Peygamber Efendimize inanan hiçbir Müslüman, öbürlerinin canlarına, mallarına ve namuslarına dokunmazlar. Peygamber Efendimize bile daha önce "Muhammed’ül Emin" diyen o vahşi yaratıklar, "din" deyince birden değişiverdiler. Kimi "O şairdir. Ayet dediği şeyler de şiir" dedi, kimi (haşa) "Yalancının biri", bazıları da "Sihirbaz" dediler.

    Bu iftiraları atan müşrikler daha önce Peygamber Efendimizi tanımıyorlar mıydı?

    Elbette tanıyorlardı. En büyük müşkillerini o hallediyordu. Kabe’nin duvarına Hacerül Esved’I koymak için 3 gün tartıştılar, çareyi yine Peygamber Efendimizin hakemliğinde ve adaletinde buldular. Peygamber Efendimiz her türlü zorluğa rağmen tebliğ vazifesini sürdürürken, Allah’ın emriyle Mekke’den Medine’ye hicret etmek zorunda kaldılar.

    Peygamber Efendimiz kimlere mektup yazarak İslam’a davet etmişti?

    Önce yakınlarını davet eden Peygamber Efendimiz Hicret’in yedinci, milâdın 628'nci yılının Muharrem ayında, o devrin süper devletlerinin başkanlarına elçilerle mektuplar gönderdi, kendilerini ve emirlerinde yaşayan toplulukları İslâm Dinine girmeye davet etti. Besmeleyle başlayan bu "İslam’a Davet Mektupları"nda Allah’ın Resulü Muhammed (a.s.) ibaresi yer alıyor. Peygamber Efendimizin elçilerinden Hazreti Amr b. Ümeyye, Habeş Hükümdarı Ashame'ye; Hazreti Hâtıb b. Ebî Beltia, Mısır Hükümdarı Mukavkıs'a; Hazreti Dıhye b. Halife, Bizans Kralı Heraklius'a; Hazreti Süleyt b. Amr, Yemâme Meliki Hevze b. Ali'ye; Hazreti Şücâ b. Vehb, Gassan Meliki Haris b. Ebî Şemmer'e; Hazreti Abdullah b. Huzâfe ise, İran Şahı Husrev Perviz'e gönderildi. Mektuplarda yer alan "Muhammedün Resulullah"dan bahsediyorum. Çünkü Muhammed aleyhisselam’a inanmayan cennete giremez. Son peygambere iman etmeyen hiçbir peygambere ve Cenab-ı Allah’a iman etmiş sayılmaz. Çünkü Peygamber Efendimiz gelmeden önce diğer kitaplarda, gerçek İncil’de ve gerçek Tevrat’ta Peygamber Efendimizin geleceği haber veriliyor.

    Peygamber Efendimizin elçileri nasıl karşılandı?

    Bunların içinde ilk dört hükümdar, elçileri iyi karşıladı. Diğerleri küstahlık gösterdi. Ancak çok geçmeden belâlara uğrayıp cezalarını çektiler. Habeş Hükümdarının imân ettiği, Bizans Kralı'nın ise bu niyette olduğu halde yanındakilerden çekindiği biliniyor. Elçi geldiği zaman Şam'da bulunan Heraklius, Mekke tüccarlarıyla beraber Ebû Süfyan'ı kabul eder, Peygamberimiz Aleyhisselâm hakkında bilgi alır. Duyduklarının hepsinin son peygamberin vasıfları olduğunu söyler. Mısır hükümdarı nazik bir cevapla bir çok hediyeler ve iki cariye gönderir. Bunlardan birisi müminlerin validesi Hazreti Mâriye'dir. Peygamberimiz Aleyhisselâmın mektubunu yere atıp savaşa kalkışan Gassan Meliki'nin yurdu, kısa zaman sonra müslümanlarca fethedilir. Mektubu yırtıp Peygamber Efendimizin elçisini öldürtmek için valisine emir veren İran Şahı ise, kendi oğlu tarafından öldürülür.

    Veda Hutbesi’ndeki en önemli incelikler nelerdir

    Peygamber Efendimizin 632 senesinde 124 bin sahabeye hitap ettiği bir hutbedir. Peygamber Efendimiz, bu hutbede bir kere yaratılış itibariyle bütün insanların müsavi olduklarını zikr eder. Yine Veda faiz ve kan davalarının kaldırıldığı bildirilir. İnsanlık İslam dininin kıymetini bilse, hiçbir insan, öbür insanı haksızlığa uğratmaz. İnsanlar, imansızlığın cezasına uğruyor. Dünyada siyasi, iktisadi hiçbir buhran yoktur. Bir tek buhran var. İmani buhran… Bir tek bunu halletseler, her şey halledilir.

    Bir kısım medyada Irak’ta Şiilerle Sünnilerin çarpıştığı haberleri yer alıyor. Bunun için ne diyorsunuz?

    Siyonistlerin istediği şekilde haber veriyorlar. Amerikalı işgalciler Irak’ı işgal etmeden Sünniler yönetimde olmalarına rağmen bir tek türbeyi bombaladı mı? Hayır. Yine bugüne kadar bir tek şii, bir camiyi bombaladı mı? Hayır. Yani yalanın da biraz yakışması lazım değil mi? Sünni bir Müslüman Peygamber Efendimizin torunlarına hürmet etmese camilerde Hasan (r.a.), Hüseyin (r.a.) isimleri olur mu? Ehli Beyt sevgisiyle ilgili hadisi şerifler kitaplarında bulunur mu? Peki hürmet ettiğine Sünni bir Müslüman bomba atar mı? Atmaz. Kim atar? Hürmet etmeyen. Şii hürmet ediyor. Sünni hürmet ediyor. Hürmet etmeyen kim? Kafirler. Yani Amerikalılar ve İngilizler. Onların gayesi, Sünnilerle Şiileri döğüştürüp, iç harp çıkarmak ve İsrail’i güçlendirmek.

    Cenab-ı Allah bizleri niçin yarattı?

    Cenab-ı Allah buyuruyor ki: "Ben insanları ve cinleri bana kulluk etsinler diye yarattım" Bunu müfessirler "Beni tanısınlar diye yarattım" şeklinde yorumluyorlar. Aslında Ayet-i Kerime’de mananın ikisi de var. Yani Cenab-ı Allah; "Beni tanıyıp Bana kulluk etsinler diye yarattım" buyuruyor. Öyleyse bize düşen Allah’ı tanımak, kulluğumuzu yapmak.

    İnsanlar, Allah’a kulluk vazifesini nasıl yapacak?

    Cenab-ı Allah bunu nasıl yapacağımızı da bildiriyor. Kur’an-ı Kerim’de buyuruyor ki: "Habibim ey Muhammed (s.a.v.) o insanlara de ki: ‘Eğer siz Allah’ı seviyorsanız, ve O’na ibadet etmek istiyorsanız, bana uyunuz" Demek ki Allah’ı tanımanın ve O’nu sevmenin yolu Peygamber Efendimizden geçiyor. Peygamber Efendimiz de insanlara buyuruyor ki: "Benim Ashabım, gökteki yıldızlar gibidirler. Hangisine uyarsanız doğru yolu bulursunuz." Burada bir emir kumanda zinciri var.

    Zulümlerden, fitnelerden kurtulmak için çare nedir?

    İslamiyeti olduğu gibi yaşamaktır. Değişmeden, değiştirmeden. Mesela geçenlerde sizin gazetenizde okudum. Sami Efendi Hazretleri (Ramazanoğlu), çok iyi Fransızca bildiği halde ilaçların bile ismini söylemez, kırmızı şurup, pembe hap dermiş. Şu anda Fatih Sultan Mehmed dirilse, İstanbul’un halini görse bize ne derdi acaba. Hiç düşündünüz mü? Dükkanların ismi bile gavurca. Sokaklar şey hane gibi… Feth edilen yer böyle mi olur? Zalimlerden ve zulümlerinden kurtulmak istiyorsak İslamiyeti olduğu gibi yaşamalıyız. Başka care bilmiyorum.
    DAĞLAR ÇAKALSIZ , ERKEK SAKALSIZ , KADIN ÇARŞAFSIZ OLMAZ !
    _MAHMUT EFENDİ_

    GURURLA GELİYORUZ,
    TERTEMİZ BİR MAZİYLE,
    GEÇMİŞİNİ SİLMEDEN,
    ÇIKARLAR UĞRUNA DEĞİŞMEDEN.

    HER BAHAR YENİDEN,
    YENİDEN BÜTÜN BİR İNSANLIK İÇİN KURTULUŞ İÇİN,
    YILMADAN ,YENİLMEDEN AZİMLE,
    DAHA GÜÇLÜ GELİYORUZ.

    KARARLIYIZ ,AZİMLİYİZ,
    BU DAVA GÜÇ VERİYOR BİZE,
    SABIRLIYIZ,
    BU TOPRAKLAR ÜMİT VERİYOR BİZE.

    DAVASINA SEVDALI LİDERİNE BAĞLI,
    BİR NESİL GELİYOR,
    ARDINDAN MİLYONLARCA ERBAKAN,
    BÜTÜN BİR DÜNYANIN KURTULUŞU İÇİN ÇALIŞIYOR.

    GÖZ YAŞLARINA KARIŞAN DUALARIN,
    DAİMA İNSANLIK İÇİN OLDU.
    BİZ SANA ŞAHİTİZ,
    DUALARINADA,
    ÜZERİMİZDEKİ GÖK,
    BASTIĞIMIZ TOPRAK ŞAHİT.


    SENİ ÇOK ÖZLEDİK EFSANE BAŞBAKAN

  2. #2
    termit adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    01-03-2005
    Mesajlar
    475
    Karizma Gücü
    0
    Lisanı hal ,lisani kal 'den daha etkilidir.Yani islamı kendinde yaşayarak bu hal ile nasihat vermek .bir şeyler anlatmak ,söz ile anlatmaktan daha etkilidir. İslamı gerçek yaşamak dil ile olan nasihattan daha iyi ssonuçlar verir Osmanlının yeni feth ettiği yerlerdeki halka islamiyeti tebliği ,onların güvenini kazanması bu şekilde olmuştur

 

 

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •