• Reklam
Sayfa: 1 | Toplam: 6 123456 SonSon
52 sonuçtan 1 --- 10 arası gösteriliyor
  1. #1
    TY Bölüm Sorumlusu kaiserx adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    26-09-2005
    Mesajlar
    3,505
    Karizma Gücü
    7

    Eğitici Hikayeler Şaşırtıcı,Hüzünlü,Garip... hikayeler sıcacık bir tebessüm için

    MUCİZE....
    "EN OLMAYACAK YERDE,
    EN OLMAYACAK ZAMANDA
    EN OLMAYACAK OLAY,
    HER ZAMAN VE HER YERDE OLABİLİR." MUCİZE....
    Sally, küçük kardeşi George hakkında
    anne ve babasının konuşmalarını duyduğu zaman
    yalnızca sekiz yaşındaydı. Kardeşi çok hastaydı ve onu
    kurtarabilmek için ellerinden gelen herşeyi yapmışlardı.
    George'nin yalnızca çok pahalıya malolacak bir ameliyatla
    kurtulma şansı vardı fakat bunun için yeterli paraları yoktu.
    Babasının, umutsuz bir biçimde annesine şöyle fısıldadığını
    duymuştu Sally: "Yalnızca bir mucize onu kurtarabilir." Bu
    sözleri duyar duymaz, usulca kendi odasına yürüdü Sally.
    Domuz biçimindeki kumbarasını gizlediği yerden
    çıkartarak içindeki paraları yavaşça yere dökerek
    saymaya başladı. Yanılgıya düşmemek için tam
    üç kez saydı kumbaradan çıkardığı bozuk
    paraları. Sonra hepsini cebine koyarak
    aceleyle evden çıkıp, köşedeki
    eczaneye gitti.

    Eczacının dikkatini çekebilmek
    için büyük bir sabırla bekledi. Eczacı
    çok yoğundu ve bir adama ilaçlarını nasıl
    kullanacağını anlatıyordu. Bu yoğun çalışmanın
    arasında sekiz yaşındaki bir çocukla ilgilenmeye
    hiç niyeti yoktu ama Sally'nin beklediğini görünce
    "Evet, ne istiyorsun söyle bakalım" dedi. "Biraz acele et,
    gördüğün gibi beyefendiyle ilgileniyorum" diyerek yanındaki
    şık giyimli adamı gösterdi. Sally "Kardeşim" dedi. Sessizce
    yutkunduktan sonra devam etti: "Kardeşim çok hasta,
    bir mucize almak istiyorum." Eczacı Sally'e bakarak:
    "Anlayamadım" dedi. "Şeyy, babam 'Onu ancak
    bir mucize kurtarabilir' dedi, bir mucize kaç
    paradır, bayım?" Eczacı Sally'e sevgi ve
    acımayla baktı bu kez: "Üzgünüm
    küçük kız, biz burada mucize
    satmıyoruz, sana yardımcı
    olamayacağım" dedi.

    Sally o kadar kolay vazgeçmek istemedi.
    Eczacının gözlerinin içine bakarak "Karşılığını
    ödemek için param var benim, bana yalnızca fiyatını
    söylemeniz yeterli" dedi. Bu arada Sally ve eczacının
    yanında bekleyen iyi giyimli bey Sally'e dönerek "Ne tür
    bir mucize gerekiyor kardeşin için küçük hanım? diye sordu.
    "Bilmiyorum" dedi Sally. Sonra gözlerinden aşağı süzülen
    yaşlara aldırmaksızın devam etti: "Tek bildiğim, o çok hasta
    ve annem ameliyat olmazsa kurtulamayacağını söyledi ailemin
    de ameliyat için ödeyebilecekleri paraları yok. Ama babam
    "Onu ancak bir mucize kurtarabilir" deyince ben de
    paramı alıp buraya geldim." "Peki, ne kadar paran
    var?" diye sordu iyi giyimli adam. " Bir dolar
    ve onbir sent" dedi Sally. "Ve dünyadaki
    tüm param bu!" "Bu iyi bir şans, küçük
    kardeşini kurtarmak için gerekli olan
    mucize için yeterli bu para"
    dedi, iyi giyimli adam.

    Adam bir eline parayı aldı, öteki
    eliyle de Sally'nin elini tutarak "Beni
    yaşadığın yere götürür müsün lütfen?" diye
    sordu. "Küçük kardeşini ve aileni tanımak istiyorum"
    dedi. İyi giyimli adam Dr. Carlton Armstrong'du ve George
    için gerekli olan ameliyatı yapabilecek tanınmış bir cerrahtı.
    Ameliyat başarıyla sonuçlanmış ve aile hiçbir ödeme yapmamıştı.
    Hep birlikte mutluluk içinde evlerine döndükleri zaman hâlâ
    yaşadıkları olayların etkisinden kurtulamamışlardı. Anne:
    "Hâlâ inanamıyorum. Bu ameliyat bir mucize! Doğrusu
    maliyeti ne kadardır merak ediyorum" dedi. Sally
    kendi kendine gülümsedi. O bir mucizenin kaça
    malolduğunu çok iyi biliyordu. Tam
    tamına bir dolar ve onbir sent!
    http://www.internethaber.com/images/other/6.20071022164733.jpg

    Rabbime inanıyorum; öyleyse umutsuzluğa gerek yok!

  2. #2
    TY Bölüm Sorumlusu kaiserx adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    26-09-2005
    Mesajlar
    3,505
    Karizma Gücü
    7

    Önyargilarimiz..!

    Dr. Paul Ruskin, öğrencilerine yaşlanmanın psikolojik belirtilerini öğretirken bir olay okuyor : - Hasta ne konuşuyor, ne de söylenenleri anlıyor.
    - Bazen saatlerce anlaşılmaz şeyler geveliyor.
    - Zaman, yer ya da kişi kavramı yok.
    - Yalnız, nasıl oluyorsa, kendi adı söylendiğinde tepki veriyor.
    - Son altı aydır onun yanındayım, ne görünüşü için bir çaba sarfediyor ne de bakım yapılırken yardımcı oluyor.
    - Onu hep başkaları besliyor, yıkıyor ve giydiriyor.
    - Dişleri yok, yiyeceklerin püre halinde verilmesi gerekiyor.
    - Gömleği salyalarından dolayı sürekli leke içinde.
    - Yürümüyor.
    - Uykusu sürekli düzensiz.
    - Gece yarısı uyanıp çığlıklarıyla herkesi uyandırıyor.
    - Çoğu zaman mutlu ve sevecen, fakat bazen ortada bir sebep yokken sinirleniyor. Biri gelip onu yatıştırana kadar da feryat figan bağırıyor.
    Bu olayı okuduktan sonra, Ruskin öğrencilerine böyle bir hastanın bakımını üstlenmek isteyip istemediklerini sorar. Öğrenciler bunu yapmayacaklarını söylerler. Ruskin, kendisinin bunu büyük bir zevkle yaptığını ve onların da yapması gerektiğini söyleyince öğrenciler şaşırırlar.
    Daha sonra Ruskin hastanın fotoğrafını dolaştırmaya başlar.
    Fotoğraftaki hasta doktorun altı aylık kızıdır.
    http://www.internethaber.com/images/other/6.20071022164733.jpg

    Rabbime inanıyorum; öyleyse umutsuzluğa gerek yok!

  3. #3
    TY Bölüm Sorumlusu kaiserx adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    26-09-2005
    Mesajlar
    3,505
    Karizma Gücü
    7

    Ölümüne Sevgi

    Yıllar önce hastanede çalışırken, ağır hasta bir kız getirdiler.
    Tek yaşam şansı beş yaşındaki kardeşinden acil kan nakli idi.

    Küçük oğlan aynı hastalıktan mucizevi şekilde kurtulmuş ve
    kanında o hastalığın mikroplarını yok eden bağışıklık oluşmuştu.
    Doktor durumu beş yaşındaki oğlana anlattı ve ablasına kan verip
    vermeyeceğini sordu.
    Küçük çocuk bir an duraksadı. Sonra derin bir nefes aldı ve
    "Eğer kurtulacaksa, veririm kanımı" dedi.
    Kan nakli ilerlerken, ablasının gözlerinin içine bakıyor ve
    gülümsüyordu. Kızın yanaklarına yeniden renk gelmeye başlamıştı,
    ama küçük çocuğun yüzü de giderek soluyordu.. Gülümsemesi de
    yok oldu. Titreyen bir sesle doktora sordu:
    "Hemen mi öleceğim?.."
    Küçük doktoru yanlış anlamış, ablasına vucudundaki bütün kanı
    verip, öleceğini sanmıştı."
    http://www.internethaber.com/images/other/6.20071022164733.jpg

    Rabbime inanıyorum; öyleyse umutsuzluğa gerek yok!

  4. #4
    TY Bölüm Sorumlusu kaiserx adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    26-09-2005
    Mesajlar
    3,505
    Karizma Gücü
    7

    Yaşlı Adam

    Yaşlı bir adam emekli olduktan sonra bir lisenin yanında küçük bir ev aldı. Emekliliğinin ilk bir kaç haftasını huzur içinde geçirdi ama ders yılı başlayınca huzuru kaçtı. Okulların açıldığı ilk günden başlayarak öğrenciler, dersten çıkar çıkmaz yollarının üzerindeki her çöp bidonunu tekmeliyorlar, anlamsız sesler çıkararak bağırıp, çağrıyorlar, dayanılmaz gürültüler yapıyorlardı. Çocukların gürültülerinin dinmek tükenmek bilmeyeceğini anlayan yaşlı adam, bu işe bir son verebilmek için kurnazca bir çözüm buldu.
    Ertesi gün çocuklar öğrenciler okuldan çıkıp, yine dayanılmaz gürültüler yaparak evinin önünden geçerken yaşlı adam dışarı çıktı, onlara bir öneride bulundu. "Siz hepiniz çok tatlı çocuklarsınız, çok da eğleniyorsunuz" dedi. "Bu neşenizi sürdürmenizi istiyorum sizden. Ben de sizlerin yaşındayken aynı biçimde gürültüler çıkarmaktan hoşlanırdım. Siz bana gençliğimi anımsatıyorsunuz. Eğer her gün buradan geçer ve gürültü yaparsanız size her gün bir dolar veririm. Kabul mü?."
    Bu öneri çocukların çok hoşuna gitti. Her gün hem eğleniyorlar, hem bol bol gürültü yapıyorlar, hem de bir dolar para kazanı- yorlardı.
    Bu durum bir hafta bu biçimde sürdükten sonra birgün yaşlı adam çocukları yine durdurdu ve onlara kısa bir açıklama yaptı:
    "Çocuklar, yaşam pahalılığı, enflasyon beni de etkilemeye başladı" dedi. "Bugünden sonra size ancak elli sent verebileceğim. Beni anlayışla karşılayacağınızı umarım."
    Bu durumdan pek hoşlanmamalarına karşın çocuklar yaşlı adama anlayış gösterdiler ve günlük gürültülerini elli sent karşıladığında yapmayı kabul ettiler.
    Aradan birkaç gün daha geçtikten sonra yaşlı adam birgün çocukları yine durdurdu ve onlara bir durum açıklaması daha yapmak zorunda kaldığını bildirdi:
    "Bakın, bizim emekli paralarını gününde ödemiyorlar" dedi. "Durumum biraz sıkışık... Üzülerek söylüyorum ama yapabileceğim başka birşey yok... Bundan sonra size ancak yirmibeş sent verebileceğim... Tamam mı?.. Anlaştık mı?"
    Yaşlı adamın bu son önerisi, çocukların hiç de hoşuna gitmedi. "Olanaksız bayım" dedi içlerinden biri. "Günde yirmibeş sent için bu işi yapacağımızı sanıyorsanız yanılıyorsunuz. Kusura bakmayın ama, biz işi bırakıyoruz."

  5. #5
    TY Bölüm Sorumlusu kaiserx adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    26-09-2005
    Mesajlar
    3,505
    Karizma Gücü
    7

    Yanlış Anlama Anne !

    Amacım seni üzmek değildir
    Beni sakın yanlış anlama.
    Pişman olmanı isteyemem senden
    Ya da ağlamanı
    Sadece dinlemeni istedim,
    Birazcık kabullenmen fikirlerimi.
    Ya da ne bileyim
    Kendi doğrularını değil de .
    Biraz da benimkileri düşünmeni istedim anne.
    Sevmeni istedim benim sevdiklerimi
    Ama senin gibi değil benim sevdiğim gibi.
    Görmeni istedim güneşi
    Benim gördüğüm gibi
    Yani sadece sarı ve yuvarlak değil
    Arasında turuncuların da olduğu bir resim gibi.
    Senin doğrularını inkâr ettim anne,
    Karşı çıktım sana
    Ve sen tüm kızgınlığınla
    Kötü kötü suratıma bakıp kızdın.
    Oysa biliyor muydun
    Aynı zamanda sen de benim doğrularımı
    İnkâr ettin anne.
    Sevdim anne
    Doyasıya, ölesiye.
    Ama bilmen gereken bir şey vardı,
    Asla boyun eğmedim, eğmeyeceğim.
    Senin de öyle görmeni istedim
    Ama göremedin anne.
    Bana asi deme anne
    Çünkü senin istediğin
    Kendi fikirlerini
    Barınamayacakları bir bedene sokmak.
    Oysa ben de büyüdüm anne,
    Eski küçücük çocuk değilim artık.
    Kendi fikirleri olan
    Özgürlüğüne düşkün bir insan olma yolundayım.
    Yani bir başka deyişle
    Bir yaşama savaşı veriyorum belki kendi kendime.
    Bana kızma anne
    Çünkü sen hiç ayakların kopana kadar
    Ve dilediğince bağırarak dans etmedin.
    Çünkü sen hiç ağaca çıkıp
    Ayvaları toplamadın.
    Ya da yakamozları seyretmedin akşam,
    Dalgalı bir denizde boğuşmadın dalgalarla;
    Belki de ıslak kumlara
    Üstüm kirlenir mi diye düşünmeden
    Uzanmadın,
    Ya da yıldızları toplamadın gökyüzünden.
    Belki de bunların hepsini yaptın da,
    Bana anlatmadın.
    Niye anlatmadın anne?
    Senin yaptığın hataları yapmayayım diye mi?

  6. #6
    TY Bölüm Sorumlusu kaiserx adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    26-09-2005
    Mesajlar
    3,505
    Karizma Gücü
    7

    Yanki

    Bir babayla sekiz-dokuz yaşlarındaki oğlu dağlarda yürüyüşe çıkmışlardı. Çocuğun ayağı birden kaydı ve düştü, incinen ayağının sıkıntısıyla haykırdı: "Aaaahhhhhhhhh!" Sesi karşı dağlardan yankılanıp aynen geri döndü: "Aaaahhhhhhhhh!"
    Daha önce böyle bir şeyle karşılaşmamış olan çocuk çok şaşırdı ve merakla bağırdı:
    "Kimsin sen?!"
    Cevap gelmekte gecikmedi:
    "Kimsin sen?!"
    Çocuk bu cevaba öfkelendi: "Korkak!" Cevap aynıydı: "Korkak!"
    Bunun üzerine babasına dönüp sordu: "Neler oluyor baba, anlamıyorum?" Babası gülümsedi ve "Dikkat et oğlum" dedi. Sonra da karşı dağa doğru bağırdı:
    "Her şey çok güzel!" Dağdan gelen ses cevapladı: "Her şey çok güzel!" "Seni seviyorum!" "Seni seviyorum!"
    Çocuk hâlâ hayret içindeydi, ama yine de anlayamamışxtı. Daha sonra babası açıkladı:
    "insanlar buna 'yankı1 derler, ama o aslında hayatın ta kendisidir. Söylediğin ya da yaptığın her şeyi aynen sana iade eder. Hayatımız, yapıp-ettiklerimizin bir yansımasınxdan başka bir şey değildir. Dünyanın daha sevgi ve adalet dolu olmasını istiyorsan, kendi kalbini sevgi ve adaletle dolxdurmaksın. Başkalarının şefkatli olmasını istiyorsan, senin şefkatli olman gerekir. Bunu her şeye uygulayabilirsin: haxyat ona ne verdiysen, onu sana aynen iade eder."
    http://www.internethaber.com/images/other/6.20071022164733.jpg

    Rabbime inanıyorum; öyleyse umutsuzluğa gerek yok!

  7. #7
    TY Bölüm Sorumlusu kaiserx adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    26-09-2005
    Mesajlar
    3,505
    Karizma Gücü
    7

    GerÇek DÜnya Yasalari..!

    > > WILLOUGHBY YASASI
    > > Birine bir makinenin çalışmadığını kanıtlamaya
    > > çalışırsanız makine o anda çalışacaktır.
    > > ANDREW YOUNG YASASI
    > > Eğer 100 işadamı yasal olmayan bir iş yapmaya karar
    > > verirlerse,o iş yasal olur.

    > > AXWELL'IN ÇIKARDIĞI SONUÇ
    > > Eğer havayı soluyabiliyor ama suyu içemiyorsanız geri kalmış bir
    > > ülkedesinizdir. Oysa, suyu içebiliyor ama havayı
    > > soluyamıyorsanız kalkınmış bir ülkedesinizdir.

    > > MURPHY'NIN 4 NOLU ÖLÇÜTÜ
    > > Ne zaman bir işi yapmaya karar verirseniz, o anda yapmanız gereken bir
    > > başka iş çıkar.

    > > LOFTA'NIN GÖZYAŞLARI
    > > Hic kimse sizi kendinizi iyi hissettiğiniz zaman terketmez.

    > > MURPHY'NIN 5 NOLU ÖLÇÜTÜ
    > > Her çözüm beraberinde yeni sorunlar getirir.

    > > FANT YASASI
    > > Bir eliniz dolu iken diğer elinizle kilitli bir kapıyı açmak zorunda
    > > kaldığınızda, anahtar kesinlikle elinizin dolu olduğu taraftaki
    > > cebinizdedir

    > > MONLY'NIN KURALI
    > > Mantık, yanlış sonuca özgüveninizi yitirmeden sistematik bir biçimde
    > > ulaşma yöntemidir.

    > > MURPHY ILKESI
    > > Iyi bir yanlış yapmanın her zaman bir yolu vardır.

    > > GOODWIN'DEN HATIRLATMA
    > > Gözle görülen eleştirilmeye mahkumdur.

    > > FULTON'UN YERÇEKIMI YASASI
    > > Düşen bir nesneyi sakın tutmaya çalışmayın. Bırakın düşsün, daha az zarar
    > > görecektir.

    > > CAMPBELL YASASI
    > > Ne kadar az iş yaparsanız, işleriniz o kadar yolunda gider.

    > > KOVAC'IN YASASI
    > > Telefonda yanlış numara cevirdiğinizde, asla meşgul çalmaz.

    > > ANONIM BIR YASA
    > > Beklenmedik bir yerden gelen para, beklenmedik bir harcamaya gider.

    > > MURPHY'NIN ONARIM KONUSUNDAKI YASASI
    > > Ufak bir arızayı gidermeye çalışırken, daha önemli bir arızaya neden
    > > olursunuz .

    > > ÖNEMLI INSANLAR KURALI
    > > Büyük hayranlık ve saygı duyduğunuz insanların derin düşüncelere aldığını gördüğünüzde, olasılıkla öğle yemeğinde ne yiyeceklerini düşünüyorlardır.

    > > YASENEK'IN GÖZLEMI
    > > Öpüşen insanlar birbirlerine o kadar yaklaşırlar ki, birbirlerinin
    > > hatalarını göremezler.

    > > ARLEN YASASI
    > > Bir yerden ayrılırken, insanların size ne kadar iyi davrandıklarını görmek
    > > çok ilginçtir.

    > > MURPHY YASASI
    > > Bir işin ters gitme olasılığı varsa, kesinlikle ters gidecektir.

    > > MURPHY'NIN 2 NOLU ÖLÇÜTÜ
    > > Her iş düşündüğünüzden daha uzun sürer.


    > > MURPHY'NIN 3 NOLU ÖLÇÜTÜ
    > > Birkaç işinizin birden ters gitme olasılığı varsa, kesinlikle size en çok
    > > zarar verecek iş ters gidecektir.

  8. #8
    TY Bölüm Sorumlusu kaiserx adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    26-09-2005
    Mesajlar
    3,505
    Karizma Gücü
    7

    EŞek..!

    Gunlerden bir gun, koylerden birinde, adamin birinin esegi, kuyunun birine dusmus.
    Niye duser, nasil duser sormayin. Esek bu. Dusmus iste.
    Belki kor birkuyuydu, agzi tahtayla kapatilmisti belki, uzerine de toprak dokulmustu.
    Zamanla tahta curudu, zayifladi, üzerindeki toprakta biten otlari yemek isteyen esegin agirligini cekemedi ve gum diye esegi yuttu kuyu.
    Hayvancik saatlerce aci icinde kivrandi, bagirdi kendi dilinde.
    Sesini duyan sahibi gelip bakti ki vaziyet kotu.
    Zavalli esegi kuyunun dibinde melul mahzun bakiniyor.
    Ustelik yaralanmis.Karsilastigi bu durumda kendini esegi kadar zavalli hisseden adamcagiz koyluleri yardima cagirdi.
    Ne yapsak, ne etsek, nasil cikarsak sorulari havada kaldi.
    Sonunda karar verildi ki kurtarmak icin calismaya degmez.
    Tek care, kuyuyu toprakla ortmek ve hayvani kuyuya gommek
    Ellerine aldiklari kureklerle etraftan kuyunun icine toprak attilar.
    Zavalli hayvan, uzerine gelen topraklari, her seferinde silkinerek dibe doktu.
    Ayaklarinin altina aldigi toprak sayesinde her an biraz Daha yukseldi ve sonunda yukariya kadar cikmis oldu.
    Koyluler agzi acik kalakaldi.Kissadan hisse; Hayat, bazen bizim de uzerimizeabanir.(Ne bazeni, cogu zaman.)
    Ustumuzu toz toprakla ortmeye calisanlar cok olur.
    Bunlarla basetmenin tek yolu, yakinip sizlanmak degil, dusunup silkinmek ve kurtulmak, aydinliga adim atmaktir.
    Kör kuyuda olsak bile !

  9. #9
    TY Bölüm Sorumlusu kaiserx adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    26-09-2005
    Mesajlar
    3,505
    Karizma Gücü
    7

    Azİm

    Japon çocuğun tek hayali çok ünlü bir karateci olmaktı. Fakat ailesi buna izin vermezdi. Bir gün talihsiz bir kaza sonucu çocuk sol kolunu kaybetti. Ailesi çocuğun moralinin çok kötü olduğunu görünce ona bir karate hocası tuttu. Hoca ilk dersinde çocuğa karsısındakini sağ koluyla tutup üstünden savurmayı gösterdi. Hatta ikinci, üçüncü ve sonraki bütün derslerde hep ayni hareketi yapıyorlardı.

    Çocuk bir gün hocasına "hocam ben çok sıkıldım, artık başka hareketlere geçsek" dedi. Hoca ise bunu kabul etmeyerek dünyada bu işi en hızlı yapan kişi olmadıkça bitirmeyeceğini söyledi. Çocuk o kadar hızlanmıştı ki, hocasını bile göz açıp kapayıncaya kadar yerden yere vuruyordu.
    Bir gün hoca elinde bir kağıtla geldi kağıtta çocuğun gençler karate şampiyonasına katılabileceği yazıyordu. Çocuk çok şaşırdı.
    Ertesi gün salonda ilk rakibinin karşısına çıkacakken heyecanla hocasına sordu, "hocam bu iş nasıl olur? Ben sadece tek hareket biliyorum kesin kaybederim". Hocası ise "sen sadece hareketi yap" cevabini verdi.

    Çocuk ringe çıktı ve hareketiyle rakibini eledi. Hatta tek hareketle finale kadar çıktı. Finalde karşısında kendisinin iki katı birisi vardı. Önce çok korktu ama gene bildiği hareketi yaparak son rakibini de yendi ve şampiyon oldu.

    Sevinçle hocasının yanına koştu ve sordu "hocam nasıl olur anlamıyorum, sadece bir hareket biliyorum, tek kolluyum ve şampiyon oldum".

    Hocası çocuğa baktı ve dedi ki, "senin yaptığın hareket karatedeki en zor hareketlerden biridir. ..Ve bir tek savunması vardır o da, rakibin sol kolunu tutmak".

  10. #10
    TY Bölüm Sorumlusu kaiserx adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    26-09-2005
    Mesajlar
    3,505
    Karizma Gücü
    7

    ArkadaŞlik

    Kötü karakterli bir genç varmış. Bir gün babası ona çivilerle dolu bir torba vermiş. “Arkadaşların ile tartışıp kavga ettiğin zaman her sefer bu tahta perdeye bir çivi çak”demiş.

    Genç, ilk günde tahta perdeye 37 çivi çakmış. Sonraki haftalarda kendi kendine kontrol etmeye çalışmış ve geçen her günde daha az çivi çakmış. Nihayet bir gün gelmiş ki hiç çivi çakmamış. Babasına gidip söylemiş. Babası onu yeniden tahta perdenin önüne götürmüş. Gence:

    “Bugünden başlayarak tartışmayıp kavga etmediğin her gün için tahta perdelerden bir çivi çıkart.”demiş.

    Günler geçmiş. Bir gün gelmiş ki tahta perdede hiç çivi kalmamış. Babası ona:

    “Aferin iyi davrandın ama bu tahta perdeye dikkatli bak, çok delik var. Artık hiçbir şey geçmişteki gibi güzel olmayacak. Arkadaşlarla tartışıp kavga edildiği zaman kötü kelimeler söylenilir. Her kötü kelime bir yara, bir delik aynen kalacak, kapanmayacaktır. Bir arkadaş ender bir mücevher gibidir. Seni güldürür, yüreklendirir sen ihtiyaç duyduğunda yardımcı olur seni dinler sana yüreğini açar” demiş.

 

 

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •