TCMB: Faizlerin sabit kalma olasılığı bir miktar azaldı. "Hizmet fiyatları risk oluşturmayı sürdürüyor"

Merkez Bankası Para Politikası Kurulu (PPK) Şubat ayında yaptığı toplantıda, politika faizlerinin kısa dönemde sabit kalma olasılığının Ocak ayındaki toplantıya göre bir ölçüde azaldığını, faizlerin yükselme olasılığının da aşağı inme ya da sabit kalma olasılığına göre daha düşük olduğunu belirtti. Kurul'un değerlendirmesine göre hizmet fiyatlarının 2006 enflasyon hedefi için risk oluşturmayı sürdürdüğünü belirtti.
Merkez Bankası, 23 Şubat'ta düzenlediği Para Politikasi Kurulu'nun Değerlendirme Özetini yayınladı. Buna göre, yılın ilk çeyreğinde duraksama gösteren enflasyondaki düşüş eğiliminin ikinci çeyrekten itibaren düşüş sürecine devam edeceği öngörüsüne karşın, enflasyonun yıl sonu için yüzde 5 olan TÜFE hedefinin üzerinde gerçekleşmesi olasılığının altında gerçekleşmesi olasılığına göre daha yüksek olduğu belirtildi. Hizmet fiyatlarının, 2006 yılı enflasyon hedefine ulaşılabilirlik bakımından önemli bir risk unsuru olmayı sürdürdüğünün vurgulandığı açıklamada "Tüketici fiyat endeksinin 2006 yılı güncellemeleri sonrasında hizmet kalemlerinin endeks içindeki payının artmış olması, söz konusu riskleri daha da güçlendirmektedir. Son yıllarda konut sektöründeki arz açığının konut fiyatları ve ilgili kalemler aracılığıyla enflasyon üzerinde dönemsel bir ek baskı oluşturduğu görülmektedir. Konut sektörüne duyarlı alt kalem (kira, lokanta-otel, dayanıklı tüketim malları) fiyatlarının son dönemlerde yüksek artışlar göstermesi bu düşünceyi desteklemektedir. Diğer yandan, 2005 yılı Ocak ayında yüzde 1,90 oranında gerçekleşen kira artış oranının 2006 yılı Ocak ayında yüzde 1,31 oranında kalması olumlu bir gelişme olarak değerlendirilse de, tek bir aya ait olan bu gözlemin bir eğilim ifade edip etmediğine dair saptama yapmak için henüz erkendir" denildi.


Faizlerin sabit kalma olasılığı azaldı


Açıklamada kısa vadeli faizlerin yönü hakkında da şu değerlendirmeler yapıldı:

"Bugünkü bilgiler ışığında, orta dönemde kısa vadeli faizlerinin yükselme olasılığı, aşağı inme ya da sabit kalma olasılığına kıyasla daha düşüktür. Kısa dönemde ise sabit kalma olasılığının geçen toplantıya göre bir ölçüde azaldığı ifade edilebilir. Bu politika perspektifinin, enflasyonun 2007 yılı ortalarında hedef patika ile uyumlu olmasını sağlayacağı öngörülmektedir. Ocak ayına dair dikkat çeken bir diğer nokta, ihracatın yıllık olarak düşüş göstermesidir. Ancak, mevsimsellik ve çalışılan işgünü gibi takvim etkilerinden arındırıldığında ihracatın yıllık olarak arttığı görülmektedir. Ayrıca, İktisadi Yönelim Anketi’nde yer alan gelecek üç aylık dönemde dış pazara satılmış olan mal hacmi ve ihracat piyasasından alınan yeni sipariş miktarı beklentilerindeki olumlu seyrin devam etmesi ve Şubat ayına ilişkin açıklanan öncü veriler, dış talepteki artışın, geçtiğimiz yıllara oranla yavaşlayarak da olsa, süreceğine işaret etmektedir.

Tüketici kredileri yüksek seviyelerini korumakla birlikte, özellikle konut kredileri hariç yıllık artış hızlarının son dönemde göreli bir istikrara kavuşma eğilimi sergilemesi, iç talepteki artışın istikrarlı olduğu yönünde bir gösterge olarak değerlendirilmektedir. Kuşkusuz, konut kredilerinde yapısal unsurlardan kaynaklanan artışlar önümüzdeki yıllarda da devam edebilecektir. Ayrıca son bir yıl içinde kredi faizlerinde gözlenen hızlı düşüşlerin, gerek tüketici kredilerini gerekse kurumsal kredileri desteklemeye devam edeceği tahmin edilmektedir. 2005 yılı son üç aylık dönemine ilişkin Banka Kredileri Eğilim Anketi sonuçları da bireysel kredilere ve özellikle de konut kredilerine olan talep artışının süreceğine işaret etmektedir. Bu bağlamda, hızlı kredi genişlemesi, gerek fiyat istikrarı gerekse finansal istikrar açısından dikkatle takip edilmesi gereken bir gelişme olarak değerlendirilmektedir.

Özetle, arz ve talep koşullarına ilişkin değerlendirmeler, ekonomik faaliyette Ocak ayında gözlenen durgunluğun mevsimsel unsurlardan kaynaklandığına ve toplam talep artışının istikrarlı seyrini sürdürdüğüne işaret etmektedir. Yatırım kaynaklı büyümeye paralel olarak verimlilik artışlarının sürmesi maliyet kaynaklı baskıları sınırlayan bir unsur olmakla birlikte, arz ve talep koşullarının enflasyonun düşüş sürecine verdiği desteğin önümüzdeki dönemde geçtiğimiz yıllara oranla daha sınırlı olacağı tahmin edilmektedir.

Üretim maliyetleri açısından ön plana çıkan unsurların başında ham petrol fiyatlarındaki gelişmeler gelmektedir. Son aylarda petrol fiyatlarındaki öngörülemeyen salınımların devam etmesi, 2006 yılı enflasyon hedefine ulaşılabilirlik açısından petrol fiyatlarının önemli bir risk unsuru olmaya devam ettiğini teyit etmektedir. Ayrıca Uluslararası Metal Fiyatı Endeksi’nin yıllık olarak yüksek artışlar göstermiş olması da diğer bir risk unsuru olarak ortaya çıkmaktadır. Uluslararası ham madde fiyatlarındaki bütün bu olumsuz gelişmelere karşın, Yeni Türk lirasının son dönemdeki güçlü konumu, girdi maliyetlerindeki artışları sınırlamaktadır.

Uluslararası likidite koşulları ile küresel risk iştahındaki olası dalgalanmaların enflasyon görünümüne ilişkin oluşturduğu riskler her zaman mevcuttur. Son yıllarda gelişmiş ülkelerdeki uzun vadeli faizlerin tarihsel olarak düşük düzeylere inmiş olması, uluslararası fonların özellikle Türkiye gibi istikrar yolunda önemli adımlar atan gelişmekte olan ülkelere yönelmesine sebep olmuştur. Bu eğilimlerin tersine dönmesi durumunda mali piyasalarda dalgalanmalar olabilecektir. Her ne kadar son dönemde gerek Avrupa Merkez Bankası gerekse Amerika Birleşik Devletleri Merkez Bankası’nın duruşu bu eğilimin bir süre daha devam edebileceğine dair bir takım sinyaller içerse de, global eğilimlerin çok çabuk değişebildiği de bir gerçektir. Son dönemde cari açığın finansman yapısının güçlenme eğilimi göstermesi uluslararası likidite koşullarındaki dalgalanmalara karşı dayanıklılığın artmaya başladığı anlamına gelse de, yapısal düzenlemelerin kararlılıkla sürdürülmesi ve doğrudan sermaye girişini destekleyecek uygulamaların devamlılığı, orta ve uzun vadeli bakış açısından kritik önemini korumaktadır."


-dünyagazetesi-