Çin'den kaynaklanan rekabette başedebilmek için merkezde tasarım ve pazarlama üzerine odaklanırlarken, imalatı işçiliğin ucuz olduğu ülkelere kaydırıyorlar. İtalyan tekstili çıkış yolu arıyor
Tekstil, hazır giyim ve ayakkabı sektöründe yıllardır Avrupa'da bir numara olan, hatta dünya modasına yön veren İtalyan sanayiciler keskinleşen küresel rekabette ayakta kalabilmek için değişik çıkış yollarını zorluyorlar. Aralarında dünya çapında tanınan markalar da olmak üzere büyük şirketler, başta Çin olmak üzere Asyalı üreticilerden kaynaklanan rekabet nedeniyle merkezde tasarım ve pazarlama üzerine odaklanırlarken imalatı özellikle işçiliğin ucuz olduğu ülkelere kaydırarak maliyetlerini azaltmak yolunu seçiyorlar. Ancak küçük ve orta boy şirketlerin çoğu bunu yapamıyor ve sonunda piyasadan siliniyorlar.
The Economist Dergisi'nin son sayısında İtalyan giyim ve ayakkabı sanayiinin durumu ile ilgili özel bir raporda belirtildiğine göre, ünlü hazır giyim markası Benetton, onbeş yıl önce üretiminin yüzde 90'ını ülkesinde gerçekleştiriyordu. Bugün bu oran yüzde 30'un altına düşmüş durumda ve önümüzdeki beş yıl içinde yüzde 10'a düşmesi bekleniyor. Benetton sadece bir örnek ve daha böyle pek çok benzeri var.
Bu durumun gerisindeki belirleyici neden, başta Çin olmak üzere esas olarak Doğu Asya ülkelerinin dayanılmaz rekabeti. Dünya Ticaret Örgütü'nün serbest ticaret kuralları gereğince ithalatı serbest bırakılan Çin tekstil ürünlerinin Avrupa pazarlarını istila etmesini sadece beş yıl için izin verilen kota uygulaması ve gümrük tarifeleri bir ölçüde dizginleyebildi. Avrupa Birliği Komisyonu Ticaret Komiseri Peter Mandelson bu hafta ayakkabı sektörünü de kota ve gümrük tarifeleriyle az çok koruma altına alacak. Ancak bunun hayli geçici bir önlem olduğunu ve Çin'in düşük emek maliyetli ürünlerinin İtalyan ve diğer Batı Avrupalı tekstil ve ayakkabı sanayicilerini daha da zor durumlara sürüklemesinin sadece bir zaman sorunu olduğunu hemen herkes teslim ediyor.
Çözüm arayışları
Uzmanlar sorunun sadece Çin'in üstüne atılamayacağını, yapısal bazı etkenlerin de bu durumda rol oynadığını ileri sürüyorlar ve özellikle firmaların boylarının küresel rekabete elverişli olmadığı görüşünü savunuyorlar. Bu arada çözüm için geleneksel yollar dışında formüller üretiliyor. Kimi firmalar teknolojiye ağırlık vererek birim üretim maliyetini düşürmeyi tercih ediyorlar, bazıları imalatı maliyetin düşük olduğu ülkelere kaydırarak rekabet gücü bulmaya yöneliyorlar. Büyük markaların çoğu bu yolu seçiyor. Sözgelimi merkezi Capri'de bulunan Navigare firmasının ürünlerinin sadece yüzde 10'u İtalyan yapımı. Geri kalanı Bulgaristan ve benzeri Doğu Avrupa ülkelerinde imal ediliyor. İtalya'nın hazır giyimde önemli üslerinden biri olan Capri'de imalatçıların bir bölümü 1980'lerin sonunda Doğu Avrupa'ya, birkaç yıl sonra Türkiye'ye göç etmişler. 1990'ların ikinci yarısında da Uzakdoğu'ya göç başlamış.
Kuzey İtalya kökenli çoğu firma ise Romanya'ya yönelmeyi seçmiş. İtalya'da en düşük ücretin 2 bin Euro olduğu bir dönemde aylık ücretin 250 Euro olduğu Romanya'da İtalyanlar'a ait bin 500 tekstil ve hazır giyim fabrikası; bin ayakkabı imalathanesi kurulmuş. Verilere göre, bu işyerlerinde 200 bine yakın Romen çalışıyor.
Bazı şirketler de esas olarak tasarım ve pazarlamayı kendilerine ayırıp imalatı maliyetlerin düşük olduğu ülkelerde yaptırmayı tercih ediyorlar. Ancak doğal olarak bunu birkaç firma başarabiliyor.
Aslında sorunun önemli bir yanı da fiyat eksenli dış rekabetin yanı sıra firmaların yapısından kaynaklanıyor. Üretimin bir bölümünde uzmanlaşan firmaların çoğunda ortalama on ile onbeş arasında işçi çalışıyor. 50'den daha fazla işçi çalıştıran şirket sayısı toplamın yüzde 1'i kadar. Küçük şirketlerin rekabeti her geçen gün daha zorlaşıyor.
Bu köklü sektör, zaman içinde ekonominin bütünündeki eski gücünü gitgide yitiriyor olsa da hâlâ azımsanmayacak bir ağırlığa sahip. İtalya'da tekstil ve giyim sektöründe yaklaşık 600 bin kişi çalışıyor ve bu rakam 15 üyeli eski AB'de bu sektördeki toplam istihdamın yaklaşık üçte birine; 25 üyeli yeni AB'de ise yaklaşık dörtte birine denk düşüyor.
Rakamlar gidişatı çok duru bir biçimde yansıtıyor: İtalya'nın en önemli tekstil ve hazır giyim imalat merkezleri olarak bilinen yörelerden biri olan ve sanayideki öneminden ötürü "İtalya'nın Manchester'i" olarak anılan Varese'de bu sektörlerde çalışan sayısı 1981'den 2001'e dek geçen yirmi yıl içinde 27 bin 300'e, onları çalıştıran firma sayısı 4 bin 900'den 2 bin 900'e düşmüş ve o tarihten bugüne 440 firma daha kapanmış bulunuyor. Kuzey İtalya'nın bir başka yöresinde 200 yıllık bir firma olan Lanerossi geçen ağustos ayında kapandı. Oysa sadece 30 yıl önce bu firma 7 bin kişi çalıştırıyordu.
Ayakkabı sektörü zora düştü
Ucuz ve üstelik önemli bir bölümü iyi kalite olan çoğu Çin kökenli tekstil ve hazır giyim ürünleri pazar paylarını her geçen yıl büyütüyorlar. Geçen eylül ayında yayımlanmış bir araştırmanın bulgularına göre, bu iki sektördeki ithal ürünlerin pazar payı 1991'de yüzde 20'inin altında iken bugün neredeyse yüzde 50'ye yükselmiş durumda. Yakın bir zamandan beri ayakkabı sektörü de aynı kaderi paylaşmaya başladı.
Ayakkabı ihracatında dünyada bir numara olan İtalya, bu konumunu 2004 yılında kaybetti. İtalya'nın ithal ettiği ayakkabı adedi ihracatını geçti. Ayakkabı imalatçıları birbiri ardına piyasadan çekiliyorlar. 1995'te 124 bin 200 kişi bu sektörde çalışırken geçen yıl çalışan sayısı yüz bine düştü. Sadece geçen yıl 8 binden fazla kişi bu sektörde işten çıkartıldı. Kapanan işyeri sayısı da az değil. On yıl önce yaklaşık 8 bin 900 ayakkabı imalatçısı firma varken bugün 7 binden az firma var.
-dünyagazetesi-


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla