• Reklam
Sayfa: 1 | Toplam: 3 123 SonSon
21 sonuçtan 1 --- 10 arası gösteriliyor
  1. #1
    Tekbir adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    05-03-2006
    Mesajlar
    83
    Karizma Gücü
    0

    ÖlÜmÜ İstemek

    ÖLÜMÜ İSTEMEK ""Bir kimse, Peygamber efendimize gelerek: -İzin ver yâ Resulallah, ölümümü temenni edeyim. Peygamber efendimiz:
    -Ölüm öyle bir şeydir ki onun için hazırlıklı ol! Yol uzun, azık ister. Ölümü temenni edenin on hediye hazırlaması lazım.
    O kimse sordu: Hediyeler kime yâ Resulallah?

    Peygamber efendimiz buyurdu:
    1- Azrail’in hediyesi.
    2- Kabrin hediyesi
    3- Münker ve Nekir’in hediyesi.
    4- Mizanın hediyesi.
    5- Sırat köprüsünün hediyesi
    6- Malik’in hediyesi.
    7- Rıdvan’ın hediyesi.
    8- Rûhun hediyesi.
    9- Peygamberinin hediyesi.
    10- Rabbinin hediyesi.

    - Bu hediyeler nelerdir, ya Resulallah?

    Azrâil’in hediyeleri dörttür:
    1- İyi huylu olmak.
    2- Geçirdiğin ibadetleri kaza etmek.
    3- Ölüme hazırlanmak, sefere çıkacak yolcu gibi.
    4- Kalbinde Allah aşkını taşımak.

    Kabrin hediyeleri de dörttür.
    1- Söz taşımayı terk.
    2- Elbiseye idrar sıçratmamak.
    3- Kur’an-ı Kerimi okumak.
    4- Salevât-ı şerifeyi çok okumak.

    Münker ve Nekir’in hediyeleri;
    1- Doğru konuşmak.
    2- Gıybeti terk etmek.
    3- Hakkı kabul etmek.
    4- Tevazu sahibi olmak.

    Mizanın hediyesi:
    1- Amelini ihlâs ile yapmak.
    2- Başkasına eza yapmaktan sakınmak.
    3- Güzel ahlak sahibi olmak.
    4- Allahı çok zikretmek.

    Sırat Köprüsü’nün hediyesi:
    1- Gadabını yutmak, kızmamak.
    2- Takva sahibi olmak.
    3- Cemaate devam etmek.
    4- İbâdetlere ara vermeden devam etmek.
    Malik’in hediyeleri:
    1- Allah korkusundan ağlamak.
    2- Gizli sadaka vermek.
    3- İsyanı terk etmek.
    4- Anne ve babaya iyilik etmek.

    Cennet meleği Rıdvan’ın hediyesi:
    1- Kötülüklerden kaçınmak.
    2- Ni’metlere şükretmek.
    3- Malını Allah yolunda infak etmek.
    4- Emaneti muhafaza etmek.

    Rûhun hediyesi:
    1- Az yemek.
    2- Az konuşmak.
    3- Az uyumak.
    4- İstiğfara devam etmek.

    Peygamberin hediyesi:
    1- Ehl-i beyti sevmek.
    2- Sünnete uymak.
    3- Peygamberin sevdiklerini sevmek.
    4- Sahabe-i kiramı sevmek.

    Allah zülcelalin hediyeleri:
    1- Allah’ın emirlerini yapmak.
    2- Nehyettiği, yasak ettiği şeylerden kaçınmak.
    3- İnsanlara nasihat etmek.
    4- Bütün mahlûkata karşı merhametli olmak.

    Bunlara hazırsan ölümü temenni et!

  2. #2
    tekila_idil adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    06-01-2006
    Mesajlar
    802
    Karizma Gücü
    0
    Ölüm, yaşamın kıymetini en fazla hatırlatan duygu. Bir gün bu yaşanılan hayatın biteceğini hatırlayan insan, en azından cenazelerde yarını değil, anı yaşamanın kıymetini anlıyor. Ne için çabalarsa çabalasın, bir gün öleceğini düşünmek, hayallere hızla ulaşma arzusunu tetikliyor. Ama...Bir sonraki gün, yine aynı hengamenin içinde buluveriyor kendisini. Çünkü ölümü düşünerek yaşamak, insan için en büyük yük.
    Tutucu değilim,piyasada değilim, prensiplerim yoktur ama seviyesiz değilim...Kuralları sevmem ama yersiz yere çiğnediğim görülmemistir. İçe kapanık değilim ama gerekmezse konusmam, kinci degilim ama unutmam... Şefkat gösteririm ama şımartmam... Şüpheciyim ama kuruntu yapmam... Kendimle çelisebilirim ama kafama takmam... Dalga geçerim ama kırmam... Ciddiye alırım ama kapılmam...Huzur veririm ama söz vermem... Sahip olurum ama ait olmam...Cesaretsizligi ’gurur’la
    örtmem

  3. #3

    Kayıt Tarihi
    17-11-2005
    Mesajlar
    787
    Karizma Gücü
    0
    Öbür dünya için yapılacak lar boş şeylerdir. Çünki yoktur. Ama bu dünya vardır ve gerçektir.

    Esas olan bu dünyada eser bırakmak gerek. İnsanlığa asırlarca faydalı.

    Fakire aç kimseye sadaka diye bir öğün verilerek iyi insan oldum ben mantığı bence çok basit bir anlatım tarzı. Tam da arap öğretisi.

  4. #4
    abdullahbirisi adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    31-10-2005
    Mesajlar
    1,775
    Karizma Gücü
    7
    dinden anlayacağınız mantık sizin bu zaten.ayrıca insanlığa faydalı eser bırakmakta iyi insan olduğu mantığını çıkarmaz.nice zalim hükümdarlar yollar,çeşmeler,hanlar hamamlar yaptırmış.şimdi onlar iyi insanmı.
    bir de kendini kandırma istersen,var olan dünyan-küresel ısınma ile boğuşuyor.bu gidişle insanlara yaşayacak bir dünya kalmayacak.
    1970’li yıllardan itibaren yükselen bir trend izleyen dünya altın madenciliğinde,
    epitermal, porfiri ve listvenit tipi yataklardan yapılan üretim çok büyük önem
    kazanmıştır. Batı Anadolu’nun epitermal cevherleşmeler açısından önem taşıyan
    jeotermal sistemler bakımından zengin olması, ayrıca, epitermal altın yataklarının iz
    elementi olarak önem taşıyan Sb-As-Hg cevherleşmelerinin yaygın olması; Doğu
    Karadeniz
    bölgesindeyse, altın yatakları açısından önemli olan masif sülfit ve porfiri
    yataklarının bulunması; Orta ve Doğu Anadolu’da listvenitlerle yakından ilgili
    ofiyolitlerin geniş alanlar kaplaması, topraklarımızın, altın oluşumlarının yerleşmesi
    için jeolojik açıdan çok elverişli olduğunu göstermektedir.

  5. #5

    Kayıt Tarihi
    17-11-2005
    Mesajlar
    787
    Karizma Gücü
    0
    Alıntı abdullahbirisi tarafından gönderildi.
    .ayrıca insanlığa faydalı eser bırakmakta iyi insan olduğu mantığını çıkarmaz.nice zalim hükümdarlar yollar,çeşmeler,hanlar hamamlar yaptırmış.şimdi onlar iyi insanmı.
    .
    Kim diktaör insanlık düşmanlarını insandan saymış ki ben sayayım. sen benim fatih sultan mehmegt hakkındaki yazılarımı okumadın herhalde.

  6. #6
    abdullahbirisi adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    31-10-2005
    Mesajlar
    1,775
    Karizma Gücü
    7
    nasıl bu manayı çıkardın anlamadım.bizans kırallarıda hanlar, hamamlar, çeşmeler yaptırmış.nerden de çektin hemen Fatih'e.bak hitler bile dünyada bir çek eser bırakmış.onun şerrinden bir çok şey bulunmuş.istersen antifiriz in bulunması olayına bak.ben sana bunu demek istedim.
    1970’li yıllardan itibaren yükselen bir trend izleyen dünya altın madenciliğinde,
    epitermal, porfiri ve listvenit tipi yataklardan yapılan üretim çok büyük önem
    kazanmıştır. Batı Anadolu’nun epitermal cevherleşmeler açısından önem taşıyan
    jeotermal sistemler bakımından zengin olması, ayrıca, epitermal altın yataklarının iz
    elementi olarak önem taşıyan Sb-As-Hg cevherleşmelerinin yaygın olması; Doğu
    Karadeniz
    bölgesindeyse, altın yatakları açısından önemli olan masif sülfit ve porfiri
    yataklarının bulunması; Orta ve Doğu Anadolu’da listvenitlerle yakından ilgili
    ofiyolitlerin geniş alanlar kaplaması, topraklarımızın, altın oluşumlarının yerleşmesi
    için jeolojik açıdan çok elverişli olduğunu göstermektedir.

  7. #7
    arghenecon adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    06-11-2005
    Mesajlar
    110
    Karizma Gücü
    0
    sayın Directsöz (''Öbür dünya için yapılacak lar boş şeylerdir. Çünki yoktur. Ama bu dünya vardır ve gerçektir. '')


    Ya öbür dünya varsa? Nasıl bu kadar emin olabiliyorsun,sen daha önce hiç öldün mü? Hayır elbetteki bende ölmedim ama en azından en bencilce düz bir mantıkla;
    öbür dünya yoksa zaten yok olup gideceğiz(burda sorun yok)
    ama ya bir de varsa ,işte o zaman sorun başlıyor ya denildiği gibi bir hesap kitap işi varsa?....

    Ölüm;bir tiyatro sanatçısının oyununu sergiledikten sonra,sahneden inip hayatına devem etmesi gibidir.
    İnanmak zor gelebilir sana ama bir denesen veya bir daha denesen.Herşey mantıktan ibaret değildir,mantığın bittiği yerde yüreğin olsun!

  8. #8

    Kayıt Tarihi
    17-11-2005
    Mesajlar
    787
    Karizma Gücü
    0
    Alıntı arghenecon tarafından gönderildi.
    Ya öbür dünya varsa? Nasıl bu kadar emin olabiliyorsun,sen daha önce hiç öldün mü? Hayır elbetteki bende ölmedim ama en azından en bencilce düz bir mantıkla;
    öbür dünya yoksa zaten yok olup gideceğiz(burda sorun yok)
    ama ya bir de varsa ,işte o zaman sorun başlıyor ya denildiği gibi bir hesap kitap işi varsa?....

    Ya varsa diye böyle şeyler olmaz. Din yüzünden insanlar birbirini öldürüyor.

    İslamın insanları korkutmak için bulduğu basit şeyler . Cehennemde yanmak. Allah sormuş . Cehennem doldumu doldumu diye. Çünki doldurmak için and içmiş. Kendisi kitabında öyle diyor.

    İslamda şeriyatın kanunları var. Bunlar bu gün için zaralı şeyler. El kol çapraz kesme. Senden olmayana ve din dünyada hakim oluncaya kadar savaşmayı emrediyor.

    inan inanır inanmayanla bir sorunum yok demiyor. Bir yerde diyor . O da o devirde güçlü olmadığı islamın ilk yıllarında.

    onun için sakıncalı bizim dinimiz.

  9. #9
    abdullahbirisi adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    31-10-2005
    Mesajlar
    1,775
    Karizma Gücü
    7
    Atıyorsun directsoz.ateist sitelerden okuduklarını satamazsın bize.sana yine söylüyorum,kafana göre yorum yapma ve git biraz ilahiyat oku.

    birde sizin gibi şüpheci yaklaşımlı insanlar,kendilerine doğru düşündükleri üzerine şüphe et deyince niye bağnazlığınızı gün yüzünüze vuruyorsunuz.Aslında kendinize din olarak ateist düşünür ve bilimcileri rehber kabul etmişsiniz ve onları yargılanamaz ve tek doğru söyleyen kabul ediyorsunuz.
    1970’li yıllardan itibaren yükselen bir trend izleyen dünya altın madenciliğinde,
    epitermal, porfiri ve listvenit tipi yataklardan yapılan üretim çok büyük önem
    kazanmıştır. Batı Anadolu’nun epitermal cevherleşmeler açısından önem taşıyan
    jeotermal sistemler bakımından zengin olması, ayrıca, epitermal altın yataklarının iz
    elementi olarak önem taşıyan Sb-As-Hg cevherleşmelerinin yaygın olması; Doğu
    Karadeniz
    bölgesindeyse, altın yatakları açısından önemli olan masif sülfit ve porfiri
    yataklarının bulunması; Orta ve Doğu Anadolu’da listvenitlerle yakından ilgili
    ofiyolitlerin geniş alanlar kaplaması, topraklarımızın, altın oluşumlarının yerleşmesi
    için jeolojik açıdan çok elverişli olduğunu göstermektedir.

  10. #10

    Kayıt Tarihi
    17-11-2005
    Mesajlar
    787
    Karizma Gücü
    0
    Alıntı abdullahbirisi tarafından gönderildi.
    Atıyorsun directsoz.ateist sitelerden okuduklarını satamazsın bize.sana yine söylüyorum,kafana göre yorum yapma ve git biraz ilahiyat oku.

    birde sizin gibi şüpheci yaklaşımlı insanlar,kendilerine doğru düşündükleri üzerine şüphe et deyince niye bağnazlığınızı gün yüzünüze vuruyorsunuz.Aslında kendinize din olarak ateist düşünür ve bilimcileri rehber kabul etmişsiniz ve onları yargılanamaz ve tek doğru söyleyen kabul ediyorsunuz.
    Ben hiç atmam . belgesi yani ayet veya hadisi ile yazarım.

    Böyle genelleme olmaz. nerede atmışız. Onu söyle sen. Ayetini alnına çakayım.

    Birde ataist sitelere niye takıyorsun. sen konuya bak. yanlışsa onu beliert. Bu ataist düşünce deyip toptan red acizliğin ifadesidir.


    Y a Varsa

    İslamın Tüccar Zihniyeti

    Din tartışmalarının sonucunda, mümin tarafın köşeye her sıkıştığında kullandığı bir argüman vardır: "Allah yoksa ona iman etmiş olmanın kimseye zararı olmaz, ama ya varsa o zaman inanmayanlar çok kötü şekilde yanacaklardır. O halde aklımıza yatmıyorsa bile inanalım, ne olur ne olmaz"... Bu argümanın mucidi, aynı zamanda islam tarihinin en büyük kılıçlısı olan Ali'dir (savaşta ele geçirilen esirlerin idamını kimseye bırakmaz, hepsini bizzat ünlü Zülfikar'ıyla hallederdi).

    Bu mantık, katıksız bir tüccar zihniyetidir ve köprüden geçene kadar ayıya dayı demek mantığıyla özdeştir. Böyle bir mantık, gerçek bir tanrıya yapılacak en büyük hakarettir. Onu yağcılıktan ve iki yüzlülükten etkilenen aciz bir varlık yerine koymaktır.

    İman, değişmez ve asla sorgulanamaz doğruları olan dogmalar üzerine kurulur ve -böylelikle- "ya varsa kaybın olmaz" safsatasının aksinin düşünülmesine engel olunur. Bununla da olmayana ergi yöntemi mümin için olanaksız kılınmaya çalışılır. İnsanı en zayıf yerinden yakalayarak, sağlıklı düşünce dizgesini dumura uğratmayı hedefleyen bu tür dogmalar, gerçekten çok zekice tasarlanmış ve yıkılması en zor olan dogmalardandır. Bunun zihinlere genç yaşta yerleştirilmesiyle, bilimin ve ilerlemenin temel koşulu olan kuşku bilinçlerden kazınır ve bunun ardından söylenenlere tereddütsüz boyun eğdirme amaçlanır. Böyle bir korku, insan zihninin en önemli yeteneği olan mantığa ve akıl yürütmeye pranga vurulmasına hizmet eder. Çevremizdeki eğitim düzeyi ne olursa olsun -belki tutarlı olma kaygısı güden bir kaçı dışında- bütün müminlerin bilinç altında yer etmiş bu korkunun her köşeye sıkışıldığında açığa çıkması boşuna değildir...
    İşte islamın temel zihniyeti budur: gönülsüz de olsa, korkuya, şantaja ve rüşvete dayanarak insanları teslim almak... Bu temel zihniyet açısından doğrunun, haklının, iyi ve ahlaklı olanın hiçbir değeri yoktur. İnsanları onursuzluğun, ahlaksızlığın ve iki yüzlülüğün en aşağılık biçimi olan otoriteye kölece bağlılığa ve sorgusuzca itaate yönlendirir. Kuran, insan onurunun, şerefinin hiçbir değeri olmadığını öne süren, insanların aciz ve zavallı olduklarını yineleyen, verilen nimetleri döne döne insanların başına kakan ayetlerle doludur. Müminleri Allah'ın sonsuz rahmetine karşın, masum çocukların öldürülmesine, sakat bırakılmasına ve daha nice adaletsizliklere göz yummasını mazur göstermeye iten, işte bu zihniyettir.
    Oysa onurlu, doğru, iyi ve ahlaklı olan, hiçbir başarı şansı olmasa bile, sonucunda ceza görmek kaçınılmaz olsa bile ve tanrıdan bile gelse, zulüme, adaletsizliğe, haksızlığa karşı başkaldırmaktır. Günümüzde islam ülkeleri dünyanın en adaletsiz yönetimleriyle yönetilmelerine rağmen, çoğunda en ufak bir direniş ve başkaldırının olmamasının temelinde, islamın yığınların bilinçaltına kazıdığı tereddütsüz itaat içgüdüsü yatmaktadır.
    Burada bir ikinci nokta daha vardır: Allah'ın gerçekten varolduğuna ve Kur'an'da ve öbür kitaplarda yazılan özelliklere sahip olduğunu varsayalım. Peki inananlar o zalim, inanmayanları sırf kendine kulluk etmedi diye, hiçbir insanın hayal dahi edemeyeceği kadar korkunç bir şekilde cezalandırırken, kendilerinin güvencede olduğundan nasıl emin olabilirler? Kendisine hiçbir kötülük edemeyecek kadar aciz yaratıkları inanmıyorlar diye sonsuza kadar sonsuz acılarla cezalandırabilecek kadar acımasız bir varlığın, müminlere verdiği sözü tutacağına kim güvence verebilir?



    O değil mi "ben istersem herkesi hidayete erdirebilirdim, ancak cehennemi insan ve cinlerle dolduracağıma dair söz çıktı ağzımdan" diyerek, günahkarlar için cehennem değil, cehennem için insanlar yarattığını itiraf eden?

    Eğer gerçekten varsa, hayal dahi edemeyeceğimiz kadar acımasız olan varlığa yaranmaya çalışırken, yukarıdaki ticari argümanı öne sürmek, kabahatten daha büyük bir özürü öne sürmek değil midir?

 

 

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •