Sümüklerin birbirleriyle yarıştığı senelerdi...Mendilden nasibini almamıştık hiçbirimiz.Üstümüzde başımızda ne varsa,onlara silmek modaydı...
Legolar filan da vardı.Ağaç yapmaya kalkmıştım bir keresinde.Legodan ağaç olmuyormuş.Ama çok güzel (!)arabalar filan yapılabiliyordu.Artık çocuk aklı ne kadar güzel olur orası bilinmez.Hiç unutmam bir keresinde legolardan gözyaşı filan yapmıştım kırmızı ve beyazlarla.Çok da güzel olmuştu.Nasıl becerdiysem artık.İleriyi mi görüyorum nedir...
İçleri gökkuşağı gibi renkli misketler vardı bir ara da.Hala da var fakat bizim zamanların modasıydı o da.Mahallenin çocukları dişlerinle,yoldaki taşlarla onları kırmaya çabalamaları dün gibi aklımda.Sevemedim o gereksiz objeleri.Benim için tamamen bir zaman kaybıydı.(!)
Tasoları da unutmamak lazım tabiki.3-5 kuruş bulduk mu havalara uçardık çoğumuz.3-5 kuruş demek yeni tasolar demekti.Biz ne bilelim onların da aptalca birşey olduğunu.Kanmıştık Tweetyli,Yosemite Samli,Buggs Bunnyli tasolara,futbolcu aromalarına.
Bunların dışında bir de 3 tekerlekli bisiklet vardı arkadaşlarımın zamanında.Komşum geldi bir gün.Bisikletini de getirmiş nispet yapar gibi.Sevmiyorum ! Ne bisikleti ne tasoyu ne de renkli misketleri...Amaçsızdılar sadece.Kaybedilen zamanlar.Ama gene de o kırmızı bisiklete 1 kere olsun binmek istedim.İnanırmısınız evin koridorunda bir tur atmama bile izin vermemişti komşumuzun şımarık oğlu.Duygusaldık çocuk olsakda.5 yaşında bile melankoli nedir bilirdik.Ağladım yatağımda kocaaaaa bir gece boyunca. Attım bütün oyuncaklarımı o gece.Bir halı,bir yatak,bir dolaptan başka birşey yoktu artık odamda.Lanet olsun !!! Hızlı büyümek istiyorum ben anne ! İstemiyorum peluş oyuncakları filan...
Sonra olgunlaşmışım farkında olmadan.Olgunlaştığım gibi gidip kendime bir oyuncak kamyon aldım.Aman Tanrım gene çelişkideyim!


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla


