Yargıtay Başsavcısı, dün Yüce Divan'da yargılanan Mesut Yılmaz ile Güneş Taner'in Türkbank ihalesine fesat karıştırdıklarını ama bunu hileyle yapmadıkları için yeni TCK'ya göre suç işlemediklerini savundu

Yargıtay Başsavcısı Nuri Ok, Türkbank ihalesi nedeniyle eski Başbakan Mesut Yılmaz ve eski Bakan Güneş Taner'in 11 ayrı fiilden ötürü eski TCK'da yer alan 'ihaleye fesat' suçunu işleyerek devleti 595 milyon dolar zarara uğrattıklarını iddia etti. Ancak Ok, 'hileyle' işlenmediği için yeni TCK hükümlerine göre 'ihaleye fesat karıştırma' suçunun oluşmadığını belirtti. Ok, bu nedenle suçun 'görevi kötüye kullanma' olarak kabulünün zorunlu olduğunu ve bu suç için aranan 5 yıllık zaman aşımı süresinin dolduğunu belirterek davanın düşürülmesini istedi.

Anap'lılardan yoğun ilgi
Yüce Divan'daki davanın dünkü duruşmasına Mesut Yılmaz ile avukatı Uğur Alacakaptan, Aydın Metin ve Güneş Taner'in avukatı Ömer Lütfü Avşar katıldı. Duruşmayı Yılmaz'ın eşi Berna Yılmaz ile kardeşi Turgut Yılmaz ile çok sayıda eski ANAP'lı milletvekili ve bakanın da olduğu kalabalık bir grup izledi. Yılmaz salona geldiğinde izleyicilerin büyük bölümü ayağa kalktı. Yargıtay Başsavcısı'nın tespitlerinden önemli satırbaşları şöyle:

* Çakıcı tehdit etti: Yılmaz ve Taner'in 'Türkbank ihalesine fesat karıştırmak ve güdümlerinde bir medya düzeni kurarak siyasi rant amaçladıkları ve Kamuran Çörtük'e ihaleye aracılık ettiği için Genç TV'nin ücretsiz verildiği' iddia edilmektedir. Türkbank ihalesi 4 Ağustos 1998'de yapılmış ve 600 milyon dolar teklif veren Korkmaz Yiğit'e verilmiştir. Yiğit'in ihalede kendisine ciddi rakip olabileceğini düşündüğü kişilerin baskı altına alınması için Alaattin Çakıcı ile görüştüğü, Emniyet'in yazılarından bellidir.

* Yiğit, Peker'le görüştü: Yiğit'in Sedat Peker'i de telefonla arayarak ihaleye girmeyi düşünen diğer kişiler hakkında bilgi topladığı belirlenmiştir. Çakıcı'nın ihaleye girenlerin bazılarına baskı yaptığı, ihaleye girmek isteyenleri tehdit ettiği, dosyadan anlaşılmaktadır.

* Yılmaz haberdardı: Çakıcı ve Yiğit'in yaptıkları telefon konuşmalarını Emniyet kaydetmiştir. Dönemin İçişleri Bakanı Murat Başesgioğlu, bilgileri Mesut Yılmaz ile paylaştığını söylemiştir.

* Devlet zarara uğradı: İhalede Yiğit 600, Ahmet Nazif Zorlu 595, Avrupa-Amerika Holding ise 585 milyon dolar teklif vermiştir. Çakıcı-Yiğit ilişkisi bilinmesine ve Yiğit'in ihaleye fesat karıştıracağına dair bilgi olmasına karşın Mesut Yılmaz, Hazine yetkililerine, "MİT'ten bilgi aldım, endişe edecek bir şey yok" demiştir. İhale için verilen diğer iki teklifin değerlendirilmesi gerekirken, ihalenin Yiğit'te kalması devlete 585-595 milyon dolar doların girişini engellemiştir.

* İptalin nedeni baskı: Dönemin hükümet ortaklarından DSP, Yiğit hakkında araştırmaya girişmiş, MİT'ten Yiğit hakkında bilgi almış, konunun Başbakan'a iletilmesi görevini Hüsamettin Özkan'a vermiştir. Çakıcı-Yiğit telefon görüşmesi bantları da Fikri Sağlar'a ulaştırılmış, Sağlar kaseti 13 Ekim 1998'de kamuoyuna açıkladıktan sonra Güneş Taner ihaleyi durdurma talimatı vermiştir. Sanıklar, koalisyonun bir kanadının ihale iptali kararına rağmen hiçbir girişimde bulunmamış, kaset açılana kadar sessiz kalmışlardır. İptalde sanıkların özgür iradesi değil, hükümetin bir kanadının baskısı ve kaset etkili olmuştur.

* İhalede fesat var ama: Sanıklar hakkında dava açılan eski TCK'nın 10-24 yıl hapis öngören 'ihaleye fesat karıştırma' suçu bütün unsurlarıyla oluşmuştur. Ancak yeni TCK'daki 'ihaleye fesat karıştırma' suçunu düzenleyen 235. maddede 5 yıldan 12 yıla kadar ceza öngörülmektedir. Bu madde sanıklar lehine olduğu için uygulanmalıdır. Yeni TCK'nın 235. maddesine göre suçun oluşabilmesi için ihaleye fesat fiilinin 'hile' yoluyla yapılması gerekmektedir. Sanıkların hile yaptıklarına ilişkin dosyada somut ve kesin delil yoktur. Bu yüzden sanıklara ihaleye fesat suçundan ceza verilemez. Yaptıkları fiillerin karşılığı yeni TCK'daki 'görevi kötüye kullanma' suçudur.

* Zaman aşımı doldu: Bu suçun zaman aşımı 5 yıldır. Suç tarihi hisse devrinin onaylandığı 4 Eylül 1998'dir. Dolayısıyla 5 yıllık zaman aşımı 4 Eylül 2003'te dolmuştur. Davanın düşmesi gerekir.

Savunma 20 Nisan'da
Yüce Divan heyeti, suç tanımındaki bu değişmeyi de dikkate alarak, duruşmayı 20 Nisan'a erteledi.

Yeni TCK olmasaydı Başsavcı 10-24 yıla kadar hapis isteyecekti
Yeni TCK yürürlüğe girmemiş olsaydı Başsavcı Ok, yaptığı bu tespitler sonunda Yılmaz ve Taner'in zaman aşımı süresi 20 yıl olan 'ihaleye fesat suçundan' 10 yıldan 24 yıla kadar hapis cezası almalarım talep edecekti. Yeni TCK'da ise ihaleye fesat karıştırma suçu için 6 yıldan 12 yıla kadar hapis öngörülüyor. Ancak yeni TCK'ya göre ihaleye fesat suçundan ceza verilebilmesi için mutlaka ihaleye fesat karıştırmanın 'hile' yolu ile yapılması şartı arandığı ve Başsavcı Ok'un da sanıkların ihaleye fesat karıştırırken hile yaptıklarına ilişkin somut bir delil bulunmadığı yolundaki görüşü, davanın zaman aşımına girmesi yolunu açtı.

Türkbank çalışanlarının 485 bin dolar tazminat davası açma hakkı var
Başsavcı Ok, davanın zaman aşımından düşmesi halinde bile, davaya müdahil olarak katılan Türkbank Munzam Vakfı'nın doğduğunu iddia ettikleri zararla ilgili 'şahsi hak' talebiyle hukuk mahkemelerinde dava açabileceklerini söyledi. Vakfın avukatı da sanıklardan Türkbank çalışanları ve emeklilerinin uğradığı 485 bin dolar zararı ödemelerini istedi. Yılmaz ve Taner zaman aşımından dolayı ceza almaktan kurtulsalar bile Yüce Divan'ın gerekçeli kararda yapacağı tespitler, Vakıf üyelerinin davalarına dayanak olabilecek.

Kaynak