Töre aynı töre; orada öldürüyor, burada süründürüyor

Medeni, kentli insanlar töre cinayeti işlemezler. Bir kadını, sırf kendi namus ve ahlak anlayışlarına uygun davranmadı diye öldürmezler. Baltayla doğramazlar, tavana ip asıp zorla "intihar" ettirmezler, üzerine beş kere sıkmazlar ya da onlarca bıçak darbesiyle deşmezler ya da recme mahkûm edip taşlayarak katletmezler.
Öyle mi?
Medeni, kentli insanlar da buna benzer şeyler yapar; tabii gayet "medeni", gayet "kentli" yöntemlerle...
Refleks olarak harekete geçer, niyeyse "rahatsız" olur, niyeyse ezbere bildikleri, belki de cep telefonlarına kayıtlı olan magazin programlarının telefonunu çeviriverirler.
Gerçek taşlarla değil, taş gibi ağır laflarla yaralarlar.
Kadını eve kapatmazlar, üstüne kilit vurmazlar ama... Onu sokağa çıkamaz hale getirirler.
Kadının kariyerini bitirmek isterler. Öyle erkek bir dünyadır ki bu, ortada "suç" bile olmamasına rağmen bir suçlu gibi saklanmak zorunda kalan hep kadın olur.
Yasalar suç saymasa bile; gelenek, görenek, örf, âdet, töre -adı her neyse- hepsi birden kadına yüklenir.
O yüzden de işte kameraların ışıkları yanınca...
Arabada koltuğun dibine kadın çömelir.
Bugün 8 Mart Dünya Kadınlar Günü.
Uzaklarda bir yerlerde, birtakım kadınlar töre cinayetlerinde katlediliyorlar. "Cahillik işte" diyoruz, "neyse ki bu bizim töremiz değil."
Oysa töre aynı töre.
Ve işte o töre yüzünden, kamera ışıkları yandığında, erkek, üstelik evli olduğu halde, karısına daha önce de bu ilişkiyle ilgili yalan söylemiş olduğu halde, aslında "yakalanan" o olduğu halde, sadece bir anlığına, o da gözüne ışık giriyor diye elini başına götürürken...
Kadın, bekâr olduğu halde, bu ilişki için kimseye hesap vermek zorunda olmadığı halde, yere çömelip koltuğa kapaklanır!

ters köşe
Memlekette töre var ama hukuk da var. Ve boşanma davasında "aldatan" taraf "kusurlu" kabul ediliyor. Verdiği zararı da tazmin etmek zorunda.
Aldatılan kadının gözü para mı görür şimdi? Ne yapacak; "öteki kadının" geldiği yazlığın tapusunu, birlikte görüntülendikleri arabayı mı alacak? Alsın.
İstemiyormuş.
İstemese de alsın. Nafaka da alsın. Sonra hâlâ istemiyorsa, eski kocasına iade eder, "Başımın gözümün sadakası" der.


'Baltutan' yalar yutar
Turizmciler en kısa zamanda Unakıtan ailesinin turizm sektörüne de girmesini istiyorlarmış. Maliye Bakanı Kemal Unakıtan 'ın oğlu pastörize yumurta işine girince, ürünün KDV'si yüzde 18'den yüzde 8'e düşürüldü ya, turizmciler de işte böyle bir KDV indirimi istiyorlar kendi sektörlerinde.
Tekstilde de KDV yüzde 18'den yüzde 8'e düşürülüyor. Unakıtanların bu sektörde de ortaklıkları olduğu söyleniyor.
Deterjan işinde olanlar da sevinmeye başlayabilirler. Unakıtanların şirketinin web sitesi www.abfoods.com.tr'ye göre -müjdeler olsun!- yakında A.B Grup deterjan sanayiinde kullanılan STPP üretimi işine de girecek. A.B Grup kremşanti, süt ve pastorize yumurta da üretiyor. Markaları "Lick". İngilizcede "lick", "yalamak" ve "yalayıp yutmak" demek. Kremşanti, yabancı filmlerde falan fantezi aracı olarak da kullanılır ama... Yok yok, fantezi çağrışımı Unakıtan ailesinin örf ve âdetlerine, törelerine aykırıdır herhalde. Peki niye kremşantiye "yala yut" adını vermişler ki?
Kim bilir, belki de Lick marka kremşanti ile kendilerine 'Baltutan' soyadını yakıştıranlara cevap veriyorlardır.


Yeni trend cepli tuvalet

Erkekler kılık kıyafet konusunda ne kadar rahat. Oscar töreni mi? Çek siyah bir takım, beyaz gömlek, bir de kravat... Tamam. Sokarsın bir elini de cebine, rahat rahat takılırsın.
Aynı törene kadınlar aylarca hazırlanıyorlar. Netice: Rahatsız görünüyorlar.
Hele "kırmızı halı"da röportaj verirken falan, ellerinde o küçücük çantalarla, çantayı evir çevir, al bir eline, ver diğer eline; nasıl rahatsız duruyorlar.
Bu yıl benim gördüğüm üç kadın -belki başkaları da vardır- çok rahattı.
Elleri ceplerinde geldiler, konuştular, takıldılar. Üstelik de çok şıktılar.
Tuvaletlerinin cebi vardı. İnsanlar Oscar törenine gelirken yanlarına kimlik, bol para, kredi kartı, sigara paketi, çakmak doldurup gelmiyorlardır herhalde. Zaten o küçücük çantalara da sığsa sığsa bir ruj sığar.
Peki cep ne işe yarar?
Erkek hilesidir bu, sokarsın elini cebine "Dünya umurumda değil, bakın nasıl serin bir kimseyim" dersin. Nihayet artık kadınlar hem daha şık hem de yeterince serin.

08.03.2006