• Reklam
+ Konuyu Yanıtla
6 sonuçtan 1 --- 6 arası gösteriliyor
  1. #1
    *daphne* adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    26-01-2006
    Mesajlar
    1,491
    Karizma Gücü
    7

    O MÜzİĞİ Duydunuz Mu ?



    "18 Kasım 1995 günü keman sanatçısı Itzhak Perlman,
    New York'ta, Lincoln Center'daki Avery Fisher
    Salonunda bir konser vermek üzere sahneye çıktı.
    Eğer herhangi bir Perlman konserinde bulunmuşsanız
    bilirsiniz ki onun için "sahneye çıkmak"
    hiç de küçümsenecek bir başarı değildir.
    Çocukluk yıllarında çocuk felcine yakalanmış olan
    Perlman'ın her iki bacağında da destekleyici ateller
    vardır ve ancak kol değneği yardımıyla yürüyebilmektedir.
    Onu sahne üzerinde her defasında sadece bir adım
    atabilmek suretiyle acı içinde ve yavaş yavaş
    yürüken görmek unutulmayacak bir görüntüdür.
    Ağrılar içinde ama ihtişamla yürümektedir,
    sandalyesine erişinceye kadar.
    Sonra oturur; yavaşça koltuk değneklerini yere
    koyar, bacaklarındaki atellerin klipslerini açar,
    bir ayağını geriye iter, ötekini öne uzatır.
    Daha sonra yere eğilerek kemanını alır,
    çenesinin altına koyar, orkestra şefine
    başıyla işaret verir ve çalmaya başlar.

    Şu zamanda değin, izleyiciler bu ritüele alışmışlardır.
    O, sahnenin bir ucundan sandalyesine doğru ilerlerken
    sessizce otururlar. Bacaklarındaki klipsleri açarken
    inanılmaz bir sessizlikle beklemektedirler.
    Çalmaya hazır olana dek beklerler.
    Ancak o konserde bişiler ters gitti. Daha ilk birkaç
    satırı çalmıştı ki, kemanın tellerinden bir tanesi koptu.
    Telin kopma sesini duyabilmek mümkündü,
    salonun bir ucuna tabancadan fırlayan kurşun
    gibi gitmişti ses. O sesin ne anlama geldiği
    konusunda yanılmak imkansızdı. Ve bunun
    akabinde ne yapılması gerektiği konusunda da...
    O gece orada olan insanlar kendi kendilerine
    şöyle düşündüler: "Anlamıştık ki, yeniden
    ayağa kalkması, atelleri yeniden takması,
    koltuk değneklerini alması, yavaş yavaş sahne
    arkasına gitmesi ve ya yeni bir keman bulması
    ya da yeni bir tel takması gerekecekti"

    Ama o öyle yapmadı. Bunun yerine bir dakika
    kadar bekledi, gözlerini kapadı ve sonra
    şefe yeniden başlaması için işaret verdi.
    Orkestra başladı ve o kaldığı yerden devam etti.
    Ve daha evvel hiç görülmemiş bir tutku, güç
    ve saflıkla çaldı. Elbette herkes bilmektedir ki;
    senfonik bir eseri sadece 3 telle çalmak imkansızdır.
    Bunu ben de bilirim, sen de bilirsin, herkes bilir...
    Ama o gece Itzhak Perlman bilmeyi reddetmişti.

    Onu, parçayı kafasında molüde ederken,
    değiştirirken ve yeniden bestelerken görebilirdiniz.
    Bir noktada, telleri nerdeyse yeniden tonlamışçasına
    sesler çıkarmaktaydı kemandan, daha evvel hiç
    vermedikleri sesleri vermelerini sağlamak için...
    Bitirdiğinde salonu olağanüstü bir sessizlik kapladı.
    Ve akabinde seyirciler ayağa kalktı ve tezahürata başladılar.
    Oditoryumun her yanından inanılmaz bir alkış patladı.
    Hepimiz ayaktaydık... Bağırıyor, ıslık çalıyor,
    alkışlıyor, yaptığını ne kadar takdir ettiğimizi,
    beğendiğimizi anlatacak her türlü hareketi yapıyorduk.
    Gülümsedi, yüzünden akan terleri sildi, yayını
    kaldırarak bizi susturdu ve böbürlenerek değil
    ama sessiz, güçlü, dingin bir tonla şöyle dedi :

    "Bilirsiniz, bazen de sanatçının görevidir,
    elinde kalanlarla ne kadar daha
    müzik yapabileceğini bulmak..."
    Bu ne güçlü bir cümledir. Duyduğumdan
    beri aklımdan çıkmıyor. Ve kim bilir?
    Belki de bu bir yaşam tarzıdır,
    sadece sanatçılar için değil hepimiz için.
    Burada, tüm yaşamını bir kemanın 4 teli ile
    müzik yapmak üstüne kuran ve birden bire,
    bir konserin ortasında kendini sadece 3 tel ile
    bulan bir adam vardır. O da 3 tel ile müzik
    yapmayı seçer... Ve o gece yaptığı; sadece
    3 telle yaptığı müzik, daha evvel yaptığı,
    4 teli varken yaptığı herşeyden daha güzel,
    daha kutsal, daha unutulmazdı...

    "O zaman belki de bizim görevimiz,
    yaşadığımız bu sallantılı, hızla değişen,
    ürkütücü dünyada kendi müziğimizi yapmaktır;
    önce elimizde olan herşeyle ve daha sonra bu artık
    imkansız olduğunda, sadece elimizde kalanlarla..."



    Jack Riemer

  2. #2
    ysfaky adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    30-04-2005
    Mesajlar
    1,362
    Karizma Gücü
    8
    Harika...Ellerine sağlık dostum...!


    Sevdiklerimizin ruhlarında oluşan anlık değişimleri, duygu sıçramalarını, her zaman çok da belirli nedenlere bağlı olmayan yakınlaşmalarını ve uzaklaşmalarını, bilinçlerinin alt kısımlarındaki ulaşılmaz bölgelere saklanmış arzularının değişik biçimlerde ve beklenilmeyen zamanlarda ortaya çıkışını izleyebilseydik, herhalde sakin bir denizde suların arasından aniden yükselen bir canavarı gördüğünde zavallı bir balıkçının hissedeceği korkuyu ve şaşkınlığı hissederdik.
    Ürkütürlerdi bizi.

    Ahmet Altan - Aldatmak

  3. #3
    cevabı rüzgarda saklı devinizm adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    27-07-2005
    Mesajlar
    4,427
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    7
    Ders çıkarılacak bir öykü daha.

    Şansımız her zaman yaver gitmez.Hiç beklenmedik bir zamanda, beklenmedik engellerle karşılaşabiliriz.

    Bir formula1 yarışında, 70 tur boyunca yarışı lider götürüp, son birkaç turda aşınan lastiğine karşın, yarışı devam edip, kazanan bir pilotu hatırlıyorum.Bu davranış ve sonucunda kazanılan galibiyet, pes etmemenin, elimizdeki malzamelerle bir sonuca ulaşmaya çalışmanın, getirdiği kazanımları ortaya koyuyor.
    "diyelim ki, sadece gerçekliğin sınırlarını deniyordum.neler olacağını merak ettim.hepsi bu."(jim morrison)

    türkforum'da sosyal bir deney başlıyor...
    mesajları rapor etme özelliğinin önemi
    şikayet merkezinin kullanımı




  4. #4
    endonezya adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    22-11-2005
    Mesajlar
    4,485
    Karizma Gücü
    7
    çok güzeldi. paylaşımın için teşekkürler.

  5. #5
    Balica adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    31-01-2006
    Mesajlar
    1,049
    Karizma Gücü
    0
    harika yazı idi teşekkürler

    Herkes anlayabildiği kadar yaşar, ve anlayamadığı şeyleri umursamadan ölüp gider

  6. #6
    @ykut adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    09-05-2006
    Mesajlar
    192
    Karizma Gücü
    0
    çok güzelmis gerçkten mükemmel bi sanatçı ruhu...

 

 

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Bu bölümde konulara mesaj yazabilirsiniz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •