sevgili kardeşlerim,
geçmişte yaşanan bir olayı anlatmak istiyorum. mehdi hazretleri, ALLAH TEALA'nın emri ile din adamlarına yüzlerce ihtar mektubu gönderdikten sonra, diyanet müftülüğüne gider.
diyanet müftüsü kendisini karşılar ve sohbet ederler. mehdi hazretleri, incelediği 23 kur'an mealini müfütye sunar ve hepsinin yanlış olduğuna işaret eder. aralarında diyanetin mealide vardır.
bilhassa hidayet kavramına dikkat çekerek kur'an daki hidayet kavramını ayetlerle anlatır. diyanet müftüsü hiç tereddüt etmeden, hidayetin ALLAH'a ulaşmak olduğunu kabul eder.
bunun üzerine mehdi hazretleri, bir fetva çıkartılıp bütün meallerin hemen değiştirilmesini talep eder, fakat müftü bunu reddeder. neden reddettiğini sorduğunda, müftü: "ehli sünnet vel cemaat alimleri bunu asırlardır böyle tefsir etmişlerdir. bizim bunu değiştirmemiz olmaz" şeklinde konuşur.
bunun üzerine mehdi hazretleri: "peki siz, ALLAH TEALA'nın bu gerçeklerini gizleyerek, 60 milyon insanı cehenneme sürdüğünüzün farkında değilmisiniz?" der. müftüden hiçbir cevap gelmez.
sevgili kardeşlerim, ALLAH'a ulaşmak, kelime itibari ile somut bir şeyi ifade etse bile, esasen gerçekle bağdaşmadığı düşüncesini uyandırır. bu sebepledirki, EHLİ SÜNNET vel CEMAAT alimleri, asırlardır kur'andaki ALLAH'a ulaşmak tabirini mecazi manada görüp, insanların daha iyi anlayabileceği bir tarzda "doğru yol" olarak tefsir etmişlerdir. fakat gerçekte bu mecazi bir anlam taşımaz ve tamamen (meta-)fiziksel bir olaydır. ama tabiiki EHLİ SÜNNET VEL CEMAAT alimleri bunu bilmiyordu. peki, haklılarmı? haklı olabilirler, çünkü ALLAH TEALA bunu onlara öğretmedi.
ALLAH TEALA hepimizi hidayetine erdirsin (zatına ulaşmayı nasip eylesin).


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla
