Şöyle dikkatlice bir çevremize bakalım:
Dik yürüyen, güler yüzlü, çevresine pozitif enerji saçan, kendinden emin, mutlu ve umutlu insanlar ile;
Omuzları düşmüş, süklüm püklüm yürüyen, asık suratlı ve gelecek endişesi içinde mutsuz insanlar görürsünüz.
Birinci guruptaki insanların en büyük farklarının; Kendilerini tanıdıklarını, artı ve eksileri ile sivriliklerini bildiklerini, kısaca kendilerinin farkında olduklarını, Kendilerini keşfettiklerini görürüz…
Evet, bu insanlar hayattan beklentilerini, ne olduklarını ne olmak istediklerini, neyi yapıp neyi yapamayacaklarını bilirler.
Uçmazlar, kaçmazlar; hayatlarının en güzel günlerini çıkmaz sokaklarda boşa geçirmezler….
Yine bu insanlar “Kendileri ile barışıktırlar. Kompleksleri yoktur. Dış yüzleri ile iç yüzleri arasında da fark yoktur.
İnsanlarla ilişkilerinde maske takmaya ihtiyaç duymazlar. Doğal, samimi, bilgili, inançlı ve sevmeyi bilen insanlardır.
Bu yüzden de sevilirler, sayılırlar, tercih edilirler. Herkesle mesafelerini ayarlamayı bilirler ve açık bir iletişim içinde güvenli bir davranış sergilerler.
Günlük hayatımızda nesilleri giderek azalan bu insanlar içleri ile barışık oldukları gibi işleri ile de barışıktırlar. Eğer evliyseler eşleri ile de barışıktırlar.
Yaptıkları işi severler, sevdikleri işi yaparlar. Hiç kimse ile alıp veremedikleri yoktur onların ….
Kısacası, Onlar, kaliteli insanlardır ve bulundukları her yere de kalite katarlar…
NOT: Alıntıdır


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla