• Reklam
5 sonuçtan 1 --- 5 arası gösteriliyor
  1. #1
    atilla23KOÇOĞLU adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    10-02-2006
    Mesajlar
    8
    Karizma Gücü
    0

    Kur'an da hz. İsa

    Sevgili birlik üyeleri. Sizinle bugün, üzerinde konuşmak için bir konu gönderiyorum. Kur’an’da hz. İsa efendimizle ilgili ayetlerin bir kısmını olduğu gibi aktararak gündeminize taşımak amacındayım. Aradaki benim yazdıklarım yönlendirme amacıyla değil vurgu amacıyla yazıldı.
    Eğer Kur’an’a inanıyorsanız, o sizin için vazgeçilmez ve değişmek kaynak olmak durumundadır. Eğer inanmıyorsanız, halkının büyük çoğunluğunun mensup olduğu dinin buyruğunu bilmek, bu ülke hakkında konuşmak için olmazsa olmazdır kanaatimce. Bence bu yüzden Kur’an’a gereken önemi vermeliyiz.
    Şüphesiz Allah(c.c.)’ın indirdiği Kur’an tektir. Ancak çevirilerde kelime seçişlerinde farklılıklar olabilir. Bir kere genel olarak çeviri güç bir iştir. İkincisi çevirenler –ne kadar alim olsalar da- hatalı kelime seçişi yapmış olabilirler. Üçüncüsü –en tehlikelisi- çevirenler kasıtlı olarak belli anlamlara gelecek kelimeleri seçebilirler. Dördüncü olarak aynı anlama gelen iki sözcük bizde apayrı çağrışımlar uyandırabilirler.
    İşte bu yüzden siz aşağıda okuyacağınız ayet ve hadisleri elinizdeki meal ve tefsirlerdeki çevirilerle karşılaştırıp önemli farklılıkları buraya yazın. Hangisinin Arapça aslına en uygun olduğunu anlamaya bilgimiz yetmese de en azından bunları göz önünde bulundurabiliriz.
    Düşüncelerinizi bekliyorum;



    HZ. İSA HAKKINDA KUR’AN NE DER
    “Ve: "Biz, Allah'ın Resulü Meryem oğlu Mesih İsa'yı gerçekten öldürdük" demeleri nedeniyle de (onlara böyle bir ceza verdik.) Oysa onu öldürmediler ve onu asmadılar. Ama onlara (onun) benzeri gösterildi. Gerçekten onun hakkında anlaşmazlığa düşenler, kesin bir şüphe içindedirler. Onların bir zanna uymaktan başka buna ilişkin hiç bir bilgileri yoktur. Onu kesin olarak öldürmediler. Hayır; Allah onu kendine yükseltti. Allah üstün ve güçlüdür, hüküm ve hikmet sahibidir. Andolsun, Kitap ehlinden, ölmeden önce ona inanmayacak kimse yoktur. Kıyamet günü, o da onların aleyhine şahid olacaktır.” (4/157-158-159)

    Son bölümdeki geçen O neyi ifade etmektedir? Önceki O ‘lar hz. İsa’yı ifade etmektedir. Peki 159.ayetteki O, hz. İsa ise Kitap ehlinden, ölmeden önce ona inanmayacak kimse yoktur ifadesi neyi anlatır?


    Bir de yukarıda açıkça hz. İsa’nın öldürülmediği ve Allah(c.c.)’ın onu kendine yükselttiği belirtiliyor. Ayrıca Kuran da şu da geçiyor; “Her nefis ölümü tadıcıdır” (3/185) ve (29/57). Hz. İsa ne zaman ve nasıl ölmüştür. Yoksa daha ölmemiş midir?

    “Hani Allah, İsa'ya demişti ki: "Ey İsa, doğrusu senin hayatına Ben son vereceğim, seni Kendime yükselteceğim, seni inkâr edenlerden temizleyeceğim ve sana uyanları kıyamete kadar inkâra sapanların üstüne geçireceğim. Sonra dönüşünüz yalnızca Banadır, hakkında anlaşmazlığa düştüğünüz şeyde aranızda Ben hükmedeceğim." (3/55)

    Buradan anlamamız gereken hz. İsa’nın ölmesinin, Onun Allah(c.c.)’a yükseltilmesinden önce gerçekleştiği midir? Ama bir alimin kaynağında bu konuyla alakalı şöyle bir açıklama vardır;

    “Ayette geçen "vefat" kelimesinin karşılığı Türkçe'de kullanılan
    ölme anlamından farklı anlamlara gelmektedir. Ayetlerin
    Arapça karşılıklarının incelenmesi, Hz. İsa'nın bildiğimiz manada
    ölmediğini açıkça ortaya koyar. Maide Suresi'nin 117. ayetinde
    ölüm olayı şu şekilde haber verilir:
    "Ben onlara bana emrettiklerinin dışında hiçbir şeyi
    söylemedim. (O da şuydu 'Benim de Rabbim, sizin
    de Rabbiniz olan Allah'a kulluk edin.' Onların
    içinde kaldığım sürece, ben onların üzerinde bir şahidim.
    Beni vefat ettirdiğinde (teveffeyteni), üzer-
    lerindeki gözetleyici Sen'din. Sen her şeyin üzerine
    şahid olansın."
    Al-i İmran Suresi'nin 55. ayetinde ise, Allah'ın Hz. İsa'yı "vefat
    ettireceği", inkarcılardan koruyacağı ve onu Kendi Katına yükselteceği
    haber verilmektedir. Ayetin tefsirinden çıkan mana, -
    pek çok İslam alimi ve müfessirinin ortak görüşüyle- Hz.
    İsa'nın ölmemiş olduğudur. Ayette şu şekilde bildirilmiştir:
    Hani Allah, İsa'ya demişti ki: "Ey İsa, doğrusu seni
    Ben vefat ettireceğim (müteveffiyke), seni Kendime
    yükselteceğim (rafiuke), seni inkar edenlerden temizleyeceğim
    ve sana uyanları kıyamete kadar inkara
    sapanların üstüne geçireceğim. Sonra dönüşünüz
    yalnızca Bana'dır, hakkında anlaşmazlığa
    düştüğünüz şeyde aranızda Ben hükmedeceğim."
    (Al-i İmran Suresi, 55)
    Bu ayetlerde geçen ve Türkçe meallerde öldürme ya da
    vefat ettirme olarak çevrilen kelime Arapça'da "vefea"
    kökünden türemiş olan "teveffa" fiilidir ve bu fiil ölüm
    manasına değil, "canın alınması" manasına gelmektedir.
    Nitekim Arapça tefsirlerde de ölüm manasında kullanılmaz.
    İslam alimi Kurtubi'nin tefsiri bunun örneklerinden biridir.
    Kurtubi tefsirinde söz konusu kelime için "nefislerin ele
    alınması" tabiri kullanılmıştır. Nitekim insanın canının alınmasının
    her zaman ölüm anlamına gelmediği yine Kuran'da bize bildirilmektedir.
    Örneğin "teveffa" kelimesinin geçtiği bir ayette
    insanın ölümünden değil, uykuda canının alınmasından bahsedilmektedir:
    Sizi geceleyin vefat ettiren (yeteveffakum) ve gündü-
    zün "güç yetirip etkilemekte olduklarınızı" bilen,
    sonra adı konulmuş ecel doluncaya kadar onda sizi
    dirilten O'dur... (Enam Suresi, 60)
    Bu ayette "vefat ettirme" olarak tercüme edilen kelime ile,
    Al-i İmran Suresi'nin 55. ayetinde kullanılan kelime aynıdır, yani
    her iki ayette de "teveffa" kelimesi geçmektedir. İnsanın,
    gece içinde bulunduğu durum ölüm olmadığına göre yukarıdaki
    ayette kullanılan "yeteveffakum" kelimesinin ölümü kastetmediği,
    doğru tercümenin "geceleyin canlarınızı alan"
    şeklinde olması gerektiği açıktır. Aşağıdaki ayette ise aynı kelime
    şu şekilde kullanılmaktadır:
    Allah, ölecekleri (mevt) zaman canlarını alır (yeteveffa);
    ölmeyeni de uykusunda (canını alır) (lem temut).
    Böylece, kendisi hakkında ölüm kararı (el
    mevte) verilmiş olanı tutar, öbürüsünü ise adı konulmuş
    bir ecele kadar salıverir... (Zümer Suresi, 42)
    Bu ayetten de anlaşılacağı gibi, Allah uyuyan insanın canını
    almaktadır, ama hakkında ölüm kararı verilmemiş olanı eceli
    gelinceye kadar tekrar salıvermektedir. Bu haliyle insan bildiğimiz
    manada ölmüş olmaz. Yalnızca geçici bir süre için ruhu bedeninden
    ayrılmış farklı bir boyuta girmiş olur. Uyanacağı zaman
    ise tekrar ruhu bedenine iade edilir.”


    Diyor başvurduğum kaynak. Arapçam olmadığı için doğruluğunu anlamam mümkün değil. Başka tefsirlere ve alimlerin kitaplarına bakıp farklı açıklamaları okumak gerekmektedir.



    “Allah şöyle diyecek: "Ey Meryemoğlu İsa, sana ve annene olan nimetimi hatırla. Ben seni Ruhu'l-Kudüs ile destekledim, beşikte iken de, yetişkin iken de insanlarla konuşuyordun. Sana kitabı, hikmeti, Tevrat'ı ve İncil'i öğrettim. İznimle çamurdan kuş biçiminde (bir şeyi) oluşturuyordun da (yine) iznimle ona üfürdüğünde bir kuş oluveriyordu. Doğuştan kör olanı, alacalıyı iznimle iyileştiriyordun, (yine) benim iznimle ölüleri (hayata) çıkarıyordun. İsrailoğullarına apaçık belgelerle geldiğinde onlardan inkâra sapanlar, "Şüphesiz bu apaçık bir sihirdir" demişlerdi (de) İsrailoğullarını senden geri püskürtmüştüm." ” (5/110)

    Bu ayette “beşikte iken de, yetişkin iken de insanlarla konuşuyordun.” İfadesinde bir insanın yetişkin iken konuşması niçin özel bir olay ve bir nimet gibi ifade edilmiş olabilir?

    Yine bu ayette “Sana kitabı, hikmeti, Tevrat'ı ve İncil'i öğrettim.” ifadesindeki kitab neyi ifade etmektedir? Kur’an daki ayetlerde kitab kelimesi özel olarak Kur’an ı veya genel olarak Allah(c.c.) ın indirdiği tüm kutsal kitapları kapsamaktadır. Buradaki anlam ne olabilir?

    "Selam üzerimedir; doğduğum gün, öleceğim gün ve diri olarak yeniden-kaldırılacağım gün de." (19/33)

    “diri olarak yeniden kaldırılmak” derken?


    “Şüphesiz o, kıyamet-saati için bir ilimdir. Öyleyse ondan (kıyametten) yana hiç bir kuşkuya kapılmayın ve bana uyun. Dosdoğru yol budur.” (43/61)

    Bu ayette “kıyamet-saati için bir ilimdir” neyi ifade ediyor olabilir?

    **********************************************************


    Aynı konuyla ilgili hadislerde hazır ama onların güvenilirliğini din alimlerine sormadan paylaşmak istemiyorum.

    Saygılar

  2. #2

    Kayıt Tarihi
    15-03-2006
    Mesajlar
    1
    Karizma Gücü
    0
    aga şimdi ne dion incekmi hz.jesus?

  3. #3
    FiGGo adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    09-04-2009
    Mesajlar
    237
    Karizma Gücü
    0
    Kuran harika açıklıyor.. Saol dostum

  4. #4
    NuruLikA adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    01-03-2008
    Mesajlar
    939
    Karizma Gücü
    5
    بِاسْمِهِ سُبْحَانَهُ
    (Var edenin Adıyla)


    Bu konu hakkında bazı kesimlerin bazı olayları çarpıtarak yazması hayli yankı yapmış olsa gerek.

    Ki zaten verdiğiniz ayetlerde de Hz isanın yeniden yer yüzüne ineceği ince bir surette beyan edilmiştir.

    Hz isanın gelişine dair hadislerde beyan vardır ve bu hadisler Mûtevatirdir. Mutevatir bir hadisi de inkar etmek tehlikelidir.Daha ilerisi küfre sapmasına sebebiyet verebilir.

    Be delillerden bir tanesi ise Maide Suresi 110. ayette ve Al-i İmran Suresi 46. ayette geçen "kehlen" kelimesidir. Ayetlerde şu şekilde buyurulmaktadır:

    Allah şöyle diyecek: "Ey Meryemoğlu İsa, sana ve annene olan nimetimi hatırla. Ben seni Ruhu'l-Kudüs ile destekledim, beşikte iken de, yetişkin (kehlen) iken de insanlarla konuşuyordun…" (Maide Suresi, 110)

    "Beşikte de, yetişkinliğinde (kehlen) de insanlarla konuşacaktır. Ve O salihlerdendir." (Al-i İmran Suresi, 46)

    Bu kelime Kuran'da sadece yukarıdaki iki ayette ve sadece Hz. İsa için kullanılmaktadır. Hz. İsa'nın yetişkin halini ifade etmek için kullanılan "kehlen" kelimesinin anlamı "otuz ile elli yaşları arasında, gençlik devresini bitirip ihtiyarlığa ayak basan, yaşı kemale ermiş kimse" şeklindedir. Bu kelime İslam alimleri arasında ittifakla "35 yaş sonrası döneme işaret ediyor" şeklinde çevrilmektedir.

    Hz. İsa'nın genç bir yaş olan otuz yaşının başlarında göğe yükseldiğini, yeryüzüne indikten sonra kırk yıl kalacağını ifade eden ve İbn Abbas'tan rivayet edilen hadise dayanan İslam alimleri, Hz. İsa'nın yaşlılık döneminin, tekrar dünyaya gelişinden sonra olacağını, dolayısıyla bu ayetin, Hz. İsa'nın nüzulüne (yeniden yeryüzüne gelişine) dair bir delil olduğunu söylemktedirler. (Faslu'l-Makal fi Ref'I İsa Hayyen ve Nüzulihi ve Katlihi'd-Deccal, s. 20)

    Kuran'da verilen bir diğer bilgi de Hz. İsa'nın ölümünden önce tüm Ehli Kitap'ın kendisine iman edeceği şeklindedir:

    "Andolsun, Kitap Ehlinden, ölmeden önce ona (Hz. İsa'ya) inanmayacak kimse yoktur. Kıyamet günü, o (Hz. İsa) da onların aleyhine şahit olacaktır." (Nisa Suresi, 159)

    Bu ayetten açıkça anlaşılmaktadır ki, Hz. İsa ile ilgili olarak henüz gerçekleşmemiş olan üç İlahi vaat vardır. İlk olarak, İsa Peygamberin her insan gibi yaşadıktan sonra öleceği bildirilmektedir. İkinci vaat, tüm Ehli Kitap'ın onu cismani olarak göreceği ve ona yaşarken itaat edeceğidir. Şüphesiz söz konusu bu iki haber de Hz. İsa'nın kıyamet öncesindeki gelişinde gerçekleşecek olaylardır. Ayetteki üçüncü haber olan Hz. İsa'nın Ehli Kitap hakkındaki şahitliği de kıyamet gününde gerçekleşecektir.

    - Kuran'da Hz. İsa'nın ölümünü açıklayan bir diğer ayet ise Meryem Suresi'nde geçmektedir.

    "Selam üzerimedir; doğduğum gün, öleceğim gün ve diri olarak yeniden-kaldırılacağım gün de." (Meryem Suresi, 33)

    Al-i İmran Suresi'ndeki ayette Hz. İsa'nın Allah katına yükseltildiği ifade edilmektedir. Bu ayette ölme ya da öldürülme ile ilgili bir bilgi verilmemektedir. Ancak Meryem Suresi'nin 33. ayetinde Hz. İsa'nın öleceği günden bahsedilmektedir. Bu ikinci ölüm ise ancak Hz. İsa'nın ikinci kez dünyaya gelişi ve bir süre yaşadıktan sonra, vefat etmesiyle mümkün olabilir


    Kuran'da Hz. İsa’nın yeryüzüne dönüşünün kıyamet için bir işaret olduğuna dair şöyle bir bilgi verilmektedir:

    "Şüphesiz o (Hz. İsa) kıyamet-saati için bir ilimdir. Öyleyse ondan (kıyametten) yana hiçbir kuşkuya kapılmayın ve bana uyun. Dosdoğru yol budur. "(Zuhruf Suresi, 61)

    Hz. İsa'nın Kuran'ın indirilişinden altı yüzyıl önce yaşadığını biliyoruz. O halde yukarıdaki ayette bildirilen, onun ilk hayatının değil ahir zamandaki dönüşünün kıyamet için bir bilgi kaynağı olacağıdır. Hz. İsa'nın ikinci gelişi hem Hıristiyan hem de İslam dünyasında sabırsızlıkla beklenmektedir. Bu kutlu misafirin yeryüzünü şereflendirmesiyle de çok önemli bir kıyamet alameti daha tecelli etmiş olacaktır.

    İsa Peygamberi öldürmek için tuzak kuran inkarcıların onu kesinlikle öldüremedikleri bir ayette şöyle vurgulanır:

    Ve: "Biz, Allah'ın Resulü Meryem oğlu Mesih İsa'yı gerçekten öldürdük" demeleri nedeniyle de (onlara böyle bir ceza verdik) Oysa onu öldürmediler ve onu asmadılar. Ama onlara (onun) benzeri gösterildi. Gerçekten onun hakkında anlaşmazlığa düşenler, kesin bir şüphe içindedirler. Onların bir zanna uymaktan başka buna ilişkin hiçbir bilgileri yoktur. Onu kesin olarak öldürmediler. (Nisa Suresi, 157)

    Hz. İsa'nın ölmediği insanların yaşadığı boyuttan alınarak, Allah katına yükseltildiği ayette şöyle bildirilir:

    Hayır; Allah onu kendine yükseltti. Allah üstün ve güçlüdür, hüküm ve hikmet sahibidir. (Nisa Suresi, 158)

    - Al-i İmran Suresi'nin 55. ayetinde, Hz. İsa'ya uyanların kıyamete kadar inkara sapanların üstüne geçirileceği haber verilmektedir.



    Alimlerin bu konu hakkındaki görüşleri ise:

    Âlimler, İsâ Aleyhisselâmın yeryüzüne inişinin Kitap, Sünnet ve icma ile sabit olduğunu(Said Havva, A.g.e., 9:336.) ve bunun mütevatir hadislere dayanan bir inanç meselesi haline geldiği kanaatine varmışlardır.(A.g.e., s. 420.)

    Şevkânî’ye göre, İsâ Aleyhisselâmın yeryüzüne ineceğini bildiren hadislerin toplamı 29’u bulmakta ve tevatür derecesine ulaşmaktadır.(İbni Mâce, 10:338.) Sahih-i Müslim’de de aynı kayıt vardır.(Müslim, 2:58.)


    İmam-ı Rabbanî de (r.a.), Hz. İsa’nın yeryüzüne inip peygamberlerin sonuncusu Resûlullah Efendimizin (a.s.m.) şeriatına tâbi olacağını söyler.(İmam-ı Rabbanî, Mektûbât, 2:1309.)

    Kadı İyaz ise, onun halkın terk ettiği Şeriat hükümlerini ihya etmek için ineceğinin sahih hadislerle sâbit olduğunu belirtir.(İbni Mâce, 10:338.)

    İbni Kesir Tefsirinde, Zuhruf Sûresinin 61. âyetinde geçen İsa Aleyhisselâmın Kıyamet alâmeti oluşu hakikatini açıklarken, onun Kıyamet kopmadan önce ineceğini bildiren rivayetlerin tevatür derecesine geldiğini bildirmektedir. Şeyh Abdülfettah Ebû Gudde de, Hz. İsa’nın yeryüzüne inip Deccalı öldürüceğine dair rivayetlerin tevatür derecesini bulduğunu belirtir.(Said Havva, A.g.e., 9:445.) Allame muhaddis Kittânî’nin de Nazmü’l-Mütenâsır isimli eserinde(Kittânî, A.g.e., s. 147.) aynı görüşleri savunduğu görülür.

    İbni Hacer’in Fethu'l-Barî'sinde de, Hz. Mehdînin bu ümmetten olacağı, Hz. İsa'nın (a.s.) onun arkasında namaz kılacağıyla ilgili hadislerin mütevatir oldukları kaydı da yer almaktadır.(İbni Mâce, 10:338. )

    Sadeddin Taftazanî de, Şerhu'l-Makasıd’ında, Hz. İsa'nın inişiyle ilgili birçok sahih hadis bulunduğunu ve bunların mütevatirü'l-mânâ olduğunu kaydeder.(et-Teftazanî, Mes’ûd bin Ömer bin Abdillah, Şerhu'l-Makasıd (İstanbul: 1277), Hatime: 8; 2:307.)

    Ayrıca İmam Bediüzzaman Hazretleride Hz İsanın yer yüzüne geleceğine dair hadisleri kabul edip tevil etmiştir (Mektubat)

    Başka bir rivayet ise:

    Hz. Mehdî, mü’minlerle beraber Beytü’l-Makdis’te sabah namazı kılarken o sırada nüzûl eden İsa’yı (a.s.) öne geçirecek ve Hz. İsa, ellerini onun omuzlarına koyarak, ‘Namazın kàmeti senin için getirilmiş, bu yüzden sen kıldır’ diyecek ve nihayet Hz. Mehdî, İsa (a.s.) ve mü’minlere imam olarak namazı kıldıracaktır.”(el-Heytemî, A.g.e., s. 64.)

    "Sizler on alâmeti görmedikçe hiçbir zaman Kıyamet kopmaz. ... Biri de İsa Aleyhisselâmın inmesi..."(Müslim, Kitabü'l-Fiten: 39.)

    "Hayatım Kudret elinde olan Allah'a yemin ederim ki, Meryem oğlu İsa'nın adaletli bir hâkim olarak içinize inmesi yakındır."(Buharî, Büyû: 102; Mezalim: 31; Enbiya: 49; Müslim, Kitabü'l-İman: 242; )

    Daha çok delil var.

    Eğer desen:
    Hz İsa'nın tekrar dünyaya gelmesi, Kur’an ile çelişmiyor mu? Son peygamber olan Hz Muhammed'den sonra İsa gelemez. Eğer gelirse son peygamber Hz İsa olmaz mı? Eğer İsa peygamber olarak gelmeyecek denirse, o zaman da Hz İsa’nın peygamberliği inkar edilmiş olmaz mı?

    Derim ki:
    Hazret-i İsa son peygamber olarak değil, son peygamber Muhammed aleyhisselamın dinine hizmet etmek üzere gelecektir.(Bazı alimlere göre velayet olarak) Bir peygamber, başka peygamberin dinini yayabilir. Mesela Harun aleyhisselam, Musa aleyhisselamın dinini, Yahya aleyhisselam Hazret-i İsa’nın dinini yaymak üzere peygamber olarak gönderilmiştir.Bunlar ne kur'ana tersdir, nede aykırıdır.


    yine desen:
    Hz İsa peygamber dünyaya tekrar gelse, Hz Muhammed, son peygamber unvanını koruyabilir mi?


    Derim ki:
    Daha da kuvvetlenir. Son peygamber Muhammed aleyhisselamın dinini yaymak üzere geldim demesi, İslamiyet’e hizmet etmesi, kendisine, annesine ve yüce Allah’a yapılan iftiralara bizzat cevap vermesi, Kur’an-ı kerimin doğruluğunun teyit edilmesine sebep olur




    سُبْحَانَكَ لاَعِلْمَ لَنَاۤ اِلاَّ مَاعَلَّمْتَنَاۤ اِنَّكَ اَنْتَ الْعَلِيمُ الْحَكِيمُ
    Maahazâ Cenab-ı Hak da dünyayı (Allah'ta alıkoyan) terk etmeye dâvet ediyor ki, senelerce dostlarınla beraber rahat edesin. Öyle ise kayıtlı ve kelepçeli olarak sevkedilmezden evvel, Allah’ın dâvetine icâbet et.

    Biri de sen burada misafirsin. Ve buradan da diğer bir yere gideceksin. Misafir olan kimse beraberce getiremediği bir şeye kalbini bağlamaz. Bu menzilden ayrıldığın gibi, bu şehirden de çıkacaksın. Ve keza bu fani dünyadan da çıkacaksın. Öyle ise aziz olarak çıkmaya çalış, Vücudunu Mucidine (c.c) feda et, Mukabilinde büyük bir fiyat alacaksın. Çünkü feda etmediğin takdirde ya bâd-i heva zail olur, gider, veya Onun malı olduğundan yine Ona döner.

  5. #5

    Kayıt Tarihi
    21-05-2009
    Mesajlar
    831
    Karizma Gücü
    4
    hz isa a.s gelecektir ve haktır eline sağlık dostum allah razı olsun

 

 

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •