Hisarcıklıoğlu: MB Başkanlığının vekaleten yürütülmesinden daha çok, asilin atanması tercihimizdir
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, Merkez Bankası Başkanlığı ile ilgili olarak, "Vekaleten yürütülmesinden daha çok, asilin atanması tercihimizdir" dedi. Hisarcıklıoğlu ayrıca, Türk sanayiinin AB üyeliğine hazır olduğu düşüncesine katılmadıklarını belirterek, "Bizim tespitlerimize göre ancak 1000 civarındaki işletme üyelik sürecinin gereklerini karşılayabilmektedir" dedi.
Hisarcıklıoğlu, İKV'nin 44. Olağan Genel Kurul toplantısında yaptığı konuşmada, Türkiye-AB ilişkilerinin rotasının belli olduğunu, bunun da tam üyelikten geçtiğine dikkat çekti. Bu ana hedefin dışında imtiyazlı ortaklık benzeri önerilerin kabul edilemeyeceğini ifade eden Hisarcıklıoğlu, müzakerelerin süresiyle ilgili "önümüzde uzun bir süreç var" yaklaşımının doğru olmadığını, bu yöndeki telkinlere itibar edilemeyeceğini kaydetti.
"Fiili müzakerelerin önümüzdeki 5 yıl içinde tamamlanması gerekiyor"
Türkiye'nin AB'ye üyeliğinin, 2014-2020 bütçe döneminde öngörülmemesi halinde üyeliğin bir sonraki bütçe dönemi olan 2020'den sonraya kalacağının unutulmaması gerektiğini belirten Hisarcıklıoğlu, fiili müzakerelerin önümüzdeki 5 yıl içinde tamamlanması gerektiğini vurguladı.
Hisarcıklıoğlu, iş dünyasının bu süreçten en fazla etkilenecek unsurlardan biri olduğuna değinerek, şunları söyledi: "Türk sanayiinin AB üyeliğine hazır olduğu düşüncesine katılmamız mümkün değildir. Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre ülkemizde imalat sanayi alanında faaliyet gösteren işletme sayısı 235 bin civarındadır. Bizim tespitlerimize göre ancak 1000 civarındaki işletme üyelik sürecinin gereklerini karşılayabilmektedir. 'Gidenler gitsin' gibi bir yaklaşımla ne sanayimizi koruyabilir, ne giderek büyük bir probleme dönüşen döviz açığımızı kapatabilir ne de giderek ağırlaşan istihdam sorununa çözüm bulabiliriz."
"Müzakere süreci dikensiz gül bahçesi olmayacaktı"
TOBB Başkanı, AB'ye üyelik sürecinden en fazla etkilenecek iş dünyasının, meslek örgütlerinin, ekonomik ve sosyal aktörlerin sürece nasıl katkı sağlayacağının henüz belirlenmediğine işaret ederek, "Bu belirsizliğin devam etmesinin katılım sürecinin niteliği ile bağdaşmadığını düşünüyoruz. Süreçten olumsuz etkilenecek toplumsal kesimin büyüklüğü ile paralel olarak üyelik sürecine verilen toplumsal destekte belli bir azalma olması beklenmelidir" diye konuştu.
Böyle bir gelişmenin, AB sürecine yönelik siyasi iradenin zayıflamasına ve zor kararların ertelenmesine yol açabileceğinin göz önünde tutulması gerektiğini de belirten Hisarcıklıoğlu, "Müzakere süreci dikensiz gül bahçesi olmayacaktır. İş dünyası olarak dikenler batmaya başladığında yani rahatsızlıklar ortaya çıktığında hatırlanmak istemiyoruz" dedi.
Hisarcıklıoğlu, AB sürecinde artık çok hassas bir döneme girildiğini dile getirerek, "Üç düşünüp bir konuşmak lazım. Bilgimizin olmadığı konularda, şahsi çıkarlar doğrultusunda sakıncası olup olmadığına bakmadan konuşmak sürece en büyük ihanettir. Birinci ligde futbol oynamak istiyorsak, sorumluluk sahibi kişilerin doğru bilgiyi, neyi, nerede, ne zaman, nasıl konuştuğunu çok iyi bilmesi lazım" dedi.
MB Başkanlığı;
Kendisine yöneltilen soruları da yanıtlayan Hisarcıklıoğlu, basın mensuplarının Merkez Bankası'na vekaleten atama konusundaki değerlendirmesinin sorulması üzerine, kararın siyasi bir karar olacağını, tamamıyla siyasi otoriteye bu yetkinin verildiğini kaydetti.
Hisarcıklıoğlu, "Vekaleten yürütülmesinden daha çok, asilin atanması tercihimizdir. Ama geçiş devresinde kısa bir süre olmak şartıyla vekaleten gidebilir. Ama bir an önce kim asli atanacaksa bunun atanması faydalı, bir an önce atanmasında fayda var" dedi.
-dünyagazetesi-


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla