Serdengeçti, MB çalışanlarına veda etti
"Para Reformumuz, bu konuda çalışan ülkelere örnek teşkil ediyor"


Merkez Bankası Başkanlığı görevi bugün sona erecek olan Süreyya Serdengeçti, 1980 yılında memur olarak başladığı ve her kademesinde bulunduktan sonra, beş yıl da Başkanlığını yaptığı Merkez Bankası personeline veda etti. Serdengeçti veda konuşmasında, ağırlıklı olarak Bankanın eşgüdümünde ve organizasyonunda yürütülen Para Reformunun, bugün bu konuda çalışma yapan ülkelere örnek teşkil ettiğini söyledi.

Süreyya Serdengeçti, Merkez Bankası'ndan ayrılışı sırasında banka çalışanlarına bir konuşma yaptı.


Serdengeçti'nin konuşması şu şekilde: "Değerli Merkez Bankalılar, 1980 yılında memur olarak başladığım ve her kademesinde bulunduktan sonra, beş yıl da Başkanlığını yaptığım Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’ndaki yirmi altı yıllık çalışma hayatımı bugün itibarı ile tamamlıyorum.


Bir diğer deyişle, gururla taşıdığım 'Merkez Bankası Başkanı' ünvanını bırakıyor, onun kadar itibarlı ve yine ömrüm boyunca gururla taşıyacağım 'Merkez Bankası eski Başkanı' ünvanını alıyorum. Değerli Merkez Bankalılar, Benim için çok önemli bu anda, çalışma hayatım boyunca gözlemlediğim bazı hususları ve edindiğim tecrübeleri sizlerle paylaşmak isterim. Bankamız, kuruluşundan bugüne kadar sürekli olarak, doğrudan veya dolaylı biçimde hem Ülkemiz ekonomisinde hem de toplumsal hayatımızda öncü roller üstlenmiştir.


Bana göre bu öncü rollerin en önemli olanlarından biri, kurumsallaşma ve kurumsal kimlik kavramının gerek politika uygulamalarının başarılı olmasında gerekse inandırıcılık ve güven tesisinin ağlanabilmesinde ne derece önemli olduğunun kamuoyu nezdinde anlaşılmasını sağlamasıdır. 2001 yılı özellikle bu açıdan bir dönüm noktasıdır. 4651 sayılı Yasa ile Bankamız araç bağımsızlığına kavuşmuş, fiyat istikrarını sağlamak ve sürdürmek temel amaç olarak belirlenmiştir. Bu yasal çerçeve ile bağımsızlık ve bağımsız kurum kavramları kamuoyunun gündeminde ilk defa net olarak yer almıştır. Elde edilmesi kadar taşıması ve uygulaması da son derece zor olan bağımsızlık ve kurumsal kimlik için yasal çerçevenin önemi son derece açıktır. Ancak, unutulmamalıdır ki yasal çerçevenin içini kurum çalışanları ve uygulanan politikalar doldurur. Bu açılardan, birlikte geçirdiğimiz, zaman zaman ekonomik ve politik çalkantılarla karşılaştığımız, övgüler kadar eleştirilere de maruz kaldığımız son beş yıl, aynı tutarlı çizgide devam eden duruşumuz ve kararlı politikalarımız sonucunda, Bankamıza duyulan güvenin ve itibarın yurt içinde ve yurt dışında en üst düzeylere taşındığı bir dönem olmuştur. Tüm bu sürecin başından itibaren, kronik enflasyon ortamında on yıllar boyunca Ülkemizde her alanda egemen olan kısa vadeli yaklaşımlardan kaçınarak geliştirdiğimiz uzun vadeli bakış açısı, bu başarının arkasında yatan temel etkenlerden biridir.


Değerli Mesai Arkadaşlarım,


2001 yılından bugüne kadar geçen süre aynı zamanda Ülkemiz tarihinde pek çok ilklerin yaşandığı bir dönem olmuştur. Dört yıl boyunca üst üste enflasyon hedefleri tutturulmuş ve genç kuşakların hiç bilmedikleri, görmedikleri tek haneli enflasyon rakamlarına 30 yıl sonra tekrar ulaşılmıştır. 2006 yılı itibarıyla para politikamız artık enflasyonu düşürmeye yönelik politikalardan ziyade fiyat istikrarını sağlamaya ve sürdürmeye yönelik orta vadeli bir strateji ve "Enflasyon Hedeflemesi Rejimi" çerçevesinde şekillenmektedir.


Çağdaş bir para politikası rejimi olan Enflasyon Hedeflemesi Rejimi’nin uygulanabilmesi için kuvvetli bir alt yapı, yüksek bir bilgi düzeyi ve uygun kurumsal örgütlenme gerekmektedir. Bu nedenle zaman içinde Bankamızda kurum içi örgütlenmeye yönelik önemli değişiklikler yapılmış, teknik alt yapı güçlendirilmiştir. Bunların sonucunda ekonominin genel gidişatının derinlemesine değerlendirildiği, finans kesimine ilişkin ayrıntılı çözümlemelerin yapıldığı giderek ileriye dönük ve orta vadeli bakış açısının egemen olduğu çok önemli iki rapor, 'Finansal İstikrar Raporu' ve 'Enflasyon Raporu' yayımlanmaya başlanmıştır.


Bu dönemde gerçekleştirilen bir diğer ilk, yıllardan beri bir türlü başarılamayan Para Reformu’nun yapılarak Türk lirasından altı sıfır atılmasıdır. Son derece kapsamlı, pek çok teknik ve idari detayı içeren, uluslararası yansımaları da olan bu operasyon, ilgili birimlerin birikimleri ve özverili gayretleri ile hatasız ve sorunsuz bir şekilde gerçekleştirilmiştir. Hepinizin bildiği gibi, Para Reformu sadece paramızdan sıfır atılması operasyonu olmayıp, enflasyonla mücadelede gelinen noktanın kalıcılığını teyit eden ve bu mücadelenin insanların gündelik hayatına yansımasını gösteren bir özelliğe de sahiptir. Ağırlıklı olarak Bankamız eşgüdümünde ve organizasyonunda yürütülen Para Reformu, bugün bu konuda çalışma yapan ülkelere örnek teşkil etmektedir.


Ülkemizde yapısal bir değişim sürecinin yaşandığı, Bankamız politikalarının zaman zaman bu değişim sürecine eşlik ettiği, hızlandırdığı veya başlattığı son beş yıllık dönemde, gerek elde edilen başarılarda gerekse bu başarıların devamında ve kazanımların daha ileriye götürülebilmesinde en önemli unsurlardan biri de dürüst ve şeffaf bir iletişim politikası olmuştur.


Bu açılardan modern merkez bankacılığı çerçevesinde son beş yılda Bankamızın izlediği iletişim politikası, Bankamız ve Ülkemiz tarihindeki ilklerden bir diğeridir. Toplumun tüm kesimleri ile iletişim içinde olmak, politikaları, nedenlerini, kazanımlarını ve maliyetlerini açık, dürüst ve hiçbir şeyden çekinmeksizin anlatmak bir taraftan politikaların başarısı için ön koşul iken, diğer taraftan da daha az maliyetle hedeflere ulaşılabilmesini sağlamaktadır. Merkez Bankalı olmanın sorumluluğu ile her zaman doğruları, ilkeli bir şekilde ve bizlere yakışan bir üslupla anlatan iletişim politikamız, bu süreçte kazandığımız güven ve itibarın arkasındaki unsurların belki de en önemlisidir.


Yaşayan en eski Merkez Bankalı, büyüğümüz Sayın Emir Sencer’in kendisini ziyaretimde ifade ettiği gibi, ’’Doğru olun, itibarınızı hiçbir zaman kaybetmezsiniz.


Bankamızın Değerli Mensupları, Son beş yılda birlikte pek çok ilki beraber gerçekleştirdik. Bugün bu beraberliğimizin sonuna gelmiş bulunuyoruz. Ancak bilmenizi isterim ki birer merkez bankalı olarak Kurumca kazandığımız itibarın ve güvenin devamı sizlerin elindedir.


Üstlendiğiniz görevi en iyi şekilde yapın, yaptığınız işe mümkün olduğu kadar kendinizden birşeyler katmaya ve hep ileriye taşımaya özen gösterin, yeniliklere açık olun. Hangi konuda olursa olsun, fikirlerinizi oluştururken bilginin ışığından yararlanmayı hiçbir zaman ihmal etmeyin, dünyayı yakından takip edin. Gençlere ve eğitime verilen önemin bir kurumun geleceğini şekillendirdiğini unutmayın. Yaşamda en gerçek yol göstericinin bilim olduğunu bir an bile aklınızdan çıkarmayın.


Amcam merhum Şeref Serdengeçti’nin söylediği gibi, yaşamınızda ’’Ne yapıyor olursanız olun tam yapın, ne olacaksanız tam olun". Bundan sonra da sayısız başarıya imza atacak olan sizlerin ulu önder Atatürk’ün çağdaş uygarlık yolunda Ülkemiz için çizdiği yola, Kurum kimliğimize ve çağdaş merkez bankacılığı ilkelerine bağlı kalacağınıza olan inancım tamdır.


Değerli Merkez Bankalılar, Ülkemizin kalıcı ekonomik istikrar ve sürdürülebilir büyüme ortamına ulaşması için bugüne kadar bana verdiğiniz desteği benden sonra gelecek Başkanınıza da vermenizi rica ediyorum. Bu zorlu beş yılda emeği geçen herkese, özellikle sizlere tekrar tekrar teşekkür ediyorum.


Ve nihayet, değerli merkez bankalılar, her başarılı erkeğin arkasında bir kadın vardır derler, oysa benim arkamda değil tam yanımda iki kişi vardı: Camiamızın iki üyesine daha, eşim Çiğdem ve oğlum Deniz’e, hepinizin huzurunda teşekkür ediyorum."




Hükümet, yeni MB Başkanı'nı belirledi. Babacan, yarın açıklayacak

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Merkez Bankası Başkanı'nın, Devlet Bakanı Ali Babacan Çankaya Köşkü'ne çıktığında öğrenilebileceğini söyledi.
Başbakan Erdoğan, TBMM'den ayrılırken basın mensuplarının Merkez Bankası Başkanı ile ilgili sorusu üzerine, Merkez Bankası Başkanı'nın ismini belirlediklerini söyledi. Erdoğan, "Ali Babacan Çankaya Köşkü'ne çıktığında, hepiniz Merkez Bankası Başkanı'nı öğrenirsiniz" dedi.

Öte yandan, Devlet Bakanı Ali Babacan'ın yarın Çankaya Köşkü'nde Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'e ekonomi brifingi vereceği öğrenildi. Merkez Bankası Başkanlığı'na atanan ismin de yarın açıklanması bekleniyor.




-dünyagazetesi-