Arkadaşlar 50. mesajım ATA'mızın ayırmak istedim...alıntı bir yazıdır ancak noktası virgülüne kadar katılıyorum...
Demek sıra oraya geliyor.
Attilâ İlhan 'ın TRT 2'deki programı kaldırılıyor.
İzleyenlerin doyamadığı o yılların içinden süzülmüş söyleşiler ''gereksiz'' bulunuyor.
Hulki Cevizoğlu 'nun ''Ceviz Kabuğu'' programını da Star TV kaldırıyor.
Okul kitaplarında biçimde ve programda değişiklikler yapılıyor.
Sıra Atatürk' ü unutturmak işlemine geliyor.
Neden Atatürk'ü unutturmak?
Çünkü, ''Hayatta en hakiki mürşit ilimdir'' i unutturmak gerekiyor.
Çünkü, ''Fikri hür, irfanı hür, vicdanı hür insanlar yetiştiriniz'' i unutturmak gerekiyor.
Çünkü, ''Bağımsızlık benim karakterimdir'' i unutturmak gerekiyor.
Çünkü, ''muasır medeniyet'' i başka türlü tanımlamak gerekiyor.
Türkiye'nin bir din ülkesi olmasının önündeki engel Atatürk'tür.
Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, bu tehlikeyi görüyor ve uyarıyor:
''Türkiye ister ılımlı olsun, ister köktendinci, bir İslam devleti değildir ve olamaz.''
Bunu Başbakan söylemiyor, söyleyemiyor, söylemez, söyleyemez.
Türkiye bir yol ayrımına gelmiştir.
Amerika, Türkiye'yi ''ılımlı İslam devleti'' olarak Ortadoğu'ya ve Doğu'ya model yapmak istiyor.
Avrupa Topluluğu toplumların üzerinde baskı olarak gördüğü her şeye karşı çıkıyor. Ancak ülkelerin nasıl bir kültürde yaşadıklarını, bu kültür değişimlerinin ne anlama geldiğini bilmezden geliyor. Kendi ortaçağlarını unutmuş görünerek Türkiye'nin gecikmiş rönesansını, aydınlanmasını Atatürk'ün nasıl büyük bir deha ile öngördüğünü anlamaz görünüyor. Bu nedenle de Kemalizme, ordunun duyarlılıklarına karşı çıkıyor.
Siyasal iktidar bu kozları oynayarak her alanda üstü örtülü bir saldırıya geçiyor.
Laiklik, bu iktidara göre, toplumun din dışı yaşaması değildir.
Bu iktidar için laiklik, din kurallarına göre yaşanan bir ülkede böyle yaşamak istemeyen azınlığa tahammül edilmesidir.
Bağımsızlık da, ulusallık da büyük bir cemaatin parçası olmakla bağdaşamaz.
Onun için de Atatürk, yavaş yavaş unutturulmalıdır.
Ulus kavramı da yavaş yavaş ortadan kaldırılmak istenmektedir.
Ulus yerine etnik kökenli eyaletler konacaktır ki Avrupa bunu istemektedir.
Tarikat kökenli cemaatler kendi koloni yaşamlarını zaten sürdürmektedir.
Her alanda ''türban dayatması'' açık başlılığa karşı diretilmektedir.
Bir süre sonra başı açık gezmek için birçok şeye göğüs germek gerekecektir.
Kadınlara yönelik gelenek-din kökenli ayrımcılık doğal karşılanacaktır.
İslami yaşam biçimi topluma model olarak gösterilmektedir.
Zaman içinde bu modelin benimsenmesi, yaygınlaşması sağlanacaktır.
Bütün çabalar bu doğrultuya yöneliktir, göstergeler de bunu doğrulamaktadır.
Ama işte Atatürk?
Atatürk, bu açık, örtülü, doğrudan, dolaylı bütün çabaların karşısına çıkmaktadır.
Ne yapmalı, ne etmeli, Atatürk bu topluma unutturulmalıdır.
Atatürk unutturulabilir mi?
Çağdaşlık unutulduğu zaman, evet.
Uygarlık unutulduğu zaman, evet.
Bağımsızlık unutulduğu zaman, evet.
Özgürlük unutulduğu zaman, evet.
Bilimsel düşünce unutulduğu zaman, evet.
Bütün bunların olması ise tarihin tersine çevrilmesidir.
Bütün bunların olması için insan aklının reddedilmesi gerekir.
Bütün bunların olması için insan iradesinin felç edilmesi gerekir.
Atatürk her zaman yaşayacaktır.
Son bilinçli Türk ölünceye kadar.
ERDAL ATABEK


LinkBack URL
About LinkBacks

Alıntı Yaparak Cevapla
