• Reklam
Sayfa: 1 | Toplam: 2 12 SonSon
11 sonuçtan 1 --- 10 arası gösteriliyor
  1. #1
    dabbetülarz adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    20-11-2005
    Mesajlar
    379
    Karizma Gücü
    7

    İslam'ın 7 Şartı

    sevgili kardeşlerim,
    günümüzde islam öğretisinde 5 şart yer almaktadır. halbuki, kur'andanki islam 7 şarttan oluşmaktadır. bunların ikisi, peygamber efendimizden bu yana geçen 14 asır içerisinde yokolmuştur.

    islamın 7 şartı, beş şartın:

    1. namaz kılmak
    2. oruç tutmak
    3. hacca gitmek
    4. zekat vermek
    5. kelimei şehadet getirmek

    ile beraber, bunlara dahil iki şarttır:

    6. ALLAH'a yönelmek (ulaşmayı dilemek)
    7. zikir

    bunlardan en önemlisi olan ALLAH'a ulaşmayı dilemek, islamın olmazsa olmaz şartıdır ve bu şartı yerine getirmeyen kişi, mü'min sıfatları içerisinde değildir. bu sebeple cennete girmesi de mümkün değildir.

    bütün ibadetler, ALLAH'a ulaşmak için yapılır. islamın 7 şartından 6'sı bu tek şartı yerine getirmek için ALLAH'ın insanlara farz kıldığı şartlardır. ALLAH'a ulaşmayı dilemek birinci derece farzdır. bu farz, ZÜMER 54'de bildirilmiştir.

    ALLAH'a ulaşmayı dilemenin ne olduğunu burada açıklamıştım.

    yedinci şart olan zikir ise müzemmil suresinin 8'inci ayetinde farz kılınmıştır. tüm müslümanların dikkatine.
    es-selamün aleyküm ve rahmetullah ve berekatuhu
    [O söz tepelerine indiğinde, yeryüzünden onlar (insanlar) için bir dâbbe çıkarırız da o onlara, insanların bizim ayetlerimize gereğince iman getirmediklerini (yakin hasıl etmediklerini) söyler. ](Neml Suresi, 82. Ayet)

  2. #2
    Pontevedra adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    08-12-2005
    Mesajlar
    1,302
    Karizma Gücü
    7
    herkes kafasına göre şart çıkarmasın.zikir diye şart olmaz tamam güzel bişeydir sevaptır ama şart olmaz
    o zaman bende 8.şartı söylüyorum dürüst olmak
    ya da 9. o da hak yememek....

  3. #3
    BlackPanther adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    19-03-2006
    Mesajlar
    193
    Karizma Gücü
    0
    Allah ne söylemisse inanmak ve itaat etmek.
    Yani bir Sart ))
    Bu mesaj en son " 21.03.06 " tarihinde saat 22:52 itibariyle BlackPanther tarafından düzenlenmiştir...

  4. #4
    termit adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    01-03-2005
    Mesajlar
    475
    Karizma Gücü
    0
    Alıntı dabbetülarz tarafından gönderildi.
    sevgili kardeşlerim,
    günümüzde islam öğretisinde 5 şart yer almaktadır. halbuki, kur'andanki islam 7 şarttan oluşmaktadır. bunların ikisi, peygamber efendimizden bu yana geçen 14 asır içerisinde yokolmuştur.

    islamın 7 şartı, beş şartın:

    1. namaz kılmak
    2. oruç tutmak
    3. hacca gitmek
    4. zekat vermek
    5. kelimei şehadet getirmek

    ile beraber, bunlara dahil iki şarttır:

    6. ALLAH'a yönelmek (ulaşmayı dilemek)
    7. zikir
    İslamın şartı beştir.Senin bildirdiğin Allaha yönelmek(herhalde tasavvufu kastediyorsun),Zikir islamdan ayrı değildir.Bunlar meşhur islamın şartları arasında sayılmazlarİmamı Rabbani hazretlerinin bir mektubu aşağıda bilgi için....
    İKİNCİ CİLD, 50. ci MEKTÛB

    Bu mektûb, Mirzâ Şemseddîne yazılmışdır. İslâmiyyetin bir sûreti, bir de hakîkati olduğu ve tesavvuf yolunun başında da, sonunda da islâmiyyete uymak lâzım olduğu bildirilmekdedir:

    Allahü teâlâya hamd olsun! Onun seçdiği, sevdiği kullarına selâm olsun! İslâmiyyetin bir sûreti, ya’nî dış görünüşü, bir de hakîkati, ya’nî aslı, özü vardır. İslâmiyyetin sûreti, Allahü teâlâya ve Onun Resûlüne ve bu Resûlün Ondan getirdiği bilgilere inanmak ve islâmiyyetin ahkâmına uymakdır. [(İslâmiyyet), hükmler, emrler ve yasaklar demekdir. Ahkâma uymak demek, emr edilen şeyleri yapmak, yasak edilen şeylerden kaçınmakdır.] İnsanın nefs-i emmâresi îmân etmez ve islâmiyyetin sûretine uymak istemez. Onun yaratılışı böyledir. Bundan dolayı islâmiyyetin sûretine uyanların îmânı, îmânın sûretidir. Ya’nî, görünüşde îmândır. Nemâzları, orucları ve bütün ibâdetleri, ibâdetlerin sûretidir. Ya’nî, hep görünüşde ibâdetdirler. Çünki, insan deyince, insanın nefsi anlaşılır. Herkes (Ben) deyince nefsini bildirmekdedir. İnsan ibâdet yaparken, nefsi küfr hâlindedir. Yapdıklarının yerinde bir iş olduğunu inkâr etmekdedir. Böyle bir insanın îmânı ve ibâdetleri, hakîkî ve doğru olabilir mi? Allahü teâlâ, çok merhametli olduğu için îmânın ve ibâdetlerin sûretlerini, görünüşlerini, hakîkî olarak, doğru olarak kabûl buyuruyor. Böyle kullarını Cennete koyacağını söz veriyor, müjdeliyor. Cenneti ve Cennetde olan kullarını Allahü teâlâ sever. Onlardan râzıdır. Allahü teâlâ, sonsuz ihsân sâhibi olduğu için, yalnız kalbin tasdîk etmesini, inanmasını îmân olarak kabûl buyurmuşdur. Nefsin iz’ân etmesini, inanmasını istememişdir. Böyle olmakla berâber Cennetin de hem sûreti, hem de hakîkati vardır. Dünyâda islâmiyyetin yalnız sûretine kavuşanlar, Cennetin de yalnız sûretine kavuşacaklar, yalnız onun zevkıni, tadını alacaklardır. Dünyâda islâmiyyetin hakîkatine kavuşanlar, Cennetin de hakîkatine kavuşacaklardır.

    Cennetin yalnız sûretine ve yalnız hakîkatine kavuşanlar, aynı ni’metlerden meselâ aynı meyvesinden yidikleri hâlde, başka başka lezzet duyacaklardır. Resûlullahın zevceleri, mü’minlerin anneleri olup, Cennetde Resûlullahın yanında bulunacaklar, aynı meyveyi yiyecekler ise de, başka başka tad alacaklardır. Duydukları lezzet, hep aynı olsa idi, mü’minlerin annelerinin, bütün insanlardan dahâ üstün olmaları lâzım gelirdi “aleyhinnessalâtü vesselâm ve rıdvânullahi teâlâ aleyhinne”. Bunun gibi, her dahâ üstün olan kimsenin zevcesinin de, başkalarından dahâ üstün olması lâzım gelirdi. Çünki zevceler, Cennetde, zevclerinin yanında bulunacaklardır. İslâmiyyetin sûretine uyanlar, âhıretde azâbdan kurtulacak, sonsuz se’âdete kavuşacaklardır. Evliyâlık da, iki dürlüdür: (Vilâyet-i âmme) ve (Vilâyet-i hâssa), ya’nî, seçilmiş olanların vilâyeti. İslâmiyyetin yalnız sûretine uyanlar, vilâyet-i âmmeye kavuşmuş olurlar. Meâl-i şerîfi (Allahü teâlâ, îmân edenlerin velîsidir) olan âyet meşhûrdur.

    İslâmiyyetin sûretini elde eden, ya’nî vilâyet-i âmmeye, Allahü teâlânın sevgisine kavuşanlar, tarîkatda, ya’nî tesavvuf yolunda ilerliyerek, vilâyet-i hâssaya kavuşabilirler. Bu yolda ilerliyen müslimâna (Sâlik) denir. Sâlikin nefsi yavaş yavaş, emmârelikden kurtulup itmînâna, râhata kavuşur. Azgınlığı gider. Şunu iyi bilmelidir ki, vilâyet-i hâssaya kavuşmak için çalışan sâlikin, hep islâmiyyetin sûretine uyması şartdır. Tesavvuf yolunda en önemli vazîfe olan (Zikr-i ilâhî), islâmiyyetin emrlerinden biridir. İslâmiyyetin yasaklarından sakınmak da, bu yolda lâzımdır. Farzları yapmak, sâlikin ilerlemesini kolaylaşdırır. Tesavvuf yolunu iyi bilen ve sâlike yol gösteren âlim aramağı da islâmiyyet emr etmekdedir. Çünki, Mâide sûresinde, (Ona kavuşmak için vesîle arayınız!) buyurulmuşdur. [(Künûz-üd-dekâık)deki hadîs-i şerîflerde buyuruluyor ki, (Âlimler, Peygamberlerin vârisleridir), (Evliyâ ol kimselerdir ki, Onlar görülünce, Allah hâtırlanır), (Herşeyin hâsıl olduğu yer vardır. Takvânın elde edildiği yer, âriflerin kalbleridir), (Bâtın ilmi, Allahü teâlânın esrârından bir sırdır!). (Resûlullah “sallallahü aleyhi ve sellem”, müslimânların fakîrlerini vesîle ederek düâ ederdi), (Âlimin yüzüne bakmak ibâdetdir!), (Onlar, öyle kimselerdir ki, yanlarında bulunanlar şakî olmaz!), (Ümmetimin âlimlerine saygılı olunuz! Çünki onlar yeryüzünün yıldızlarıdır), (Allahın öyle kulları vardır ki, birşey için yemîn etseler, Allah o şeyi yaratır), (Âlimlerin yanında bulunmak ibâdetdir), (Talebesi arasında âlim, ümmeti arasında Peygamber gibidir), (Bir âlimin ölmesi, bir şehr halkının ölümünden dahâ büyük ziyândır), (Derecesi en üstün olanlar, Allahü teâlâyı zikr edenlerdir), (İnsanların en kıymetlisi, mü’minlerin âlimleridir), (Zikr etmek, nâfile oruc tutmakdan dahâ iyidir), (Allah sevgisinin alâmeti, Onu çok zikr etmekdir), (Resûlullah, Allahü teâlâyı çok zikr ederdi), (İnsan, sevdiğini çok zikr eder).]

    Görülüyor ki, islâmiyyetin hakîkatine kavuşmak için, islâmiyyetin sûretine uymak şartdır. Çünki, vilâyetin ve nübüvvetin bütün kemâlleri, islâmiyyetin sûreti üzerine kurulmuşdur. İslâmiyyetin yalnız sûretine uyan, vilâyetin kemâllerine kavuşur. Hem sûretine, hem de hakîkatine uyan ise, nübüvvetin kemâllerine de kavuşur. Bunu, aşağıda inşâallah dahâ açıklıyacağız.

    Vilâyete kavuşmak, tesavvuf yolunda çalışmakla olur. Vilâyete kavuşmak için, ya’nî Velî olmak için, mâ-sivâyı kalbden çıkarmak lâzımdır. (Mâ-sivâ), Allahdan başka şeyler demekdir. Ya’nî bütün mahlûklardır. Allahü teâlânın, lutfü ve ihsânı ile, mâ-sivânın hepsi, kalb gözünden silinince, ismleri bile unutulunca, (Fenâ) hâsıl oldu denir. (Seyr-i ilallah) temâm olur. Bundan sonra (Seyr-i fillah) denilen (İsbât) makâmına kavuşmak için çalışılır. Bu makâmda, kalb yalnız Allahü teâlâyı hâtırlamakdadır. Bu makâma (Bekâ) makâmı ve (Hakîkat) denir. Vilâyetin sonu, bekâ makâmıdır. Birincisinde fenâ makâmına ve hakîkatde bekâ makâmına kavuşan sâlik, vilâyete kavuşmuş, Velî olmuşdur. Nefs-i emmâresi mutmainne olmuş, küfrden, inkârdan kurtulup, Rabbinden râzı olmuşdur. Rabbi de ondan râzıdır. Yaratılışında bulunan kötülük, azgınlık yok olmuşdur. Tesavvuf büyükleri “kaddesallahü teâlâ esrârehümül’azîz” itmînâna kavuşan nefs, azgınlığından kurtulmaz demişler. .........

  5. #5
    Aboca adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    05-03-2005
    Mesajlar
    1,099
    Karizma Gücü
    0
    imanın ve islamın şartlarına uyalım...zikir şart değildir ama yapılamsında da bir fazlalık olmaz. bol bol zikr edin.
    Mongol, Yuan, Türk,Kazak, Çekez, Gücü,Ermeni, Rum, Arap,İngiliz, Yahudi, Fransız ne dersen de anlamı "bir"dir.Anlamı Türk'dür.Anlamı İnsandır.

    Yalan söylüyorlar, iiki doğru yanında bir yanlışıda götürüyorlarsa durumun korkmadan Bu yalancı cihana karşı.

  6. #6
    NO_ESCAPE+
    Ziyaretçi
    dabbetülarz

    6. ALLAH'a yönelmek (ulaşmayı dilemek)
    7. zikir


    bu şartlar ne zaman eklendi..? ben inanın yeni duydum.

    "halbuki, kur'andanki islam 7 şarttan oluşmaktadır. bunların ikisi, peygamber efendimizden bu yana geçen 14 asır içerisinde yokolmuştur." demişsin bunları nasıl tespit ettiniz ki?

    bunun bir kaynağı, delili varsa izah edin bizde bilelim.

  7. #7
    dabbetülarz adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    20-11-2005
    Mesajlar
    379
    Karizma Gücü
    7
    Alıntı NO_ESCAPE+ tarafından gönderildi.
    dabbetülarz

    6. ALLAH'a yönelmek (ulaşmayı dilemek)
    7. zikir


    bu şartlar ne zaman eklendi..? ben inanın yeni duydum.

    "halbuki, kur'andanki islam 7 şarttan oluşmaktadır. bunların ikisi, peygamber efendimizden bu yana geçen 14 asır içerisinde yokolmuştur." demişsin bunları nasıl tespit ettiniz ki?

    bunun bir kaynağı, delili varsa izah edin bizde bilelim.
    sevgili kardeşim,
    bunun izahı ve ispatı şu şekildedir:

    bir ALLAH'ın kulu ortaya çıkıyor ve geniş kapsamlı bir kur'anı kerim tefsiri yapıyor. öyle ki, bu kur'anı kerim anlatımı 7000 saatin üzerindedir. bu tefsir aynı zamanda sadece bir tefsir değil, komple bir din öğretisi, yani islam öğretisidir. bildiğimiz islama çoğu konularda ters düşsede, kur'ana tam tamına uymaktadır. ve bu şahıs, bütün insanları, tefsirlerini dinlemeye ve kur'an ayetleri ile karşılaştırmaya davet ediyor.

    aynı zamanda kendisinin ALLAH'ın elçisi ve mehdi olduğunu söylüyor. ALLAH TEALA'nın kendisini kur'andaki unutulan islamı insanlara öğretmesi için görevlendirdiğini söylüyor ve görevini de yerine getiriyor.

    tabi, bunlar sana saçma gelebilir. herkes inanmak zorunda değil. ama ben inandım ve bu tebliği insanlara anlatmakta fayda görüyorum. belki kurtuluşa ulaşmak isteyenler olabilir.

    şimdi ispatlara gelelim. ispatlar sadece kur'an ayetleri ile yapılmaktadır. tabiki eğer "kafana göre yorumluyorsun" demezsen, ispat geçerli olacaktır. şimdi yukarıda termit kardeşimizin yazdığını okuduysan, tasavvufun islami şart olmadığını söylüyor.

    ama kur'an ayetleri bunun mutlak farz olduğunu söylüyor:

    [zümer 54]
    Azap yakanıza yapışmadan Rabbinize yönelip, O'na teslim olun! Sonra size yardım edilmez.


    bu ayette ALLAH, azap yakanıza yapışmadan ALLAH'a yönelin, yani ALLAH'a ulaşmayı dileyin, bir başka deyimle tasavvufa girin diyor. tasavvufa girmek, ruhu ALLAH'a teslim etmektir. yani bu ayette belirtilen bir gerçek var, o da şudur: ALLAH'a ulaşmayı dilemediğin takdirde, azap mutlaka yakana yapışacaktır ve ondan sonra yardımda bulamayacaksın. işte bu ayeti kerime gereğince ALLAH'a ulaşmayı dilemek farzdır ve islamın birinci şartını oluşturur.

    bunu ALLAH'ın elçisi olduğunu söyleyen kişi söylüyor. inanmak zorunda değil kimse. zaten bütün elçilerin söylediklerine çoğu insanlar inanmamıştır.

    başka bir ayet ile ispatı:

    [müzemmil 8]
    Rabbinin adını zikret ve tüm benliğinle O'na yönel!
    [O söz tepelerine indiğinde, yeryüzünden onlar (insanlar) için bir dâbbe çıkarırız da o onlara, insanların bizim ayetlerimize gereğince iman getirmediklerini (yakin hasıl etmediklerini) söyler. ](Neml Suresi, 82. Ayet)

  8. #8
    elessar1981 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    26-01-2006
    Mesajlar
    78
    Karizma Gücü
    0
    Alıntı dabbetülarz tarafından gönderildi.
    sevgili kardeşim,
    bunun izahı ve ispatı şu şekildedir:

    bir ALLAH'ın kulu ortaya çıkıyor ve geniş kapsamlı bir kur'anı kerim tefsiri yapıyor. öyle ki, bu kur'anı kerim anlatımı 7000 saatin üzerindedir. bu tefsir aynı zamanda sadece bir tefsir değil, komple bir din öğretisi, yani islam öğretisidir. bildiğimiz islama çoğu konularda ters düşsede, kur'ana tam tamına uymaktadır. ve bu şahıs, bütün insanları, tefsirlerini dinlemeye ve kur'an ayetleri ile karşılaştırmaya davet ediyor.

    aynı zamanda kendisinin ALLAH'ın elçisi ve mehdi olduğunu söylüyor. ALLAH TEALA'nın kendisini kur'andaki unutulan islamı insanlara öğretmesi için görevlendirdiğini söylüyor ve görevini de yerine getiriyor.

    tabi, bunlar sana saçma gelebilir. herkes inanmak zorunda değil. ama ben inandım ve bu tebliği insanlara anlatmakta fayda görüyorum. belki kurtuluşa ulaşmak isteyenler olabilir.

    şimdi ispatlara gelelim. ispatlar sadece kur'an ayetleri ile yapılmaktadır. tabiki eğer "kafana göre yorumluyorsun" demezsen, ispat geçerli olacaktır. şimdi yukarıda termit kardeşimizin yazdığını okuduysan, tasavvufun islami şart olmadığını söylüyor.

    ama kur'an ayetleri bunun mutlak farz olduğunu söylüyor:

    [zümer 54]
    Azap yakanıza yapışmadan Rabbinize yönelip, O'na teslim olun! Sonra size yardım edilmez.


    bu ayette ALLAH, azap yakanıza yapışmadan ALLAH'a yönelin, yani ALLAH'a ulaşmayı dileyin, bir başka deyimle tasavvufa girin diyor. tasavvufa girmek, ruhu ALLAH'a teslim etmektir. yani bu ayette belirtilen bir gerçek var, o da şudur: ALLAH'a ulaşmayı dilemediğin takdirde, azap mutlaka yakana yapışacaktır ve ondan sonra yardımda bulamayacaksın. işte bu ayeti kerime gereğince ALLAH'a ulaşmayı dilemek farzdır ve islamın birinci şartını oluşturur.

    bunu ALLAH'ın elçisi olduğunu söyleyen kişi söylüyor. inanmak zorunda değil kimse. zaten bütün elçilerin söylediklerine çoğu insanlar inanmamıştır.

    başka bir ayet ile ispatı:

    [müzemmil 8]
    Rabbinin adını zikret ve tüm benliğinle O'na yönel!

    İyi de bu anlattıkların zaten imanın şartı. Yani Allah (c.c.)'a iman

  9. #9
    Red Fox heskin35 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    14-08-2004
    Mesajlar
    3,641
    Karizma Gücü
    8
    Şimdi namaz olayına bi bakalım!

    Namaz için öncelikle Kıbleye dönüyor ve niyet ediyoruz ve Allah'a onun rızası için namaza durduğumuzu belirtiyoruz. Yani Allah'a yöneliyoruz. Bi nevi manevi olarak mekkeye giderek Hac ediyoruz.
    Sonrasında onun Kuran ayetlerini okuyarak O'nu zikrediyoruz
    Namaz esnasında bişiy yemeyerek ve içmeyerek bi nevi Oruç tutuyoruz.
    Şükür ederek bizlere verdiği nimetlerin bi nevi Zekatını veriyoruz. Secde'lerde ise Kelime-i Şehadet getirerek bi nevi imanımızı tazeliyoruz.

    Şu namazın daha ne hikmetleri var Allah bilir.
    Return of The King...

  10. #10
    NO_ESCAPE+
    Ziyaretçi
    Peygamber efendimiz dini kolaylaştırmaya çalıştıkça birileri tam tersini, yaparak zorlaştırmaya çalışmış.. Bundan din zarar görmüştür.. insanların kafaları karıştırılmış ve din uygulanamaz boyutlara getirilmeye çalışılmıştır.

    Sevgili arkadaşım, kuranda o kadar çok öneri var ki.. bunları sayarsan islamın ve imanın şartı kur'anın tamamı olarak karşımıza çıkar..

    Bırakın bu eklemeleri, ilaveleri.. insanları ikileme düşürmenin anlamı yok..

 

 
Sayfa: 1 | Toplam: 2 12 SonSon

Bu konuya benzer diğer konular

  1. Yusuf İslam'ın İran'da yasaklı olduğu ortaya çıktı..! Ama artık dinlenebilecek!
    2003 - 2004 Konuları bölümünde emosh-gs tarafından açılmış
    Yanıt: 1
    Son Mesaj: 02.09.04, 18:29

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •