• Reklam
5 sonuçtan 1 --- 5 arası gösteriliyor
  1. #1
    BlackPanther adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    19-03-2006
    Mesajlar
    193
    Karizma Gücü
    0

    Yanlışı bir yana doğrusu bile zararlı

    Tefsîr yazanın onbeş ilmde mâhir olması lâzım geldiğini bildirmiştik. Bunları bilmiyenlerin hadîs ve tefsîr okumağa kalkışması, mi’de hastasının, kuvvetlenmek için, baklava, börek yimesine benzer. Hâlbuki, bu hastanın, önce perhîz yapması, sonra, kuvvetli yimeğe başlaması lâzımdır.

    Ana ilmleri okumayanlar, din öğrenmek için, Kur’ân tercümesi, tefsîr, hadîs okumağa kalkışırsak, bunları kavrayamayız. Yanlış anlıyarak, dînimizi, îmânımızı da kaybederiz.

    Ana yuvasından almış olduğu ve senelerce, titizlikle sakladığı kıymetli îmânını gayb eden birkaç ilerici kimse ile karşılaşdım. Bunların dinden çıkmalarına sebeb olan, zihnlerindeki şübhenin nasıl meydâna geldiğini sordum. Tefsîrini okuyunca, Kur’an-ı kerim hakkında şüphelerin hasıl oldu. Kur’an-ı kerime olan saygımı kaybettim, dedi. Bunun için hiçbir tefsiri tavsiye etmeyiz.
    Uydurma, anlamadan yazılan tefsîrleri ve tercümeleri bir yana bırakalım, meşhûr tefsîrler bile, ehlinden başkasına zararlı oluyor. Kur’ân-ı kerîmin tefsîrini anlıyabilmek için, temel bilgileri iyi öğrenmek lâzımdır. Bu ilmleri bilmeden tefsîr, hadîs okumağa kalkışan, îmânını kaybeder.

    (Berîka) kitâbının binikiyüzdoksanyedinci sahîfesinde, “Tefsîr kitâblarına tâbi’ olmamız emr olunmadı. Fıkh âlimlerine tâbi’ olmamız emr olundu” buyurmakdadır. (Birgivî vasıyyetnâmesi) şerhinde diyor ki, “Kelâm ve fıkh âlimlerimiz, tefsîrden, hadîsden anladıklarını, bizim gibi din câhillerine, açık, kolay öğretmek için, binlerce (Fıkh) ve (İlm-i hâl) kitâbı yazmışlardır. İslâmiyyeti doğru öğrenmek için, o fıkh ve ilm-i hâl kitâblarını okumakdan başka çare yoktur”.

    Hâce Muhammed Pârisâ hazretleri, (Tuhfet-üs-sâlikîn) kitâbında, İmâm-ı Gazâlîden alarak buyuruyor ki, “Üç kimse, Kur’ân-ı kerîmin ma’nâsını anlıyamaz: Birincisi, arabîyi iyi bilmiyen ve tefsîr okumamış olan câhil. İkincisi, büyük bir günâha devâm eden fâsık. Üçüncüsü, i’tikâd bilgilerinden birini yanlış anlayıp, anladığına uymadığı için, hak sözü kabûl etmiyen bid’at sâhibi.

    Ehl-i sünnet i’tikâdından ayrılmak büyük günâhdır. Bunun için bid’at sâhibi olan Kur’ân-ı kerîmin ma’nâsını anlıyamaz. Çünkü bid’atin zulmeti kalbi karartır.

    Görülüyor ki, Ehl-i sünnet mezhebinde olmıyan, arabîyi çok bilse de, Kur’ân-ı kerîmi doğru anlıyamaz. Yanlış anladıklarını yazarak, herkesi felâkete sürükler.

  2. #2
    termit adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    01-03-2005
    Mesajlar
    475
    Karizma Gücü
    0
    72 sapık fırkanın çıkmasına sebep o fırkanın alimlerinin kur'an-ı kerime ve hadisi şeriflere yanlış mana vermesidir ki alim olanlar böyle hata yapınca biz gibi cahiller nasıl hatalar işler düşünün. Bir şeyi öğrenmek isteyen ,o ilimden konuşmak isteyen önce o ilmin ön bilgilerini yani öğrenmek için gereken bilgileri tahsil eder. ŞiMDİ TÜRK&#199 YAZAN bir tıp kitabını doktor olmayan nekadar anlayabilir ,anlayamaz tabii. Kur anı kerimi öğrenmek isteyen bunu islam alimlerinin kitablarından öğrenir ,kendi meallerden ,ahkam çıkarmaya kalkarsa hata yapar, herkes değişik mana çıkarır,.

  3. #3
    BITURBO adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    19-03-2006
    Mesajlar
    19
    Karizma Gücü
    0
    Evvet çok dogru , temel bilgisi olmayan ne anlar Kuran-i Kerimin tefsirinden??

  4. #4

    Kayıt Tarihi
    02-03-2006
    Mesajlar
    1,614
    Karizma Gücü
    0
    Bırakın tefsiri, ortaöğrenim görmemiş yarımhocaların ilmihal, elkitapları ile kurslar düzenleniyor din adına..Ve bu pek dinsever! kesimlerce teşvik ediliyor, özgürlük meselesi olarak takdim ediliyor görmüyor muyuz.?İslam'ı anlayabilmeyi, Müslüman olabilmeyi neredeyse dünyada birkaç üstünzekanın -oda belki- ancak anlayabileceği bir şeymiş gibi sunma gayretini ben anlayamıyorum.Bütün insanlık için indirilmiş bir kitabı dini (yani) sadece kerameti kendinden menkul arapça uzmanlarımı anlayabilir yani.Olur mu böyle birşey, olabilir mi.?Kuran Allah kelamı değil mi.? Allah adına kime hangi mantıkla yetki ve yeterlik veriyoruz. Bu yaklaşımlar İslam'ın yaygınlaşmasını, anlaşılmasını, öğrenilmesini mi kolaylaştırır.Bunu doğru kabul edenleri yedeğine almayı düşünen guruplara mı yarar sağlar. Israrla bu yaklaşımı gündeme getirmeniz doğru mu.?

  5. #5

    Kayıt Tarihi
    02-03-2006
    Mesajlar
    1,614
    Karizma Gücü
    0
    "..görülüyor ki ehlisünnet mezhebinde olmayan....Kuran'ı doğru anlayamaz..." Bu takım fanatikliğine benzer bir din yaklaşımı.Vardığı mantık Allah'ın mezhebi olduğu yolunda..(Dikkatinizi çekerim Peygamberin bile mezhebi yoktur.Kuran'da ehli sünnet mezhebi hiç yoktur.)"..ehlisünnet mezhebinden ayrılmak büyük günahtır.." buyrun! Günah koymak Allah'a mahsus bir durumdur.Ama bu yaklaşımı mübah görenler doğal olarak günahkoyuculuğa da soyunma yetkisi bulur kendilerinde.(Sonrada dönüp hırıstiyanlıkta cennetin anahtarını satan şarlatan papazlar çıktı diyeceğiz.İşin sonu günah/sevap koyuculuğa vardıktan sonra cennet anahtarının lafı mı olur.?)

 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. Alemdaroğlu 82 milyar 600 milyonu bile bile sokağa atmış 05.06.2005
    2005 Konuları bölümünde hakdin tarafından açılmış
    Yanıt: 4
    Son Mesaj: 06.06.05, 12:22

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •