Vahiy Kur’an-ı kerimden ibaret midir?
Peygamber Efendimizin, Kur’an-ı kerim dışında da vahiy aldığı konusuyla ilgili oldukça açık sahih hadisler mevcuttur ve sadece bu hadislerden hareketle Hz. Peygamberin Kur’an dışında vahiy aldığını rahatça söylemek mümkündür.
Kur’an-ı kerim, önceki peygamberlerin Yüce Allah’tan aldıkları vahiylere bir sınır getirmemiştir. O peygamberler vahy-i celî (açık vahiy) yanısıra rüya, ilham veya başka yollarla da Yüce Allahtan vahiy almışlardır.
Şu halde bu durum Hz. Peygamber hakkında niçin kabul edilmesin? Esasen Yüce Allah’ın Kadir-i Mutlak olduğu konusunda herhangi bir kuşkusu bulunmayan kimse, O’nun peygamber olarak seçip görevlendirdiği kişiye, dilediği şeyi dilediği şekilde vahyetme/iletme tasarrufuna da bir sınırlama getirmenin kimsenin haddine olmadığından da kuşku duymamalıdır.
Hz. Peygamberin Kur’an dışında vahiy aldığını gösteren Kur’an ayetleri var mıdır? Sorusuna, yine bizzat Kur’an’dan hareketle “Evet” demek durumundayız.
Yüce Allah şöyle buyuruyor:
1 – “Kendi içinizden size ayetlerimizi okuyan, sizi kötülüklerden arındıran, size Kitab’ı ve Hikmet’i talim edip, bilmediklerinizi öğreten bir Resul gönderdik.” (2/151)
2 – “... Allah’ın ayetlerini eğlenceye almayın. Allah’ın sizin üzerinizdeki nimetini, size öğüt vermek üzere indirdiği Kitab’ı ve Hikmet’i hatırlayın. Allah’tan korkun...” (2/231)
3 – “Andolsun ki, içlerinden, kendilerine Allah’ın ayetlerini okuyan, kendilerini temizleyen, kendilerine Kitab’ı ve Hikmet’i öğreten bir peygamber göndermekle Allah, mü’minlere büyük bir lütufta bulunmuştur....” (3/164)
4 – “Allah’ın sana lütfu ve esirgemesi olmasaydı, onlardan bir güruh seni saptırmaya yeltenmişti. Onlar yalnızca kendilerini saptırırlar, sana hiçbir zara veremezler. Allah sana Kitab’ı ve Hikmet’i indirmiş, bilmediğin şiyleri öğretmiştir. Allah’ın lütfu sana gerçekten büyük olmuştur.” (4/113)
6 – “Çünkü ümmîlere içlerinden, kendilerine ayetlerini okuyan, onları temizleyen, onlara Kitab’ı ve Hikmetî öğreten bir Peygamber gönderen O’dur....” (62/2)
Bu ayetlerde geçen “Kitap” kelimesinin Kur’an olduğu üzerinde herhangi bir görüş ayrılığı yoktur. Yine “Hikmetin” Kur’an-ı kerim dışında bir kaynak olduğu da kesin.
O halde Hikmet nedir?
Hikmet geçen ayeti kerimelerin birinde, “Kitab’ı ve Hikmet’i öğreten bir peygamber göndermekle Allah, mü’minlere büyük bir lütufta bulunmuştur....” (3/164)
Hikmet, şu üç anlamı bünyesinde toplayan bir kelimedir:1 – Faydalı amele götüren bilgi. 2 – Bilgiyle irtibatlı olması yönüyle faydalı amel.3 – Söz ve fiilde doğruya isabet.
Bu üç maddede özetlenen Hikmet’in Kur’an’dan daha genel bir anlama sahip olduğunu ve burada geçen “fayda” ve “doğru” kelimelerinin, “ilahî irade ve rızaya uygunluğu” ifade ettiğini söyleyebiliriz.
Şu halde Hz. Peygambere Hikmet verildiğini belirten ayetler, O’nun, söz ve fiillerinde ilahî irade ve rızaya uygun hareket etme özelliğine sahip kılındığını anlatıyor demektir. “Andolsun ki Resulullah sizin için, Allah’a ve ahiret gününe kavuşmayı umanlar ve Allah’ı çok zikredenler için güzel bir örnektir” (33/21) ayetinin Hz. Peygamberin mü’minlere güzel bir örnek olduğu vakıasını –tekitli bir biçimde- belirtmesi, aynı zamanda Hz. Peygamberin Hikmet’e uygun söz ve fiillerinin mü’minler için örnek teşkil ettiği noktasına güçlü bir vurgudur.
Mü’minlerin nihai amacı Yüce Allahın rızasına ve ahirette ebedî kurtuluşa ulaşmak olduğuna ve Hz. Peygamber de onlar için bu yolda güzel bir örnek teşkil ettiğine göre mü’minler, dünya hayatındaki rotalarını Hz. Peygamberin söz ve davranışlarını esas alarak ayarlayacaklar demektir.
Hz. Peygamberde mevcut bulunan bu özellik, Yüce Allah tarafından O’na “indirilmiş”tir. Yüce Allahın Hz. Peygambere indirdiği şeyin neticede vahiy olduğu ise ayrıca belirtilmesine gerek bulunmayacak kadar açık bir husustur.
Çünkü Hz. Peygamberin, Yüce Allah tarafından kendisine gönderilen bu mesaj sayesinde, özellikle dinin tebliği hususunda yanılmaycağı, yanlış veya kusurlu hareket etmeyeceği, ederse yine derhal düzeltileceği aşikârdır.
Aksi halde Hz. Peygamberin peygamberlik görevinde kusurlu veya hatalı davranabileceği ihtimali gündeme gelir. Şu halde Hikmet’in Hz. Peygambere hangi türden vahiy yoluyla olursa olsun Allah tarafından “indirildiğini” kesindir. Bu da Hz. Peygambere Kur’an-ı kerim dışında vahy geldiğini göstermektedir


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla


