"Güzel birgün aşk için" diye geçirerek içinden, kaldırır -aslında- yorgun bedenini yataktan. Güne böyle başlamamıştır uzun zamandır-belkide yüzyıllardır-. Bu yüzden, yanından hiç ayırmadığı karalama defterine, günün tarihinin olduğu sayfaya yazar aklından geçirdiği cümleyi: "Güzel Birgün Aşk İçin..."
Oysa, dışarısı, neredeyse fırtınaya çevirmektedir kendini. Kapkara bir gökyüzü, sağa sola savrulan ağaç dalları gibi insanlar..v.s. Kısacası aslında belki de güzel birgün değildir aşk için, ama öyle olmasını istediğimiz zaman birçok hayali gerçeğe dönüştürebileceğimize inanan bir kalbe sahip olduğundan, ona göre aşk için yegane günlerden biridir.yola düşer, uzun uzun yürümek isteğine gem vurmaksızın, savrula savrula, duraklayarak.
yıllardır gittiği mekana birkez daha adım atar. bugun farklıdır orası bile, bu kez yılların özlemi ağır ağır çökmemiş, aksine o özlem coşmuş ve taşmış olarak karşılar onu.
sırtı dönük oturan kadının omuzuna elini koyar ve zamanın tüm hasretini haykırırcasına fısıldar:" Hoşgeldin Kadınım..."
kadın dudaklarını aralar konusmak için, ama adamın konusmaya değil, yorgun bedenini mengene gibi saracak kollara ihtiyacı vardır; ve "kadını" bunu aşkın verdiği gizemli bir dille öğrenmiştir. Birbirlerine sarıldıktan sonra alınan derin nefes, adamın sabah yatağından uyandığında aklında olan cümleyi,fırtınaya,savrulmalara,gel-gitlere,hasrete,özleme,yitip gitmelere rağmen doğrulamıştır...
"Geri dönmek için; gitmek gerekir; geri döneniniz varsa o Gün; Güzel birgündür ASK için"
KAYNAK: MeDiD


LinkBack URL
About LinkBacks

Alıntı Yaparak Cevapla



