• Reklam

Anket: Kitabın Değerlendirilmesi...

+ Konuyu Yanıtla
4 sonuçtan 1 --- 4 arası gösteriliyor
  1. #1
    Emekli TF Yöneticisi
    Kayıt Tarihi
    16-02-2004
    Mesajlar
    14,309
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    11

    malafa-hakan günday

    malafa

    Yazarı: Hakan Günday
    Yayınevi: DOĞAN KİTAPÇILIK
    Baskı Yılı: 2005
    Sayfa Sayısı: 210

    Kitap Hakkında

    Türk turizmine bir endoskopi operasyonu: Malafa...

    Malafa’yı okumaya başladığınızda insana rahatsızlık veren bir dünyanın kasvetli havasında gezinirken Hakan Günday’ın önceki romanları; Kinyas ve Kayra, Zargana ve Piç’te alıştığımız yeraltının ve sokağın seslerini arıyorsunuz bir süre. Özellikle kitabın ilk sayfalarından itibaren kahramanların konuştuğu garip dili anlamaya çalışmanın getirdiği soğuk gerilim, kahramanları tanımaya başladıkça kendiliğinden çözülüyor. Turizm kentlerine sadece ‘turist’ olarak gelenlerin bir süre yabancılık çekeceği bir tür tezgah argosu olan bu dili, dünyanın en ilkel iletişim biçimi olan beden dili eşliğinde çözmeye çalışırken, kendinizi büyükçe bir kuyum center’ında, şaşkınlıkla alışveriş sırasını bekleyen kalabalık bir Kuzey Avrupalı turist grubunun birazdan tezgah yiyecek olan potansiyel üyesi olarak hissetmeniz olası.

    Topaz, romanın geçtiği evrenin adı. Büyük bir mücevher mağazası. Romanın sayfalarını çevirmeye başladığınızda, Topaz’ın tedirgin edici dünyasına doğru adımlarınızı atarken sizi nasıl bir dünyanın beklediğini de anlıyorsunuz: “
    Topaz Jewellery Center, evrenin en büyük kuyumcusudur. Temeli Kapalıçarşı’da, çatısı Antalya’dadır. Çatının altında dört kat yatar. Her biri yedi yüz metrekaredir... Bina, varolmayan bir ülkenin büyükelçiliğine benzer. İçine adım atıldığında Türkiye’den çıkılır. Dışarıdan Kabe’ye, içeriden ana rahmine benzer... Topaz üç delikli bir kasadır... Binanın bağırsağına denk düşen arka cephedeyse duvarla aynı renkte tokmak taşıyan balina grisi demir bir kapı vardır. Topaz’a giren birinci deliği, çıkan ikinci deliği kullanır. Çünkü Topaz’a girmiş olan turistle, çıkacak olan turist karşılaşmamalıdır.


    İçine girdiğiniz dünyanın steril mekanlarında gezinirken, her şeye turist kalan bir izleyiciye dönüşüyorsunuz. Anlatıcının rehberliğine sığınıp, Topaz’ın dilini çözmeye başladıkça Malafa cümlesiyle ifade edilen bu evrenin sembolleri ve Malafa’nın uğursuz çağrışımları daha da belirginleşiyor: “
    Turistin bağırsakları tatilde boşalır. Tıkanmış bağırsakları açmak göreviyse tezgahtarındır. Tezgahta meterlemek, zurnik çektirmek, tokarlamak bir satış tekniğidir. Turistin tramını almak için zamanı çok dar olan tezgahtar, konuşmaktansa tokarlamayı tercih eder. Birkaç dakika önce patasını emdiği martın sattığı mala hayır diyebilecek turist yoktur. Cinsel yakınlaşma hiçbir kelimenin erişemeyeceği hıza ve güce sahiptir...


    Hakan Günday, turizm ve diplomasi arasında çarpıcı paralellikler kuruyor. Turizmin yazılı olmayan bir diplomasisi olduğunu vurgularken, Batılı modern insanın Doğu ile kurduğu yüzlerce yıllık bağın derinlerinde yatan ruhsal nedenlerin çözümlemelerine soyunuyor. Ve bunu, ancak turizmin içinde yaşayanların hakkını teslim edebileceği bir mahirlikle yapıyor:
    Devletin kendisine verdiği olanakları en üst düzeyde kullanan ve üniversite eğitimi doğrultusunda kariyer inşa eden Batı Avrupalı bir ahçiğin, vahşi ve cahil bir marta aşık olmasının nedeni, Grace Kelly gibi her şeye sahip bir aktristin Güneş Tarikatı adındaki palyaço sürüsüne katılmasınınkiyle aynıdır: Boşluk. Dışları dolu, içleri boş ahçikler, içleri dolu , dışları boş martları görünce sevgi doğururlar. Bir tür hastalık. Ama bu da kimsenin umurunda değildir. Çünkü aşk, Akdeniz’in tuzlu suyunda gözlerini açamayan geçici körlere sunulmuş bir deliliktir. Takım elbiseli hastabakıcılara tezgahtar denir...

    Tezgahtar, diğer insanlara ancak bir astronot kadar yaklaşabilen, duygu ve düşünce örnekleri toplayıp kendine dönen kişidir. Kimlik koleksiyoncusudur. Sermayesi, sattığı mal değil, müşterileridir. Karşısındakine bir önceki müşterisini satar. Turistin tezgahtan kalmak için değil, tezgaha oturmadan önce biraz düşünmesi gerekir. Ama Gabor’un da dediği gibi insanın öğrendiği ve unuttuğu ilk bilgi, düşünmektir. Dolayısıyla ilk insan da, son insan da turisttir. Tezgahtarsa şeytandır. Bu yüzden şeytan kelimesinin İngilizcesi satan diye yazılır.


    Malafa, geçtiğimiz yıl yayımlanan ilginç romanlardan biri. Hem kurgusu, hem de anlattığı dünyanın pek tartışılmayan yönlerine getirdiği çarpıcı eleştirileriyle, bir “ifşaat” romanı. Bu özellikleriyle, Türkiye gibi turizmden menkul bir gelecek düşünün üzerine inşa edilen ülkelerin içinde bulunduğu sosyo- ekonomik modelin tahlillerini yaparken başarılı bir endoskopi operasyonu gerçekleştiriyor. Antalya havaalanından giren turistlerin sayısıyla orantılı dolar hesaplarının yapıldığı bir dönemde, “
    Tezgahtarlar bin bir tezgahla Avrupa Birliği’nin kurucu üye ülkelerinin vatandaşlarından tane tane yumoş ( Euro) indirirken, Türk hükümetleri milyonlarca yumoşluk savaş uçaklarını tek tezgahta satın alır. Oy verenler hayatta kalmayı öğrenip tezgahtar olurken, oy alanlar, siyasi kariyerleri boyunca turist kalır..
    ” cümleleriyle turizmin sadece turizm olmadığının altını çizen bir ilk kitap Malafa.

  2. #2
    Emekli TF Yöneticisi
    Kayıt Tarihi
    16-02-2004
    Mesajlar
    14,309
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    11
    El attığı her konu hakkında aklımızı oynatacağımız kadar sert ve harika gözlemleri olan Hakan Günday bu kez de , turizm'i ele almış...

    Acenteler ile gelen turistlerin düştüğü tuzaklar,yediği kazıkları dönen tüm dolapları göz önüne sermiş..Bu insana aşkımızın artması için daha ne yazacak çok merak ediyorum.Malafa ; hakan gündayın son kitabı.

    Bir jewellry centerda geçiyor olay,ve sadece 3 saatlik bir zaman dilimini anlatıyor..Buradan tüm turizmi anlıyosunuz.

    Tezgahtarları,centerları,tatil köylerini,ışıltılı geceleri bukadar güzel anlatamaz bir insan.

    Ve kitap muhteşem bir cümle ile bitiyor yine:

    Dünya bir tezgahtır.Tezgahın hangi tarafında hayat olduğuysa ancak ölünce anlaşılır.

    Daha fazla anlatmayayım,emeğe saygı Alın okuyun efenim...Seviyoruz seni Hakan hocam.

  3. #3
    Misafir Foefs adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    13-11-2004
    Mesajlar
    7,650
    Karizma Gücü
    0
    Kim kime tezgat atıyor bunu kitabın sonunda anlıyor insan.

    İçindeki argo kelimeleri öğrenene kadar kıvranıyor.Dönen dolapları perde arkasını merak edenler için bir yudumda bitecek bir kitap.

    Sıralama şöyle benim için

    Kinyas ve Kayra
    Piç
    Zargana
    Malafa

  4. #4
    xXx
    xXx çevrimdışı
    xXx adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    29-11-2004
    Mesajlar
    5,396
    Karizma Gücü
    9
    Hakan Günday'ın hemen hemen tüm kitaplarını sipariş edeceğim tek tereddüt ettiğim kitap bu oldu. Sıkıcı ve sıradan diye yorumlar okudum.

    Yok mu daha fazla yorum (:

 

 

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Bu bölümde konulara mesaj yazabilirsiniz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •