Dört Penceresi olan bi odamız var. her penceresi farklı bi yöne bakıyor. Bu odaya dört öğrenci getiriliyor ve onlara bir müddet camdan bakmaları isteniliyor.. Sonra o öğrenciler sınıfa geliyorlar.. Öğretmen soruyor.. O odanın penceresinden gördüklerinizi kısaca yazınız.. Her öğrenci kısaca gördüklerini yazıyor ve kağıdı öğretmenlerine veriyor.. Sınıftaki diğer öğrenciler durumdan habersiz... Öğretmen kağıtları alıyor ve sınıfta okumaya başlıyor..
1. Öğrenci : Yemyeşil dağlar vardı, bir kısmının üzeri karla kaplıydı, bir küçük köy evi vardı, bahçesinde tavukar vardı, Dağlar arasında bi nehir akıyordu v.s. diye yazmış.
2. Öğrenci : Bahçenin hemen önünde küçük bi kumsal vardı, kumsalın sağı ve solu kayalık ve dağlıktı. Kalan kısımda uçsuz bucaksız bi deniz vardı ve pırıl pırıl parlıyordu..
3. Öğrenci : Küçük bi kasaba vardı.. Hava güzeldi, insanlar dışarlarda dolaşıyordu, çocuklar koşup oynuyoarlardı v.s.
4. Öğrenci : Kayaların hemen önünde deniz vardı, diğer tarafı dağlık ve ormanlıktı, diğer tarafında ise birkaç ev vardı. v.s. yazmış...
öğretmen bunları sınıfta okuduğunda bir uğultu başlıyor.. Hakikati bilmeyen öğrenciler kendi yakın buldukları öğrencinin tarafını tutuyor, diğerlerini suçluyorlar.. 1. doğru yazmış, 2. uydurmuş diğer hayır 3. doğru yazmış diğeri yalan söylüyor, bir diğeri de hayır falancanın kü doğru diğerlerinin ki yanlış vs. v.s.. bi atışmaca başlıyor..
İşte bizler de o sınıftaki öğrenciler gibiyiz.. Aynı odadayız ama farklı pencerelerden bakıyoruz. Kendi gördüğümüzün dışında bi manzara yok sanıyoruz.. Aslında daha çok pencereler ve daha bisürü farklı boyutlar var. Bu insan fıtratında olan bişey.. Birimizin beğendiğini bi başkası sevmiyor, Diğerinin kortuğundan öbürü zevk alıyor, birimizin yediğini diğeri yemiyor.. V.s... V.s...
Ama hepimiz aslında bu dünya gemisindeyiz ve Ahiret Meydanına doğru yüzmekteyiz.
Ufak Farklılıklarımıza rağmen yüzlerce ortak noktamız var...
Mesela Aynı gemideyiz.. Aynı Irktanız (İnsan olarak), Aynı Havayı soluyoruz, Aynı güneşten istifade ediyoruz, Aynı ALLAH a inanıyoruz v.s. v.s. gibi... Hele bu formdaki kişilerin %99 Aynı Milleten, aynı din den, aynı dilden ve çoğu aynı vatandan..
Şimdi sadede gelelim...
Ufak tefek fikir ayrılıklarımız yüzünden neden birbirimize katlanamıyoruz, Neden sıkıştığımız noktada Havlamaya ve hakaret etmeye başlıyoruz. Sizce tek doğru Sizinkisi mi ?.. Başka pencereler de yokmu bu hayata açılan...İnat ve gururla, karşımızdakine hakaret ederek, aşağılayarak yada onun için kutsal ve özel olan değerlere saldırarar nereye varabiliriz. Hak hakikatte gizlidir...Önce meselere bakış açımızdaki ölçümüz nedir ?.. Bu ortaya konulmalı.. Kim hangi pencereden bakmış.. Bu bilinirse o zaman hakikat daha iyi anlaşılır..


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla