ŞAKK-I KAMER
Cenab-ı Hakk, Peygamberlerine kitlelere tesir edebilmeleri ve imana gelmelerine yardımcı olacak bir salahiyet vermiştir.Bu küfr-i inadinin kırılabilmesi içindir.Yine kitlelerin kendilerine tabi olmalarını temin için birtakım harikulade lütuflar vermiştir.Bunlara mucize denir.
Mucizeler,her Peygambere kendi devrinde hayranlık uyandıracak farikalara göre lutfedilmiştir.Rasulullah Efendimiz’de bütün zaman ve mekanlara gönderildiğinden,kendinden önceki bütün Peygamberlerin üstünde bir salahiyet,iktidar ve mucizat O’ndan cem olmuştur.
Mucizelerin Hikmetleri
-Kitleleri tesir etmek ve insanları imana cezp etmek
-Mü’minlerin imanlarını takviye temek,gönülleri teslli etmek
-Peygamberlerin nübüvvet ve risaletini ispat etmek
-Kudret-i İlahi karşısında,münkirleri acze,müminleri hayretre düşürmek
Mucizeler,müminlerin imanlarını artırdığı gibi,haklarında ”la yedü” buyurulan,yani Rabbin hidayet vermeyeceği kimselerin de inkarını artırır.
Şakk-ı Kamer
Nübüvvetin 9.senesi vuku bulan şakk-ı kamer mucizesi,3 yıl gibi uzun süren zorlu veçetin boykot yılarından sonra gerçekleşmiştir.Başka bir rivayette de,Buhari bu durumun Hz.Ömer’in Müslüman oluşuyla,Habeşistan’a hicret arasında vuku bulduğunu zikreder.
Sebepleri
-Zalim müşriklerin boykot sebebiyle yorgun ve bitkin hale gelen müminlerin gönüllerine bir tazelik,hamle gücü,ümit iksiri sunmak.
-Kafirlere ise karşı koydukları bu yeni olşumun kudret ufku hakkında bir ikazda bulunmak.
Şakk-ı kamer mucizesi mehtaplı bir gecede,Rasulullah Efendimiz’in,Cenab-ı hakk’a duayla ilticadan sonra tahakkuk etmiş ve ayın bir parçası Ebu Kubeys Dağı tarafında,diğer parçası da Kuaykıan Dağı tarafından müşahade edildi.
Bu mucize karşısında da iman etmeyen müşrikler,bunu da sihirle itham ettiler.Fakat Mekke dışında da görüldüğü öğrenilince sihir olmadığı ispatlandı.
Şakk-ı kamer hadisesi,Peygamber Efendimizin büyük bir mucizesi aynı zamanda ahir zaman nebisi olduğu için O’nun dünyada zuhuru,kıyametin alametlerinden biridir.Nitekim ayet-i kerimede:
“Kıyamet yaklaştı ve Ay yarıldı!”(Kamer 1) buyrulmaktadır.
Peygamberimizin (s.a.v.) ay mucizesi
Peygamber Efendimizin (s.a.v.) en büyük mucizelerinden biri, Sâkk-i Kamer adiyla bilinen "Ay'in ikiye ayrilmasi"'dir. Mucize tahakkuk ettigi sirada Efendimizin (s.a.v.) yaninda bulunanlarin isimleri, mucizenin nasil gerçeklestigi, kimler ve hangi ülkeler tarafindan müsahede edildigi, fakat neden herkes tarafindan görülememiştir.
1967 yilinda firlatilan Orbiter-4 uydusundan alinan 67-1805 seri numarali fotograflarda, Ay'in dünyadan görünmeyen ara yüzeyinin, uzunlugu 240, kalinligi ise 8 km olan bir yarik tarafindan kusatildigi belirtilmisti. Bu yarigin bariz bir sekilde yükselmis yan kenarlari, Ay'in ayrildiktan sonra tekrar birlesmesi sirasinda olusmus intibaini kuvvetlendiriyordu.
Modern Astronomi ile ugrasan bütün ilim adamlarinca fevkalâde önemli bir kaynak olarak kabul edilen ve ilmi yönü tartisilmayan bircok kitapta yer alan 311 yillik Ay haritasiydi. Italyan gök bilimcisi Cassini tarafindan çizilen bu ay haritasinda, dünyamizdan görülen ay yüzeyinin tamamini kusatan tesadüflerle meydana gelemeyecek kadar muntazaman olan bir çizginin varligi, son derece net bir sekilde müsahede edilmekteydi. Bu çizginin ay'in ikiye ayrilip tekrar birlesmesiyle meydana gelebilecegini belirttigi yorumunda, zamanla yapisinda degisikliklerin olabilecegini ortaya koydu. Çünkü ay, her an yogun bir meteor bombardimanina tutuluyor ve 1 gramlik göktaslari bile, en sert kayalarda 30 cm derinliginde, 60 cm çapinda bir çukur açiyordu. Bilindigi gibi bu meteorlardan bazilari koruyucu atmosfer tabakasina ragmen dünyamiza düsmüs, Arizona çölüne düsen bir tanesi çevresi 5 km'ye ulasan 174 m derinliginde bir çukur açmisti.
"Döllenmis tek bir hücrenin parçalanarak 60 trilyona ulasmasi ve beden üzerinde kusursuz bir sekilde birlesmesiyle vücud bulan insanoglunun, Ay gibi suursuz bir kütlenin parçalanip tekrar birlesmesini inkâr etmesi, gerçekten gülünç ve acinacak bir tablodur"
(alıntıdır.)


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla



Ay'ı yaracağımıza,oraya bayrak dikmek için çalışsak daha eftaldi ama hala bununla övünmek teselli veriyor galiba?Ne tesellisi diyorlardı ona yav Anadolu'da?
