Bir futbol seyircisinin bütün resmi sıfatlarından sıyrılarak, mesleğini sürdürmekte olduğu takımın taraftarlarıyla birlikte tezahüratlarla galibiyet coşkusunu yaşamasından daha doğal hiçbirşey olamaz. Tuncay Şanlı bir Fenerbahçe taraftarı. Hemde gerçek bir Fenerbahçe taraftarı. Öyleki en kötü gününde bile olsa en azından sahada mücadele eden ve oynadığı her karşılaşmada formasını teriyle ıslatabilen nadir futbolculardan biri. Ve bir kupa maçının sonrasında tur atlamanın sevincini, maçın tamamlanmasının yaklaşık 2 saat sonrasında, rakip seyircilerin stadda bulunmadığı bir esnada kendi seyircileriyle "küfürsüz" tezahüratlar eşliğinde paylaşması nedeniyle yayıncı kuruluşun bu görüntüleri ekrana getirmesi sonucunda disiplin kuruluna sevk edildi...
Bugün futbol seyircileri arasında "en centilmen bulduğunuz futbolcu kimdir?" diye bir anket yapılsa çıkacak isimlerin en başında Tuncay Şanlı gelir. Öyleki Tuncay, ister derbi maç olsun, ister Milli, en kritik dakikalarda bile skor ne olursa olsun yaptığı bir faulden sonra gidip mutlaka özür diler, rakibini yerden kaldırır, hatta bu hareketlerini abartılı bulan ve maçın hırsına kapılmış kendi seyircisi tarafından bile yeri gelir ıslıklanır. Futbol müsabakasının içinde yer alan bir futbolcu için maç esnasında futbolcu kimliğinden, "rakip" kimliğinden, hatta çoğunun rakibini gördüğü "düşman" kimliğinden sıyrılıp centilmence hareket edebilmesi onun iradesinin sğlamlığını ve karakterini yansıtır. Bu yüzden Tuncay'ı taraflı tarafsız yıllardır izleyen seyirciler futbolculuğundan öte ne kadar "düzgün" bir adam olduğunu gayet iyi bilir.
Bu düzgün adamın disiplin kuruluna sevk edilmesini başlatan olaylar zincirinin ilk halkası da, Kadıköy'de oynanan Galatasaray maçında Galatasaraylı futbolcu Ümit Karan'ın beraberlik golünü attıktan sonra ellerini kulaklarına götürerek Fenerbahçe tribünlerini dolaşıp "sizi duyamıyorum" mesajını göndermesiyle başlar... "Rakip Sahada" bu hareketi yapabilen Ümit Karan'ı gören Tuncay'da, son dakikalarda Alex ile gelen galibiyet golüne en az Ümit Karan kadar sevinmiş olacakki, aynı hareketi yaparak kendi seyircisine döner. Tuncay'ın bu hareketi aslında gol sevincinden çok rakibine üstü kapalı "gönderme" niyeti taşır. Bu göndermeyi de gayet hızlı bir şekilde idrak eden Hasan Şaş'da son sürat Tuncay'ın üzerine gelip ellerini çekerek ve şöyle bir ittirerek anında cezalandırır. Tuncay bu harekete bile ses çıkarmaz, yaptığı tek şey hakeme bakmak olur ki bunun da bir fayda sağlamadığını o da bilir zaten... Üstelik yerden göğe kadar haklı olduğu halde maç sonunda "yaptığım hareket için özür dilerim" bile der Tuncay kardeşimiz...
Fenerbahçe'nin galibiyetiyle tamamlanan bu maçın rövanşında, Ali Sami Yen'de, Tuncay Şanlı tribünlerin yoğun "sevgi!" tezahüratlarıyla karşılanır. Galatasaraylı taraftarlar maç başlayana kadar neredeyse Tuncay'ın bütün akrabalarının hatrını sorarken, maç esnasında da topla her buluşmasında bu tutumlarını sürdürürler. Tuncay'ın 90 dakika içerisinde bu tezahüratlara verdiği tek cevap vardır, o da 8. dakikada attığı muhteşem goldür. Bu maç Fenerbahçe'nin yarı finale yükselmesiyle birlikte son bulur ve Galatasaraylı taraftarlar stadı kısa sürede boşaltır. Konuk seyirciler, güvenliği sağlamak amacıyla tribünlerde
bekletilirken, soyunma odasında duşlarını alıp kıyafetlerini değiştiren Fenerbahçeli futbolcular, hem kendilerini desteklemeye gelen taraftarlarının vefalarına karşılık vermek hemde tur sevincini paylaşmak üzere yaklaşık 2 saat sonra tekrar sahaya çıkıp taraftarlarıyla karşılıklı tezahürat yaparlar. Maç öncesinde ve maç sırasında koro halinde küfür edilen Tuncay Şanlı'da bu coşkuyu yaşyanların başında gelir doğal olarak. Çünkü herşeyden önce Tuncay Şanlı bir Fenerbahçe taraftarıdır. Ve görev aldığı bir müsabakanın 2 saat sonrasında "kimseyi tahrik etmeden, kimseye karşılık vermeden, sahanın ortasına bayrak dikmeden, rakip oyuncuyu taciz etmeden" sevinmek en doğal hakkıdır. Tuncay'ın eşlik ettiği hatta başlattığı tezahürat, kendi seyircisiyle arasında meydana gelen bir hadisedir ve bu görüntüleri kaydedip tüm Türkiye'ye seyrettirmek yayıncı kuruluşun yayıncılık anlayışıyla sabittir.
Bu görüntüleri ekrana getirenler, lütfen arşivlerinden derbi maçları çıkarıp tekrar izlesinler. Hakemin kartlarına müdahele ettiği dakikalarda bazı futbolcuların yüz ifadelerini ekrana getirip ağız hareketlerine dikkat etsinler. Eğer söz konusu olan küfür etmek, hareket ve sözlerle izleyicileri galeyana getirmek ise, bunu layıkıyla yapan çok sayıda futbolcu var Türkiye liglerinde. Bunları gündeme getirip kamuoyuna sunmakta, sözkonusu Fenerbahçe olduğunda görev aşkıyla yanıp tutuşan sevgili spor medyamız, en başta da yayıncı kuruluştur.
Türkiye'de disiplin kuruluna sevk edilecek çok fazla futbolcu, yayıncı, muhabir ve yazar var. Ancak Tuncay Şanlı kesinlikle bunlardan biri değil. Tuncay Şanlı, disipline edilmesi gereken bir futbolcu değil.


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla

