Aysel DURMAZKUL (*)


Millî Eğitim Bakanlığının ilköğretim okulları için yapılacak müfredat değişikliğine yönelik olarak başlattığı pilot uygulamalar devam etmektedir. Diğer illerdeki okullarda yapılan ve yapılacak çalışmalar nelerdir bunu bilmek şu an mümkün olmayabilir ancak bir ilköğretim okulunda çalışan psikolojik danışman olarak kendi okulumda eğitim ve Öğretimin oldukça verimli geçtiğini söylemek mümkün.

Bakanlığımız konu ile ilgili olarak Eylül-2004 döneminde Ankara'da pilot illerden belirlenen ilköğretim okullarının 1-5. sınıf öğretmenlerine, okul müdürlerine, psikolojik danışmanlara ve ilköğretim müfettişlerine bir seminer çalışması düzenlemiştir. Bu seminer çalışmasında tüm gruplara genel olarak müfredat değişikliğinin karşılaştırmalı nedenleri ve programa temel oluşturan yapılandırıcı yaklaşım anlayışı hakkında bilgiler verilmiştir. Sınıf öğretmenlerine, müfettiş ve psikolojik danışmanlardan farklı olarak her dersle ilgili etkinlik örnekleri uygulamak olarak sunulmuştur. O dönem, özellikle biz psikolojik danışmanların bu etkinlik uygulamalarının nasıl yapıldığı konusunda en az bir sınıf öğretmeni kadar bilgilendirilmesi gerektiğini ve bu konuda, seminerin biz psikolojik danışmanlar için bi raz daha zenginleştirilmesinin uygulamalarda karşılaşacağımız sorunlara pratik çözümler üretebilmemiz açısından yardımcı olacağı düşünülmüştür. Nitekim bu düşünce, uygulama sonuçlan görüldükçe özellikle velilerin bilgilendirilmesinde, öğrencilerle yapılan öğrenme güçlüğü konusundaki bireysel görüşmelerde, bu konuda haklı olunduğunu ortaya koymuştur.

Yapılandırıcı yaklaşım; hepimizin bildiği gibi öğrenmenin bilişsel ve duyuşsal boyutları olan zihinsel bir süreç olduğunu kabul etmektedir. Bu yaklaşıma göre öğrenme, bilgiler üst üste konmadan, özellikle yeni bilgiler, farklı duyulara yönelik yöntemlerle iyice kavratılıp öğrencide zihinsel şemalar oluşturularak gerçekleştirilmektedir. Yeni bir bilgi verilirken öğrencideki bu ön bilgiler harekete geçirilmektedir. Öğrenci merkezli yaklaşımda her öğrencinin yeni bilgiyi kendi kalıplarına göre kavrayıp benzersiz bir anlam yaratma ilkesi bulunmaktadır. Bu anlamda her öğrenciye daha önce öğrendiklerinden yeni ve özgün bilgiler üretmesi fırsatı da oluşturulmaktadır. Müfredat değişikliğinde biz psikolojik danışmanları en çok ilgilendiren konuların başında şunlar gelmektedir;
1. Öğrencilerin 1. sınıf ve ara sınıflar açısından öğretim yöntemlerine uyum sağlama sürecinde karşılaş tıkları sorunlar,
2. Ailelerin program değişikliği ve içeriği konusunda bilgilendirilme ihtiyaçları,
3. Kaynaştırma eğitimde bulunan öğrencilerin öğretim yöntemlerine uyum sağlama ve yarar görme süreci,
4. Sınıf içinde davranış problemleri olan öğrenci lerin eski uygulamalara göre bu durumların yeni programlara göre ne yönde etkileneceği.

1. sınıf öğrencilerinin okulumuz öğretmenleri ve öğrencileriyle zaman zaman yapılan bireysel görüşmelerde okuma yazmaya geçmede sorun yaşamadıkları, özellikle bitişik ve eğik yazmayı daha kolay ve daha muntazam öğrendikleri gözlemlenmiştir. Ders etkinliklerinin uygulamalı ve aktif olması öğrencilerde okula gelme, arkadaşları ile bir arada olma ve öğrenme isteğini bu yönde olumlu etkilemiştir. 1. sınıflar ve ara sınıflarda dersin konusu ve içeriğine göre gezi gözlem ve İncelemeye dayalı etkinlikler gerçekleştirilmiş, işlenen konuya uygun olarak yakın ve uzak yerlere geziler yapılmıştır. Bu tür çalışmalarda özellikle öğrencilerin gözlem yaparak geçmişte ve şu anda öğrendikleri bilgileri anlamlandırmalarına fırsat sunulmuştur. Okulumuzun orta sosyo ekonomik bölgede olması ve velilerimizin eğitim durumunun (%53'i ilköğretim, %35'i lise mezunu, %8'i üniversite mezunu) yer aldığı bölgeden diğer bölgelere göre yüksek olması nedeniyle ve lilerimizin program değişikliğine bir hayli duyarlı olduğu görülmüştür.

Özellikle sene başında "Pilot Okul" olmanın verdiği belirsizlik ve bunun yarattığı kaygı nedeniyle okulumuzun velileri tam bir şaşkınlık yaşamışlardır. Bir kısmı çocuklarının kaydını başka okula almış ya da almak istemiş, bir kısmı bu değişikliğin diğer okullarda sürdürülen eğitimden geri kalınacağı için belirsiz bir konu olduğunu düşünmüş ve bu konudaki kaygılarını sık sık dile getirmişlerdir. Bu anlamda psikolojik danışman ve sınıf öğretmeni iş birliği ile yürütülen veli toplantılarının son derece yararlı olduğu görülmüştür. 4.ve 5. Sınıfların velilerine; programın içeriği, eski ve yeni program arasındaki farklılıklar, veli olarak kendilerine düşen görevler hakkında bilgiler verilmiş, soruları cevaplandırılmıştır.

Rehberlik ve psikolojik danışma servisine ulaşan sorunlardan, müfredat değişikliğine yönelik açıklamaların yetersiz ya da eksik yapıldığı sınıflarda öğrenci, öğretmen ve veli iletişiminde, öğretim yöntemlerinde, velinin iş birliği konusunda sorunlar yaşandığı görülmüştür. Velilerin öğrencinin evde eski sistemdeki gibi ödevlendirilmemesinden, sınava hazırlanırken kaynakların dağınık olmasından, öğrencinin değerlendirilme yöntemlerinden kafası karışmıştır. Çoğu veli yeni programdaki rol ve görevleri konusunda kendini ye tersiz hissetmiştir. Bu durum kanımca 2005-2006 eğitim-öğretim yılında karşılaşılabilecek en önemli sorun olarak ortaya çıkacaktır.

Bu konuda özellikle Eylül ayı içinde planlanacak sınıf öğretmenlerinin ve psikolojik danışmanların ortaklaşa yürütecekleri veli konferansları oldukça yararlı olacaktır.

Kaynaştırma eğitimi, eğitim sistemimiz içinde bir çok sorunla birlikte yürütülen ve buna rağmen bu özellikte olan öğrencilerin oldukça fazla yarar gördüğü bir yöntem olarak yer almaktadır. Sözü edilen sorunların başında her sınıf öğretmeninin özel eğitim yöntemleri ve yaklaşımları konusunda yeterli bilgi, beceri ve ilgiye sahip olmaması gelmektedir. Ancak okullarda bulunan psikolojik danışmanların bu öğrenciler adına veli, öğretmen ve diğer öğrencilerle yürüteceği rehberlik çalışmalarının bu konudaki verimliliği artıracağı düşünülmektedir. Özellikle dönem dönem sınıf öğretmenlerinin uygulayacağı performans değerlendirme ölçekleri gözlem ve görüşme raporları öğrenciler hak kında oldukça sağlıklı bir izleme ve eğitim-öğretim çalışması yapılmasına olanak tanımaktadır. Velilerle yapı lacak bilgilendirme, bilgi edinme ve rehberlik amaçlı toplantılar da öğrencinin bu eğitimden ne kadar yan gördüğü, daha neler yapılması gerektiği ve sorunların giderilmesinde belirleyici olmaktadır.

Etkinlik uygulamalarını izlemek amacıyla yapılan sınıf ziyaretlerinde özellikle kaynaştırma öğrencileri incelendiğinde bu öğrencilerin olumlu yönde daha aktif, konu ile ilgili bir çaba İçinde oldukları ve diğer öğrencilerden yardım alarak, etkileşim içine girerek derse katıldıkları görülmüştür. Yaparak öğrenmeye dayalı etkinliklerde öğrencilerin ders aracını (matematik dersi; araçlar-çivili tahta, paket lastiği, cetvel) kullanma çabaları kayda değer görülmüştür. Bu anlamda diğer öğrencilerin, kaynaştırma öğrencilerinin etkinlik yaparken zorlanmaları hâlinde onlara yardımcı olmaya çalışmaları, fikir vermeleri kaynaştırma öğrencilerinin yaşıtları arasında sosyalleşmeleri açısından oldukça sevindirici bir gelişmedir.

Davranış problemlerine sahip Öğrenciler (kendine ve başkalanna zarar veren, dersin akışını bozan, oto kontrolü zayıf öğrenciler), öğretmenlerin eğitim öğretim çalışmalarını yürütmeleri sırasında karşılaştıkları sorunların başında gelmektedir. Daha önceki sistemde bu tip öğrencilerin sınıfta daha sessiz, daha az hareketli ve başkaları ile daha az iletişim içinde olmaları beklenir ve bunu sağlamakda genellikle etkili bir disiplinle mümkün olmaktadır. Öğretmenin bilgi, deneyim ve yaklaşım tarzının niteliği bu tip öğrencilerin kontrolünü oldukça fazla etkilemekteydi.

Sınıf ziyaretlerinde yapılan gözlemlerde daha önce derse katılmayan, dersi sabote etme çabası içinde olan, derse hazırlıksız gelen bu öğrencilerde olumlu yönde bir hareketlilik gözlenmiştir. Örneğin 5. sınıf Fen ve Teknoloji dersinde (Konu: Omurgalı ve Omurgasız Hayvanlar) çocukların hayvanları Öğretmenin önceden verdiği bilgiler doğrultusunda sınıflandırarak bir afiş çalışması yapmaları istenmiştir. Öğrencilerin gruplaşarak çalışmalarına izin verilmiş ve her öğrenci kendi kendine bir görev üstlenmiştir. Davranış problemleri olan öğrencilerin daha çok ayakta çalıştıkları, diğer öğrencilere malzeme getirip götürdükleri ve grupta motor gücü yarattıkları ve bu öğrencilerin her durumda derse etkin olarak katıldıkları gözlenmiştir.

Yine 3. sınıf Matematik dersinde (Konu: Açılar ve Üçgen) çocukların 11x11 adet çivili tahta üzerinde paket lastiklerinden öğretmenin daha önce verdiği bilgileri kullanarak açı ve üçgenler yapmaları istenmiştir. Davranış problemleri olan öğrencilerin özellikle diğer öğrencilere lastiği ve çivili tahtayı nasıl kullanacakları konusunda öncülük yaptıkları, bu araçları farklı şekillerde (dersin amacına uygun olarak; lastikle kare, çok kenar, geniş üçgen gibi) kullandıkları gözlenmiştir. Kısacası bu tip öğrenciler "ders aracı ile" olumlu yönde meşgul olmuşlardır.

3. sınıflarda Türkçe dersi için yapılan bir sınıf ziyaretinde de öğrencilerin bir okuma parçasında büyük harf kullanılması gereken yerleri belirlemeleri istenmiştir. Bu çalışmadan önce öğrencilerin konu ile ilgili olarak daha önce öğrendikleri bilgiler hatırlatılmış, öğrencilere önceki öğretilen bilgilerle yeni öğretilecek olanlar "ilişkilendirilmiştir". Her öğrenci kendilerine verilen metnin üzerinde büyük harf kullanılması gereken yerleri işaretlemişler ve daha sonra birbirleri İle değiştirerek hatalarını kontrol etmişlerdir. Öğrencilerin burada son derece dikkatli ve objektif bir değerlendirme gayreti içinde oldukları bunun yanı sıra hataların nedenlerini de birbirlerine "doğal" bir biçimde açıkladıkları görülmüştür. Etkinlik, öğretmenin öğrencilerin verdiği doğru cevapları tahtaya yazması ile sürdürülmüştür. Bu etkinlikte de sınıftaki her Öğrenci gerek bireysel gerekse grup çalışmalarında eskiye göre daha etkin bir performans sergilemiştir.

Kısaca özetlemek gerekirse 2004-2005 eğitim öğretim yılında okulumuzda uygulanmakta olan yeni öğretim programının eski programa göre, Öğrencinin katılımı, performansı, öğrendiklerini kavrama becerisi açısından olumlu olduğu görülmüştür. Yeni programın başarı sağlamasında en önemli faktörlerin başında; öğrenci velilerinin konu ile İlgili olarak sistemli ve sürekli olarak bilgilendirilmesi, ders araç-gerecinin çeşitlendirilmesi, öğretmenin, etkinliğin sunumu açısından farklı yol ve yöntemleri kullanması ve araç-gereç yönünden yaratıcılık yönünün güçlü olması gerektiği düşünülmektedir.

(*) Uzman Psikolojik Danışman, Vali Rahmi Bey İlköğretim Okulu - İZMİR