Okullarda hergün kavga çıkıyor, öğrenciler birbirine giriyor. Okul yöneticileri gibi, Milli Eğitim Bakanlığı da olup bitenleri sadece izliyor. Sadece izlemekle de kalmıyor, olayları başkalarının üzerine atıyor. Bakan, olayları medya körüklüyor yorumunu yapıyor. Bakan'a göre bütün suç bu olayları yazan ve yansıtan medyada. MEB'in hiçbir suçu yok. Onlar sütten çıkmış ak kaşık gibiler. Partilerin adı da zaten öyle.
Oysa bu konuda yapılmış ciddi ve bilimsel araştırmalar da var. Bu araştırmalardan birini yapan Çukurova Üniversitesi Eğitim Fakültesi'nden bir öğretim üyesi. Bu öğretim üyesi, CNN Türk'te, Çiğdem Anat'ın haber programına bağlanıyor.
Öğretim üyesi olaylarının nedenini biliyor. Fakat adamcağız, "Olaylar şu şu nedenden kaynaklanıyor. Başlıca neden de, televizyonda gösterilen şu dizi" diyemiyor. Herhalde, o da bu dizinin adını söylerse, başına bir şeylerin geleceğini düşünüyor ve çekiniyor.
Ama, Çiğdem Anat sorusunu habire tekrarlıyor, adamcağız habire kaçıyor. En sonunda, "Olaylara karışan öğrencilerin yüzde 52'si, televizyonda gösterilen malum yerli diziyi başladığından bu yana hiç kaçırmadan izlemişler" deyiveriyor.
Evet, baştacı ettiğimiz, Amerikalı meşhur oyuncuları bir iki dakikalığına trilyon liralara oynattığımız meşhur dizimiz öğrencileri kendine iyice özendirmiş. Başka ne bekleyebilirdik ki.
Milli Eğitim Bakanlığı'nda çalışanlar ve MEB koltuğunda oturan muhterem zat ciddi eğitimci olsalardı, bu ve bunun gibi kaba kuvvet dizi ve filmlerin öğrencileri, gençleri olumsuz etkileceğini aylar önce dile getirirlerdi. Önlem alınmasını isterler.
Hatta yasaların kendilerine verdiği yetki ile başka şeyler de yapabilirlerdi. Sadece Milli Eğitim Bakanlığı mı? Radyo Televizyon Üst Kurumu ne güne duruyor?
Öğrencilerin ve gençlerin olumsuz etkilenmesi onları ilgilendirmiyor mu? Onların görevi sadece AKP iktidarını eleştiren televizyon kanallarına baskı yapmak mı?
Uydu antenler vasıtasıyla şakır şakır porno filmler izlenirken, onların görevi şifreli yayın yapan televizyonları denetlemek mi? Evet, RTÜK'ün görevi ne?
Bence en iyisi Bayan Temel İçgüdü'ye birkaç trilyon lira daha vererek Türkiye'ye getirmek ve temsili olarak seçilen birkaç öğrenciyi öpmesini sağlamak.
Gerçi İsrailliler bizden akıllı ve hızlı davranıp, bayan Temel İçgüdü'yü ülkelerine getirdiler. Hem de bir hafta konuk ettiler. Hem de çok daha cin gibi davranarak, Bayan Temel İçgüdü'ye anaokullarını ziyaret ettirdiler. Ne olur ne olmaz diyerek, çok daha küçükken öğrencilerini ona sevdirip, öptürdüler.
Benden söylemesi.
ÖZELLERDE NEDEN KAVGA YOK
Bir diğer konuda şu: Bu diziyi herkes izliyor. Özellikle geri kalmış bölgeler ve semtlerde yaşayanlar. Ama zenginler de izliyordur herhalde. Özel okullarda okuyan öğrencilerin izlemediğini de kimse söyleyemez.
Ama her nedense, öğrenci kavgaları hep devlet okullarında çıkıyor. Özel okul öğrencileri bu diziden etkilenmiyor mu? Elbette etkileneleri vardır. Fakat kavga etmelerine fırsat verilmiyor. Fırsatı kim vermiyor.
Özel okullarda görev yapan yöneticiler. Milli Eğitim Bakanlığı hep başkalarını suçlayacağına, biraz da kendi adamlarına baksa ya.

alıntıdır...