Finansal marketler katılımcılarına sahip oldukları finansal araçlarla ilgili olarak en uygun şartları sunarlar. Bu marketlerin temel fonksiyonları şunlardır: likiditeyi sağlamak, varlık fiyatlarını belirlemek, katılımcıların yüklendikleri faaliyet maliyetlerini azaltmak.


Finansal marketlerde çok çeşitli finansal araçlar bulunur ve bu marketlerin çalışması bu finansal araçlara bağlıdır. Gerçekte marketlerin sınıflandırılması, işlem göre finansal araçlara ve bu finansal araçların bunların geri ödeme şartlarına göre yapılır.


Farklı finansal araç tiplerine bağlı olarak sermaye piyasaları borç senetleri ve hisse senetleri piyasası olarak ikiye ayrılabilir. Borç senetleri piyasasında borç senedini elinde tutan gelecekte sabit bir miktarı alma hakkı kazanır. Diğerinde ise hisse senedi ihraç edenin tüm borç senetlerini ödedikten sonra elinde kalan gelire göre hisse senedini elinde tutana bir tutar ödeme yükümlülüğü doğar.


Piyasalar bir de finansal araçların geri ödeme şartlarına göre sınıflandırılır. Bunlar: yüksek likidite içeren piyasalar (para piyasaları) ve sermaye piyasalarıdır. İlki 12 aya kadar vadeli varlıklar olan kısa vadeli senetlerin işlem gördüğü piyasalardır. Diğer ise 12 aydan uzun vadelileri içerir. Bu sınıflandırma sadece sabit vadeleri olan bono ve tahviller içindir. Hisse senetlerinde bu sınıflandırma yapılamaz.


Şimdi sıra geldi hisse senetleri piyasasına. Hisse senetlerini satın alanlar paralarını hisse senedini ihraç eden şirkete yatırırlar ve şirketin ortağı olurlar. Şirketin karar verme sürecindeki ağırlıkları ellerinde bulundurdukları hisse senedi sayısına bağlıdır. Şirketin finansal tecrübesi sebebiyle piyasadaki bölümü ve gelecek potansiyel hisseleri çeşitli gruplarla sınıflandırılabilir.



1. Büyük Şirketler

Uzun süreli büyüyen kar rakamlarına sahip olan ve düzenli kar payı ödeyen büyük şirketlerin hisseleri



2. Hızlı Büyüyen Şirketler

Bu tür şirketler hızlı büyür; yöneticileri gelirleri tekrar şirketi geliştirmeye ve modernizasyonuna yatırır. Bu şirketler nadiren kar payı öder ve öderlerse bile ödedikleri tutar azdır.



3. Gelir Getiren Şirketler

Gelir getiren şirketlerin hisse senetleri yüksek ve istikrarlı kazançlara sahip şirketlerin hisse senetleridir. Bu şirketler yüksek kar payı öder.



4. Savunmacı Şirketler

Bunlar piyasa düşerken fiyatları sabit kalan hisse senetleridir. Durgunluk zamanlarında da iyi performans gösterirler. Riski en aza indirgeyebilirler.


Hisse senetleri hem ülke içinde hem de ülke dışında ihraç edilebilirler. Elinizde hisse senediniz varsa, bunları alıp satmanın yanı sıra kar payı da elde edebilirsiniz. Kar payları da ödendikleri döneme göre farklılık gösterir. Bazen yüksek bazen de düşük olabilirler. Bazı dönemler şirketler hiç kar payı ödemezler. Bu dönemler özellikle mali bunalım dönemleridir ve şirket yöneticileri dönem kazançlarını tekrar yatırım yapmak için kullanırlar. Hisse senedine ödeyeceğiniz fiyatı hesaplarken kar payını da hesaba katarsınız.


Bir hisse senedinin fiyatını üç ana faktör belirler: Yıllık kar payı yüzdesi, kar payı büyüme oranı ve iskonto oranı. Sonuncusuna beklenen getiri oranı da denir. Riski yüksek olan şirketlerin yüksek getiri oranına sahip olması beklenir. Nakit akışı ne kadar yüksek olursa hisse senedi fiyatı o kadar yüksek olur. Aradaki bu ilişki varlıkların değerini belirler.


Hisse senedi alırken risklerin ve kar payının analizinin yanında hisse senedinin ait olduğu şirketi de kar/zarar tablosu, bilançosu, nakit akışı, kar dağıtımı, verdiği maaşlar, vb. açısından dikkatli bir şekilde incelemek de çok önemlidir. Şirketin iyi ve kötü yönlerini dikkatlice inceledikten sonra hisse senetlerini alıp almaya karar vermeniz gerekir. Edindiğiniz bilgiden emin değilseniz hisse senetlerini uzun süre tutmak, özellikle de mali tabloları açıklanana kadar beklemek tavsiye edilmez.


HAFTANIN SORUSU
YATIRIM YAPARKEN KULLANILABİLECEK BİLGİ KAYNAKLARI NELERDİR?


Sermaye piyasalarının etkin bir biçimde çalışmasının temel gereklerinden birini, piyasanın genel durumu ve yatırım araçları hakkında yeterli bilgi akımının sağlanabilmesi oluşturmaktadır.

Her yatırımcı yatırım kararını almadan önce bu bilgileri elde etmek ve onları kendi kanaat ve tercihleri doğrultusunda dikkatli bir şekilde değerlendirmek durumundadır.

Yatırımcı genel ekonomik durum ile bunun yatırım aracının değerine ve yatırım yaptığı şirket ve bulunduğu sektöre olan etkilerini dikkate almalıdır.

Yatırımcının kullanabileceği bilgilerden bir kısmı yorum ve değerlendirme içermeyen, genel olarak ekonomi, sektörler ve firmalar ile ilgili rakam ve istatistiki verileri kapsayan bilgilerdir. Bu tip bilgilere Devlet İstatistik Enstitüsü, Hazine ve Dış Ticaret Müsteşarlığı, Merkez Bankası, İstanbul Menkul Kıymetler Borsası (İMKB), Bankalar Birliği gibi kurum ve kuruluşlarca çıkarılan yayınlar, bu kurumların WEB sitelerinde yer alan bilgiler örnek verilebilir.

Buçerçevede, Sermaye piyasasına yatırım yapanlar;


1)İMKB Web sayfasından hisse senetleri borsada işlem gören halka açık şirketlerin kamuya açıklanan mali tablolarına, özel durum açıklamalarına (sermaye piyasası araçlarının değerini ve yatırım kararlarını etkileyebilecek önemli olay ve gelişmeler) ve piyasalara ilişkin çeşitli verilere ulaşabilirler.

2)Bunun yanında Kurul’un aldığı önemli kararlar (Kurul’un aldığı ilke kararları, suç duyuruları v.b.) Kurul’un Web sayfasında bulunan Kurul Haftalık Bülteni’nin takibi suretiyle öğrenilebilir. Kurul’un web sayfasından aracı kurumların yetkili oldukları alanlar, Kurul’un yaptığı suç duyuruları, izinsiz halka arzlar nedeniyle yapılan işlemler v.b. hakkında da bilgi edinilebilir.

3)Kurul tarafından kayda alınan, halka arz edilecek sermaye piyasası araçlarına ve ihraççılarına ilişkin olarak bilgi edinilmesini teminen Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi (TTSG)’nde yayınlanan izahname ve gazetelerde yayınlanan sirkülerler takip edilmelidir. Ayrıca ihraç ve halka arz esnasında izahname ve sirkülerlerin başvuru merkezlerinde bulundurulması gerekmektedir.
Elde edilen bilgilerin bir kısmını ise, bilgilerin derlenip, çeşitli teknikler kullanılarak veya sadece tecrübelere dayanılarak değerlendirildiği ve elde edilen sonuçların yatırımcının yatırım kararına hizmet edecek şekilde yorumlandığı bilgiler oluşturmaktadır. Aynı verilere dayanmasına rağmen bu tip bilgi kaynakları farklı teknik ve değerlendirmelerin kullanılması nedeniyle farklı ve birbiri ile çelişen sonuçlara ulaşabilecektir.

Bu nedenle bu tip bilgiler kullanılırken kaynak seçiminde çok dikkatli olunması gerekmektedir. Kaynağın güvenilirlik derecesini belirlerken, söz konusu kaynakların bilgi ve deneyimleri, kullanılan model ve yöntemler, verileri aldıkları kaynaklar v.b. kriter olarak alınabilir. Gazetelerin ekonomi sayfalarında, ekonomi ve finans içerikli dergilerde, aracı kurumların araştırma birimlerince yayınlanan raporlarda yer alan yorumlanmış bilgiler de bu tür bilgilere örnek verilebilir.


Arif UĞUR

-dünyagazetesi-