• Reklam
2 sonuçtan 1 --- 2 arası gösteriliyor
  1. #1
    BlackPanther adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    19-03-2006
    Mesajlar
    193
    Karizma Gücü
    0

    İmansızlığa götüren şeyler

    Sual: Günah işlemek ve işlemeye devam etmek insanın imansız ölmesine sebep olmaz mı?
    CEVAP
    Büyük günahları işlemek ve devam etmek insanı küfre sürükleyip, imansız ölmesine sebep olabilir.

    Sual: Büyük günahlar nelerdir?
    CEVAP
    Büyük günahlardan bazıları şunlardır:

    1- Bid'at sahibi olmak

    2- Günah işlemeye devam etmek

    3- Müslüman olduğuna şükretmemek

    4- İmansız ölmekten korkmamak

    5- Zulmetmek

    6- Anaya-babaya âsi olmak

    7- Doğru olsa da çok yemin etmek

    8- Namazı öğrenmeye ve çoluk-çocuğa öğretmeye önem vermemek

    9- İçki içmek

    10- Yalan yere evliyalık taslamak

    11- Günahını küçük görmek

    12- Kendini beğenmek

    13- İlim ve ibadeti ile kendini üstün görmek

    14- Haset etmek

    15- Tecrübe etmeden bir kimseye iyi demek

    16- Yalana, gıybete devam etmek

    17- Ehl-i sünnet âlimlerinin kitaplarından uzak durmak

    18- Kâfir olsa da komşusuna eziyet etmek

    19- Dünya işleri için, çok sinirlenmek

    20- Büyü yapmak

    21- Salih olan mahrem akrabayı ziyareti terk etmek

    22- Allahü teâlânın sevdiklerini sevmemek; sevmediklerini sevmek

    23- Mümin kardeşine üç günden fazla kin tutmak

    24- Zina veya livata yapmak

    25- Açık saçık giyinmek

    26- Katillik

    27- Hırsızlık

    28- Uyuşturucu madde kullanmak

    29- Gasp

    30- Ramazan orucunu, açıktan yemek

    31- Zaruretsiz faiz vermek

    32- Haksız yere yetim malı yemek

    33- Ölçü ve tartıda hile yapmak

    34- Namazı vaktinden önce veya sonra kılmak

    35- Kalb kırmak

    36- Rüşvet almak

    37- Malın zekatını ve uşrunu vermemek

    38- Canlı hayvan ateşte yakmak

    39- Kur'an-ı kerimi öğrendikten sonra, okumasını unutmak

    40- Allah’ın rahmetinden ümidini kesmek

    41- Hainlik etmek

    42- Eshab-ı kiramdan herhangi birisini sevmemek

    43- Namuslu kadına, kötü kadın demek

    44- Müslümanlar arasında söz taşımak

    45- Avret yerini açmak veya başkasının avret yerine bakmak

    46- Emanete hıyanet etmek

    47- Cimrilik

    48- Dünyaya düşkünlük

    49- Allahü teâlânın azabından korkmamak

    50- Haramı haram helalı helal bilmemek

    51- Falcıların falına inanmak

    52- Kadına, kıza yani harama bakmak

    53- Kadınların erkek, erkeklerin kadın elbisesi giymesi

    54- Ettiği iyiliği başa kakmak

    55- Allah’tan gayriye yemin etmek. Mesela çocuğumun ölüsünü öpeyim gibi

    56- Küçük günahı işlemeye devam etmek

    57- Bir namaz vaktini kaçıracak zaman kadar cünüp durmak

    58- Çalgı çalmak ve dinlemek

    59- İntihar etmek

    60- Dinini öğrenmemek.


    Günahı önemsiz saymak
    Sual: Günahı önemsiz saymak ne demektir, nasıl olur?
    CEVAP
    Günahı önemsiz saymanın ne demek olduğu çok kimse tarafından bilinmemekte, bu yüzden günahkârlara kâfir denmektedir. Mesela (İçki içmeye devam eden kimse, haram olduğuna önem verse, içmez, açık gezen bayan, bunun haram olduğuna önem verse kapanır. O halde bunlar, işlediği günahlarına üzülmedikleri, yani haramı önemsiz saydıkları için kâfirdir) demek yanlıştır.

    Üzülmeyen, önem vermeyen kâfir olur ama, üzülmek, önem vermemek ne demektir?
    Mesela namazını kılan bir bayan, açık gezmenin günah olduğunu biliyorsa, (Kapanmak Allah’ın emri, kapansak iyi olur ama, bu zamanda kapanamıyoruz) derse, bu bayana kâfir denmez. Bunun gibi içki içen kimse de, (İçki haramdır, fakat alıştık bırakamıyoruz) derse, bu kimseye kâfir denmez. Aksine, hiç içki içmeyen birisi, (bir bardak şarap içmek günah sayılmaz) dese küfre girer. Yahut, (Herkes açık geziyor, ne oluyor, biz de geziyoruz, herkes içiyor, biz de içiyoruz, sarhoş olmadıktan sonra ne zararı olur) diyerek haramı önemsiz saymak küfür olur.

    Allahü teâlânın gazabı günahlar içinde saklıdır. Bir günah yüzünden büyük azaba maruz bırakabilir. Yüz bin sene ibadet eden iyi bir kulunu, sonsuz olarak Cehenneme koyabilir. Mesela yüz bin sene itaat eden İblis, kibrederek secde etmediği için sonsuz olarak Cehennemlik oldu. Âdem aleyhisselamın oğlu, bir adam öldürdüğü için ebedi Cehennemlik oldu. Her duası kabul olan Belam-ı Baura, bir günaha meylettiği için imansız gitti. Karun zekat vermediği için malı ile helak oldu. O halde her günahtan kaçmaya çalışmalı. Hadis-i şerifte, (Çok küçük bir günahtan kaçmak, bütün cin ve insanların ibadetleri toplamından daha iyidir) buyuruluyor.

    Günah işleyince de ümitsizliğe kapılmamalı, hemen tevbe etmelidir. Mümin hem Allah’ın rahmetinden ümidini kesmemeli, hem de Ondan çok korkmalıdır. Hadis-i şerifte (Müminin kalbinde korku ile ümit varsa, Allahü teâlâ onu umduğuna kavuşturur, korktuğundan da emin eder) buyuruldu. Yani bir mümin, Allah’ın azabından korkar, rahmetinden de ümidini kesmez, haramlardan kaçıp ibadetlerini yapmaya çalışırsa Cennete gider.

    Bir insan ne kadar büyük günah işlerse işlesin, Allah’ın rahmetinden ümidini kesmemelidir. Hatta azılı bir kâfir bile tevbe edip "La ilahe illallah Muhammedün Resulullah" dese, bütün günahları affolur, tertemiz bir insan olur. Yani dünyada iken Allah’ın affetmediği günah yoktur. Tevbe edince şirki yani kâfirliği de affeder. Öldükten sonra artık kâfirlere af yoktur. Kur'an-ı kerimde, (Allah’ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin, Allah bütün günahları affeder) buyuruluyor. (Zümer 53)

    Allahü teâlânın rızasının ve gazabının hangi işte, hangi sözde olduğunu bilmeyiz. Bu bakımdan hiçbir sözü, hiçbir iyiliği ve kötülüğü küçük görmemelidir. Cenab-ı Hak, rızasını iyilikler içinde, gazabını da günahlar içinde saklamıştır. Önem verilmeyen bir günah, Allah’ın gazabına sebep olabilir. Onun için sözümüze dikkat etmeliyiz. Atalarımız, (Söz var iş bitirir, söz var baş yitirir) demişlerdir.

    İbadet yapmamak, günahlardan kaçmamak insanın kalbini karartır, zamanla küfre sokar, kâfir olur. Günahların hepsi Allah’ın emrini yapmamak olduğundan büyüktür. İbni Münkedir hazretleri ölüm döşeğinde ağlıyordu. Sebebini sordular. "Kasten büyük bir günah işlemedim. Önemsiz saydığım küçük bir günah, Allah’ın gazabına sebep olduysa diye korktuğum için ağlıyorum" dedi. İşte böyle korkular müslümanın kurtuluşuna sebeptir. Çünkü hadis-i şerifte, (Allahü teâlâ, kıyamette buyurur ki: "Dünyada iken bir gün beni hatırlayıp ananı, benden bir kerecik korkanı, Cehennemden çıkarın") buyuruldu.


    İmanı kurtarmanın çaresi
    Sual: (Dinin onda birini yapan kurtulur) anlamında bir hadis varmış. Yani on farzdan birini yapan ve on haramdan birinden kaçan kurtulacak mıdır?
    CEVAP
    O hadis-i şerifin meali şöyledir:
    (Ey eshabım, siz öyle bir zamandasınız ki, dinin emir ve yasaklarının onda birine uymazsanız helak olur, Cehenneme gidersiniz. Öyle bir zaman gelecek ki, emir ve yasaklarının onda birine uyabilen, Cehennemden kurtulur.) [Tirmizi, Taberani]

    Bir başka hadis-i şerif meali de şöyledir:
    (Siz öyle bir zamandasınız ki, âlimleri çok, hatipleri azdır. Bugün bildiğinin onda birini terk eden helak olur. Bir zaman gelecek ki, bilenler az konuşanlar çok olacaktır. O zamanda, dinin emir ve yasaklarının onda birine uyan kurtulacaktır.) [İ. Ahmed]

    İmam-ı Türpüşti diyor ki:
    Bu hadis-i şerif, emir olunanların hepsi için değildir. Çünkü dinin aslında bildirildiği gibi öyle emirler vardır ki, müminlerden hiçbir fert onu terk edemez. Onu ihmal etmek için özür makbul olmaz. O farzlar muaf olamaz. Bu hadis-i şerif emr-i maruf ve nehy-i münker içindir. Yani, siz öyle bir zamandasınız ki, emr-i maruf ve nehy-i münkerden birini terk etseniz helak olursunuz. Çünkü din kuvvetlenmiş, hak meydana çıkmıştır. Dinin yardımcıları çoktur. Hiçbiriniz mazur olmaz. Gevşeklik özür olmaz. Fakat, fitne fesat zamanında, hak gizli olur. O zaman böyle değildir.

    Müslümanların kimsesiz kaldığı bir zamanda. İslamiyet için, azıcık yardım etmek, binlerce altın vermiş gibi sevap olur. Hele dinsizlerin, Müslümanlarla alay edenlerin çoğaldığı, Müslüman evlatlarını dinden çıkaran propagandaların yayıldığı zamanda yapılan az bir ibadete, kat kat çok sevap verilir.

    Büyük bir âlimin açıklaması da şöyledir:
    Bu hadis-i şeriften maksat, imanı kurtarabilmektir. İmanı kurtarabilmek yani imanla ölmek için de iki şey lazımdır:
    1- Doğru imana yani Ehl-i sünnet itikadına sahip olmak.
    2- Salih amellere sarılmak. İman, muma benzer, ibadetler mum etrafındaki fener gibidir. Mum ile birlikte fener de, İslamiyet’tir. Olmazsa fener, mum çabuk söner. İmansız İslam olmaz, İslam olmayınca, iman da yoktur. Bunun için Kur’an-ı kerimde, (İman edip salih amel işleyenler) ifadesi geçmektedir. Demek ki imanı muhafaza edebilmek için, salih ibadetlere sarılmak şarttır. Salih ibadetlere sarılabilmek için de fıkhı iyi bilmek şarttır. Çünkü bilmeden yapılan ibadet boşa gider.

    Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
    (Her şeyin dayandığı bir direk vardır. Dinin temel direği, fıkıh bilgisidir.) [Beyheki]
    (Allah, iyilik etmek istediği kulunu fakih yapar.) [Buhari]

    (Allah indinde en üstün kimse fakihtir.) [M.Zühdiyye] (Fakih = fıkhı bilen)
    (İbadetlerin en kıymetlisi fıkhı öğrenmek ve öğretmektir.) [İbni Abdilberr]
    (Âlimlerin en hayırlısı fıkıh âlimleridir.) [İ.Maverdi]

    (Fıkhı bilmeden ibadet etmek, gece karanlıkta bina yapıp, gündüz yıkmak gibidir.) [Deylemi]
    (Az fıkıh bilmek çok ibadetten iyidir. İhlasla ibadet edene fıkhı öğrenmek nasip olur.) [Taberani]

    Fıkıh bilmeden Allah’ın varlığını ispata çalışmakla iman kurtarılmaz. Küfre düşürücü söz ve hareketleri bilmeyen her zaman küfre düşer. Mesela Allah düşünür demek veya İslamiyet bir düşünce sistemidir demek, ilahi şuur demek küfürdür. Allahü teâlâ, (İman edip salih amel işleyenler hariç herkes zarardadır) buyurdu. (Asr suresi)

    Kâmil iman sahibi olmak için
    İmanın yenilenmesi, parlaması, yani kâmil imana sahip olmak için yapılacak işler vardır. Bu husustaki hadis-i şeriflerden birkaçı şöyle:
    (Kimde şu 3 şey bulunursa, imanı kâmil hâle gelir: Allah rızası için yaptığı işlerde kınanmaktan korkmaz, riyadan kaçınır, biri dünyaya, diğeri ahirete ait iki işle karşılaştığı zaman, ahiret için olan işi, dünyalığa tercih eder.) [Deylemi]

    (İmanın efdali Allah için sevmek, Allah için buğzetmek, diliyle de Allah’ı anmak, kendisine hoş geleni, başkasına da hoş görmek, istemediği bir şeyi başkası için de istememek, hayır konuşmak veya susmaktır.) [Taberani]

    (Şartlarına riayet ederek namaz kılan imanlıdır.) [İ.Neccar]
    (İmanın tadını bulmak isteyen, sevdiği kişiyi yalnız Allah için sevsin!) [Beyheki]


    İmanı tehlikeye sokan günah
    Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki:
    Her günah imanı tehlikeye sokmaya sebep olabilir ama şu üç günahın tesiri daha kuvvetlidir:
    1- İman nimetine şükretmemek,
    2- İmanın gitmesinden korkmamak,
    3- Müminleri incitmek, kalblerini kırmak. Hadis-i şerifte (Kalb kırmak, Kâbe’yi yetmiş defa yıkmaktan daha kötüdür) buyuruluyor. İyi olsun, kötü olsun hiçbir insanın kalbini incitmemeli. Allahü teâlâyı en çok inciten küfürden sonra, kalb kırmak gibi büyük günah yoktur. Büyük zatlar buyuruyor ki:
    Hakiki müslüman hiç gönül kırmaz.
    Bilir bundan büyük bir günah olmaz.

    * Bir müslümana çatık kaşla bakmak haramdır. Güler yüzlü olmayan kimse mümin sıfatlı değildir. Müslim Gayrimüslim herkese karşı güler yüzlü olmalıdır. Başkasının kötü ahlakından şikayet eden kimsenin kendisi kötü ahlaklıdır. Başkalarının kötülüklerinden bahsediyorsak bu kendimizin kötü olduğunun alametidir. Güzel ahlak, eziyetleri sineye çekmektir.

    * Müminin alameti güler yüzdür. Münafığın alameti çatık kaşlı olmaktır. Allahü teâlâ ihsan ettiği nimeti göstermemizi sever. Müslüman olmak nimetini nasıl göstereceğiz; güler yüzümüzle, tatlı dilimizle, merhametimizle, şefkatimizle.

    * Bir Müslüman diğerini hakir göremez. Çünkü Müslüman, Allah’ın sevdiği insan, Allah yanında kıymeti büyük olan insan demektir. Müslümanı hakir görmek, Allah’ın kıymet verdiğine değer vermemek olur.

    * En büyük günah, günahı bilmemektir. Ondan büyük günah, günahı ibadet olarak yapmaktır.
    * Güzel ahlak, kimseye yük olmamak, fakat herkesin yükünü çekmektir.

    * Mertlik demek, herkes ile iyi geçinmektir.
    * Herkese iyilik yapamayız; fakat, hiç kimseye kötülük yapmaya hakkımız yoktur.

    * Müslüman demek, hasreti çekilen insan demektir. Bir kimsenin hasreti çekilmiyorsa, son nefeste imanı tehlikededir.

    *Ahirette kurtulmak, ibadetin çok olmasıyla ölçülmez, doğru iman ile yapılan sahih ve salih amele bağlıdır. Salih amel, ihlaslı amel demektir. Kur’an-ı kerimin çok yerinde “Salih amel” tabiri geçmektedir. (Ancak salih amel işleyenler kurtulacaktır) buyurulmaktadır.

    * Allahü teâlâdan, kendisini, kıyamet gününde Cehennem ateşinden korumasını isteyen bir kimse, müminlere karşı çok merhametli ve nazik olmalıdır.

    * Köpek olan eve rahmet melekleri girmez. Kalbe de köpek mizaçlı kötü huyları sokmamalıdır. Özellikle şu dört kötü huy daha tehlikelidir: Kibir, kıskançlık, öfke, şehvet.
    Demek ki kendini beğenmek, başkasındaki bir nimeti kıskanmak, öfkelenmek ve şehvete kapılmak tehlikelidir.

    * Herkese sıkıntı veren kibirlidir. Kimseyi beğenmemesi, herkesi şikayet etmesi kibrindendir. Mütevazi demek ölü demektir. Ölü kimseyi şikayet etmez, ölüyü de şikayete gerek duymazlar.

    *Fizikte bir kaide vardır. Artı artıyı, eksi eksiyi iter. Zıt kutuplar birbirini çeker. İki kişinin ikisi de ben haklıyım derse netice de kavga çıkar, huzursuzluk başlar. Birisi sen haklısın derse kavga biter.
    Karı kocadan biri de diğerine sen haklısın derse geçim olur. İkisi de ben haklıyım derse geçim olmaz. Peki, ikisi de sen haklısın derse ne olur? O evde ilahi aşk başlar.

    * İki şeyi unutma: Allah’ın seni her yerde gördüğünü ve ölümü hiç unutma. İki şeyi de unut: Yaptığın iyilikleri ve sana yapılan kötülükleri unut.


    Çok önemli tembih
    Erkek olsun, kadın olsun, her Müslümanın, her sözünde, her işinde, Allahü teâlânın emirlerine, yani farzlara ve yasak ettiklerine yani haramlara uyması lazımdır. Bir farzın yapılmasına, bir haramdan sakınmaya önem vermeyenin imanı gider. İmansız kimse, kabirde azap çeker. Ahirette Cehenneme gider. Cehennemde sonsuz yanar. Af edilmesine, Cehennemden çıkmasına imkan ve ihtimal yoktur. Küfre düşmek çok kolaydır. Her sözde, her işte küfre düşülebilir. Küfürden kurtulmak da çok kolaydır. Küfrün sebebi bilinmese dahi, her gün bir kere, Ya Rabbi, bilerek veya bilmeyerek küfre sebep olan bir söz söyledim veya bir iş yaptım ise, pişman oldum. Beni affet diyerek tevbe etse, Allahü teâlâya yalvarsa, muhakkak affolur. Cehenneme gitmekten kurtulur. Cehennemde sonsuz yanmamak için, her gün muhakkak tevbe etmelidir. Bu tevbeden daha önemli bir vazife yoktur. Kul hakkı bulunan günahlara tevbe ederken, bu hakları ödemek ve terk edilmiş namazlar için tevbe ederken, bunları kaza etmek lazımdır. (Seadet-i Ebediyye)

  2. #2
    termit adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    01-03-2005
    Mesajlar
    475
    Karizma Gücü
    0
    Buradaki güzel bilgilerin için Allahü teala seden razı olsun ,hepimize son nefesimizde şeytana kanıp imansız gitmekten korusun

 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. Taşgetiren'i götüren o yazı
    2005 Konuları bölümünde karahan tarafından açılmış
    Yanıt: 3
    Son Mesaj: 06.12.05, 21:30

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •