• Reklam
7 sonuçtan 1 --- 7 arası gösteriliyor
  1. #1
    ÖÑĐΣŔ ÖnDeR adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    04-10-2005
    Mesajlar
    7,215
    Karizma Gücü
    8

    Okullarda şiddeti neden çözemeyiz!

    Haşmet Babaoğlu, kan kardeşliği coşkusunun suç kardeşliğine dönüştüğü okullarda şiddete çözüm bulunamaz diyor. Çünkü yazara göre teşhis yanlış yapılıyor.

    "Çocukların "ruh"ları korkunç üşüyor ama hiçbirimiz umursamıyoruz, fark etmiyoruz.

    Düşünsenize, biz çocukken "kan kardeşliği"yle duygulanırdık... Şimdi bunun yerini "suç kardeşliği" alıyorsa durum gerçekten vahim demektir."

    Böyle diyor Vatan gazetesi yazarı Haşmet Babaoğlu, "Okullarda şiddeti çözemeyiz!" başlıklı yazısında. İşte yazarın duygu yüklü yazısının tamamı:

    Okullarda şiddeti çözemeyiz!

    Durum çok mu umutsuz?

    Hayır.

    Sorun nerede öyleyse?

    Sorun bizde.

    Sorun gerçeklerle yüzleşmekten korkmamızda...

    Doğrusu, okullardaki şiddete bakarken hayatımızdaki şiddetten gözlerimizi nasıl kaçırabiliyoruz, anlamıyorum.

    Oysa nicedir bir "tehdit toplumu" olup çıktık!

    Herkes birbirini tehdit ediyor, herkes işini tehditle çözmeye çalışıyor. Yalan mı?

    Çoğunluk sırtını bir "dayı"ya ya da "baba"ya dayamayı tek gerçek güvence sayıyor, gücü gücü yetene, tokadı aşk ediyor.

    Yalan mı?

    Ama aynı şeyleri çocuklar yapmaya kalkışınca feryat figan ediyoruz.

    Ortalık çete kaynıyor. Hepimiz suspusuz.

    Sonra okul önlerinde de çocuklar çete kurunca dehşete düşülüyor.

    Kimse aynaya bakıp "bizim gibi yetişkinlerin dünyasından elbet günün birinde böyle çocuklar çıkacaktı" demiyor da, ekran kahramanı Polat Alemdar'ı suçluyor...

    Bu kadar kaçak dövüşüyor olmamız, çözüm ararken bu kadar ucuz yollara başvurmamız beni umutsuzluğa düşürüyor.

    ***
    Geçenlerde yetişkinler, yetkililer ve uzmanlar ilköğretim öğrencilerine hayatlarında şiddetin yerini sordular ve çok utandılar. Kendilerine yine "mafya dizileri"ne dair öyküler anlatılmasını bekliyorlardı.

    Oysa toplantıya katılan çocukların hemen hepsi "yalnız öğretmenlerimiz değil, okul güvenlik görevlileri bile düzenli olarak bize dayak atıyor" dedi...

    Bu kadar çok dayak yiyen çocukların kendi aralarında şiddetsiz bir dünya kurmaları mümkün mü? Buna inanır mısınız?

    ***
    Ve kabul etmeliyiz ki bu toplumda çok ciddi boyutlarda "erkek şiddeti" var.

    Bu gerçeği mutlaka görmek, önce bu gerçekle yüzleşmek gerekiyor.

    Karınca ezer gibi kadınları, çocukları, hatta eşcinselleri ezip duruyor bu şiddet!

    İçinizden, iyi de bu şiddetin okullara yansıması ne diye soruyorsunuz, biliyorum.

    Bir örnek olarak, geçenlerde bir sempozyumda Milli Eğitim Bakanlığı Müfettişi Münevver Mertoğlu'nun dikkatimizi çektiği noktayı sizlere de sunayım. İstanbul'da görevli kadın öğretmen sayısı erkek öğretmenlerden daha yüksek ama şiddete başvuran öğretmenler arasında erkeklerin sayısı kadın öğretmenlerden iki kat daha fazla...

    ***
    Sonra "toplumdaki dağılma -çözülme" konusu var.

    Bu konuda medyanın, ana babaların ve gariptir ama kendini "uzman" olarak görenlerin de aklına sadece iki şey geliyor: Ya aile kurumunun çözülmesinden söz ediyorlar ya da popüler kültürün olumsuz etkilerinden...

    Oysa çocukları en kötü etkileyen şey sınıflar ve bireyler arasındaki ortak kültür öğelerinin giderek azalması ve toplumsal dayanışmanın kaybolmasıdır.

    Yoksa okullarda şiddet her zaman vardı, hep olmuştur!

    Hatırlıyorum, ensemde bıçak serinliğini ilk hissettiğimde 9 yaşındaydım. Aklı fikri kitaplarda ve olağandışı boyutlarda uslu bir çocuktum. Ama bir apartman boşluğunda okulumdan yaşça büyük çocuklar tarafından pusuya düşürülmüştüm. Bugünkü vakaların çoğunda olduğu gibi gerekçe "kız meselesi"ydi.

    Ancak bugünkü manzara çok farklı!

    Bizim zamanımızda sokak evimizin bahçesi gibiydi...

    Tanıdıktı, tanışıktı sokak. Belirsizliklerin değil, ortak kültürün alanıydı. Suça değil, yaramazlığa açıktı.

    Şimdi çocuklar ailede yalnız, okulda yalnız, sokakta yalnız...

    Üzerine bir de itilmişlik, yoksulluk, gelecekten umutsuzluk ve hızla artan sosyopatik özellikler eklendi mi, şiddetin kapıyı çalması kaçınılmaz oluyor.

    Çocukların "ruh"ları korkunç üşüyor ama hiçbirimiz umursamıyoruz, fark etmiyoruz.

    Düşünsenize, biz çocukken "kan kardeşliği"yle duygulanırdık... Şimdi bunun yerini "suç kardeşliği" alıyorsa durum gerçekten vahim demektir.



    Not: Yazarın gazetedeki yazısından alınmıştır.
    Bu mesaj en son " 06.04.06 " tarihinde saat 17:35 itibariyle ÖnDeR tarafından düzenlenmiştir... Neden: ...

  2. #2
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    19-01-2005
    Mesajlar
    5,532
    Karizma Gücü
    0
    Yazarın bahsettiği birçok şeye tereddütsüz katılıyorum sadece erkek şiddeti diye sınırlandırmasının yanlış olduğunu düşünüyorum...
    Bu sorunun temeli mağdem aile o zaman bunu baba-abi gibi bir cinse atmak saçmadır.
    Sorunun çözümü için ailelerin bilinçlendirilmesi gerekiyor...
    Bu işe artık odaklanmak lazım

  3. #3
    chilekeshhh adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    27-02-2005
    Mesajlar
    235
    Karizma Gücü
    0
    sadece aile değilki çoğu lisede bir partinin gençlik kolları sayesinde terör esiyor, akşam kurtlar vadisini izleyip okulda kavga ediyorlar, bence en büyük sebebi bu.
    Bu mesaj en son " 06.04.06 " tarihinde saat 18:28 itibariyle ÖnDeR tarafından düzenlenmiştir... Neden: ...
    Chilekesh daima...



    ...::: {Super**68TuRKFoRuM KaMPüS {Super**68 :::...
    selçuk Üniversitesi



    eNdüStRi MüHeNdiSLeRi oDaSı





    !!! WaRNiNG !!!
    BiR GRuP aSaBi iNSaN ToPLaNMıŞ
    {Super**74 aSaBiLeR BiRLiĞi {Super**74
    --TıKLa--




    [COLOR="ed"]>>>>KoNyALıLaR BiяLiği<<<<[/COLOR]

  4. #4
    korsan961 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    01-11-2005
    Mesajlar
    1,012
    Karizma Gücü
    0
    Yazıyı bug&#252;n gazetede okudum, ben ekleycektim ama eklenmiş...

    yazı baştan sona kadar doğru, yazar sorunun kök&#252;n&#252; göstermiş bizlere.

  5. #5

    Kayıt Tarihi
    02-05-2006
    Mesajlar
    3
    Karizma Gücü
    0

    iyilerin ku-klux-klanı

    İyiler korkak,iyiler bireysel ve aslında son derece yalnızlar.Organize olamıyorlar.Geçmişte kabadayılar genelin onayı ile merhametli olurdu.Güçsüzün yanında ,adaletten yanaydılar.Aldıkları haraçta çoğunlukla ihtiyacı olan biri içindi ve kendisine güvenildiği için seve seve verilirdi.Şimdi kabadayı kavramının yerini tam anlamıyla bir pislik aldı.Bu pislik bıçak kullanıyor ve iyi ile kötüyü ayırt edemiyor.Toplum şiirselliğini yitirdiğinde bu tiplerin sayısı artıyor.

    İyiler korkak ,iyiler üniversiteye kadar beladan uzak durma pahasına herşeyi içlerine atıyorlar,iyiler çoook yalnız.

    Bir an önce organize olamazlarsa pisliğin bir parçası olmadıkça sineklerin tanrısının hizmetinde olmadıkça ne yaşayamıyacaktır ve şayet yaşıyorsada iyi olamayacaktır.

  6. #6
    kazuo adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    27-02-2005
    Mesajlar
    215
    Karizma Gücü
    0
    Alıntı delininbiri tarafından gönderildi.
    Oysa toplantıya katılan çocukların hemen hepsi "yalnız öğretmenlerimiz değil, okul güvenlik görevlileri bile düzenli olarak bize dayak atıyor" dedi...
    Yukarıdaki yazıda da olduğu gibi, eğitim konularında sebeplerle sonuçlar birbirine karıştırılıyor. Neden mi, izah edeyim.

    Okulun ilköğretim veya ortaöğretim olması fark etmiyor. Beş tane çocuğun veya gencin çete kurduğunu, kendilerinden küçük çocuklardan haraç aldıklarını düşünün.

    Doğal olarak bu çocuklar öğretmenlere ve idareye şikayet ediliyor. Peki çeteci çocuklara ne ceza veriliyor? Hiç... O zaman öğretmenlerin ve idarecilerin önünde iki seçenek kalıyor.

    Birinci seçenekte; çeteler, küçük çocukları dövecekler, paralarını alacaklar, bu düzen böyle devam edecek...

    İkinci seçenekte; öğretmen veya idareci veya güvenlik görevlisi, kendini riske atarak çete kuran çocukları dövecek. Çünkü o çocuklara iletişim kurabilmenin yolu bu. Çeteci çocuklar ancak kendilerinden fiziksel olarak güçlü olana saygı duyuyorlar.

    Yani sistemin eksikliğini tutup ta okulun öğretmenine, güvenlik görevlisine yüklemenin anlamı yok. Siz yeterli disiplin yönetmelikleri hazırlamazsanız, tüm dersleri zayıf olan öğrencileri okulda tutarsanız her zaman şiddet olacaktır.

    Tekrar söylüyorum, bu bir sistem sorunudur. Öğretmenler, idareciler vs. kendilerini riske atma pahasına da olsa, mazlumları korumaya çalışmaktadır. Durum bu kadar basit...
    Körler çarşısında ayna satma , sağırlar çarşısında gazel atma...


  7. #7
    i_koc13 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    28-09-2006
    Mesajlar
    123
    Karizma Gücü
    0
    yazıları okuyunca çok h&#252;z&#252;nlendim ewt biliyorum bu bahsettiğimiz konu T&#252;rkiye'nin ve hatta d&#252;nyanın sorunlarından biri. Ama o k&#252;ç&#252;k, temiz kalpli çocukları şiddet ve diğer şeylerle kirlettiğimizi d&#252;ş&#252;nd&#252;kçe insan nasıl olurda hiç bir şey yokmuş gibi hisseder. Hele ki o g&#252;zel çocuklar bizim geleceğimiz, bizim kaderimiz ise.

    &#199;ocuklara karşı, geleceğimize karşı şiddete son. Kardeşin kardeşe olan şiddetine son...

    Küçük Beyinler kişileri,

    Orta Beyinler olayları,
    Büyük Beyinler fikirleri
    TARTIŞIRLAR.
    ?mevcut
    Dünyada kusursuz iki insan
    vardır Biri ölmüştür, biri de

    doğmamıştır.

    Yeni nesil, en büyük cumhuriyetçilik
    dersini bugünkü öğretmenler topluluğundan ve
    onların yetiştirecekleri öğretmenlerden
    alacaktır. (1924)


    Yaradılanı SEV Yaradandan ötürü



 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. Kadına Şiddeti Kınama Yürüyüşü
    KADIN VE YAŞAM bölümünde izmirsat tarafından açılmış
    Yanıt: 0
    Son Mesaj: 14.10.11, 10:27
  2. Siyasetteki karmaşanın şiddeti, artarak devam ediyor.
    SİYASET ve POLİTİKA ARENASI bölümünde halukgta tarafından açılmış
    Yanıt: 0
    Son Mesaj: 10.10.11, 18:34
  3. Ailede şiddeti ben de yaşadım
    2006 Konuları bölümünde Doucann tarafından açılmış
    Yanıt: 0
    Son Mesaj: 22.02.06, 08:22

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •