• Reklam
Sayfa: 1 | Toplam: 2 12 SonSon
13 sonuçtan 1 --- 10 arası gösteriliyor
  1. #1

    Kayıt Tarihi
    12-03-2006
    Mesajlar
    30
    Karizma Gücü
    0

    Petrolun pabucunu şimdiden damda görüyorum...

    Biyodizel dahil olmak üzere rüzgar, jeotermal ve güneş enerjileri küresel enerji tüketiminin yüzde 2’sinden azını karşılıyor. Dünyanın en büyük enerji tüketicisi ABD’de biyodizel tüm tüketimin binde 2’sine dek düşüyor. Ancak petrol fiyatlarının artması biyodizele talebi canlandıracak.

    Enerji tüketimi, işlevi itibariyle ulaşım ve ısınma olarak ikiye ayrılıyor; jeotermal, güneş ve rüzgar enerjileri düşük verimleri nedeniyle ısınmada, yüksek ısıya çıkabilen biyodizel ise otomobiller, kamyonlar gibi ulaşım araçlarında kullanılacak. Geleceğin alternatif enerji kaynağı olarak değerlendirilen biyodizel henüz yolun başında, ama ufku açık.

    BİYODİZEL NEDİR?
    Biyodizel, dizel motorlarda işleyen çevre dostu bir yakıttır. Biyodizel bitkisel, hayvansal yağlar ve evsel veya endüstriyel atık yağlardan üretilebiliyor. Biyodizel üretiminde en çok kullanılan hammaddeler ‘canola’ bitkisi ve soya yağı.
    Geleceğin enerji kaynağı canola tarlaları.

    Biyodizel, bitkisel yağın bir katalizatör kullanılarak alkolle (etil veya metil) kimyasal reaksiyonla etil veya metil ester elde edilmesine dayanıyor. Transesterifikasyon adı verilen bu işlemde, gliserin (otomobil motoru için zararlı) kimyasal reaksiyonun içinden ayrıştırılıyor. Biyodizeli asıl öne çıkaran ise atık yağlardan ve organik atıklardan üretilebilmesi. Bu sadece maliyeti düşürmekle kalmıyor, çevreye zarar veren maddelerin yeniden değerlendirilmesinin önünü açıyor. Biyodizel, saf olarak veya benzinle karıştırılarak herhangi bir dizel motorda kullanılabiliyor. Uzmanlar, yüzde 20 biyodizel yüzde 80 dizel karışımının dahi küresel ısınmaya neden olan karbon monoksid emisyonunu yüzde 21, hidrokarbon emisyonunu da yüzde 47 oranında düşüreceğini belirtiyor.

    BİYODİZELİN ÖNÜNDEKİ ENGELLER
    Biyodizelin yaygın kullanıma geçmesinin önünde bazı engeller sıralanıyor.
    1) Dağıtım: Benzin istasyonlarına sadece biyodizel pompası eklenmesinin maliyeti dünya çapında milyarlarca dolar yatırım gerektirecek.
    2) Donma ısısı: Biyodizelin don şartlarına dayanıksız olması ciddi bir sorun, ama çözümsüz değil. 0 derecenin altında donmasını önlemek için normal dizelle karıştırılması halinde, -26 dereceye kadar dayanabileceği belirtiliyor. Örneğin, kerosen eklenmesi de bir diğer çözüm yolu.
    3) Otomobillere uyum: 1990’ların ortasından önce üretilmiş eski tip otomobillerin yeni yakıta göre modifiye edilmesi gerekiyor. Bu harcamalar da kullanıcıya yüklenecek. Biyodizel özellikle plastik aksama zarar veriyor. Yeni motorlarda ise böyle bir sorun yok.
    4) NOx emisyonu: Biyodizel bir takım gazların emisyonunu azaltırken, yine sera etkisi yaratan bir diğer gaz olan (NOx) azot oksit açığa çıkarıyor. Uzmanlar bu salınımın diğer gazların azalmasıyla kıyaslanamayacak cüzzi bir artış olduğunu vurguluyor.

    İSVEÇ PETROLÜ KALDIRACAK
    Dünyanın en büyük etanol üreticisi Brezilya’da araçların üçte biri şeker kamışından yapılan etanolle çalışıyor. Brezilya, Batı ülkelerine yılda 1.890.000 ton etanol ihraç ediyor. Biyodizele en büyük önemi veren ülke İsveç 2020 yılında petrolü günlük yaşamdan bütünüyle kaldırmayı planlıyor. Plana göre, ülkede tüm otomobiller biyodizelle çalışacak; hükümet iki büyük otomobil üreticisi Saab ve Volvo ile ortak ArGe projelerini hayata geçirdi bile. İsveç’in yanı sıra İzlanda da benzer bir strateji izliyor.

    AB’NİN BİYODİZEL VİZYONU
    AB tarım bakanları 20 Şubat’ta yaptıkları bir toplantıda biyodizelle ilgili bir yol haritası çıkardı. Gerek tarımsal istihdamı artırması gerekse çevre dostu olmasıyla benimsenen biyodizel üretimini desteklemek için hektar başına 45 Euro subvansiyon verilmesi kararı alındı.




    1900 yılında dizel teknolojisinin mucidi Rudolf Diesel, biyodizel için, “Dizel motorlarda bitkisel yağ kullanımı şimdilik bir hayal gibi görünebilir, ama gelecekte petrolün yerini alacak” demişti.

  2. #2
    ûravzanuri CDuman2 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    26-06-2005
    Mesajlar
    7,862
    Karizma Gücü
    8
    Petrol üreticisi büyük firmalar bu projelerin oluşmasını engellemek isteyeceklerdir.
    Biz Önemli Değiliz,
    Bir Şey Önemlidir ki Türkiye !
    Türkiye ‘yi Sevelim !




    Bu Aşk Bitmez Bu Fırtına Dinmez
    TY TRABZONSPORLULAR

  3. #3
    Misafir herwins adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    07-10-2005
    Mesajlar
    202
    Karizma Gücü
    0
    isteyeceklerdir ama engelleyemezler

  4. #4
    Ben Türk'üm ve Müslümanım Son_Of_Liberty adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    24-04-2005
    Mesajlar
    1,891
    Karizma Gücü
    0
    Biyodizelin ucuzlayıp çoğalması zor bir ihtimal. Öyle ottan çöpten benzin yapıp gezdirmezler kimseyi. Bu ilk önce ABD'nin çıkarlarına ters düşer.

    Binlerce yıllık Türk Milleti'nin şerefini iki paralık eden korkak (satılmış) monşerler yerlerini ve elini çektikçe, Türk Milleti layık olduğu yere gelecektir.

  5. #5
    OğuZ_ adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    05-07-2005
    Mesajlar
    8,983
    Karizma Gücü
    8
    Bio dizel güzel gibi gözüküyo ama petrolün cazibesini geçemez bence. Amerika Petrol bitene kadar mokoko yapacak galiba


    <?php

    echo "Php Grubu";

    ?>

  6. #6
    Alex Slanski Alessandro adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    25-12-2004
    Mesajlar
    10,795
    Karizma Gücü
    10
    petrolun papucu asla ve asla dama atılmazz...Petrol Ureticileri Suanda Dunyaya Hukmeden adamlar...Hatırlayınn!!! Tamamen suyla Çalışan Bir Motor Geliştiren İtalyan Ustaa Bu Bulusundan Kısa sure Sonra Ortan Kaybolduu..Acaba Nereye Gitti !!!!????

    Alesstyle
    Design Solutions


    Nuheheheh


  7. #7

    Kayıt Tarihi
    13-06-2005
    Mesajlar
    2,625
    Karizma Gücü
    0
    Aha zengin oldum!!!!!! Bu canola denen bitkiden benim bahcede dunya kadar yetistiririm..

    Allaaahhh. sonunda sans bize de guluyor be


    Haber icin cok sag ol okgunduz :A


  8. #8
    Ertu adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    08-11-2005
    Mesajlar
    7,002
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    8
    bu abd neyin sawaşını yapacak o zaman
    Melüsünün kuzusuu

    "Beklemekte olduğun şey, ancak onu beklemeyi unuttuğunda gerçekleşir.. Bu, evrenin 'Sen bakarken soyunamıyorum' deme şeklidir.."




  9. #9
    Uyuyan Güzel BURDUR mexfi571 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    30-07-2005
    Mesajlar
    1,557
    Karizma Gücü
    0

    Neşeli sal*k herifler

    Alıntı stronger_ht tarafından gönderildi.
    bu abd neyin sawaşını yapacak o zaman

    artık daha dengesizleşip çer-çöpün savaşını yapacak.Sen merak etme sal*k herifler bulur bir sudan yadan çerden-çöpten bahaneler

    "Sizin otların polenleri bizim ülkedeki alerjisi olanlara dokunuyor o yüzden size savaş açacağız" Baby Bush,2026



    Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi,
    Olmaya devlet cihanda sağlıklı bir nefes sıhhat gibi

    Elektronikçiler Buraya!!!



    VEGA FAN CLUB



    SIPSI MUZIK ALETI MIDIR?




    Klavyem turkce degil, o yuzden turkce karakterler kullanamiyorum, kimse kirilmasin

  10. #10
    sedat sencan adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    29-05-2007
    Mesajlar
    135
    Karizma Gücü
    6

    Kurşunlu benzine karşı mücadele

    Thomas Midgley 1889 yılında Pennsylvania’da doğdu.1916 yılında Dayton Engineering Laboratories Company’de araştırmacı olarak çalışmaya başladı.
    Motorlardaki vuruntu sorunu üzerine yaptığı araştırmalarla içten yanma konusundaki çalışmalara öncülük etti.1921 yılında tetraetil kurşunu buldu.Böylece motorlarda sarsılma sorunu büyük ölçüde azalmış oldu.
    *
    Kurşunun tehlikeli olduğu bilindiği halde,20.yüzyılın başlarında her türlü tüketim maddesinde bulunuyordu.Gıdalar kurşunla lehimlenmiş konserve kutularında satılıyordu.Kurşunla astarlanmış tanklarda su depolanıyordu.Böcek ilacı olarak meyvelere kurşun arsenat püskürtülürdü.Diş macunu tüplerinin bileşiminde bile biraz kurşun vardı.Elbette insanları kurşunla içli-dışlı ilişkiye sokan olay,onun benzine karıştırılması oldu.
    Tetraetil kurşun,etil klorürün toz halindeki kurşun ve sodyum alaşımıyla tepkimeye sokulması yoluyla hazırlanır.Yoğun,renksiz ve oldukça uçucu bir sıvıdır.Benzinin bir litresine en çok 0,8 santimetreküp tetraetil kurşun eklenir.Motorlarda kurşunun çökelerek birikmemesi amacıyla çok az miktarda etilen dibromür veya bazen etilen diklorür birlikte eklenir.
    *
    Kurşun bir nörotoksindir.Çok fazla kurşun alan bir insan,beynini ve merkezi sinir sistemini tedavi edilemeyecek şekilde hasara uğratmış olur.Diğer semptomlardan bazısı,körlük,uykusuzluk,böbrek yetersizliği,işitme kaybı,kanser ve diğer olumsuz olgulardır.Ancak kurşun,hem elde edilmesi hem de işlenmesi kolay bir maddedir.Endüstri alanında son derece kazanç sağlar.Üstelik tetraetil kurşunun motorlardaki vuruntuyu giderdiği de kanıtlanmıştı.
    Thomas Midgley ,kurşunlu katkı maddelerinin kullanılması sonucunda ortaya çıkan sorunları incelerken,bromun deniz suyundan özütlenebileceğini gösterdi.Birinci Dünya Savaş’ı devam ederken,daha sonra İkinci Dünya Savaş’ında kullanılan güdümlü bombalara benzeyen pervaneli hava torpilleri için bir denetim sistemi geliştirdi. Thomas Midgley ,doğal ve yapay kauçukların bileşimiyle ilgili geniş bir araştırma yürüttü.Hidrokarbonların parçalanmasında yararlanılan iki katalizörden birini buldu.
    *
    1923 yılında ABD’nin en büyük şirketlerinden üç tanesi General Motors,Du Pont ce Standard Oil of New Jersey birleşerek Ethyl Gasoline Corporation ortaklığını kurdular.Amaçları, dünya talebini karşılayacak miktarda tetraetil kurşun üretmekti.İnsan sağlığına kurşundan zehiri daha az bir ürün izlenimi yaratmak için katkı maddelerine ‘etil’ adını vermişlerdi.Bu ürün 1 Şubat 1923 günü halkın tüketimine sunuldu.
    Hemen hemen aynı günlerde üretimde çalışan işçilerde yürüme dengesizliği ve zehirlenmenin ilk aşamasına özgü zihin bulanıklıkları görüldü.O andan itibaren de Ethyl Gasoline Corporation bir inkar politikası belirledi.
    Thomas Midgley ,aynı yıl Ethyl Gasoline Corporation’un başkan yardımcılığına getirildi.
    Ethyl’nin bir fabrikasında işçiler tedavisi olanaksız hezeyanlara sürüklendiğinde,şirketin basın sözcüsü,gazetecilere bu işçilerin çok çalışmaktan akıllarını kaçırdığını söylüyordu.Ama diğer taraftan kurşunlu benzin üretiminin daha ilk günlerinde ölen işçi sayısı en az 15 kişi oldu.Açıklanmayan sayıda işçi ağır şekilde hastalandı.Şirket her türlü sızıntı,serpinti ve zehirlenmeye ilişkin haberleri her zaman susturuyordu.
    *
    Bazı durumlarda söylentilerin önüne geçilemez.1924 yılında birkaç gün içinde üretimde çalışan 5 işçi öldü.Bir tesiste yeterince havalandırma olmadığı için 35 işçi kalıcı hasar sonucu yürüyemez hale geldi.Olaylar artık gizlenecek halden çıkmıştı.Bu durumda Thomas Midgley,gazetecilerin önüne çıktı.Şirketin güvenlik tedbirleri hakkında bilgiler verdi.Bu arada ellerine tetraetil kurşun döktü.Sonra tetraetil kurşun dolu bir bardağı bir dakika süreyle burnuna dayadı.Bu işlemi her gün hiç zarar görmeden tekrarlayabileceğini iddia etti.Aslında birkaç ay önce aşırı kurşun zehirlenmesinden yatağa düşmüştü.O günden beri gazetecilere güvence verdiği dakikalar hariç,bu maddeden hep uzak durmaya çalışıyordu.
    *
    1920’li yıllarda buzdolaplarının kullanımı risk taşıyordu.Tehlikeli gazlarla çalıştırılıyorlar ve zaman zaman sızıntı yapıyorlardı.1929 yılında Cleveland kentinde bulunan bir hastahanede buzdolabı sızıntısı nedeniyle yüzü aşkın sayıda insan öldü.Thomas Midgley,kararlı,tutuşmayan,paslanmaya neden olmayan ve solunduğunda zarar vermeyecek bir gaz yaratmak için çalışmalara başladı. Zehirleyici ve yanıcı olmayan bir soğutucu madde geliştirmek için giriştiği araştırmaları sonucunda diklorodiflüorometanı buldu.Bu madde Freon-12 ticari adıyla üretildi.Freon-12 ve benzeri bileşikler bütün dünyada soğutucu ve aerosol itici olarak yaygın biçimde kullanılmaya başlandı.
    *
    Thomas Midgley ,1930 yılında Kinetic Chemicals Incorporation’un başkan yardımcılığına getirildi. 1933 yılında Ethyl-Dow Chemical Company’nin yöneticisi oldu.1940-1944 yılları arasında Ohio Eyalet Üniversitesi Araştırma Vakfı’nın başkan yardımcılığını ve yöneticiliğini yaptı.İkinci Dünya Savaş’ında Ulusal Savunma Araştırmaları Komitesi’nde görev yaptı.Çocuk felci geçirip kötürüm kaldı.Kendisini otomatik olarak kaldırması ya da yatağa yatırması için motorlu makara takımıyla çalışan bir mekanizma icat etti.1 Kasım 1944 yılında makine harekete geçince kordonlara dolandı ve boğularak öldü.
    *
    Clair Patterson,1953 yılında Yerküre’nin yaşını belirledikten sonra,dikkatini atmosferdeki onca kurşunun nereden geldiği sorusuna yöneltti.Kurşunun insanlar üzerindeki etkileri hakkında bilinen her şeyin yanlış ya da yanıltıcı olduğunu kısa sürede anladı.Kurşunun etkilerini ele alan her araştırmanın son 40 yıldır kurşunlu katkı maddeleri üreticileri tarafından finanse edildiği de hemen dikkatini çekti.Konuyu irdeledikçe şaşkınlığı artıyordu.Yapılan araştırmalardan birinde,kimyasal patoloji alanında uzmanlık eğitimi almamış bir doktor 5 yıllık bir programın sorumluluğunu üstlenmişti. Programda, gönüllülerden yüksek miktarlarda kurşun solumaları ya da yutmaları isteniyor,sonra da idrarları ve dışkıları test ediliyordu.Sorumlu doktorun konuyu bilmediği apaçıktı.Zira kurşun idrar ya da dışkı yoluyla vücuttan atılmaz.Kemik ve kaslarda birikir.Söz konusu araştırmada ise kan ve kemik testi yoktu.Kurşuna temiz raporu verilmişti.
    Clair Patterson, atmosferde çok fazla kurşun olduğunu ve bunun yüzde 90’ının otomobillerin egzoz borularından geldiğini hemen saptadı,ama kanıtlayamadı.Araştırma yaptığı günlerde atmosferdeki kurşun düzeylerini, tetraetil kurşunun piyasaya sürüldüğü 1923 yılından önce var olan düzeylerle karşılaştırmanın bir yolunu arıyordu.Cevabı buz çekirdeklerinde bulabileceğini düşündü.
    *
    Grönland gibi yerlere yağan karlar,birbirinden ayırt edilebilecek yıllık katmanlar halinde birikir.Bunun nedeni,mevsimsel sıcaklık farklarının kış ile yaz mevsimleri arasında hafif renk değişimleri yaratmasıdır.Bu katmanları geriye doğru sayarak ve her birindeki kurşun miktarını ölçerek binlerce yıl içindeki herhangi bir zamanda geçerli olan global kurşun konsantrasyonlarını hesaplamak mümkündür. Patterson,1923 yılından önce atmoserde yok denecek kadar kurşun bulunduğunu saptadı.O zamandan beri kurşun düzeyi tehlikeli bir hızla yükselmişti.
    Bulgusunu kanıtladığı anda kurşunu benzinden çıkarmayı yaşantısının davası haline getirmeye,kurşun endüstrisini eleştirmeye karar verdi.
    *
    Ethyl,yüksek mevkilerde adamı olan bir şirketti. Patterson,çok kısa süre içinde araştırmalarına kaynak sağlayan kuruluşlardan desteğin azalmakta olduğunu gördü.Giderek kaynak bulamamaya başladı.Petrol Enstitüsü,araştırma sözleşmesini feshetti.Halk Sağlığı Servisi de aynısını yaptı. Şirket,akademik çevrelere baskı yapıyor, Patterson’u susturmak için her yola başvuruyordu.İşler o duruma geldi ki,atmosferik kurşun konusunda bir numaralı uzman olduğu halde,1971 yılında atmosferik kurşun zehirlenmesinin tehlikelerini soruşturan bir Ulusal Araştırma Konseyi paneline davet edilmedi.
    Ama Patterson yılmadı,bütün baskılara rağmen mücadelesini sürdürdü.1986 yılında ABD’nde tüm kurşunlu benzin satışlarının durdurulması onun bu mücadelesinin sonucudur.Ancak Yerküre’nin yaşını belirlemesi ve kurşunlu benzine karşı yürüttüğü mücadele ona herhangi bir Nobel Ödülü getirmedi. Ödül bir tarafa,şöhret bile kazanamadı.Pekçok jeoloji kitabında adı geçmez.Yerküre’nin tarihlendirilmesi konusunu inceleyen iki tane popüler kitapta adı geçse bile yanlış yazılmıştır.1995 yılında öldüğünde yaptığı işler unutulmuş gibiydi.Bugün hatırlanması ciddi bilimsel çevreler sayesindedir.
    SEDAT SENCAN

 

 
Sayfa: 1 | Toplam: 2 12 SonSon

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •